T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/633KARAR NO : 2022/731
KARAR TR : 26/12/2022ÖZET: Davacının taşınmazına idare tarafındanfiilen kamulaştırmasız el atıldığı anlaşıldığından,davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini istemiyle açılan davanın ADLİ YARGIYERİNDE görülmesi gerektiği hk
K A R A R Davacı
: T. KVekili
: Av. A. O. DDavalı
: Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. Ö. U I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin hissedarı olduğu, Antalya ili, Kepez ilçesi,.....Mahallesinde bulunan,....ada....parsel sayılı taşınmazın, imar planı kapsamında “ilköğretim okulu” alanı olarak belirlendiğini fakat plandakikullanım amacını sağlamak üzere kamulaştırılmadığını, bu şekilde mülkiyet hakkından yararlanmasının engellendiğini,taşınmaza hukuki uygulama ile el atıldığını ifade ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TLkamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat bedelinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.2. Davalı vekili, taşınmaza fiilen el atmaya ilişkin uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğini ilerisürerek görev itirazında bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda3. Antalya 1. İdare Mahkemesi 12/10/2021 tarih ve E.2021/946, K.2021/920 sayı ile, "uyuşmazlık konusuolan aynı taşınmaza yönelik Antalya 2. İdare Mahkemesi'nce keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve neticeitibariyle dava konusu taşınmazın bir kısmına fiilen kamulaştırmasız olarak el atıldığı anlaşıldığından,uğranıldığı ileri sürülen zararın tazminine yönelik açılan işbu davanın görüm ve çözümünde özel hukukhükümlerine göre adli yargı kolunun görevli olduğu" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, bu karar davacı vekilitarafından istinaf edilmiştir.4. Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi 18/01/2022 tarih ve E.2021/2205, K.2022/187 sayılıkararı ile, "uyuşmazlıkla ilgili davanın, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca tamamen görev yönündenreddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına,kaldırma kararı doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Olayda, davacının hissedarı olduğu taşınmazın imar planıyla "Okul Alanı"kapsamında kaldığı,kamulaştırılmadığı, kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddiaedildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılaraktek yanlı irade ile yapılan imar planında "Okul Alanı"olarak yer alan davacılara ait taşınmazın bedelinintazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imaruygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir." 5. Antalya 1. İdare Mahkemesi 24/03/2022 tarih ve E.2022/361 sayı ile, davalı vekilinin görev itirazındabulunması üzerine mahkemelerinin davaya bakma konusunda görevli olduğuna karar vermiştir.6. Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyasının örneği ile birlikte Yargıtay Başsavcılığına gönderilmiştir.
B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi 7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, "idarenin izni doğrultusunda dava konusu taşınmaza kamulaştırmasızel atılmasından doğan zararın tazmine yönelik bulunan davanın, davalı idarece kamulaştırma yapılmaksızıntaşınmaza fiilen el atılması karşısında, haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre çözümünün adli yargıyerinin görevine girdiği" görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınakarar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. 8. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısınınyazılı düşüncesi istenilmemiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 9. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir: "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." 10. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler."
11. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesininbirinci fıkrasının mevcut durumu şöyledir: " (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imaruygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya herhâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planıdeğişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve E.: 2016/181 K.:2018/111 sayılı Kararı ile) (Ek cümle:16/11/2022-7421/3 md.) Bu süre içinde belirtilen işlemlerinyapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkinaçılacak davalar, adli yargıda görülür." B. Yargı Kararları
12. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 11/02/1959 tarihli, E.1958/17, K.1959/15 sayılıkararının III. bölümü şöyledir: “...III-İstimlâksiz el atma halinde amme teşekkülü İstimlâk Kanununa uygun hareket etmeden ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdandava Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesindemeydana gelen zararın tazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.Bundan başka, bir amme teşekkülü tarafından bir tesisin yaptırılması sırasında Devlet malı olmayanyerlerden toprak alınması veya böyle yerlere toprak veya moloz yığılması neticesinde meydana gelenzararların tazmini davası da başkasının malına amme teşekkülünün dilediği gibi el atma hakkıbulunmadığı ve plan ve projelere ve şartnamelere başkasının malına ihtiyaca göre el atılabilmesinigerektirecek esaslar konulamayacağı cihetle, haksız fiilden doğan bir tazminat davası sayılır.Yapılan işlerin plan veya projeye aykırı olarak yapılması hali de idari karara aykırı bir hareket
bulunması itibariyle yine idari kararın tatbiki olan bir fiil sayılamaz ve bu bakımdan bu iddia ile açılmışbir dava haksız fiilden doğan bir davadan ibaret olacaktır.Bu bentte anılan davalar, içtihadı birleştirme kararının dışında kaldıklarından kararın bunlaraşümulü yoktur ...”13. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6. maddesinin bazı fıkralarının iptali yönündeki talepleAnayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesinin 25/09/2013 tarihli ve E.2013/93,K.2013/101 sayılı kararıyla, yapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddedilmiştir. Kararınilgili kısmı şöyledir: "...Türk hukukunda 'fiili yol'un en karakteristik örneği, 'kamulaştırmasız el atma'lardır.Kamulaştırmasız el atma, idarenin, bir kişiye ait taşınmazı bilerek veya bilmeyerek kamulaştırmaya ilişkinusul ve kurallarına uymaksızın ve bir bedel ödemeksizin işgal ederek kamu hizmetine tahsis etmesişeklinde tanımlanmaktadır. Buna göre, kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için, kişiye aitgayrimenkulün idarece (kamu hizmetinde kullanılmak amacıyla) işgal edilmiş olması ve bu işgalinkanunda öngörülen usul ve esaslara uyularak tesis edilmiş bir kamulaştırma işlemine dayanmadangerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. Bu şekilde, idarenin hukuk dışı eyleminden kaynaklanan fiili elatmaların, özel kişilerin haksız fiil teşkil eden eylemlerinden hiçbir farkının bulunmadığı, bu nedenle butip eylemlerden doğan zararların da özel kişilerin haksız fiilinden doğan zararlarda olduğu gibi adliyargıda dava konusu edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.Başvuran Mahkemede görülen davaya konu olayda, davacıya ait taşınmaz, imar planlarıyla'deremutlak koruma alanı'sınırları içine alınmış ve bu nedenle davacının taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisikısıtlanmıştır. Davacının tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının, davacının mamelekinde azalma meydanagetirebileceği tartışmasızdır. Ancak, davacının mülkü üzerinde tasarruf etme hakkının kısıtlanması,idarenin bir eyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğu tartışmasız olan imar planındankaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta,aksine kanunen yapması gereken kamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bireylemsizliği söz konusudur.Öte yandan, kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesive taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerekmektedir. Oysa, Mahkemede görülendavaya konu olayda olduğu gibi 'imar kısıtlamaları'nda taşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devametmekte olup yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkalması söz konusu olmaktadır.Sonuç olarak, davacının taşınmazının imar planlarında 'dere mutlak koruma alanı'nda bırakılmasınedeniyle tasarruf hakkının kısıtlanmasının kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilemeyeceği, bunun,idari bir işlem olan imar planlarının zorunlu bir sonucu olduğu ve tasarruf hakkının kısıtlanmasısebebiyle doğan zararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargı davasına konu edilebileceğisonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemeningörev alanına girmemektedir.Nitekim, Anayasa'nın 158. maddesiyle, adlî, idarî ve askerî yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir (Örneğin; 4.2.2013 günlü, E.201/107, K.2013/230 sayılı kararı)..." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 26/12/2022tarihli toplantısında; başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre; davalı vekilinin anılan Kanun'un 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Başsavcısınca, 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 15. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 16. Dava, davacının hissedarı olduğu taşınmazına kamulaştırma bedeli ödenmeksizin, davalı tarafından hukukenel atıldığı iddiasıyla oluştuğu ileri sürülen zararın tazmin edilmesi istemine ilişkin bulunmaktadır. 17. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan veprojeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımısırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden
dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargıyerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu; özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men'i ve meydanagelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerince çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. 18. Dava dosyalarının incelenmesinden, davanın, davacının hissedarı olduğu Antalya ili, Kepez ilçesi, ......Mahallesinde bulunan, tapunun ..... ada, .... parselinde kayıtlı taşınmazın, imar planında "ilköğretim okulu" alanı olarakayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının süresiz olarak kısıtlanması, her türlü tasarruf ve yararlanma imkanının engellenerekmülkiyet hakkının kullanılamaz duruma getirildiği iddiasıyla şimdilik 50.000 TL tazminatın faizi ile birlikte tahsili istemiyleaçıldığı, dava dışı başkaca şahıslar tarafından; taşınmazın imar planında "okul alanı" olarak işlevlendirildiğinden bahislekamulaştırmasız el atma nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini istemiyle Antalya 2. İdare MahkemesininE.2021/289 sayılı esasına kayıtlı davanın açıldığı, anılan davada taşınmazın güncel değerinin hesaplanması maksadıylakeşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 13/06/2019 tarihinde gerçekleştirilen keşif sonucu hazırlanan04/11/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, davaya konu parselin belediye tarafından çim ekilerek düzenlendiğiningörüldüğü tespitlerine yer verildiğianlaşılmaktadır. 19. Buna göre, mahkemece itibar edilen 04/11/2019 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusutaşınmaz belediye tarafından çim ekilerek düzenlendiğinden taşınmaz açısından fiili el atmanın varlığı kabul edilerekdeğerlendirmenin bu şekilde yapılması gerekmektedir. 20. Bu durumda, idarenin kamulaştırma işlemi yapmaksızın uyuşmazlığa konu taşınmaza fiilen el atmasının İdareHukukunun konusuna giren "idari eylem" veya "idari işlem" olarak kabulü mümkün olmadığından; idarenin, açık veağır biçimde hukukilikten yoksun olan ve bu haliyle "haksız fiil" olarak kabul edilebilecek uygulaması nedeniyletazminat,tescil veterkinistemiyle açılan davanın görüm ve çözümünün adli yargının görev alanına girdiği sonucunavarılmıştır. 21. Kaldı ki, dava konusu taşınmaza fiilen değil de hukuken el atılmış olması durumunda dahi,26/11/2022tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile 2942 sayılıKanun'un Ek 1.maddesinin birinci fıkrasına eklenen "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halindetaşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıdagörülür." cümlesi gözetildiğinde, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu açıktır.
22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusununkabulü ile davalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Antalya 1. İdare Mahkemesinin24/03/2022 tarihli ve E.2022/361sayılı görevlilik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Antalya 1. İdare Mahkemesinin24/03/2022 tarihli ve E.2022/361 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26/12/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Nilgün
Doğan
Eyüp
TOPAL
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN