T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/678KARAR NO : 2022/715
KARAR TR : 26/12/2022ÖZET: Vakıf Üniversitesi bünyesinde öğretimelemanı olarak görev yapmakta iken, iş akdininsona ermesinden kaynaklı tazminatlarının faizi ilebirlikte tahsili istemiyle açılan davanın İDARİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : K. KVekili
: Av. F. T. KDavalı
: Başkent Üniversitesi RektörlüğüVekili
: Av. M. D I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin 15/12/2004 tarihinden 10/09/2021 tarihine kadar BaşkentÜniversitesi EğitimFakültesinde doçent unvanıyla sürekli kadrolu öğretim üyesi olarak görev yaptığını, çalışma şartlarının zımnen veya yazılıbir onay alınmaksızın aleyhine değiştirildiğini, tam zamanlı çalışmadan esnek çalışmaya geçildiğini, buna bağlı olarakücretinin düşürüldüğünü, uzun süredir verdiği derslerin elinden alındığını, ekderslereilişkin ücretlerinödenmediğini,yazokuluödemelerinin ise düşük ücret üzerinden yapıldığını, yıllık izinlerinin usulüne uygun bir şekilde kullandırılmaması veyıllık izin alacaklarının bir kısmının ödenmemesi nedenleriyle, uğradığı haksız baskılara dayanamayarak iş akdini10/09/2021 tarihinde feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 100TL kıdem tazminatı, 100 TL ayırımcılık tazminatı, 100 TL ücret alacağı, 100 TL ek ders ücret alacağı, 100 TL yıllık izinücret alacağı olmak üzere toplam 500 TL'nin faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle görev itirazındabulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. Ankara Batı 1. İş Mahkemesinin 08/11/2021 tarihli ve E.2021/405, K.2021/319 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava dilekçesininusulden reddine karar verilmiştir.Davacı tarafından istinaf yoluna müracaat edilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 08/02/2022 tarihli ve E.2022/13, K.2022/297 sayılıkararı ile, istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanınmahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Ek. 11. Maddesine, 6745 sayılı Kanun ile 20/08/2016tarihinde getirilen 10. bentte, hizmet sözleşmeleri hususunda 4857 sayılı İş Kanunu’na atıf yapılması vetaraflar arasında imzalanmış sözleşmelerde, sözleşmelere idari sözleşme niteliği verecek, kamusal yetkiningetirdiği üstünlük ve ayrıcalığın bulunmaması nedeniyle idareye tanınan üstünlük ve otorite ölçütününyokluğu, davacı ile davalı Üniversite arasında bağıtlanan sözleşmelerin bireysel iş sözleşmesi olduğunu,dolayısıyla bu iş ilişkisinin özel hukuk kurallarına göre belirlenen özel hukuk ilişkisi olduğunugöstermektedir. Davalı Vakıf Üniversitesinin, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları,öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumlarıiçin Anayasa'da belirtilen hükümlere tabi olması, davacının iş sözleşmesi ile çalışma olgusunu ve bunabağlı olarak İş Mahkemesinin görevini ortadan kaldırmaz. Uyuşmazlık, Adli Yargı yolunda ve İşMahkemesinde çözülmelidir.Açıklanan nedenlerle, tarafların dayandığı davanın esasıyla ilgili deliller toplanmadan ve delil
değerlendirmesi yapılmadan karar verilmiş olması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ileHMK 353/1-a-3 maddesi gereğince Mahkemenin kararının kaldırılarak dosyanın Mahkemesinegönderilmesine..." 5. Ankara Batı 1. İş Mahkemesi 13/09/2022 tarihli ve E.2022/89 sayılı kararı ile, mahkemeleriningörevli olduğuna karar vermiştir. 6. Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası örneği ile birlikte Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi 7. Danıştay Başsavcısı, öğretim üyesi olarak idare hukuku kapsamında bir kamu personeli olan davacının,sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat isteminin idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, 2247 sayılıKanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesinegöndermiştir. Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin talebin ilgili kısmı şu şekildedir: "...Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; kamu tüzel kişiliğine ve ayrıcalıklı kamugücüne sahip olan davalı vakıf üniversitesinin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığıdavacının; statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamupersoneli olduğu, bu çerçevede, kamu hizmeti görmek amacıyla, davacı öğretim üyesi ile vakıfüniversitesi arasında imzalanansözleşmenin de kamu hukukuna tabi idari hizmet sözleşmesi niteliğitaşıdığı açıktır.Aksi halin kabulü, hem "Bilimsel Özerkliğin" sağlanması yolundaki Anayasal hedefe, hem de öğretimelemanlarının "güvenliği" konusunun, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na tabi olduğu yolundakianılan yasal düzenlemelere aykırı düşecektir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı"başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen, "Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan hertürlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların idari yargıyerinde görülmesi gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden;15/12/2004 tarihinden 10/09/2021 tarihine kadarBaşkentÜniversitesiEğitim Fakültesinde çalışan ve son olarak doçent unvanıyla sürekli kadrolu öğretimüyesi olarak görev yapan davacının, çalışma şartlarının zımnen veya yazılı bir onay alınmaksızınaleyhine değiştirildiğini, tam zamanlı çalışmadan esnek çalışmaya geçildiğini, buna bağlı olarak ücretininyarıdan aşağıya düşürüldüğünü, uzun bir zamandır verdiği derslerin elinden alındığını, çalışmaşartlarında esaslı değişiklikler yapıldığını, önceki dönemlerde verdiğiekderslereilişkinücretlerinödenmediğini,yaz okuluödemelerinin ise düşük ücret üzerinden yapıldığını, aynı şekilde yıllıkizinlerinin usulüne uygun bir şekilde kullandırılmaması ve yıllık izin alacaklarının bir kısmının daödenmemesi nedenleriyle, uğradığı haksız baskılara dayanamayarak iş akdini 10/09/2021 tarihindefeshetmek zorunda kaldığını ifade ederek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik; 100.-TL kıdem tazminatı, 100.-TL ayırımcılık tazminatı, 100.-TL ücret alacağı, 100.-TL ek ders ücret alacağı,100.-TL yıllık izin ücret alacağı olmak üzere toplam 500.-TL nin faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle davaaçtığı anlaşılmaktadır.Bu bağlamda; davalı Başkent Üniversitesindeöğretim üyesi olarak idare hukuku kapsamında birkamu personeli olan davacının sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminat isteminin, 2577 sayılıKanunun yukarıda anılan 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında idari yargı yerinde görülmesigerektiği sonucuna varılmıştır..." III. İLGİLİ HUKUK 8. Anayasa'nın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130. maddesinin birinci, ikinci ve onuncu fıkralarışöyledir: “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uyguninsan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamutüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur....Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflartarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir....Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademikçalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir." 9. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 5772 sayılı Kanun ile eklenen ve vakıflarca kurulacak yükseköğretimkurumları ile ilgili düzenlemeler getiren Ek 2. maddesi şöyledir:
“Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademikçalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas veusullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birdenfazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaçduyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesindekalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzel kişiliğini haiz olup,Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknik eğitimbölgesinde gereksinim duyulması esastır. ..." 10. Aynı Kanun'unEk 5. maddesi şöyledir: “Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişidenoluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl içinseçilir, süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devletmemuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenimgörmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından bir başkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıfyükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelliheyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğüölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretimelemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar,yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelikhükümlerine göre diğer görevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 incimaddesi hükmü uygulanır.” 11. Aynı Kanun'un Ek 8. maddesi şöyledir: “ Vakıfca kurulacak yüksekögretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretimkurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretimelemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerininaynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bukurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar.Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devletyükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında Devletyükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklarailişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır."
12. 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu Ek Madde 33 şöyledir: "Ankara’da Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı ile Haberal Eğitim Vakfı tarafından 2547sayılı Yükseköğretim Kanununun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere,kamu tüzelkişiliğine sahip Başkent Üniversitesi adıyla yeni bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.Bu Üniversite;a) Tıp Fakültesi,b) Fen-Edebiyat Fakültesi,c) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,d) Mühendislik Fakültesi,e) (Değişik: 17/11/1999-4480/3 md.) Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi ile Diş HekimliğiFakültesi,f) Rektörlüğe bağlı Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü ve Sosyal Bilimler Enstitüsü ileHemşirelik Yüksekokulu,Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksek Okulu ve Sağlık İdaresi ve İşletmesiYüksek Okulundan,g) (Ek: 25/7/2000-KHK-612/5 md.; Aynen kabul: 10/1/2001-4617/3 md.) Eczacılık Fakültesi veEğitim Fakültesinden; h) (Ek: 25/7/2000-KHK-612/5 md.; Aynen kabul: 10/1/2001-4617/3 md.) Eğitim Bilimleri Enstitüsü,Avrupa Birliği Uluslararası İlişkiler Enstitüsü, Transplantasyon ve Gen Bilimleri Enstitüsü ve Yanık,Yangın ve Doğal Afetler Enstitüsünden;Oluşur."
13. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin "Öğretim elemanları" başlıklı 23. maddesişöyledir:
"Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarlagörevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıfyükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında,devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıf yükseköğretim
kurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarındaözellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyiminesahip olması gözetilir.
Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışmaesasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylıkve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır." (Danıştay SekizinciDairesinin 29/4/2011 tarihli ve E.: 2008/8234, K.: 2011/2452 sayılı Kararı ile bu maddenin soncümlesinde yer alan “özlük hakları” ibaresinin iptaline karar verilmiştir. ) 14. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26/12/2022tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılanKanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddedebelirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 16. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonragereği görüşülüp düşünüldü: 17. Dava, davacının Başkent Üniversitesi bünyesinde öğretim üyesi olarak görev yapmakta iken, iş akdininfeshinden kaynaklanan, ücret, kıdem, ek ders ve yıllık izin alacağının faiziyletahsili istemiyle açılmıştır. 18. Davalı Üniversite, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Kanun'un Ek 33. maddesiile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur. 19. İdari rejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargınıngörev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyetkonuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklıkamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de personeli kamuhukukuna tabidir. 20. Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi VakıfÜniversitelerinin de Anayasal güvence altına alınmış olan "Bilimsel Özerkliğe sahip olmaları” bir diğer ayrıcalığıdır.Üniversitelerde bilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre ve baskıgrupları ile düşünce kümelerinin etkisinin dışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler ve gereksinimlerine bağlı olmalarınısağlamaktır. Bu nedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının, görevleri, unvanları, atama,yükselme ve emeklilikleri gibi özlük haklarının kanunla düzenleneceği konusu, Anayasal teminat altına alınmıştır. 21. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenlinitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının, statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukukukapsamında bir kamu personeli olduğu, aralarında düzenledikleri sözleşmenin de idari sözleşme niteliği taşıdığı açıktır.
22. Buna göre, davacının sözleşmesinin feshinden dolayı talep ettiği kıdem tazminatı ve ücret alacağının, asılişleme bağlı bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla bu işlemden kaynaklanan tazmin isteminin de 2577 sayılı Kanun'un yukarıdayer verilen 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. 23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısınca yapılan başvurunun kabulüile davalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Ankara Batı 1. İş Mahkemesinin 13/09/2022 tarihli ve E.2022/89 sayılıkararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Danıştay Başsavcısınca yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin Ankara Batı 1. İş Mahkemesinin 13/09/2022 tarihli ve E.2022/89 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 26/12/2022 tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN ve Eyüp SARICALAR'ınKARŞI OYLARI veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Nilgün
Doğan
Eyüp
TOPAL
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
KARŞI OY Dava, vakıf yükseköğretim kurumu statüsündeki Başkent Üniversitesi bünyesinde öğretim görevlisi olarakgörev yapmakta iken sözleşmesini fesheden davacının, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tahsili istemiyleaçılmıştır. Davalı Başkent Üniversitesi, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı YükseköğretimKurumlan Teşkilatı Kanunu'nun Ek 33. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzerekamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davacı ile davalı Vakıf Üniversitesi arasında imzalanan
iş sözleşmesi, davacının bu iş sözleşmesine aykırılıktan bahisle 4857 sayılı Kanun hükümleri gereğince sözleşmeyi haklınedenle feshetmiş olması, uyuşmazlığın üniversitedeki çalışma esaslarına ilişkin olmayıp aylık ve diğer özlük haklarınailişkin olması hususları dikkate alınarak, davacının kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsiline ilişkinuyuşmazlığın adli yargının görev alanında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda anılan Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere, 2547 sayılı kanunu kapsamındaki kamu hizmetiniyürüten davacı öğretim görevlisinin ders yükü, disiplin gibi çalışma esasları yönünden aynı kanun'a tabi olduğu tartışmasızise de, kendisinin iş sözleşmesi ile çalıştığı ve uyuşmazlık konusunun işçilik alacakları olduğu gözetildiğinde kamu hizmetiniteliğindeki görevin özel hukuk ilişkisini ortadan kaldırmayacağı, ilgili Yönetmelik'te düzenlendiği gibi aylık ve diğer özlükhakları bakımından 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 7036 sayılı Kanun'un 5/a maddesi uyarınca da işmahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen hususlar göz ününde bulundurularak; Ankara Batı 1. İş Mahkemesinin yargı yoluna ilişkingörevli olduğuna ilişkin kararının yerinde olduğu ve davada adli yargının görevli olduğunu düşündüğümüzden sayınçoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.26/12/2022
Üye
Üye
Üye Nilgün TAŞ
Doğan AĞIRMAN
Eyüp SARICALAR