T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/731KARAR NO : 2024/339
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: Yersiz olarak ödenen "ek ödemenin" geriistenilmesine ilişkin idari işlemin hukuka uygunolmadığının saptanması karşısında yersiz ödemeningeri alınması için idarece açılan alacak davası sonunda,davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin AdliYargı yerince verilen kararın KALDIRILMASINA,hukuk ve usule uygun bulunan İdari Yargı yeriKARARININ KABULÜ ile HÜKÜMUYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE kararverilmesi hk. K A R A R Hüküm UyuşmazlığınınGiderilmesini İsteyen(İdari yargıda DavacıAdli Yargıda Davalı) : Av. N.AVekili : Av. K.AKarşı Taraf : T.C. Sağlık Bakanlığı (Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu)Vekili : Av. G. A
I. İDARİ YARGIDA DAVA SÜRECİ
A. Dava Konusu Olay 1. Davacı Ü.G, Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yardımcı doçent hekim olarakçalıştığını ve halen bu görevi devam ettirmekte olduğunu beyan ederek, Şubat 2013 - Haziran 2014 tarihleri arasındayapılan 18.790,95 TL döner sermaye ek ödemesinin yersiz yapıldığından bahisle iadesine ilişkin idari işlemin iptaliistemiyle Kamu Hastaneleri Kurumuna karşı 16/02/2016 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır. B. Yargılama Aşamaları 2. Çorum İdare Mahkemesi 29/02/2016 tarih ve E.2016/134, K.2016/170 sayılı kararı ile, "Uyuşmazlıkkonusu işlemin kamu zararının kişi borcu olarak davacıdan tahsilinin sağlanmasına yönelik kısmının, zararınrızaen ödenmediği takdirde genel hükümler uygulanmak suretiyle tahsili yoluna gidileceği hususunun bildirimineyönelik olması ve bu haliyle özel hukuk hükümlerine göre adli yargıda açılacak davanın ön bildirimi niteliğitaşıması karşısında; bu yönüyle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte olmadığısonucuna varılmıştır. Bu durumda, bu haliyle kesin ve yürütülebilir niteliği bulunmayan, hazırlayıcı ve ön işlemmahiyetinde olan işlemin iptali istemiyle açılan davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığındanincelenmeksizin reddine" karar vermiş, bu karara karşı davacı itiraz isteminde bulunmuştur. 3. Kırıkkale Bölge İdare Mahkemesi 03/05/2016 tarih ve E.2016/499, K.2016/449 sayılı kararı ile, Çorumİdare Mahkemesince verilen 29/02/2016 tarih ve E.2016/134, K.2016/170 sayılı kararın onanmasına karar vermiş, bukarara karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.4. Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 10/01/2017 tarih ve E.2017/39, K.2017/7 sayılıkararı ile, karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Kırıkkale Bölge İdare Mahkemesinin 03/05/2016 tarih ve E.2016/499,K.2016/449 sayılı kararının kaldırılmasına, Çorum İdare Mahkemesinin 29/02/2016 tarih ve E.2016/134, K.2016/170sayılı kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Çorum İdare Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. 5. Çorum İdare Mahkemesi 15/06/2017 tarih ve E.2017/205, K.2017/703 sayılı kararı ile, dava konusuişlemin iptaline karar vermiş, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari DavaDairesi 14/12/2017 tarih ve E.2017/1253, K.2017/1296 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak kararvermiş, karar kesinleşmiştir. İdare Mahkemesi kararının ilgili kısmı şöyledir: "Dava dosyasının incelenmesinden; Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesimutemetlik işlemleri ile ilgili olarak yapılan denetim neticesinde hazırlanan raporda, Devlet Hastanesiiken Eğitim Araştırma Hastanesine dönüşen sağlık tesislerinin kliniklerinde dekanlık tarafından eğitimonayı alınmış ise; Ek Ödeme Yönetmeliğinin üçüncü basamak sağlık tesislerinde net performans puanınınhesaplanmasının a) bendi gereğince bir kliniğe bağlı çalışanlar maddesine göre ek ödemeninhesaplanması, eğitim kliniği onayı alınmamış birimler için üçüncü basamak sağlık tesislerinde net
performans puanı hesaplamasının b) bendi gereğince bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar maddesinegöre hesaplanması gerektiğinin belirtildiği, 11.01.2016 tarih ve 16000695 sayılı işlemde, HititÜniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 2013 Şubat - 2014 Haziran aylarını kapsayan eködeme işlemlerinde kliniklerinHitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastane yöneticiliğitarafından açıldığı ve tarafına yersiz ödeme yapıldığının 23.07.2014 tarihli denetim raporu ile ortayakonulmuş olduğu belirtilerek 2013 Şubat - 2014 Haziran döneminde davacıya yersiz ödendiği belirlenen18.790,95 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda; davacıya, 2013 yılı Şubat ayı ile 2014 yılı Haziran aylarını kapsayan dönemde eködeme olarak verilen 18.790,95 TL'nin fazladan ödenmesinde davacının hilesinin, gerçek dışı beyanınınneden olmadığı, hatalı ödemenin basit bir inceleme ile fark edilmeyip, 23.07.2014 tarihli denetim raporusonucu ortaya çıkarılmış olduğu, ayrıca davacının kolayca anlayabileceği kadar açık bir hatanınbulunmadığı görüldüğünden; söz konusu ödemelerin, yukarıda yer verilen Danıştay İçtihatları BirleştirmeKurulu Kararı ile belirlenen ilkeler uyarınca idari dava açma süresi içerisinde geri istenmesi mümküniken, anılan ödemelerin bu süre geçtikten sonra geri istenilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline..." II. ADLİ YARGIDA DAVA SÜRECİ A. Dava Konusu Olay 6. Davacı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu vekili, yapılan yersiz ödemelerin açık hatadan kaynaklandığıiddiasıyla, Türk Borçlar Kanunu'nun "sebepsiz zenginleşme" hükümleri kapsamında yersiz ödendiği ileri sürülen18.790,95 TL ek ödemenin davalı uzman hekimden tahsili talebiyle Ü.G'e karşı 24/06/2016 tarihinde adli yargı yerindealacak davası açmıştır. B. Yargılama Aşamaları 7. Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 05/07/2018 tarih ve E.2016/794, K.2018/75 sayılı kararı ile, davanınreddine karar vermiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi28/11/2018 tarih ve E.2018/4849, K.2018/5014 sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Çorum1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/07/2018 tarih ve E.2016/794, K.2018/75 sayılı kararının kaldırılmasına kararvermiştir. 8. Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 09/05/2019 tarih ve E.2018/374, K.2019/346 sayılı kararı ile,davacının davasının kısmen kabulü ile 11.177,49 TL'nin 14/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiş, taraf vekillerinin kararı istinaf etmesi üzerine Samsun Bölge AdliyeMahkemesi 6. Hukuk Dairesi 08/01/2020 tarih ve E.2019/4657, K.2020/116 sayılı kararı ile tarafların istinafbaşvurularının kabulü ile Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/05/2019 tarih ve E.2018/374, K.2019/346 sayılıkararının kaldırılmasına yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermiştir. 9. Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 20/02/2020 tarih ve E.2020/25, K.2020/53 sayılı kararı iledavacının davasının kısmen kabulü ile 15.177,49 TL'nin 14/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiş, taraf vekillerinin kararı istinaf etmesi üzerine Samsun Bölge AdliyeMahkemesi 6. Hukuk Dairesi 21/09/2020 tarih ve E.2020/1067, K.2020/1788 sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinafbaşvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının ilgili kısmı şöyledir: "Dava, davacı kurumun bünyesinde doktor olarak çalışmakta olan davalıya döner sermayeden fazlaödeme yapılmış olması nedeniyle açılmış sebepsiz zenginleşmeye dayalı 18.790,95 TL'nin istemi talebindenibarettir.Çorum Hitit Üniversitesiği Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinden bordro ve tabloları müfettişyazıları, raporları görüş yazıları, ortak kullanım protokolü dosya arasına alınmıştır.Dava konusu yapılan ödeme, maaş ödemesi değil, döner sermaye ödemesidir. Döner sermayeler heray doktorun baktığı hasta sayısı, performans, hastanenin gelir vb. birçok faktörün bir araya gelerekyapılan bir hesaplama sonucunda ödenmektedir. Buna bağlı olarak her ay döner sermaye miktarıdeğişmektedir. Bu sebeple dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup raporda davacı kurumundavalı doktora 14/02/2013 tarih ve 28559 sayılı RG'de yayımlanan Ek Ödeme Yönetmeliği ile Genelgehükümlerine aykırı olarak Şubat 2013-Haziran 2014 döneminde toplam 15.177,49 TL fazla ödemedebulunduğu, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile bu paranın davalıdan tahsili gerektiği mütalaaolunmuş olup tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu dikkate alınarak sebepsiz zenginleşmenin mevcutolduğu kanaatine varılmış olmakla ve davacıya yapılan fazla ödemenin iadesi için gönderilen yazı13.01.2016 tarihli olup, bu yazıda ödeme için davalıya 30 günlük süre verildiğinden ve kaldırma kararıda dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulü ile 15.177,49 TL'nin 14/02/2016 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine..." III. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK 10. İdari yargı yerinde davacı ve adli yargı yerinde davalı olan başvurucunun vekili, idari yargı yerinde verilen"yersiz ek ödemelerin iadesine ilişkin işlemin" iptaline karar verildiği halde, adli yargı yerinde "yersiz ek ödemelerin
sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında" tahsiline karar verildiğini, kararlardan hangisinin uygulanacağıkonusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin olanaksız hale geldiğinden bahisle, ortaya çıkan hükümuyuşmazlığının idari yargı yerinde verilen iptal kararının benimsenmesi suretiyle giderilmesi için Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına hitaben yazılı dilekçeyle başvuruda bulunmuştur. 11. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca Çorum İdare Mahkemesi ile Çorum 1. Asliye HukukMahkemesinden, ilgili dava dosyalarının aslı temin edilmiştir. 12. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca 2247 sayılı Kanun'un 24. ve 16. maddelerine göre ilgiliBaşsavcıların yazılı düşünceleri istenilmiştir. IV. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ A. Danıştay Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi 13. Danıştay Başsavcısı; kararlar arasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ve İdare Mahkemesince verilen kararsonucu itibarıyla hukuka uygun bulunduğundan, bu gerekçeyle İdare Mahkemesi kararı benimsenmek suretiyle hükümuyuşmazlığının giderilmesi gerektiği yönündeyazılı düşünce bildirmiştir. Başsavcılık düşüncesinin ilgili kısmı şöyledir: "USÛLE İLİŞKİN İNCELEME :
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 24. maddesinde;adlî ve idarî yargı mercileritarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş,aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındakiçelişki yüzündenhakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığının kabul edileceği,ilgili kişiveya makamın Uyuşmazlık Mahkemesine başvurarak hüküm uyuşmazlığının giderilmesiniisteyebileceği kurala bağlanmıştır.Bu kanunî düzenlemeye göre hüküm uyuşmazlığının varlığı için;
a)
Uyuşmazlık bulunduğu ileri sürülen hükümlerin, adlî ve idarî yargı mercilerinceverilmesi,b) Konusu, sebebi ve taraflarından en az birinin aynı olması,c) Her iki kararın da kesinleşmiş olması,d) Davaların esasının hükme bağlanmış bulunması,e) Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız bulunması şartlarınınbirlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların incelenmesinden; ortada adlî ve idarî yargımercilerince verilmiş ve kanun yollarına başvurularak kesinleşmiş kararlar bulunduğu, davanın konusu,sebebi ve taraflarının aynı olduğu, her iki davada da uyuşmazlığın esasının hükme bağlandığı, idarîyargıda, davacıya Şubat 2013-Haziran 2014 tarihleri arasında yersiz ödendiği tespit edilentoplam18.790,95 TL ek ödemenin bir ay içinde geri ödenmesi gerektiğini belirten Hitit ÜniversitesiÇorumEğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 11/01/2016 tarihli ve E16000695 sayılı işleminin iptal edilmesinekarşın; adlî yargıda, söz konusu idarî işleme konu ek ödeme tutarının ödeme tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılan davanın kısmen kabulü ile sözkonusu tutarın 15.177,49 TL'lik kısmının 14/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktedavalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakta olup, kararlar arasındaki çelişkinedeniyle hakkın yerine getirilmesinin mümkün bulunmaması nedeniyle adlî ve idarî yargı kararlarıarasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğu sonucuna varılmıştır.MADDÎ OLAY:Çorum Valiliği ile Hitit Üniversitesi Rektörlüğü arasında 17/01/2012 tarihinde imzalanarak06/12/2012 tarihinde yürürlüğe konulan Ortak Kullanım ve İşbirliği Protokolü ile, Çorum DevletHastanesinin Üçüncü Basamak Eğitim ve Araştırma Hastanesi statüsüne geçtiği ve davacının HastaneninKadın ve Doğum Kliniğinde idarî sorumlu olarak görevlendirildiği, 14/02/2013 tarihli ve 28559 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan (Mülga) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık TesislerindeGörevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik'te, Devlet Hastanesi iken Eğitim ve AraştırmaHastanesine (Afiliye) dönüşen sağlık tesislerinin ek ödemelerine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği, buduruma ilişkin olarak yayımlanan Genelge ile, ek ödeme hesaplamalarının anılan Yönetmeliğin 10.maddesine göre "üçüncü basamak" ek ödeme hesaplama usûllerine göre yapılacağı ve eğitim kliniğioluşan birimlerde çalışan tabiplere"bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar" için öngörülen formüllerüzerinden, eğitim kliniği oluşmamış birimlerde çalışan tabipler için ise "bir kliniğe bağlı olarakçalışmayanlar" için öngörülen hesaplama formülleri üzerinden yapılacağının kurala bağlandığı,davacının görev yapığı Hastanenin mutemetlik işlemleri ile ilgili olarak Sağlık Başdenetçisi tarafındanyapılan denetim sonucunda düzenlenen 23/07/2014 tarihli raporla; "birlikte kullanım ve işbirliği"neilişkin Yönetmelik hükümleri gereğince, Dekanlıkça uzmanlık eğitimine başlanan bölümlerde görev yapanuzman tabip ve tabipler için net performans puanı hesaplamasının, ek ödemeye ilişkin Yönetmeliğin 10.maddesinin a) "bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar" fıkrasına göre, uzmanlık eğitimine başlamamışbölümlerde görevli diğer uzman tabip ve tabipler için net performans puanı hesaplamasının Yönetmeliğin10. maddesinin b)"bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar" fıkrasına göre yapılması gerektiği, Ü.G'ingörev yaptığı klinik için ise Dekanlık tarafından alınan bir eğitim onayı olmadığı, bu nedenle net
performans puanının ve ek ödemenin "bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar" için öngörülen formülüzerinden hesaplanması gerekirken "bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar" için öngörülen formüllerüzerinden hesaplandığının tespit edilmesi üzerine, Hastane Yönetimi tarafından Şubat 2013-Haziran 2014tarihleri arasında 18.790,95 TL ek ödemenin fazladan ve yersiz yapıldığı belirtilerek, bu tutarın faiziylebirlikte ödemesi gerektiği 11/01/2016 tarihli yazıyla adı geçene bildirilmiştir.İLGİLİ MEVZUAT:(Mülga) 14/02/2013 tarihli ve 28559 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Kamu HastaneleriKurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10.maddesinde üçüncü basamak sağlık tesislerinde mesaî içi çalışan personelin net performans puanlarının"a) bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar", "b) bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar" olmak üzere farklıformüller üzerinden hesaplanacağı kurala bağlanmış, Sağlık Bakanlığının "Yeni Ek Ödeme Yönetmeliği"konulu 2013/2 sayılı Genelgesinin 13. maddesinde;"Yönetmelikte Devlet Hastanesi iken eğitim araştırma hastanesine dönüşen sağlık tesislerinin eködemelerine ilişkin düzenlemeye yer verilmemiş olup, bu durumda bulunan hastanelerde eğitim onayıalınmış ise ek ödeme hesaplamaları üçüncü basamak ek ödeme hesaplama usûllerine göreyapılacaktır.Üçüncü basamak ek ödeme hesaplamaları; eğitim kliniği oluşan birimde çalışan tabiplere"a)bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar" için öngörülen formüller üzerinden, eğitim kliniği oluşmamış birimdeçalışan tabipler için ise,"b) bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar" hesaplama formülleri üzerindenyapılacaktır" kuralına yer verilmiştir.Protokolün yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte olan 18/02/2011 tarihli ve 27850 sayılı ResmiGazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesisleri ve Üniversitelere Ait İlgili BirimlerinBirlikte Kullanımı ve İş Birliği Usûl ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde, birliktekullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Bakanlık asistanları da dâhil olmaküzere ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda olduğu, Dekanın, eğitimhizmetlerinin en verimli şekilde ve aksamadan yürütülmesi için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlütedbiri almaya yetkili olduğu, 7. maddesinde; birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin Bakanlıktarafından bu Yönetmelik hükümleri saklı kalmak kaydıyla Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarıncaişletileceği ve tesisin, Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetileceği, sağlık tesisindeki her türlüsağlık ve destek hizmetinin, üniversite personelinin sağlık hizmeti sunumu da dâhil olmak üzerebaşhekimin sorumluluğunda olduğu,başhekimin bu hizmetlerin aksamadan ve en verimli şekildeyürütülmesi için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaya yetkili olduğu ve bu konuda dekanlaişbirliği içinde çalışacağı, Dekan ve başhekimin; eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerini aksatmayacakşekilde işbirliği içinde çalışarak gerekli tedbirleri almaya ve planlamalar yapmaya yetkili olduğu, 8.maddesinde, birlikte kullanımdaki tesislerde, klinik ve laboratuvarlarda sağlık hizmetleri ve eğitimhizmetlerinin ayrı sorumlular tarafından yürütüleceği, klinik veya laboratuvar eğitim hizmetisorumlusunun, ilgili klinik veya laboratuvarın eğitim hizmetleri yönünden mevcut kaynakların verimli birşekilde kullanılmasını ve insan gücünün yönetimini sağlayacağı, eğitim hizmetinin işleyişinidüzenleyeceği,9. maddesinde; Ek Ödeme Yönetmeliğinin uygulanmasında üniversite personeli için 2547 sayılı Kanunun58. maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranlarının, Bakanlık personeli için ise209 sayılı Kanunun 5. maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranlarının dikkatealınacağı, bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde Ek Ödeme Yönetmeliği hükümlerinin esasalınacağı belirtilmiş, bu Yönetmelik 03/05/2023 tarihli ve 28989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlananSağlıkBakanlığı ve Bağlı KuruluşlarınaBağlı Sağlık Tesisleri ve Üniversitelere Ait İlgili Birimlerin BirlikteKullanımı ve İş Birliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmış, anılanYönetmeliğin 6. maddesinde; birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mezuniyet öncesi ve mezuniyetsonrası tıp ve diş tabipliği eğitimlerinin, Bakanlık uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzereilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde dekanın yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği, dekan ve hastaneyöneticisinin, eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerini aksatmayacak şekilde işbirliği içinde çalışarakgerekli tedbirlerin alınmasından ve planlamaların yapılmasından sorumlu olduğu, 7. maddesinde, sağlıktesisindeki her türlü sağlık ve destek hizmetinin, üniversite personelinin sağlık hizmeti sunumu da dâhilolmak üzere hastane yöneticisinin sorumluluğunda olduğu, hastane yöneticisinin, bu hizmetlerinaksamadan ve en verimli şekilde yürütülmesi için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almayayetkili olduğu ve bu konuda dekanla işbirliği içinde çalışacağı, 8. maddesinde, birlikte kullanımdakitesislerde, bir eğitim sorumlusu ile bir idarî sorumlu görevlendirilebileceği, idarî sorumlunun, ilgili klinikveya laboratuvarın sevk ve idaresi, mevcut kaynakların müşterek ve verimli bir şekilde kullanılması ilediğer birimler ve hastane yönetimiyle olan ilişkileri yürütmekle görevli olduğu belirtilmiş, 9. maddesindeise, ek ödemeye ilişkin olarak, yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğin 9. maddesinde yer alan hususlara yerverilmiştir.HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:Hukukî güvenlik ilkesi, kişilerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin debu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.Hukukî güvenlik ilkesinin bir unsuru olan idarî tasarrufların makable şamil olmaması (geçmişe etkiliolmaması) ilkesi, müesses vaziyetlerle müktesep hakları korumak ve hukukî münasebetlerde istikrarsağlamak ihtiyaç ve zaruretinden doğmuş sosyal bir hayat kaidesidir. (DURAN Lütfi, İdare HukukuMeseleleri, 1964, s. 403).Yerleşmiş (müesses) durumların hataen doğmuş olsalar ve hak teşkil etmeseler bile, her zaman geriyeyürür şekilde ortadan kaldırılabilmeleri, istikrarı ve toplumun güven hissini sarsar, kamu düzeninizedeler. Hukuka aykırı işlemin ilgili kişi lehine doğurduğu hukukî durumların ilelebet tartışma konusu
yapılması sakıncalıdır. Dolayısıyla belirli bir süre geçtikten sonra bu hukukî durumların korunmasında,meşrû yararları olan ilgililerin korunmasını, yani hukukî durumların dokunulmazlığını kabul etmekgerekir. (TAN Turgut, İdarî İşlemin Geri Alınması, 1970, s. 60).Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27/01/1973 tarihli, E.1972/6, K.1973/2 sayılıkararında; idare hukukuna ilişkin anlaşmazlıklara idare hukuku kurallarının uygulanmasının gerekliolduğu, sebepsiz zenginleşmede sebep ile bunun sonuçlarını ayırmak gerektiği, eğer bu sebep idarehukukuna ilgilendiren bir sebep ise muteber olup olup olmadığının idare hukuku ilkelerine göreçözümlendikten sonra sonuçlarının tayin ve tespitinde Borçlar Kanununun uygulanacağı, ancak sebepsizzenginleşmenin sonuçlarına Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanabilmesi için idare hukukunda buhükümlerin aksine hüküm bulunmaması gerektiği, başka bir ifadeyle Borçlar Kanunu hükümlerinin idarehukukunda hüküm bulunmadığı hallerde tamamlayıcı hüküm olarak uygulanabileceği, idareninmahkemeye başvurmadan re'sen istirdada kalkması hâlinde Danıştayın anlaşmazlığı çözmek için idarehukuku kurallarını uygulayacağı, idarenin fazla ödemeleri memurun aylığından kesmeyip mahkemeyebaşvurması hâlinde anlaşmazlık aynı olduğu hâlde bu kez idare hukuku kurallarının değil de BorçlarKanunu kurallarının uygulanması ve belki de tamamen aksi sonuca varılmasının adalet ve hukukdüzeninin kabul edemeyeceği bir duruma yol açacağı, hukuk alanında istikrar ve güvenin ise temelilkelerden olduğu, onun için anlaşmazlık sebebi idare hukukunu ilgilendiren bir sebep ise bu çelişkiyiönlemek, ikili sonuca varma ihtimalini ortadan kaldırmak, uygulamada yeknesaklığısağlamak için işleminait bulunduğu hukuk dalı kurallarının uygulanmasının zorunlu olduğu, bu itibarla, idarenin yanlışişlemini geri alması üzerine geri alma tarihine kadar ödediği fazla paraların sebepsiz zenginleşmehükümlerine göre tahsilini istemesi davalarında yanlış işlemin geri alınıp alınamayacağı ve geri alınabilsedahi geçmişteki durumların hukukça tanınması gerekip gerekmediği ve bunun sonucu olarak ödenmişparaların geri istenip istenemeyeceğikonusundaki sorunun idare hukuku kurallarından faydalanılarakçözümlenmesi gerektiği, sebepsiz zenginleşme davasının hakkaniyete dayanan bir dava olduğu, kişiyi(özellikle intibaklarda memuru) ilelebet durumun değiştirilebileceği endişesi içinde bırakmak ve yanlışişlemin doğuşunda hiç bir payı bulunmayan (iyi niyetle zenginleşen) kişiyi aldığını geri verdikten sonra,bu yanlış işlem ve ivazsız kazandırma olmasa idi bulunacağı durumdan daha kötü bir duruma düşürmeninhakkaniyet ilkesi karşısında savunulamayacak bir tutum olacağı, müktesep hak (kazanılmış hak) ilemüesses durum (yerleşmiş, kazanılmış durum) kavramları arasında fark bulunduğu, kazanılmış hakkınhukuka uygun bir işlemden doğacağı ve bu işlem geri alınsa bile ilerisi için de devam edeceği, yerleşmiş(kazanılmış) durum kavramının ise hukuka aykırı bir işlemin belirli bir süre geçtikten sonra geri alınmasıüzerine artık ilerisi için işlemin hüküm ifade etmeyeceğini, fakat geçmişte kalan durumun da tanınmasıgerektiğini ifade ettiği, yani işlemin ilerisi için değiştirildiği, düzeltildiği anlamına geleceği, onun içinhukuka aykırı (yanlış) işlem dava süresi geçtikten sonra geri alınırsa sonrası için kişiye hakbahşetmeyeceği, yalnızca geçmişteki durumun parasal da olsa tanınması sonucunu doğuracağı, bu süregeçtikten sonra idare yanlış işlemini geri alsa bile geçmişteki durumlar artık "kazanılmış durumlar"niteliğinde olacağından, yanlış işleme dayanılarak yapılmış ödemelerin sebepsiz olduğunun ilerisürülemeyeceği ve geri istenmesinin mümkün olmayacağı, fakat, bunun ancak iyi niyetli kişiler içingeçerli olduğu, eğer idarenin yanlış işlem yapmasına kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi sebebiyetvermiş ise, bu yanlış işlemi idarenin her zaman bir süre şartına bağlı olmaksızın geriye yürürşekilde gerialabileceği, belirtilmiştir.Danıştay içtihatları birleştirme Kurulu'nun 22/12/1973 tarihli ve E:1968/8, K:1973/14 sayılıkararında da; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hâllerinde sürearanmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceğibelirtilmiş olup, anılan kararda "(...) İstikrar, kanunîlik ve kamu yararı kuralları yanında iyi niyet kuralıüzerinde de önemle durulmuştur. İdarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı terfi veya intibak işlemineidare edilenin gerçek dışı beyanı veya hilesi sebep olmuşsa veyahut geri alınan idarî tasarruf yokdenilebilecek bir illetle malûlse yahut bir terfi veya intibakta idare edilenin kolayca anlayabileceği kadaraçık bir hata mevcutsa ve idareyi haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeye imkân yoktur.Binenaleyh bu kararlara dayanılarak yapılan kanunsuz ödemeler için süre düşünülemez ve her zamanistirdat olunabilir. Ancak bunun dışında kalan hatalı ödemeler için memurun iyi niyeti istikrar vekanuniyet kadar önemli bir kural olduğundan yukarıda yazılan istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerdava açma süresi içinde istirdat edilebilir." gerekçesine yer verilmiştir.Hatalı idarî işlemlerin geri alınmasına ilişkin olarak Yargıtay ve Danıştayca alınaniçtihadıbirleştirmekararları Devlet memurlarının intibak ve terfi işlemlerine ilişkin olmakla birlikte, bukararlarda belirtilen ilkeler, hatalı idarî işlemlerin geri alınması hususunda kıyasen uygulama alanıbulabilecek genel ilkeler olduğundan, hukuka aykırı idarî işlemlere dayalı olarak elde edilenkazanımların geri alınıp alınamayacağına ilişkin bu ilkelerden somut olayın özellikleri dikkate alınmaksuretiyle yararlanılması mümkündür.Dosyanın incelenmesinden; yardımcı doçent doktor olan Ü.G'in Çorum Valiliği ile Hitit ÜniversitesiRektörlüğü arasında 17/01/2012 tarihinde imzalanan protokol uyarıncaÇorum Devlet HastanesininEğitim ve Araştırma Hastanesine dönüştürülmesinden sonra klinik idarî sorumlusu olarakgörevlendirildiği, Yönetmelikte bu statüdeki sağlık tesisleri ile ilgili ek ödemelere ilişkin bir düzenlemeyeyer verilmediğinden, bu konudaYönetmeliğin 10. maddesine göre "bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar" ve"bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar" için; hekimin baktığı hasta sayısı, mesâi içi aktif çalışılan günsayısı, girişimsel işlemler puanı gibi her ay değişebilen unsurlara göre ayrı ayrı formüller üzerinden netperformans puanları hesaplanarak ek ödeme tutarının tespit edildiği, denetmen tarafından, adı geçeningörev yaptığı kliniğin eğitim onayının Dekanlık yerine Hastane yönetimince alınmasının mevzuata aykırı
olduğundan bahisle, Dekanlıkça eğitim onayı alınmış gibi hesaplama yapılmasından dolayı idarece fazlaödeme yapıldığının belirtildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince yaptırılanbilirkişi incelemesisonucunda fazlaödeme tutarının 15.177,49 TL olduğunun tespit edildiği, fazla ödeme yapılması konusunda adı geçeninhilesi veya gerçek dışı beyanı bulunduğuna ilişkin bir iddianın idarece ileri sürülmediği anlaşılmaktadır.Klinik idarî sorumlusu uzman hekim olan Ü.G'e 17 ayda toplam 15.177,49 TL fazla ödemeyapıldığından, aylık gelirine oranı oldukça az olan uyuşmazlığa konu fazla ödeme tutarı adı geçeninkolayca anlayabileceği kadar açık bir hata olarak nitelenemeyeceği için idareyi haberdar etmemesinedeniyle iyi niyetli olmadığından söz edilemeyeceğigibi, bu ödemenin yapılmasında herhangi bir hilesiveya idareyi yanıltıcı beyanı bulunmadığından ve Yargıtay İçtihadıBirleştirme Kurulukararındabelirtildiğiüzere idare yanlış işlemini geri alsa bile, iyiniyetli memurlar bakımından geçmişteki durumlar artıkmüesses (yerleşmiş) durum niteliğinde olacağı için yanlış işleme dayanılarak yapılmış ödemelerin sebepsizzenginleşme teşkil ettiği ileri sürülemeyeceğinden, davacı lehine oluşan müesses durumun yok sayılmasısonucunu doğuracak şekilde ilk ödeme tarihinden 35 ay, son ödeme tarihinden ise 16 ay sonra geriistenilmesinin hukukî güvenlik ilkesiyle bağdaşır bir yönü bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesince verilen karar sonucu itibarıyla hukuka uygunbulunduğundan, bu gerekçeyle İdare Mahkemesi kararı benimsenmek suretiyle hüküm uyuşmazlığınıngiderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.SONUÇ:
1- Çorum İdare Mahkemesinin 15/06/2017 tarihli ve E:2017/205, K:2017/703 sayılı kararı ileÇorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/02/2020 tarihli ve E:2020/25, K:2020/53 sayılı kararı arasındahüküm uyuşmazlığı bulunduğuna;
2- Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/02/2020 tarihli ve E:2020/25, K:2020/53sayılıkararının kaldırılmasına,3) Çorum İdare Mahkemesinin 15/06/2017 tarihli ve E:2017/205, K:2017/703 sayılı kararınınbelirtilen gerekçeyle benimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesininuygun olacağı düşünülmektedir." B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi 14. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı; kararlar arasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ve idare mahkemesikararının benimsenmesi suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi yönünde düşünce bildirmiştir. Başsavcılık düşüncesinin ilgilikısmı şöyledir: "...MEVZUAT YÖNÜNDEN İNCELEME:İdari ve adli yargı kararları arasında oluştuğu ileri sürülen hüküm uyuşmazlığının çözümü için;öncelikle hüküm uyuşmazlığının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 24. maddesinin birincifıkrasına göre, hüküm uyuşmazlığının varlığı için; uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli ve idari yargımercileri tarafından verilmesi, konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması, her iki kararında kesinleşmiş olması, kararlarda davanın esasının hükme bağlanması, kararlar arasındaki çelişkinedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması ve bu koşulların birlikte gerçekleşmesiaranmaktadır.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların incelenmesinde; ortada, adli ve idari yargıyerlerince verilmiş ve kanun yollarına başvurularak şeklen kesinleşmiş; taraflarından en az birinin aynıolduğu kararların bulunduğu ve tüm kararlarda da davanın esasının hükme bağlandığı ve kanunyollarının tüketildiği anlaşılmıştır.Hüküm uyuşmazlığına konu Çorum İdare Mahkemesi kararında, davacıya yapılan döner sermaye eködemesinin yasal faiziyle birlikte iade edilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesine karşın, Çorum1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararında, söz konusu ödemenin yasal faiziyle birlikte tahsiline kararverildiği anlaşılmakla, iki karar arasında oluşan çelişki nedeni ile hakkın yerine getirilmesinin olanaksızhale geldiği, bu duruma göre, söz konusu adli ve idari yargı kararları arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğu kabul edilmelidir.Dava dosyalarının incelenmesinden; yapılan denetim sonucunda, doktor olan davacıya yapılacakdöner sermaye ek ödemesinin hatalı olarak esas alman formüller üzerinden hesaplanarak ödemeyapıldığının tespit edildiği, 11.01.2016 tarihli ve E16000695 sayılı işlemde, Şubat 2013-Haziran 2014dönemini kapsayan ek ödeme işlemlerinde tarafına yersiz ödeme yapıldığı belirtilerek, söz konusudönemde yersiz ödemenin yasal faiziyle birlikte iadesinin istenildiği anlaşılmaktadır. Hüküm uyuşmazlığıoluştuğu anlaşılan adli ve idari yargı kararlarına bakıldığında, Ü.G'e bu dönemde yapılan ek ödemeninyersiz olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Her iki yargı kararında da, idarenin zarara uğradığıve haksız ödeme yapıldığı kabul edilmekle birlikte, uyuşmazlığın hem adli hem idari yargıda farklışekillerde çözümlenmiş olması hüküm uyuşmazlığına neden olmuştur.Bu noktada, kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında Danıştay İçtihatlarıBirleştirme Kurulunun (İBK) 22.12.1973 tarihli ve 1968/8 E., 1973/14 K. sayılı kararının uygulanmasıgerekmektedir. Anılan kararda, idarenin; yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesihallerinde süre aranmaksızın kanunsuz ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, belirtilen istisnalardışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzeredava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağı esasa bağlanmıştır.Bu kararla konulan ilkeye göre davacının sebep olduğu bir hata, hile ya da gerçek dışı beyanı söz
konusu olmadığı halde fazla yapıldığı iddia edilen ihtilaf konusu ödemenin, ödendiği tarihten itibarenancak 2577 sayılı Kanun'da dava açma süresi olarak öngörülen 60 gün içinde geri alınabileceği, bu süregeçtikten sonra idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkesi gereği idarenin bu tutarı geri alamayacağı kabuledilmelidir.Olayda, davacıya yersiz ödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödemesinin mevzuatın yanlışyorumlandığından bahisle geri alınmak istenildiği dikkate alındığında, davacının söz konusu ödemeninyapılması konusunda hilesi veya gerçek dışı beyanının bulunmadığı, bu sebeple idarenin açık hatayadüştüğünden söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.Bu itibarla, Danıştay İBK'nın anılan kararı uyarınca, mevzuat hükümlerinin davalı idare tarafındanyanlış yorumlanması sebebiyle davacıya yapılan ödemelerde, davacının hilesi ve gerçek dışı beyanıolmadığından, yersiz ödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödeme tutarının en son ödemenin yapıldığıtarihten itibaren 60 günlük sürenin geçirilmesinden sonra talep edildiği gerekçesiyle dava konusu işleminiptali yönünde verilen kararın hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.SONUÇ:Çorum İdare Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2017/205 E., 2017/703 K. sayılı kararı ile Çorum1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2020/25 E., 2020/53 K. sayılı kararı arasındahüküm uyuşmazlığının bulunduğunun kabulüne,Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2020/25 E., 2020/53 K. sayılı kararınınkaldırılmasına;Çorum İdare Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2017/205 E., 2017/703 K. sayılı kararınınbenimsenmesine,Karar verilmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesinin mümkün olduğu düşünülmektedir..." V. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 15. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12. maddesi şöyledir: “(Değişik: 12/5/1982 - 2670/5 md.) Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmekve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak içingerekli tedbirleri almak zorundadırlar.Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararınilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiğitarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar,kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.” 16. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71. maddesi şöyledir: “(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veyaihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağındaartışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.Kamu zararının belirlenmesinde;a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,Esas alınır.(Değişik üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlamaveya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatınagöre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat,onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamukaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerekdüzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bufiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminatdahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.(Değişik son fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararının, bu zarara neden olan kamugörevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığınınteklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” (2/7/2018 tarihli ve 703sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 213 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “Maliye Bakanlığınınteklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak” ibaresi “Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan”şeklinde değiştirilmiştir.)
17. 14 Şubat 2013 tarih ve 28559 (Mükerrer)sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Türkiye KamuHastaneleri Kurumuna Bağlı SağlıkTesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına DairYönetmelik”in“Amaç” başlıklı 1.maddesi şöyledir: “ (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunca belirlenen hizmet sunum şartlarıve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmetekatkısı, performansı, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezive girişimsel işlemler ile özellik arz eden birimlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, dönersermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek,kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmektir.” 18. Aynı Yönetmeliğin “Üçüncü basamak sağlık tesislerinde net performans puanının hesaplanması”başlıklı 10.maddesi şöyledir: “ (1) Mesai içi çalışan personelin net performans puanları aşağıdaki şekilde hesaplanır.a) Bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar:1) Eğitim sorumlusu, eğitim görevlisi, başasistan ve uzman tabipler, acil kliniklerde ise pratisyentabipler: Net performans puanı = [((Klinik hizmet puan ortalaması x 0,75) + (Mesai içi sağlık tesisi puanortalaması x 0,25)) x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı] +Bilimsel çalışma destek puanı + [(Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı – (Klinik hizmet puanortalaması x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı)) x 0,5] + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan günkatsayısı).2) Asistanlar: Net performans puanı = [((Klinik hizmet puan ortalaması x 0,25) + (Mesai içi sağlıktesisi puan ortalaması x 0,75)) x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan günkatsayısı] + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).3) Yan dal asistanları: Net performans puanı = [((Klinik hizmet puan ortalaması x 0,60) + (Mesai içisağlık tesisi puan ortalaması x 0,40)) x Hizmet alanı- kadro-unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılangün katsayısı] + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).4) Enfeksiyon hastalıkları kliniklerinde çalışan eğitim sorumlusu, eğitim görevlisi, başasistanlar veuzman tabipler: Net performans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı xHizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ekpuan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).5) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunmayan, biyokimya ve mikrobiyoloji kliniklerindeçalışan eğitim sorumlusu, eğitim görevlisi, başasistan, uzman tabipler ve tıpta uzmanlık mevzuatına göreuzman olanlar ile ÜYTE merkezlerinde çalışan tıbbi histoloji ve embriyoloji uzmanları: Net performanspuanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı xMesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktifçalışılan gün katsayısı).6) Asistanlar (Enfeksiyon hastalıkları kliniklerinde ve laboratuvar hizmetlerinde çalışanlar): Netperformans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı xMesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktifçalışılan gün katsayısı).b) Bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar:1) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diştabipleri:Net performans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvankatsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + [(Tabip muayene ve girişimsel işlem puanı– (Mesai içisağlık tesisi puan ortalaması x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı)) x 0,5] + Bilimsel çalışma destekpuanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).2) Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanları: Net performans puanı = (Mesai içisağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktifçalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan günkatsayısı).3) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunmayan biyokimya ve mikrobiyoloji gibilaboratuvar hizmetlerinde çalışan uzman tabipler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar veÜremeye Yardımcı Tedavi (ÜYTE) merkezlerinde görev yapan tıbbi histoloji ve embriyoloji uzmanları:Netperformans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadrounvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan xMesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).4) Sağlık tesisi puan ortalamasından ek ödeme alacak tabipler:Net performans puanı = (Mesai içisağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan günkatsayısı) + Bilimsel çalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).5) Ek-4 sayılı tablonun (C) bölümü kapsamında sağlık tesisi puan ortalamasından ek ödeme alacaktabipler:Net performans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puan ortalamasının Ek-4/C’de belirtilen oranı xHizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimsel çalışma destekpuanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).c) Diğer personel (tabip dışı personel):Net performans puanı = (Mesai içi sağlık tesisi puanortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı) + Bilimselçalışma destek puanı + (Ek puan x Mesai içi aktif çalışılan gün katsayısı).
(2)Mesai dışı çalışan personelin net performans puanları aşağıdaki şekilde hesaplanır.a) Bir kliniğe bağlı olarak çalışanlar:1) Eğitim sorumlusu, eğitim görevlisi, başasistanlar ve uzman tabipler: Net performans puanı =[((Mesai dışı klinik hizmet puan ortalaması x 0,75) + (Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x 0,25)) xHizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı] + [(Mesai dışı tabipmuayene ve girişimsel işlemler puanı – (Mesai dışı klinik hizmet puan ortalaması x Mesai dışı aktifçalışılan gün katsayısı)) x 0,5].2) Asistanlar (laboratuvar hizmetlerinde çalışan asistanlar hariç): Net performans puanı =[(Mesaidışı klinik hizmet puan ortalaması x 0,25) + (Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x 0,75)] x Hizmetalanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı.3) Yan dal asistanları:Net performans puanı = ((Mesai dışı klinik hizmet puan ortalaması x 0,60) +(Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x 0,40)) x Hizmet alanı- kadro-unvan katsayısı x Mesai dışı aktifçalışılan gün katsayısı.b) Bir kliniğe bağlı olarak çalışmayanlar:1) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunan uzman tabip, tabip, uzman diş tabibi ve diştabipleri:Net performans puanı = (Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvankatsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı) + [((Mesai dışı tabip muayene ve girişimsel işlempuanı – (Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı)) x 0,5].2) Sağlık tesisi puan ortalamasından ek ödeme alacak tabipler:Net performans puanı = Mesai dışısağlık tesisi puan ortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan günkatsayısı.3) Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanları: Net performans puanı = Mesai dışısağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktifçalışılan gün katsayısı.4) Tabip muayene ve girişimsel işlemler puanı bulunmayan biyokimya ve mikrobiyoloji laboratuvarhizmetlerinde çalışan uzman tabipler ile tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar: Net performanspuanı = Mesai dışı sağlık tesisi puan ortalaması x Kriter katsayısı x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı xMesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı.c) Diğer personel (tabip dışı personel): Net performans puanı = Mesai dışı sağlık tesisi puanortalaması x Hizmet alanı-kadro unvan katsayısı x Mesai dışı aktif çalışılan gün katsayısı.” B. Yargı Kararları 19. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22/12/1973 tarihli ve E.1968/8 K.1973 /14 sayılı kararındaözetle; İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın istirdadına, bir mahkeme kararına lüzumolmadan karar verilebileceği ve bu karara karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay’ın görevi içinde olduğu; İdarenin,yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın terfi veya intibaka dayanaraködediği meblağı her zaman geri alabileceği; belirtilen istisnalar dışında kalan ödemelerin istirdadının, hatalı ödemeninyapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde kabil olduğu ve dava açma süresi geçtikten sonra istirdatedilemeyeceği kabul edilmiştir. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; idarece memura yapılan haksızödemelerin dava açma süresi içerisinde istenebileceği, bu süre geçtikten sonra ise ancak yokluk, açık hata, memurungerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde ödemenin geri alınabileceği kabul edilmiş ve yerleşik idari yargı kararları da budoğrultuda istikrar bulmuştur. 20. Benzer konudaki bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına da değinmekte yarar görülmektedir.27/01/1973tarih ve E.1972/6, K.1973/2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının sonuç kısmı şöyledir: “ 1- Yokluk ile mutlak butlan halleri hariç ve kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi ile de sebebiyetvermemiş olmak kaydıyla idarenin yanlış şart tasarrufunu (özellikle yanlış intibak işlemini), ancak iptaldavası süresi veya kanunlarda özel bir süre varsa bu süre içinde yahut iptal davası açılmışsa davasonuna kadar, geriye yürür şekilde geri alabileceğine,2-Bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geriye yürür şekilde geri alınamayacağına,3-Bu süreler geçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınması halinde geri alma gününe kadar doğmuşdurumların, parasal sonuçları da dahil olmak üzere, hukuken kazanılmış durum olarak tanınmasıgerektiğine,4-Bu nedenle yanlış işlemin (intibakın) bu süreler geçtikten sonra geri alınması durumunda, gerialma gününe kadar ödenmiş bulunan fazla paraların (aylıkların) hukuken geçerli bir nedenle ödenmişbulunduğunun kabulü gerekmesi karşısında, artık sebepsiz zenginleşme söz konusu olamayacağından,sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak geri istenemeyeceğine ve içtihadların bu yoldabirleştirilmesine…” 21. Anılan kararın gerekçesinde, şu değerlendirmelerde bulunulmaktadır:“… Yukarıdan beri yapılanaçıklama ve incelemelerden anlaşılacağı gibi, yanlış bir şart tasarrufun idare tarafından geri alınmasındandolayı ödenmiş fazla paraların geri istenmesi davalarında, kamu yararı ile kişisel yararı uzlaştıracak, kamu vehukuk düzenini sarsmayacak, aksine, bunlara güven ve devamlılık sağlayacak nitelikte en adil ve hukuki birnorm olarak iptal davası süresini, genel olarak yanlış şart tasarrufu, geriye yürür şekilde geri almak için birsınır olarak kabul etmek, bu süre geçtikten sonra tasarrufun ancak ilerisi için hüküm ifade edecek şekilde gerialınabileceği, daha doğrusu ilerisi için değiştirilebileceği, tarzında bir sonuca varmak gerekir. Belirtilen süreler
geçtikten sonra idare yanlış tasarrufunu geri alsa bile, geçmişteki durumlar artık kazanılmış durum niteliğindeolacağından, yanlış işleme dayanılarak yapılmış ödemelerin sebepsiz olduğu da ileri sürülemeyecek ve geriistenmesi mümkün olmayacaktır…” VI. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 22. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 08/07/2024tarihli toplantısında, dosyanın usul yönünden incelenmesi sonunda; Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/02/2020tarih ve E.2020/25, K.2020/53 sayılı kararı ile Çorum İdare Mahkemesinin 15/06/2017 tarih ve E.2017/205,K.2017/703 sayılı kararları arasında, 2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde açıklandığı şekilde; tarafları, konusu vedava sebebi aynı olan ve kesinleşmiş kararlar arasında hüküm uyuşmazlığı doğduğu ve çelişki nedeniyle hakkın yerinegetirilmesinin olanaksız hale geldiği değerlendirilerek, anılan maddede öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşıldığındanhüküm uyuşmazlığı bulunduğuna; bu nedenle, 2247 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca İdari Yargılama Usulü Kanunugözetilerek Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe ve eklerinin 30 gün içinde cevap verilmek üzereSağlık Bakanlığına bildirilmesine, verilen cevabın karşı tarafa tebliği suretiyle dosyanın tekemmülünün sağlanmasına, usulüişlemler tamamlandıktan ve esas hakkındaki rapor yazıldıktan sonra Başkanlıkça belirlenecek tarihte işin esasınıngörüşülmesine oy birliği ilekarar verilmiştir. 23. Bunun üzerine Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmiş; yasalsüresi içerisinde Sağlık Bakanlığı vekilince verilen cevap dilekçesinde, hüküm uyuşmazlığı talebinin reddine kararverilmesitalep edilmiştir. 24. Hüküm uyuşmazlığının giderilmesine yönelik talep kapsamında, usule yönelik işlemler tamamlandığından,işin esasına geçilmiştir. B. Esasın İncelenmesi 25. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında; 26. Başvuru dilekçeleri ve ekleri, uyuşmazlığa konu edilen kararlara ilişkin dava dosyaları, ilgili Başsavcılarındüşünce yazıları, dayanılan Kanun kuralları, taraflarca verilen dilekçe ve ekleri ile Raportör-Hakim SüleymanARIDURU'nun hazırladığı rapor okunup incelendikten ve ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın yazılı düşünceleri doğrultusundaki açıklamaları alındıktan sonragereği görüşülüp düşünüldü: 27. Hüküm uyuşmazlığına ilişkin olay, Çorum Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uzman hekimolarak çalışan Ü.G'e Şubat 2013 - Haziran 2014 tarihleri arasında yapılan döner sermaye ek ödemesinin hukuka aykırıolarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Bir taraf, söz konusu ödemenin hukuka uygun olarak yapıldığı iddiası ile geriistenemeyeceği iddia ve savunmasında bulunurken diğer taraf, tam aksine yapılan ödemenin hukuka aykırı olduğundangeri istenebileceği iddia ve savunmasında olduğundan, her iki dava sebebi, yani maddi vakıalar aynıdır. 28. Dava dosyalarının incelenmesinden, idari yargıda davacı adli yargıda davalı olan Ü.G'e Şubat 2013-Haziran 2014 tarihleri arasında hataya düşülerek döner sermaye ek ödemesinin yapıldığı, adıgeçenin söz konusuödemelerin yapılması konusunda hilesi veya gerçek dışı beyanının bulunmadığı anlaşılmıştır. 29. Bu bakımdan, parasal hak ödemesini düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazlaödeme yapılması suretiyle oluşan kamu zararının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesi ile 5018 sayılıKamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71. maddesi kapsamında sayılıp sayılamayacağı yönündendeğerlendirilmesi gerekmektedir. 30. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 12. maddesindeki düzenleme ile, devlet memurlarının görevlerisırasında sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı sorumlulukları ile zararın nasıl tahsil edileceği açıklanmış olmakla birlikte,mali hakları düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödeme yapılması suretiyle oluşan kamuzararının, münhasıran kamu mallarına verilen zararın tahsilini düzenleyen bu madde ile çözümlenmesi mümkünbulunmamaktadır. 31. Devlet memurlarına sehven ya da mevzuatın yorumunda hataya düşülerek yapılan aylık ve ücret farkıödemelerinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında tahsil edilip edilemeyeceği hususunagelince; 5018 sayılı Kanun'un yukarıda açıklanan 71. maddesinde öncelikle kamu zararının tanımı yapılmış, sonrasındakamu zararının belirlenmesindeki kriterler sayılarak kapsam belirlenmiştir. Somut uyuşmazlığa bakıldığında ise, bu maddekapsamında oluşan bir kamu zararından söz etmek mümkün bulunmamaktadır. Ortada mevzuatta olmayan bir ödemeninyapılması değil mevzuatta öngörülen bir ödemenin yapılması sırasında idarece hataya düşülmesi söz konusu olduğundan,
uyuşmazlığın 5018 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi mümkün değildir. 32. Bu durumda kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında 5018 sayılı Kanun öncesindeolduğu gibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli, E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararınınuygulanması gerektiği açıktır.33. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı hatalı ödemelere ilişkin olmakla beraber getirdiği ilkelerinidari işlemlerin geri alınmasına dair genel ilkeler olduğu kuşkusuzdur. Dolayısıyla idare yokluk, açık hata, memurungerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı işlemini her zaman geri alabilecek, ancak bunun dışındakalan hallerde hatalı işlemini sadece dava açma süresi içinde geri alabilecek, bu süre geçtikten sonra idari istikrar vehukuki güvenlik ilkesi gereği geri alamayacaktır. 34. Olayda, uzman hekim Ü.G'e yersiz ödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödeme tutarının mevzuathükümlerinin yanlış yorumlandığından bahisle geri alınmak istenildiği dikkate alındığında, idarenin açık hatayadüştüğünden söz edilemeyeceği gibi, söz konusu ek ödemenin ödenmesinde, adı geçenin hilesi veya gerçek dışı beyanınında olmadığı görülmektedir. 35. Bu itibarla, kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alınmasında, Danıştay İçtihatlarıBirleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli ve E.1968/8, K.1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiği sonucunaulaşılmakla, mevzuat hükümlerinin davalı idarece yanlış yorumlanması nedeniyle yapılan ödemelerde, uzman hekimÜ.G'in hilesi, gerçek dışı beyanı olmadığından, adı geçene yersiz ödendiği tespit edilen döner sermaye ek ödemesitutarının, idari dava açma süresinin geçirilmesinden sonra talep edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönündeverilen kararın hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. 36. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin20/02/2020 tarih ve E.2020/25, K.2020/53 sayılı kararının kaldırılmasına, Çorum İdare Mahkemesinin 15/06/2017tarih ve E.2017/205, K.2017/703 sayılı kararının benimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi gerekmiştir. VII. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle: A. Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/02/2020 tarih ve E.2020/25, K.2020/53 sayılı kararınınKALDIRILMASINA, B. Çorum İdare Mahkemesinin 15/06/2017 tarih ve E.2017/205, K.2017/703 sayılı KARARININKABULÜNE, Bu suretle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE, 07/10/2024 tarihinde, Üye Doğan AĞIRMAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN KARŞI OY Uyuşmazlık, Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uzman hekim olarak görev yapmaktaolan başvurucuya, Şubat 2013 - Haziran 2014 tarihleri arasında yapılan döner sermaye ek ödemesinin iadesi talebineilişkindir.Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun benzer konuda verdiği kararında "İdarenin, yokluk, açık hata,memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalıödediği meblağı her zaman gerialabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının hatalı ödemenin yapıldığı tarihtenbaşlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğibelirtilmiş olup; anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıylahukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari
işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadaraçık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeyeolanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler için süre düşünülemeyeceği, bu ödemelerinher zaman geri alınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memurun iyi niyetinin istikrar vekanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerinancak dava süresi içinde geri alınabileceği" vurgulanmıştır (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 22/12/1973 tarih veE.1968/8, K.1973/14).Daha önce Yargıtay Hukuk Genel Kurulu benzer bir davada vermiş olduğu kararında; "Burada çözümebağlanan sorun; intibak ve hatalı terfi işlemi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınmasıhalinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemelerin sebepsiz zenginleşmehükümleri uyarınca geri istenmesinin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığı konusu ile ilgili olup,sonuçta yokluk ile mutlak butlan durumları ayrık olmak ve kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi ile sebebiyetvermemiş olması kaydıyla, idarenin yanlış şart tasarrufu (özellikle yanlış intibak işlemini) ancak iptal davasısüresi içinde geriye yürür şekilde geri alabileceği, bu süre geçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınması halindegeri alma gününe kadar doğmuş durumların, parasal sonuçları da dâhil olmak üzere, hukuken kazanılmışdurum olarak tanınması gerektiği, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak geri istenemeyeceği içtihatedilmiştir. Bu içtihadı birleştirme kararının, idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde,idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütünhatalı ödemelerin idare tarafından gerek Ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapan görevlilerden gerialınamaması gibi bir sonuç doğurur ki, idareyi işlemez ve iş göremez bir duruma sokacak olan böyle bir sonucunhukukça savunulması mümkün değildir. Bu nedenle içtihadı birleştirme kararının kapsamı dışında kalan veherhangi bir şart tasarrufa ayartmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından Borçlar hukukunun haksıziktisap kurallarına dayanılarak geri istenebileceğinin kabulü gerekir" gerekçesiyle direnme hükmünün bozulmasınakarar vermiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 05/12/1984 tarih ve 1982/ 13 - 387 E, 1984/997 Karar sayı ilamı).Yine benzer konuda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi verdiği emsal kararında; "Dava konusu fazla ödemenin,idarenin bir şart tasarrufuna dayanmadığı, salt hatalı ödemeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.TBK. m. 77/1' e göre; zenginleşen başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızınelde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır. Geri verme borcunun konusu ve kapsamı; TBK. m. 79 ve 80'de "aynen geri verme ilkesi" ne göre düzenlenmiştir.Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya daborçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardanhangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri vermeborcu altındadır.Borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir.Yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren biryanılmadır.HGK' nun 05/12/1984 tarih ve 1982/13 - 387 E. - 1984/997 K.sayılı kararı ile herhangi bir salt tasarrufadayanmayan salt hatalı ödemenin idare tarafından BK' nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geriistenebileceği açıklanmıştır.Çorum İdare Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile idare işlemi ödeme tarihinden itibaren 60 günlükyasal süre geçtikten sonra istenemeyeceği gerekçesiyle iptal edilmiş olup, yukarıda yazılı olduğu üzere şarttasarrufa dayanmayan dava konusu ödeme için sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca araştırma ve incelemeyapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir"gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 18/05/2017 tarih, Esas No:2016/458, Karar No: 2017/7568).Sebepsiz zenginleşme hükümleri Borçlar Kanununda düzenlenmiştir.Uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 61. maddesine göre;"Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisap eden kimse, onu iadeye mecburdur.Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bulunan bir sebebe yahut vücudu nihayet bulmuşolan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin, iadesi lazımdır".Bu maddenin karşılığı olarak düzenlenmiş 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77. maddesine göre;"Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, buzenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş birsebebe dayanması durumunda doğmuş olur."Bu maddelere göre, haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşmeye"sebepsiz zenginleşme" denir. Sebepsiz zenginleşen kimse, bu zenginleşmeyi, aleyhine zenginleştiği kimseye gerivermek zorundadır. Dolayısıyla sebepsiz zenginleşme bağımsız bir borç kaynağıdır (Fikret Eren-Borçlar Hukuku GenelHükümler-Ankara 2018-Sayfa 864 vd., Haluk. N. Nomer-Borçlar hukuku Genel Hükümler-İstanbul 2013-Sayfa 201vd.).Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa baktığımızda, idarece yapılan yersiz ödemenin Borçlar Hukukuçerçevesinde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadır.Buna göre Şubat 2013 - Haziran 2014 tarihleri arasında, yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin aksine,döner sermaye ek ödemesinin hataen yapıldığı konusunda tereddüt bulunmadığından, ödenen miktarın geri istenilmesininkoşullarının mevcut olduğu görülmektedir.Açıklanan tüm bu nedenlerle, Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman doktor olarakgörev yapan Ü.G'e Şubat 2013 - Haziran 2014 tarihleri arasında yersiz olarak ödenen döner sermaye ek ödemesiningeri istenilmesine ilişkin idari işlemin hukuka uygun olduğunun saptanması karşısında; yersiz ödemenin geri alınmasına
ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın sonunda işlemin iptaline karar veren Çorum İdare Mahkemesinin kararınınkaldırılmasına; hukuk ve usule uygun bulunan Adli Yargıya ait Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kabulüve bu surette hüküm uyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun idari yargıkararının benimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi yolundaki kararına katılmıyorum.ÜyeDoğan AĞIRMAN