T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2022/79KARAR NO : 2022/76
KARAR TR : 28/02/2022ÖZET: Güvercinada Mesleki ve TeknikAnadolu Lisesi Uygulama Otelinde ustaöğretici olarak çalışan davacının, iş akdininfeshedilerek görevine son verilerek iştenayrılması nedeniyle İş Kanunu’ndankaynaklanan parasal haklarının ödenmesiistemiyle açtığı davanın ADLİ YARGIYERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : T.... D.....Vekili
: Av. E.UDavalı : Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. G.S I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlık bünyesindeki Güvercinada Mesleki ve Teknik Anadolu LisesiUygulama Otelinde 2005-2021 tarihleri usta öğretici olarak çalıştığını, 28/01/2021 tarihinde iş akdinin bildirimsiz olarakfeshedildiğini, fazla mesai ücretlerinin, resmi ve dini bayram çalışma ücretinin ve yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini;Uyuşmazlık Mahkemesikararları incelendiğinde usta öğretici konumundaki müvekkilin iş akdinden doğan gerek işçilikalacakları gerekse hizmet tespiti sorunlarının çözüm yerinin adli yargı olduğunu veİş Mahkemelerinin görev alanınagirdiğini ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL kıdem tazminatı, 3.000 TL fazla mesaiücreti, 3.000 TL resmi tatil ve bayramlar çalışma ücreti, 3.000 TL yıllık ücretli izin, 3.000 TL ihbar tazminatı ve3.000 TL6772 sayılı Kanun gereğince tediye alacağının, yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Kuşadası İş Mahkemesi 20/05/2021 tarihli ve E.2021/67, K.2021/134 sayılı kararı ile, açılandavada idari yargı mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 6100 sy. HMK md. 114/1-b ve 115/2 maddeleriuyarınca, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir BölgeAdliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 25/11/2021 tarihli ve E.2021/2385, K.2021/2050 sayılı kararı ile, davacının istinafbaşvurusunun HMK. 353/b-l maddesi uyarınca esastan reddine kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararıkesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... Dava, davalı kurum bünyesinde usta öğretici olarak çalışan davacının işçilik alacaklarınıntahsili istemine ilişkindir.Öncelikle taraflar arasındaki uyuşmazlığa bakma görevinin İş Mahkemesine mi yoksa İdareMahkemesine mi ait olduğu hususunun çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Zira görev konusu kamudüzenine ilişkin olup mahkemece her aşamada kendiliğinden dikkate alınır.5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. Maddesi (7036 sayılı Kanunu'nun 5. maddesi) uyarınca İşKanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya işKanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri işmahkemeleridir.Somut olayda, davacının dışarıdan ücretli usta öğretici olarak İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün istemive Valiliğin onayı ile görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Yani davacı 657 sayılı Yasanın 89. maddesindebelirtilen statü içinde ve Valilik onayı ile görevlendirilmiştir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun89.maddesinde "Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (AskeriAkademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmenveya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahutaçıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, dersgörevi, alacaklarının nitelikleri ve diğer hususlar ile ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu'nunkararı ile tespit olunur” hükmü yer almaktadır. Bu maddeye dayanılarak çıkarılan TC. Milli EğitimBakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta ÖğreticilerHakkında Yönetmeliğin 5/2.maddesinde Uzman ve Usta Öğreticilerin 657 Sayılı Devlet MemurlarıKanununun 89.maddesi uyarınca 02/12/1998 tarihli ve 98/12120 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
yürürlüğe giren TC Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkinEsaslarda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebileceği belirtilmiştir.7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5.maddesi uyarınca 5953 Sayılı Kanuna tabi gazeteciler,854 Sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/05/2003 tarihli ve 4857 Sayılı İş Kanununa veya 11/01/2011tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmetsözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeni ile sözleşmedenveya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarında çözüm yeri İş Mahkemeleridir. Davacı iledavalı arasında iş sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna tabiolduğunun kabulü gerekir. Aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi-işveren ilişkisiolarak nitelenemez. Davacının sosyal güvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamındaolması iş sözleşmesi ile çalıştığını göstermez.İş bu davaya emsal, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18/01/2017 tarih 2015/9-736 Esas 2017/25Karar sayılı kararında: "Davacının ders ücret karşılığı kadrosuz usta öğretici olarak Valilik onayı iledavalı bakanlık bünyesindeki Sürmene Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde görevlendirildiği,ücretlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ücretler üzerinden ödendiği, taraflararasında iş sözleşmesi bulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tabii olduğu anlaşıldığınagöre; davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyal güvenlik hukuku açısından Sosyal SigortalarKurumunaprimlerinin yatırılmış olmasının iş sözleşmesi ile çalıştığı anlamına gelmeyeceği de dikkatealınarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün İş Mahkemesinin görev alanına girmediğisonucuna varmak gerekmiştir." denilmektedir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarının bağlayıcı olduğu göz önüne alındığında eldeki davadadavacının usta öğretici olarak Valilik onayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Kuşadası GüvercinadaMesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde görevlendirildiği, aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tabiiolduğu belirlenmekle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün İş Mahkemesinin görev alanınagirmediği, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği açıktır.Farklı yargı kollarına mensup mahkemeler arasında yargı yolu ilişkisi vardır. Mahkemeler, kamudüzenine ilişkin yargı yolu ilişkisine re'sen dikkat etmek zorundadırlar. HMK. 114. maddesi gereğince buhusus dava şartı olduğundan davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Tüm bu gerekçelerle emsalİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 2020/125 Esas, 2020/276 karar sayılı, 20/10/2020karar tarihli ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/2073 Esas, 2018/311 Kararsayılı, 08/03/2018 tarihli ilamı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2018/1433 Esas,2019/1243 Karar sayılı, 30/12/2019 karar tarihli ilamları birlikte değerlendirilerek davacının 657 SayılıYasanın 89.maddesinde belirtilen statü içinde ve Valilik onayı ile görevlendirildiği, taraflar arasında işsözleşmesi bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin Statü Hukukuna tabi olduğu, aralarında işçi-işverenilişkisi olmadığı, ilke kararı niteliğinde olmayan Uyuşmazlık Mahkemesinin çözüm yerinin Adli Yargıolduğuna ilişkin kararının bağlayıcı nitelikte olmaması nedeni ile uyuşmazlığın çözüm yerinin İdari Yargıolduğu kanaatine varılarak açılan davada idari yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından6100 sy. HMK md. 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca, dava şartı yokluğundan davanın USULDENREDDİNE dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Ayrıca her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesi ekinde adli yargının görevli olduğuna dair birkısım uyuşmazlık mahkemesi kararları yer almakta ise de Uyuşmazlık Mahkemesince uyuşmazlığın esasıhakkında verilen kararın kural olarak sadece o uyuşmazlığın tarafları arasında geçerli olduğu, üçüncükişilere karşı etkili olması ve onları da bağlamasının söz konusu olmadığı anlaşıldığından Mahkememizcedikkate alınmamıştır... " 3. Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Aydın 1. İdare Mahkemesi 07/01/2022 tarihli ve E.2021/1106 sayılı kararı ile, davanın görüm veçözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımlarışöyledir: "506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde; “Bir hizmet akdine dayanarak bir veyabirkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar...” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri” Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasından doğanuyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasa hükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5510 sayılıKanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesigereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79.madde ile başlayanDördüncü Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İşMahkemelerinde görülür” denilmiştir.Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun l. maddesinde; Kanunun amacının, işverenler ile birişsözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve
sorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretliizin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişikmaddelerinde yer verilmiştir.Diğer taraftan; 12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7036sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun; "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde; “(1) İşmahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi,26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye MahkemelerininKuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. (2) İş durumunun gereklikıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, dairelerarasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar ResmîGazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. (3) İş mahkemesi kurulmamışolan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince,bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş, "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde; "(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı vetazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..."denilmiş, "Görev" başlıklı 5. maddesinde; "(1) İş mahkemeleri;a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleriarasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b)İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındakiuyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş vesosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlerebakar" denilmiştir. Aynı Kanun'un "Geçici Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde;"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş işmahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar,açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2)Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiğitarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olandavalar hakkında uygulanmaz.(3)Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhiledilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafındangörülmeye devam olunur.(4)İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar,karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yer verilmiştir.Dosya kapsamında yapılan incelemede; davacının Kuşadası İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlıGüvercinada Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli bünyesinde usta öğretici olarak çalıştığı;davanın, fiilen çalışmış olduğu günler için tazminatlarının ödenmesi istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminatlarının İşKanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünün Adli Yargı Makamlarının görevine girdiği sonucuna varılmıştır." III. İLGİLİ HUKUK 5. 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaçişveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar…" denilmiş, aynı Kanun'un"Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı 134. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar,yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür" hükmüne yer verilmiş; 506sayılı Kanun hükümleri 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 6. 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79. madde ile başlayan 4.Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde "Bu Kanun'da aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür"denilmiştir. 7. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının,işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarakçalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; "İşSözleşmesi, Türleri ve Feshi" hususuna Kanun'un 8. maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirimsüresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanun'un değişik maddelerinde yer verilmiştir. 8. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliyemahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargıçevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge AdliyeMahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Budaireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliğidikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir.Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.
(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, oyerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır." 9. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: " (1)Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işeiade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 10. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir: "(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleriarasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındakiuyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş vesosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava veişlere bakar."
11. 7036 sayılı Kanun'un "Geçici Hükümleri" başlıklı Geçici madde 1 şöyledir: "(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş işmahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar,açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiğitarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olandavalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhiledilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafındangörülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar,karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Muammer TOPAL'ın başkanlığında, Üyeler Birol SONER, Nilgün TAŞ,Doğan AĞIRMAN, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 28/02/2022 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılanKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 13. Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 14. Dava, davacının Güvercinada Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Otelinde 2005-2021 tarihleriarasında, usta öğretici olarak çalıştığı döneme ilişkin, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, resmi tatil ve bayramlar çalışmaücreti, yıllık ücretli izin alacağı, ihbar tazminatı ve tediye alacağının faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. 15. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminatının İş Kanunu’ndankaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
16. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Aydın 1. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Kuşadası İş Mahkemesince verilen 20/05/2021 tarihli ve E.2021/67, K.2021/134 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Aydın 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kuşadası İş Mahkemesince verilen20/05/2021 tarihli ve E.2021/67, K.2021/134 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28/02/2022 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Muammer
Birol
Nilgün
Doğan
TOPAL
SONER
TAŞ
AĞIRMAN
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN