T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/592KARAR NO : 2022/606
KARAR TR : 28/11/2022ÖZET: 696 sayılı KHK kapsamında sürekliişçi statüsüne geçiş aşamasında meslekkodunun hatalı düzenlendiğinden bahisledeğiştirilmesi/ düzeltilmesi istemiyle yapılanbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptaliistemiyle açılan davanın İDARİ YARGIyerinde görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: Ö. ŞVekili
: Av. M. DDavalı
: Sağlık Bakanlığı - Hatay İl Sağlık MüdürlüğüVekili
: Av. D. Ç I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin İskenderun Devlet Hastanesinde,alt işveren nezdinde taşeron işçi olarakçalışmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici23.madde uyarınca "genel hizmetli meslek kodunda" sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, müvekkilinin alt işverenbünyesinde çalıştığı dönemde radyoloji ve ultrason bölümünde veri hazırlayıcısı olarak çalıştığını, şu anda fiilen de bugörevi yaptığını ifade ederek, sosyal güvenlik kayıtlarındaki meslek kodunun düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvurununreddine ilişkin davalı idarenin 20/04/2021 tarih ve E.27720779-929 sayılı işleminin iptali istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. Hatay 2. İdare Mahkemesi 30/07/2021 tarih ve E.2021/513, K.2021/740 sayı ile, 5510 sayılıKanun'dan kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "İdari makamlarca tesis edilen ancak kamu gücü ihtiva etmeyen ve idarenin özel hukuk alanındakifaaliyetlerine yönelik işlemlerden doğan uyuşmazlıkların adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır.Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun, 102. maddesinde, meslek adı ve kodunungerçeğe aykırı olarak bildirilmemesi hususunda işverenlere yükümlülük getirilerek bu yükümlülüğeaykırılığın karşısında idari para cezası uygulanacağının öngörüldüğü, ayrıca aynı Kanunun"Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesinde ise, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceği kural altına alınmıştır.Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, İskenderun Devlet Hastanesi bünyesinde alt işverennezdinde taşeron işçi olarak çalışmakta iken, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılıKanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 23.madde uyarınca "genel hizmetli meslek kodunda"sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, alt işveren bünyesinde çalıştığı dönemde radyoloji ve ultrasonbölümünde veri hazırlayıcısı olarak çalıştığı ve şu anda fiilen de bu görevi yaptığından bahislesosyalgüvenlik kayıtlarındaki meslek kodunun düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin20/04/2021 tarih ve E.27720779-929 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.Davacı ile ilgili UYAP kayıtlan üzerinden yapılan araştırma neticesinde, "SGK Kaydı Sorgusu"ekranından yapılan incelemede, davacının "SSK Çalışanı" olarak gözüktüğü, buna göre davacının kamugörevlisi olmadığı ve uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanundaki yükümlülüklerden olan meslek adı ve kodunundüzeltilmemesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın anılan Kanunun 101.maddesi hükmügereğince adli yargı mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." 3. Davacı vekili aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda
4. İskenderun 1. İş Mahkemesi 13/04/2022 tarih ve E.2021/417, K.2022/273 sayı ile, uyuşmazlığınçözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle, davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundanreddinekarar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "Dava, davacının SGK'ya bildirilen meslek kodu ile fiilen yaptığı işin ve meslek kodunun farklıolmasından bahisle meslek kodunun düzeltilmesi talebinden ibarettir.HMK 114 de sıralanan dava şartları mahkemece resen gözetilmelidir. Bu kapsamda davanın HMK114/1-b maddesinde belirtilen yargı yolunun caiz olması dava şartını taşımadığı, davacının söz konusutalebinin idari yargının görev alanı içerisinde olduğu belirlenmiştir. Nitekim 01/07/2021 tarihli Yargıtay 9HD'nin 2021/6767 Esas; 2021/11375 Karar sayılı kararında bu husus şu şekilde açıklanmıştır:"Somut uyuşmazlıkta dava; davalı Bakanlık bünyesinde personel hizmeti alımı yoluyla alt işverenşirket personeli olarak görev yapmakta iken, 20/11/2017 tarihinde kabul edilen ve 24/12/2017 tarihindeResmi Gazete'de yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (01/02/2018 tarih ve 7079 sayılıKanun ile Kanunlaşan) 127. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23.madde uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının "temizlik görevlisi” olan Sosyal GüvenlikKurumu kaydının "bilgisayar teknisyeni" olarak değiştirilerek tespitine ilişkin olup dosya içeriğininincelenmesinde; davacının 23/10/2017 tarihinde alt işveren şirkette temizlik görevlisi olarak işe alınıpbilgisayar teknisyeni olarak çalıştırıldığını, 696 Sayılı KHK ile temizlik görevlisi meslek kodu ile 4dkadrosuna geçirildiğini ve bu hususun hatalı olduğunu ileri sürdüğü, davadan önce de 2/10/2018tarihinde Kayseri İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunarak, SGK'ya bildirilen meslek kodunun fiilen yaptığıişe göre bilgisayar teknisyeni olarak değiştirilmesini istediği anlaşılmaktadır.2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde idari yargı yetkisinin sınırlarıbelirlenmiştir. Davacının "temizlik görevlisi" olarak sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi bir idari işlemolup, davacı idareden kadroya geçiş sırasında hatalı kabul edilen meslek kodunun değiştirilmesiniistemektedir. Davanın özünü bu talep oluşturmaktadır. Uyuşmazlık; kadroya geçiş sırasında yapılan idariişleme yönelik olup sürekli işçi statüsüne geçiş yapıldıktan sonra işveren ile işçi arasında çıkanuyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi alt işveren işçisi olarak çalıştığı kadro öncesi döneme ilişkinmuvazaa iddiasına dayalı alacak davası mahiyetinde de değildir. Öte yandan; benzer mahiyettekidavaların idari yargıda çözüme bağlandığı da görülmektedir. (Bkz. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi’nin 07.02.2020 tarih, 2019/1316 Esas-2020/192 Karar sayılı istinaf isteminin kesinolarak esastan reddine ilişkin kararı, İzmir Bölge İdare Mahkemesi l. İdari Dava Dairesi’nin 12.06.2019tarih, 2018/1044 Esas ve 2019/685 Karar sayılı istinaf isteminin kesin olarak esastan reddine ilişkinkararı)Anılan sebeplerle, uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup, Mahkemece, 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanunu’nun 114/1-b ve 115. maddeleri uyarınca, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyledava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir. Aksi yönde kabul ile esasa girilerekkarar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. "Tüm bu sebeplerle davacının talebi ile ilgili çıkan uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiğikanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 5. 7079 sayılı Kanun ile Kanunlaşan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 127. maddesi ile eklenen 375sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi şöyledir: "5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİTMüsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli(I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyalgüvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri vespor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğeridareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümleruyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;
a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı altbentlerinde belirtilen şartları taşımak,
b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hakkazanmamış olmak,
c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerindenferagat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,
ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarakçalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacaktalebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayıkabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek,kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on güniçinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmeküzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespiteitirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göre
yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların kararabağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğegirdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar,varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icratakibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bufıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devametmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicininhakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçikadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplereilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekaletücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsiledilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz.
Birinci fıkrada yer alan 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak şartının tespitinde, SosyalGüvenlik Kurumuna verilmiş olan sigortalı işe giriş bildirgeleri, işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim vehizmet belgeleri esas alınır. Ancak söz konusu tarihe ilişkin olarak anılan Kuruma yasal süresi dışındaverilen belgelere dayanılarak bu madde hükmünden yararlanılamaz. 4/12/2017 tarihi itibarıylaçalıştırılmakta olduğu idarelerince tespit edilenlerden, hakkında bu tarihten sonra işten ayrılış bildirgesiverilenler bu madde hükümlerinden yararlanabilir.
Sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin kadroları, başka bir işleme gerek kalmaksızın geçişişleminin yapıldığı tarih itibarıyla sürekli işçi unvanı ile ihdas edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ilgiliidarelerce adedi, bütçe ve teşkilatı ile birimi/yerleşim yeri belirtilmek suretiyle geçiş işlemlerinin yapıldığıtarihten itibaren iki ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığına bildirilir. Sözleşmeleriaskıya alınanlar ile askerde bulunanların kadroları hariç olmak üzere bu şekilde ihdas edilen sürekli işçikadroları, herhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.
Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece veçalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındakihizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlikkurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez. Özelgüvenlik görevlilerinden bu madde kapsamında geçiş işlemleri yapılanlar, 5188 sayılı Kanunhükümlerine de tabi olmaya devam eder.
Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolundakurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındakiidarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından kararabağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesininuygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçikadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiğitarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önceyapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu maddekapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından kararabağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sonaeren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce altişveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sonaerecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir. Bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 sayılı Kanunungeçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan Kanuna uygun olarak yetkibaşvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten öncealt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sonaerecek toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir.''
6. Aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 113. maddesi ile eklenen 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İşSözleşmesi Kanunu'nun geçici 7. maddesi şöyledir: "(1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ilebunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listedeyer alan idareler ile birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler vebağlı kuruluşlarına ait şirketler, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü ve geçici 24üncü maddeleri uyarınca sürekli işçi kadrolarına, geçici işçi pozisyonlarına veya işçi statüsüne geçirilenişçilerinden; geçişten önce işçinin çalıştığı alt işveren işyerinin girdiği işkolu mevcut işyerinin girdiğiişkolu ile aynı olanları o işkolundaki mevcut işyerinden, farklı olanları ise geçişten önce işçinin çalıştığıalt işveren işyerinin girdiği işkolunda yeni tescil edilecek işyerlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunabildirir. (2) Birinci fıkra kapsamındaki işyerlerinin her biri bu Kanunun uygulanması bakımındanbağımsız bir işyeri sayılır. (3) Birinci fıkra kapsamında yeni tescil edilen işyerlerinden bildirilen işçiler,bu madde kapsamındaki idarelerde geçiş işleminden önce alt işveren işçileri için Yüksek Hakem Kurulutarafından karara bağlanan ve en son sona erecek olan toplu iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte 4üncü maddeye uygun şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilir. (4) Bu maddenin uygulanmasında buKanunun bu maddeye aykırı diğer hükümleri uygulanmaz." 7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi şöyledir:
"1. İdari dava türleri şunlardır:a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." B. Yargı Kararları 8. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan(bkz § 4)01/07/2021 tarihli ve E.2021/6767, K.2021/11375sayılıkararındaözetle; sürekli işçi kadrosuna geçirilmenin bir idari işlem olduğu, idareden kadroya geçiş sırasında hatalıkabul edilen meslek kodunun değiştirilmesi istemine ilişkin uyuşmazlığın kadroya geçiş sırasında yapılan idari işlemeyönelik olduğu,sürekli işçi statüsüne geçiş yapıldıktan sonra işveren ile işçi arasında çıkan uyuşmazlık niteliğinde olmadığıgibi, alt işveren işçisi olarak çalıştığı kadro öncesi döneme ilişkin muvazaa iddiasına dayalı alacak davası mahiyetinde deolmadığı ve uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu ifade edilmiştir. IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 9. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 28/11/2022tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adliyargı yerleri arasındaKanun'un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını verenmahkemece, idari yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 10. Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra gereği görüşülüp düşünüldü: 11. Dava, davacının taşeron şirket bünyesinde çalışırken 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosunageçiş aşamasında, meslek kodunun hatalı şekilde genel hizmetli kadrosunda temizlik personeli olarak işlenildiğindenbahisle, meslek kodununradyoloji ve ultrason bölümünde fiilen yaptığı işe uygun olan veri hazırlayıcısı olarak düzeltilmesiistemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 12. Uyuşmazlık konusu olayda, 696 sayılı KHK kapsamında davalı idare bünyesine sürekli işçi kadrosunageçiş sürecinde meslek kodunun hatalı girildiğinden bahisle bunun düzeltilmesine ilişkin uyuşmazlığın kadro geçişi sonrasıyaşanılan bir çekişme olmadığı, diğer bir deyişle işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olmadığından 4857sayılı İş Kanunu'na tabi bulunmadığı; sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemlerinin bir bütün halinde idari nitelikte olduğu,uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görevinde olduğu sonucuna varılmıştır. 13. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Hatay 2. İdare Mahkemesinin 30/07/2021 tarihlive E.2021/513, K.2021/740 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Hatay 2. İdare Mahkemesinin 30/07/2021 tarihli ve E.2021/513, K.2021/740 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28/11/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Nilgün
Doğan
Eyüp
TOPAL
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN