T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/575KARAR NO : 2022/609
KARAR TR : 28/11/2022ÖZET: Vakıf Üniversitesi Hastanesince sunulansağlık hizmetinin yürütülmesi sırasındauğranıldığı öne sürülen maddi ve manevizararların tazmini istemiyle açılan davanın,İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiğihk.
K A R A R
Davacı
: A. BVekili
: Av. H. ÇDavalı
: Yüreğir Başkent HastanesiVekili
: Av. K. B I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin 04/11/2008 tarihinde davalı Hastaneye kanlı balgam şikayetiyle müracaat ettiğini,gerekli tahlillerin yapılmasını müteakip pulmoner tüberküloz teşhisi konulduğunu ve hastaneye yatışının yapıldığını,05/11/2008 tarihinde yapılan anjiyografi sonrasında müvekkilinin el ve ayaklarında hissizlik oluştuğunu, tedavinin halendevam ettiğini, müvekkilinde oluşan kalıcı sakatlıktan dolayı işinin ve ruh sağlığının bozulduğunu, tıbbi hata ve kusursonucunda müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararının tazmin edilebilmesi, acılarının bir nebze olsunhafifleyebilmesi için bu davanın açıldığını ifade ederek, tıbbi hata ve ağır kusur sonucu sakat kalan müvekkilinin fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli sakatlık için 10.000 TL maddive 100.000 TL manevi tazminatın olaytarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. Adana 2. İdare Mahkemesi 14/01/2015 tarih ve E.2014/2883, K.2015/29 sayı ile, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nda idari dava türlerinin sayıldığı,kural olarak idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabileceği, davalı Yüreğir Başkent Hastanesinin bir kamu tüzel kişisi olmadığı, özelhukuk tüzel kişisi olduğu, davacının bir idari işlem ve ya eylem sonucu zarara uğramış olmadığı, bu nedenle görülmekteolan davanın görüm ve çözümünün adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, davanın 2577 sayılı Kanun'un 15/1-amaddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. 3. Davacı vekiliaynı somut olay nedeniyle bu kez,10.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın olaytarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleadli yargı yerindedava açmıştır. B. Adli Yargıda 4. Adana 2. Tüketici Mahkemesi 11/12/2019 tarih ve E.2017/282, K.2019/965 sayıile, uyuşmazlığın esasınıinceleyerek davanın reddine karar vermiş,karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. 5. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 28/09/2022 tarih ve E.2022/2067 sayı ile,uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğinedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle;2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğincegörevli yargı yolunun belirlenmesi bakımından dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, dosyanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesi tarafından görevli yargı yolununbelirlenmesine kadar bekletici mesele yapılmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davanın, olayda kamu hizmetinin usulüne vehukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektirenbir husus olup olmadığının belirlenmesinin idare hukuku kuralları esas alınarak 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2/1-b maddesinde sayılan tam yargı davasında çözülmesinde
idari yargı yerleri görevlidir.Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin rahatsızlığı nedeniyle davalı hastaneyebaşvurduğunu, davalı hastane tarafından kendisini yeterli derecede bilgilendirmeden yapılan tedavisonucunda müvekkilinin %100 oranında malul kaldığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile sürekli sakatlık için 10.000,00 TL maddi tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatınolay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bunagöre davacının talebinin idari işlemden kaynaklandığı anlaşılmakla; görev sorunu, kamu düzenine ilişkinolup, açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindenaraştırılır (HMK 114,115/1).Mahkemece; dava konusu olayda dava dışı sağlık görevlilerinin uygulamalarının tıp biliminin genelkabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu, sağlık hizmetini sağlık personeli aracılığı ile yürütenidarenin hizmet işleyişinde hata bulunmadığı kabul edilerek davalı idare yönünden uyuşmazlığınçözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemeningörevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesidoğru değildir." III. İLGİLİ HUKUK 6. Anayasa'nın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130. maddesinin birinci, ikinci ve onuncu fıkralarışöyledir: “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uyguninsan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamutüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur....Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflartarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir....Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademikçalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir." 7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi şöyledir:“Bu Kanunda geçen kavram ve terimlerin tanımları aşağıda belirtilmiştir....Üniversite: Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzelkişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitim - öğretim, bilimselaraştırma, yayın ve danışmanlık yapan; fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluş ve birimlerdenoluşan bir yükseköğretim kurumudur.” 8. 2547 sayılı Kanun’a 5772 sayılı Kanun ile eklenen ve vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumları ile ilgilidüzenlemeler getiren Ek 2. maddesi şöyledir: “Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademikçalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas veusullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birdenfazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaçduyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesindekalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzel kişiliğini haiz olup,Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknik eğitimbölgesinde gereksinim duyulması esastır. ..." 9. Aynı Kanun'unEk 5. maddesi şöyledir: “Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişidenoluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl içinseçilir, süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devletmemuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenimgörmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından bir başkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıfyükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelliheyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğüölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretimelemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar,yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelikhükümlerine göre diğer görevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 incimaddesi hükmü uygulanır.”
10. Davalı Başkent Üniversitesi anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı “YükseköğretimKurumları Teşkilatı Kanunu”nun Ek 33. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmaküzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur. IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 28/11/2022tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, Adana Bölge AdliyeMahkemesi 3. Hukuk Dairesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece adliyargı dosyasının, ekinde idari yargı dosyasınınbir örneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 12. Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 13. Dava, davacının geçirdiği bir ameliyat sonucunda tıbbi hata ve ağır kusur sonucu sakat kaldığından bahisleuğradığımaddi vemanevi zararların tazmini istemiyle açılmıştır. 14. İdari rejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargınıngörev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyetkonuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklıkamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de kamu hukukunatabidirler. 15. Vakıf üniversiteleri, devlet tarafından, kanunla ve kamu tüzel kişisi olarak kurulmaktadır. Kanunla kurulmazorunluluğunun doğal sonucu olan “kamu tüzel kişiliği” niteliği, üniversitelerin yapısına has bir özellik olduğundan,vakıflar tarafından kurulan üniversitelerin ve bu üniversitelere bağlı kurumların, örneğin tıp fakültesi veya araştırmahastanelerinin de kamu tüzel kişiliğine sahip olduğu açıktır. 16. Davalı Başkent Üniversitesi de anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Kanun'un Ek 33.maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarakkurulmuştur. 17. Dosyanın incelenmesinden davacının, rahatsızlığı nedeniyle Başkent Üniversitesine bağlı Yüreğir BaşkentHastanesine başvurduğu, ameliyat edildiği, ameliyatı sonrasında ellerinde ve bacaklarında his kaybının oluştuğu,tedavisinin devam ettiği ancakdava tarihine kadar herhangi bir iyileşme görülmemesi üzerine, oluşan zararlara karşı maddive manevi tazminatın davalıdan tahsili istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır. 18. Bu duruma göre, Vakıf Üniversitesi Hastanesinin kamu hizmetini yürüttüğü sırada kişilere verdiği zararıntazmini istemiyle açılan bu davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin,hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yerleri görevlidir. 19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. HukukDairesinin başvurusunun kabulü ile Adana 2. İdare Mahkemesinin 14/01/2015 tarihli ve E.2014/2883, K.2015/29 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Adana 2. İdareMahkemesinin 14/01/2015 tarihli ve E.2014/2883, K.2015/29 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,
28/11/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Nilgün
Doğan
Eyüp
TOPAL
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN