T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/581KARAR NO : 2022/638
KARAR TR : 28/11/2022ÖZET: Davacının davalı kurum bünyesinde1. hukuk müşaviri olarak çalıştığı dönemde,tarafına ödenen vekalet ücretinin yersizolduğundan bahisle iadesi için yapılan icratakibi nedeniyle ödemiş olduğu bedelin,istirdatı istemiyle açmış olduğu davanın,ADLİ YARGI YERİNDE görülmesigerektiği hk
K A R A R Davacı : G. EVekili
: Av. B. ŞDavalı
: Maden Tetkik Arama Genel MüdürlüğüVekili
: Av. M. K I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurum bünyesinde 1. hukuk müşaviri olarak çalıştığı dönemde, kurumunözel isteği ile genel vekaletname ile kurum avukatı olarak davaları takip ettiğini, bu davalar nedeniyle 2014 yılı avukatlıkücreti olarak tarafına 9.669,70 TL ödeme yapıldığını, 04/05/2018 tarihinde yaş haddinden emekliye ayrıldığını, yapılanvekalet ücreti ödemesi ile ilgili olarak emekli olduğu tarihe kadar davalı tarafından iade talebi olmadığını, bilahare9.669,70 TL asıl alacak ve 1.855,99 TL işlemiş faizin tahsili için hakkında Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/6013sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, haciz tehditi nedeniyle ihtirazi kayıtla bu bedelin ödendiğini ileri sürerek, yersiztahsil edilen 13.195,65 TL'nin istirdatı istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda 2. Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 11/06/2019 tarihli ve E.2018/396, K.2019/234 sayılı kararı ile,davanın kabulüne karar vermiş, karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi 09/02/2022 tarihli ve E.2022/11, K.2022/259sayılı kararı ile, davalı tarafın istinaf talebinin kabulüne, yargı yolu caiz olmadığından davanınusulden reddine kesinolarak karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "...Somut olayda, davacı daha önceden kendisine ödenen ve kurumun yaptığı icra takibi üzerineihtirazi kayıtla iade etmek zorunda kaldığı ödemenin kendisine hukuk müşaviri olarak değil,vekaletnameli avukat olarak kurum adına takip ettiği davalarda karşı taraftan alınan vekalet ücretiolduğunu ve bu yöndeki yerleşik mevzuat uyarınca ödendiğini iddia ederek cebri icra yoluyla haksızşekilde alınan vekalet ücreti tutarının istirdatını talep etmektedir.İddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının maddi zarara uğramasının nedeni davalı kurumunyapmış olduğu idari eylem ve işlemleridir.Davalı Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğübir kamu kurumu olması nedeniyle eylem veişlemleri de kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayıngerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalıya yöneltilmesinin nedeni de hizmet kusurundan doğanzararın ödetilmesi istemidir.İdarenin kusura dayanan sorumluluğu, uygulamada “hizmet kusuru” kavramı ile anlatılmaktadır.Hizmet kusurunun üç durumda varlığı hem yargı içtihatları hem de öğreti tarafından kabul edilmiştir. Buüç durum; hizmetin hiç işlememesi, hizmetin geç işlemesi ve hizmetin kötü işlemesidir.Buna göre idare kural olarak yürüttüğü kamu hizmeti ile nedensellik bağı kurulabilen zararlarıtazminle yükümlü olup, yukarıda yazılı bulunan İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince İdari eylem ve
işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar idari yargı yerinde tam yargı davasıaçabilecektir.Davacının dava dilekçesindeki iddiasına göre davanın görüm ve çözüm yerinin idari yargı olduğusonucuna varılmıştır..." 4. Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdariYargıda5. Ankara 23. İdare Mahkemesi 15/06/2022 tarihli ve E.2022/1290 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınherhangi bir idari işlem veya eylemden kaynaklanmadığını, talebin icra müdürlüğüne yapılan ödemenin istirdatına yönelikolduğunu belirterek, davada adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nu 2. maddesinin 1. fıkrasında; idari dava türlerinin idari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının da sayıldığı, dava konusualacağın davacının, Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün E.2018/6013 esas sayılı dosyasına kayden açılanilamlı icra takibine istinaden ihtirazi kayıtla ödediği 13.195,65 TL vekalet ücreti alacağının istirdatınailişkin olduğu, idare mahkemelerinde dava açılabilmesi için öncelikle davalı idarece tesis edilmiş bir işlemveya eylemin varlığının gerektiği, ancak olayda davacıyı istirdat davası açmaya sevk eden temel unsurunherhangi bir idari işlem veya eylemden kaynaklanmadığı bilakis icra müdürlüğüne ödemiş olduğu bedelinistirdat istemine ilişkin olduğu, bu haliyle idari işlem veya eylemden kaynaklanmayan uyuşmazlığınçözümde Adli Yargı'nın görevli olduğu anlaşılmaktadır."III. İLGİLİ HUKUK6. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 50. maddesi şöyledir: " Daireler tarafından yapılan hesap yargılaması sonucunda; hesap ve işlemlerin yasal düzenlemelereuygunluğuna veya kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilir. Bu hükümler dışında, gerekligörülen hususların ilgili mercilere bildirilmesine karar verilebilir...." 7. Aynı Kanun'un 53. maddesi şöyledir: "(1) Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra doksan gün içerisinde yerine getirilir. İlam hükümlerininyerine getirilmesinden, ilamların gönderildiği kamu idarelerinin üst yöneticileri sorumludur.(2) İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak,9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur." 8. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Menfi Tespit ve İstirdat Davaları" başlıklı 72. maddesi şöyledir: "...Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davayaistirdat davası olarak devam edilir.Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamenödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesindemahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesindeaçılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnızparanın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur."9. 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari
mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)" IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme 10. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan 28/11/2022tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılanKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyası ekinde adli yargı dosyanınsureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 11. Raportör-Hakim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 12. Dava, davacının davalı kurum bünyesinde 1. hukuk müşaviri olarak çalıştığı dönemde, tarafına ödenenvekalet ücretinin yersiz olduğundan bahisle iadesi için yapılan icra takibi nedeniyle ödemiş olduğu bedelin, istirdatıistemiyle açılmıştır. 13. Dosyanın tetkikinde, davacının davalı kurum bünyesinde 1. hukuk müşaviri olarak çalıştığı, 04/05/2018tarihinde yaş haddinden emekliye ayrıldığı, hukuk müşaviri olarak çalıştığı dönemde, tarafına ödenen vekalet ücretininyersiz olduğundan bahisle Sayıştay 8. Dairesinin 07/03/2016 tarih ve 2014/86 sayılı ilamı ile 9.669,70 TL'ninödettirilmesine karar verildiği, Sayıştay ilamına konu 9.669,70 TL asıl alacak ve 1.855,99 TL işlemiş faizin tahsili içindavacı hakkında Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/6013 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı, davacının bu bedeliödedikten sonra, davalı tarafından tahsil edilen bedelin haksız ve yersiz olduğu, cebri icra tehditi altında ve ihtirazi kayıtlaödediğini ileri sürerek, istirdatı için dava açtığı anlaşılmıştır. 14. Uyuşmazlığa konu dava, idarece kamu gücüne dayalı olarak ve idari usul ve esaslara göre re'sen ve tekyanlı biçimde tesis edilmiş bir işlem veya eylemden dolayı hak ve menfaati ihlâl edilenler tarafından idare aleyhine açılmış2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen davalardan olmayıp, davalı idarece Sayıştay kararı ve 2004 sayılı Kanunçerçevesinde tahsil edilen bedelin, davacı tarafından istirdatına yönelik olduğundan, davanın özel hukuk hükümlerine göreadli yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.15. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 23. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 09/02/2022 tarihli ve E.2022/11, K.2022/259 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Ankara 23. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25.Hukuk Dairesinin 09/02/2022 tarihli ve E.2022/11, K.2022/259 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA,28/11/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Nilgün
Doğan
Eyüp
TOPAL
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN