T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/693KARAR NO : 2022/706
KARAR TR : 26/12/2022ÖZET: 696 sayılı KHK kapsamında kadrolu işçiolarak çalışmakta olan davacı tarafından, kadroyageçtikten sonra, görev yaptığı Kırşehir KarayoluDenetim İstasyonundan, Kayseri KarayoluDenetim İstasyonuna tayin talebi ile yaptığıbaşvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılan davanın ADLİ YARGI yerinde görülmesigerektiği hk.
K A R A R Davacı
: Ş. KVekili
: Av. M. TDavalı
: Karayolları Genel MüdürlüğüVekili
: Av. S. F. AI. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, davacının 2010 yılından beri Kayseri Karayolları Trafik Güvenliğinde bayrakçı olarak görevyapmaktayken 24/12/2017 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı KHK ile kendilerinetanınan sürekli işçi pozisyonunda çalışmak üzere 03/01/2018 tarihinde başvuru yaptığını bu başvurusunun kabul edilerekrızası olmaksızın 02/04/2018 tarihinde Kırşehir ilinde işe başlatıldığını, 696 sayılı KHK'nın taşeron işçilerine tanımışolduğu hakkın çakılı kadro hakkı olduğunu, 25/10/2018 tarihli dilekçe ile Kırşehir ilindeki görevinden tayininin Kayseriiline yapılması talebiyle başvuruda bulunduğunu ve bu talebin Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğünün14/11/2018 tarihli ve 523939 sayılı işlemi ile "Başmühendisliğinize bağlı Kırşehir Karayolu Denetim İstasyonundaDüz İşçi olarak görev yapan Ş. K'ın, Kayseri Karayolu Denetim İstasyonuna tâyin isteği ile ilgili dilekçesiincelenmiştir. Adı geçenin şahsi dosyasında yapılan incelemede, bir örneği ilişikte gönderilen puantaj kayıtlarıve sigortalı işe giriş bildirgesinden de anlaşılacağı üzere ilgilinin kadroya geçtiği 02/04/2018 tarihinden önceKırşehir Karayolu Denetim İstasyonunda görev yaptığı anlaşılmış bu nedenle, 696 sayılı KHK' nın 127/çmaddesinin ''Sürekli İşçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece veçalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleriyürütmek üzere istihdam edilebilir..." hükmü gereği tayin talebi uygun görülmemiştir. Bilgilerini, ilgili personeleduyurulması hususunda gereğini rica ederim." denilmek sureti ile reddedildiğini ileri sürerek, bu işlemin iptali istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. Kayseri 1. İdare Mahkemesi 13/03/2019 tarihli ve E.2018/979, K.2019/229 sayılı kararı ile,olayda, davacının sürekli işçi kadrosunda 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi olarak çalıştığını, davacı ile ilgili UYAPüzerinden yapılan sorgulamada, davacının kamu çalışanı olarak değil SSK çalışanı olarak görüldüğünü, dava konusutayin talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebinin görüm ve çözümünde İş Mahkemelerinin görevli olduğu sonucunaulaşıldığını, nitekim benzer bir uyuşmazlıkta Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 12/02/2019 tarihlive E.2019/124, K.2019/153 sayılı kararının da bu yönde olduğunu belirterek, 2577 sayılı İYUK'nın 15/1-a maddesiuyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur. 3. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi 27/12/2019 tarihli ve E.2019/1876, K.2019/2653sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar vermiştir. 4. Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda 5. Kayseri 3. İş Mahkemesi 20/01/2021 tarihli ve E.2020/573, K.2021/46 sayılı kararı ile, davanın kabulü ile,08/03/2018 tarihli görev yeri değişikliği kararının iptaline, davacının görev yerinin önceki görev yeri olan KayseriBeydeğirmeni Yol Kenarı Denetim İstasyonu olarak belirlenmesine karar vermiş, bu karara karşı davalı idare vekilinceistinaf isteminde bulunulmuştur.
6. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 10/03/2022 tarihli ve E.2021/769, K.2022/600 sayılıkararı ile, 696 sayılı KHK'nın ilgili maddelerinden söz ederek, davacının talebinin anılan mevzuat hükümlerine göreyapılan yer değişikliğine yönelik olduğu gözönüne alındığında dava konusu işlemin idari nitelikte olduğu sonucunavarıldığını, sözkonu işlemin idari işlem niteliğinde olduğunu ve bu işlemden kaynaklı uyuşmazlığa bakma görevinin idariyargıya ait olduğunun kabulü gerektiğini, buna göre de, uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğunu belirterek, 6100sayılı HMK'nın 114/1-b bendi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesigerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin yapılan açıklamalar çerçevesinde kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın353/1-a(6) maddesi uyarınca, Kayseri 3. İş Mahkemesinin 20/01/2021 tarihli ve E.2020/573, K.2021/46 sayılıkararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi açısından dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. 7. Kayseri 3. İş Mahkemesi 10/06/2022 tarihli ve E.2022/195, K.2022/306 sayılı kararı ile, 6100 sayılıHMK'nın 114/1-b maddesi gereği yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, dosya kesinleştiğindeve talep halinde Kayseri 1. İdare Mahkemesinin E.2018/979, K.2019/229 sayılı dosyası fiziki olarak dosyaları arasınaalınarak işbu dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve görevli yargı merciinin belirlenmesinin istenilmesinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 8. Anayasanın 128. maddesi şöyledir: “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğerkamu görevlileri eliyle görülür.Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir…” 9. 7079 sayılı Kanun ile Kanunlaşan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 127. maddesi ile eklenen 375sayılı KHK'nın geçici 23. maddesi şöyledir: "5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİTMüsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli(I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yönetim, sosyalgüvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri vespor il müdürlüğü bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğeridareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümleruyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;
a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı altbentlerinde belirtilen şartları taşımak,
b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hakkazanmamış olmak,
c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerindenferagat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak,
ç) En son çalıştığı idare ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarakçalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacaktalebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayıkabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek,kaydıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on güniçinde idaresinin hizmet alım sözleşmesinin yapıldığı birimine, sürekli işçi kadrolarında istihdam edilmeküzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespiteitirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların idarelerince belirlenen usul ve esaslara göreyapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların kararabağlanması ve sınavda başarılı olanların kadroya geçirilmesine ilişkin süreç bu fıkranın yürürlüğegirdiği tarihten itibaren doksan gün içinde idarelerince sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar,varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icratakibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bufıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve öngörülen şartları taşımaya devametmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, her bir sözleşme itibarıyla, yüklenicininhakedişlerinin ödendiği bütçe, teşkilat ve birim/yerleşim yeri adına vize edilmiş sayılan sürekli işçikadrolarına idarelerince topluca geçirilir. Bu fıkra kapsamında feragat edilen davalara veya takiplereilişkin yargılama ve takip giderleri davacı veya takip eden üzerinde bırakılır ve taraflar lehine vekaletücretine hükmolunmaz, hükmedilenler tahsil edilmez ve bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsiledilenler ise iade edilmez. Bu fıkra kapsamında yapılacak sulh sözleşmelerinden damga vergisi alınmaz.
Birinci fıkrada yer alan 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalışıyor olmak şartının tespitinde, SosyalGüvenlik Kurumuna verilmiş olan sigortalı işe giriş bildirgeleri, işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim vehizmet belgeleri esas alınır. Ancak söz konusu tarihe ilişkin olarak anılan Kuruma yasal süresi dışındaverilen belgelere dayanılarak bu madde hükmünden yararlanılamaz. 4/12/2017 tarihi itibarıylaçalıştırılmakta olduğu idarelerince tespit edilenlerden, hakkında bu tarihten sonra işten ayrılış bildirgesi
verilenler bu madde hükümlerinden yararlanabilir.
Sürekli işçi kadrolarına geçirileceklerin kadroları, başka bir işleme gerek kalmaksızın geçişişleminin yapıldığı tarih itibarıyla sürekli işçi unvanı ile ihdas edilmiş sayılır. İhdas edilen kadrolar ilgiliidarelerce adedi, bütçe ve teşkilatı ile birimi/yerleşim yeri belirtilmek suretiyle geçiş işlemlerinin yapıldığıtarihten itibaren iki ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığına bildirilir. Sözleşmeleriaskıya alınanlar ile askerde bulunanların kadroları hariç olmak üzere bu şekilde ihdas edilen sürekli işçikadroları, herhangi bir sebeple boşalması halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.
Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece veçalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındakihizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Bunların istihdam süreleri hiçbir şekilde sosyal güvenlikkurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez. Özelgüvenlik görevlilerinden bu madde kapsamında geçiş işlemleri yapılanlar, 5188 sayılı Kanunhükümlerine de tabi olmaya devam eder.
Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolundakurulu işyerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındakiidarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından kararabağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesininuygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamaz. Sürekli işçikadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiğitarihte yürürlükte olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işleminden önceyapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş sözleşmesi bulunmakla birlikte bu maddekapsamındaki idarelerde alt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından kararabağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sonaeren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce altişveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sonaerecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir. Bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 sayılı Kanunungeçici 7 nci maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan Kanuna uygun olarak yetkibaşvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi yapılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten öncealt işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sonaerecek toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden sonra yetki başvurusunda bulunulabilir.''
10. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "İstihdam şekilleri" başlıklı4.maddesi şöyledir: "(Değişik: 30/5/1974 - KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 - 1897/1 md.)Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.A) Memur:Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idareesaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanununuygulanmasında memur sayılır.Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama,programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır.B) Sözleşmeli personel:Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması,gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özelbir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas veusuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasınakarar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.(Mülga ikinci paragraf: 4/4/2007 - 5620/4 md.)Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarınıdeğerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortayaçıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin; davaadedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, (....)(2)kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp Müessesesiuzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi Konservatuvarısanatçılarının; bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerdeçalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir.(Ek paragraf: 4/4/2007 - 5620/4 md.) Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ileistisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı,kullandırılacak izinler,pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindekimüeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas veusulleri Cumhurbaşkanınca belirlenir. (Ek cümle: 25/6/2009 - 5917/47 md.) Bu şekilde istihdam edilenler,hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesiveya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tektaraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personelpozisyonlarında istihdam edilemezler.(Ek paragraf: 20/11/2017-KHK-696/17 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.) Bir yıldan azsüreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Cumhurbaşkanınca karar verilen görevlerde (…)(1) sözleşme ileçalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.
(Ek paragraf: 20/11/2017-KHK-696/17 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.) Özelleştirmeuygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarınanakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hakkazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarınagöre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Cumhurbaşkanınca belirlenir.(Ek fıkra: 5/7/1991 - KHK-433/1 md.; Mülga: 27/12/1991 - KHK-475/11 md.)C) (Mülga: 20/11/2017 - KHK-696/17 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/17 md.)D) İşçiler:(Değişik birinci cümle: 4/4/2007 - 5620/4 md.)(A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalanve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyleçalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadelehizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli işsözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir.Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz." 11. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi şöyledir: "1. İdari dava türleri şunlardır:a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 26/12/2022tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleriarasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını verenmahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 13. Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 14. Dava, Kırşehir'de 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kadrolu işçi olarak çalışmakta olandavacı tarafından, 25/10/2018 tarihinde görev yaptığı Kırşehir Karayolu Denetim İstasyonundan, Kayseri KarayoluDenetim İstasyonuna tayin talebi ile yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 15. Davalı İdare ile davacı arasındaki hukuki ilişki İş Kanunu’na tabi hizmet sözleşmesine dayalı olarakkurulmuş bir iş hukuku ilişkisi niteliğini taşıdığından, davacının isteminin reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemin,idarenin yetkili organı tarafından işveren sıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğu açıktır. 16. Aksine bir düşünce, işverenin salt bir kamu kuruluşu olması nedeniyle, statü hukukuna tabi olmayanpersoneli hakkındaki tüm yazılı irade beyanlarının idari işlem niteliğinde görülerek, özel hukuk alanına dahil bulunanuyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabi kılınması sonucunu doğurur. 17. Belirtilen tüm bu hususlara göre ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi ile, İş Kanunu’nagöre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesiyle İş Mahkemelerinin görevli kılınmış olması; daha sonrayürürlüğe giren 7306 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile de4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11/01/2011tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukukuyuşmazlıklarına İş Mahkemelerinin bakacak olması karşısında, işçiolan davacı ile işvereni arasında iş akdinden doğan
davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. 18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Kayseri 3. İş Mahkemesinin 10/06/2022 tarihli veE.2022/195, K.2022/306 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Kayseri 3. İş Mahkemesinin 10/06/2022 tarihli ve E.2022/195, K.2022/306 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA,26/12/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Nilgün
Doğan
Eyüp
TOPAL
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN