T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/589KARAR NO : 2022/700
KARAR TR : 26/12/2022ÖZET: Yargı kararı ile tazminle yükümlü tutulanve tazminatın tamamını ödemiş bulunan davacıtarafından ödenen tazminattan kusur vesorumluluğu oranındaki tutarın, olayda sorumluolduğu ileri sürülen davalı idareden rücuan tahsiliistemiyle açılan davanın, ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : Ş. G. San. A.Ş.Vekili
: Av. U. KDavalı
: Sağlık BakanlığıVekili
: Av. S. K I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, davacı şirket tarafından şirket çalışanlarından Ö.F.Ö.'nün 29/05/2009 tarihinde işyerindegeçirdiği iş kazası neticesinde kaldırıldığı Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde istirahat raporuverilerek ameliyat günü gelmesi için taburcu edilmesi neticesinde hastanenin ve doktorun hizmet kusuru nedeniyle işçinin10/06/2009 tarihinde vefat ettiğini, işçinin ailesi tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davası neticesinde İstanbulAnadolu 2. İş Mahkemesinin 16/06/2016 tarih ve E.2012/705 K.2016/320 sayılı kararı ile aleyhine maddi ve manevitazminata hükmedildiğini, verilen kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 13/06/2017 tarihli ve E.2016/l8935,K.2017/5304 sayılı kararı ile onandığını ileri sürerek, mahkeme ilamının icraya verilmesi neticesinde vefat eden işçininailesine ödenen 1.078.766,84 TL'nin ödeme tarihi olan 06/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte veicra dairesine verdiği teminat mektubu için bankaya ödendiği iddia olunan 3.307,52 TL'nin ödeme tarihi olan31/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. Sakarya 2. İdare Mahkemesi 30/05/2018 tarihli ve E.2018/389, K.2018/449 sayılı kararı ile, vefateden işçinin yakınlarına adli yargı yerince verilen karara istinaden tazminat ödeyen davacı şirketin, olayda davalı idareninhizmet kusuru bulunduğundan bahisle rücuen tazmin talebine ilişkin istemine dayalı uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.3. Davacı şirket vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda 4. Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 06/04/2021 tarihli ve E.2018/349, K.2021/169 sayılı kararı ile, tümdosya kapsamından, hastaneye veya hekimlere atfedilecek bir kusur bulunmadığı kanaatine varılmakla, subut bulmayandavanın reddine karar vermek gerektiğini belirterek, davayı reddetmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf istemindebulunulmuştur. 5. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi25/03/2022 tarihli ve E.2022/155, K.2022/517 sayılıkararı ile, davanın, davalı idarenin hizmet kusuru iddiasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, davalıSağlık Bakanlığının bir kamu kurumu olduğunu, kural olarak işlem ve eylemlerinin kamusal nitelik taşıdığını, somutolayda; davalı bakanlık tarafından yürütülen sağlık hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilmemesi sonucu zarar oluştuğununiddia edildiğini, görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinin hizmet kusuru niteliğinde olduğunu, idarenin hizmetkusurundan doğan zararlardan dolayı İYUK'nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargı yerinde tam yargıdavası açılması gerektiğini belirterek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının HMK'nın353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermiştir.
6. Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 26/05/2022 tarihli ve E.2022/188, K.2022/174 sayılı kararıile, tüm dosya kapsamından, davanın,davacı vekilinin hizmet kusuru iddiasından kaynaklanan maddi tazminat istemineilişkin olduğunu, davalı bakanlık tarafından yürütülen sağlık hizmetlerinin gereği gibi yerine getirilmemesi sonucu zararoluştuğunu iddia etmiş olup, görevin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinin hizmet kusuru niteliğinde bulunduğunu,idarenin hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı İYUK'nın2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargı yerindetam yargı davası açılması gerekeceğini, adli yargı yolunun caiz olmadığını ve mahkemelerinin görevli olmadığını belirterek,Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamı doğrultusunda mahkemelerince adli yargı yolunun görevli ve caiz olmamasınedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle, bu kararınkesinleşmesinden sonra taraflardan birinin son görevsizlik kararını veren mahkemelerinden talebi halinde, ilk görevsizlikkararını veren yargı merciine ait dava dosyası da temin edilerek dosyaların Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilerek,görevli yargı merciinin belirlenmesinin isteneceği gerekçesiyle, mahkemelerinin ve adli yargı yolunun görevli ve caizolmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi şöyledir:"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerdendolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."8. Aynı Kanun'un 62. maddesi ise şöyledir:"Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum vekoşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikeninyoğunluğu göz önünde tutulur.Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsilsorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur. "9. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir: "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." 10. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 26/12/2022tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleriarasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını verenMahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 12. Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN'ın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
13.Dava, davacı şirket çalışanlarından Ö.F.Ö.'nün işyerinde geçirdiği iş kazası neticesinde kaldırıldığı SakaryaÜniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde istirahat raporu verilerek ameliyat günü gelmesi için taburcu edilmesineticesinde hastanenin ve doktorun hizmet kusuru nedeniyle işçinin 10/06/2009 tarihinde vefat ettiği, işçinin ailesitarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında davacı şirket aleyhine tazminata hükmedildiği, mahkeme ilamınınicraya verilmesiyle vefat eden işçinin ailesine davacı şirketçe ödenen 1.078.766,84 TL'nin ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte ve icra dairesine verdiği teminat mektubu için bankaya ödendiği iddia olunan 3.307,52TL'nin ödeme tarihi olan 31/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tazmini istemiyleaçılmıştır. 14. Tazminat davasına bakan Mahkemece, saptanan kusur ve sorumluluk oranları esas alınarak tazminatahükmolunduğu, hükmolunan tazminatın da icra takibi sonucunda ödenmiş olduğu gözetildiğinde, olayda zarar gören tarafyönünden, ortada tazminat davasında giderilmemiş bir alacak bulunduğundan söz edilemeyeceği gibi, 2577 sayılıKanun'un 2/1-b maddesinde belirtilen "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında, zarar gören tarafından idari yargı yerinde açılacak bir idari davayoluyla giderilmesi gereken zararın olduğundan da bahsedilemeyeceği açıktır.15. Öte yandan, ortada, Devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptandoğanlar dışındaki alacakların tahsil usulünü düzenleyen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunkapsamına giren bir kamu alacağı da bulunmamaktadır.16. Bu itibarla,tam yargı davası niteliği taşımayan ve konusu bir kamu alacağı olmayan rücu davasının, BorçlarKanunu hükümlerine göre adli yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin26/05/2022 tarihli ve E.2022/188, K.2022/174 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/05/2022 tarihli ve E.2022/188, K.2022/174 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26/12/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Nilgün
Doğan
Eyüp
TOPAL
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN