T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/246KARAR NO : 2024/332
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: Davacı ile davalı Büyükşehir Belediyesi arasındakentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında imzalanansözleşmenin uygulamasının geciktiğinden bahisle veyürütülen kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasındauğranılan maddi zararın tahsili istemiyle açılan davanın,İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: M.DDavalı
: Kayseri Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. M. A I. DAVA KONUSU OLAY 1.Davacı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 73. maddesi kapsamında Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisinin16/01/2015 tarihli ve 126, 127, 128, 129 sayılı kararlarına dayalı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine22/05/2015 tarihli ve 2015/7812 sayılı Bakanlar KuruluKararı ile onaylanan Sahabiye ve Fatih Mahalleleri KentselDönüşüm Projesi içerisinde ikinci etap olarak belirlenen ve 6306 sayılı Kanun kapsamında 19/02/2018 tarihli ve2018/11511 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan ilan edilen bölgede kentsel dönüşüm kapsamında kalan kendisineait konutu için yapılan kira yardımının yetersiz kalması ve kendisine verilmesi taahhüt edilen konutun inşaatınıntamamlanamaması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zarara karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik100.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. 2. Davalı vekili, yasal süresi içinde verdiği cevap dilekçesi ile dava konusu uyuşmazlığın imar uygulamasındankaynaklandığı ve bu nedenle uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek yargı yolu itirazındabulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 18/01/2024 tarih ve E.2023/529 sayılı kararı ile, davalıidarenin görev itirazının reddine karar vermiştir. 4. Davalı vekili, 2247 sayılı Kanun'un 12. maddesinde belirlenen yasal süre içinde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunmuştur. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi 5. Danıştay Başsavcılığınca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin l. fıkrasının (b) bendihükmü gereğince idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davalarınınidari dava türleri arasında olduğu görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karar verilerek, dosya Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasınailişkin talebin ilgili kısmı şu şekildedir: "... Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlü olduğu belirtilmiş, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 2. maddesinin (1-b)işaretli bendinde, idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlâl edilenler tarafından açılan tamyargı davaları, idarî dava türleri arasında sayılmıştır.Kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla hukukî durumda değişiklik yapan işlemleri yargı içtihatları ve öğretide idarî işlem olaraktanımlanmakta olup, bu tanıma göre, idarelerin tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları, kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri, bu projeler uyarınca tesis edilen imaruygulamaları, konut tahsisi ve satışı, kamulaştırma, arsa payı tahsisi gibi bireysel işlemler, "idarî işlem"niteliği taşımaktadır.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak hazırladığı plan ve projeyegöre meydana getirdiği tesislerin kurulması, işletilmesi, bakım ve onarımı sırasında kişilere verdiğizararların tazmini istemiyle açılacak davaların görüm ve çözümünde, idarî eylem ve işlemlerden dolayı
kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapanidarî yargı mercileri görevli bulunmaktadır.Davacı ile davalı idarearasında 06/06/2018 tarihinde6306 sayılı Kanuna istinaden Kayseri SahabiyeKentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında Hak Sahibi Uzlaşma Sözleşmesininimzalandığı, buSözleşmeyegöre, davacının 809 ada, 475 sayılı parsel üzerindeki bağımsız bölümü( konut) ve imar parselihissesini davalı idareye devrettiği ve karşılığında, 1. uygulama etap sınırı içerisinde; D blok 13 katKD,KB cephe 98 bağımsız bölüm numaralı konutun davacıya verilmesininkararlaştırıldığıanlaşılmaktaolup, davalı idarece 6306sayılıKanunagöreyürütülenkamuhizmetininyerinegetirilmesisırasındauğranıldığıileri sürülenzararıntazminiistemiyleaçılandavanın2577sayılıKanunun2.maddesinin(1-b) işaretli bendiuyarıncaidarî işlemve eylemlerdendolayı kişisel haklarıdoğrudan zarar görenler tarafından açılan tamyargı davaları kapsamında idarî yargı merciince çözümlenmesi gerekmektedir.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin E:2016/123, K:2016/259, E:2017/479, K:2017/532, E:2023/267,K:2023/502 ve E:2022/487, K:2023/172 sayılı kararları da bu görüşü destekler niteliktedir. ..." 6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının yazılı düşüncesi istenilmiştir. III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ 7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulügerektiği yolunda yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir: "...... Davaya konu olay incelendiğinde, uyuşmazlıkta, 6306 sayılı Kanun hükümlerine göre "riskliyapı" kapsamına alınan dava konusu yapı hakkında davalı idarenin proje uygulamalarına başladıktansonra, 6306 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu gücünü kullanarak, resen ve tek taraflı olarak işlemtesis ettiği açıktır. Öte yandan davacının talebinin, kira yardımının yetersiz kalması ve kendisine verilmesitaahhüt edilen konutun inşasının tamamlanamaması nedeniyle fazladan kira ödediğinden bahisleuğradığını ileri sürdüğü zararın tazmini olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda; davalı idarenin, yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projenin gerçekleşmesi amacıyla 6306 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tektaraflı ve kamu gücünü kullanarak tesis ettiği işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde, 6306sayılı Kanun'da öngörülen usule uyulup uyulmadığının belirlenmesi gerektiğinden, idari yargı yeriningörevli olduğu düşünülmektedir.Bu nedenle, Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince yapmış olduğubaşvurunun kabulü ... gerekmektedir." IV. İLGİLİ HUKUK Mevzuat 8. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesininuyuşmazlıkla ilgili fıkraları şöyledir:
"Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörelhedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekligördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölgeplanı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerinnazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzereBakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almakzorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncücümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Biraylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilenitirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme üçüncücümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar....(Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kentsel tasarım projeleri uygulama imar planlarıyla birliktehazırlanabilir. Bu kentsel tasarım projelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkçabelirlenir...."
9. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı" başlıklı 73. maddesinin ilgilikısımları şöyledir: "(Değişik: 17/6/2010-5998/1 md.)Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknolojiparkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak,eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veyadeprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Biralanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birininveya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunmasışarttır. Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim projealanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca buyönde karar alınması şarttır....Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilanetmeye büyükşehir belediyeleri yetkilidir. Büyükşehir belediye meclisince uygun görülmesi halinde ilçebelediyeleri kendi sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir.Büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin herölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imarişlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmayabüyükşehir belediyeleri yetkilidir.(...)Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarındaki gayrimenkul sahipleri ve 24/2/1984 tarihli ve 2981sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmarKanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanuna istinaden, hak sahibi olmuş kimselerleanlaşmaları halinde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında hakları verilir. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/122 md.) Anlaşma sonucu belediye mülkiyetine geçen gayrimenkuller haczedilemez. 2981 sayılıKanun kapsamına girmeyen gecekondu sahiplerine enkaz ve ağaç bedelleri verilir veya belediyeimkanları ölçüsünde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı dışında arsa veya konut satışı yapılabilir. Bukapsamda bulunanlara Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile işbirliği yapılmak suretiyle konut satışı dayapılabilir. Enkaz ve ağaç bedelleri arsa veya konut bedellerinden mahsup edilir.Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyelerinanlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyelertarafından yapılır veya yaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasınagerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Kanunun 18 incimaddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davasıaçabilir.(...) " 10. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un "Tahliye ve yıktırma"başlıklı 5. maddesinin 1. ve 2. fıkraları şöyledir: "(1) Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapıalanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. (Değişikcümle:29/11/2018-7153/22 md.) Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine, kiracılarına ve yapıdaikamet etmek şartıyla sınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı veyapım için yardım yapılabilir. (Ek cümle:7/11/2023-7471/9 md.) Yapım için yapılacak yardımın usul veesasları Cumhurbaşkanınca belirlenir.(2) (Değişik:29/11/2018-7153/22 md.) Uygulamanın gerektirmesi hâlinde, birinci fıkradabelirtilenler dışında olup Kanun kapsamındaki yapıları kullanmakta olan kişilere de geçici konut veyaişyeri tahsisi ya da kira yardımı ve yapım için yardım yapılabilir. Bu kişiler ile yapılacak olan anlaşmanın,bunlara yardım yapılmasının, enkaz bedeli ödenmesinin ve bankalardan kullanacakları kredileredönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilmesinin usul ve esaslarıCumhurbaşkanınca belirlenir...." 11. 6306 sayılı Kanun'un "Uygulama işlemleri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesi şöyledir: " (Değişik: 14/4/2016-6704/23 md.) Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda dahaönce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Başkanlığıntalebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularakveya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları oranındatescil edilir. ..." 12. 6306 sayılı Kanun'un "Çeşitli hükümler" başlıklı 8. maddesinin 7. fıkrası şöyledir:"(7) Riskli yapıların tespit edilmesine veya ettirilmesine dair usul ve esaslar, risklilik kriterleri, riskliyapıların tespitinde ve itirazların değerlendirilmesinde görev alacak teknik heyet ve diğer komisyonlar ilebu Kanunun uygulanmasına dair diğer usul ve esaslar, Başkanlıkça hazırlanacak yönetmelikler iledüzenlenir. ..."
13. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin "Amaç ve Kapsam" başlılı 1. maddesi şöyledir: "Bu Yönetmeliğin amacı; 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki AlanlarınDönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca, riskli yapılar ile riskli alan ve rezerv yapı alanlarınıntespitine, riskli yapıların yıktırılmasına, yapılacak planlamaya, dönüştürmeye tabi tutulacak taşınmazlarındeğerinin tespitine, hak sahibi olacaklarla yapılacak anlaşmaya ve yapılacak yardımlara, yenidenyapılacak yapılara ve 6306 sayılı Kanun kapsamındaki diğer uygulamalara ilişkin usûl ve esaslarıbelirlemektir." 14. Aynı Yönetmeliğin "Uygulama alanında hak sahipliği ve diğer uygulamalar" başlıklı 13. maddesinin1. fıkrası ile 2. fıkrasının ilk cümlesi şöyledir: "(Değişik:RG-21/5/2024-32552)(1) Yapılacak konut ve işyerlerinin niteliği ve büyüklüğü ilgili kurumca belirlenmek kaydıyla,uygulama alanındaki taşınmaz maliklerine öncelikle uygulama alanında yapılacak olan konut veişyerlerinden verilmek üzere bunlarla sözleşme akdedilir. Gerekmesi halinde uygulama alanındakitaşınmaz maliklerine arsa veya Kanun kapsamında kullanılmak üzere Başkanlıkça satın alınan hazırkonut ve işyerlerinden verilmek üzere sözleşme yapılabilir.(2) Uygulama alanındaki taşınmazın 12 nci maddeye göre tespit edilen bedeli, malike verilecekkonut veya işyerinin yapım maliyet bedelinden/rayiç değerinden düşülür. ..." 15. Aynı Yönetmeliğin "Kira yardımı ve diğer yardımlar" başlıklı 16. maddesinin 1. ve 2. fıkraları şöyledir: "(Değişik:RG-21/5/2024-32552)(1) Anlaşma ile tahliye edilen uygulama alanındaki yapıların maliklerine tahliye veya yıkımtarihinden itibaren Başkanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir. Yardım süresi riskli alandışındaki riskli yapılarda 18 aydır. Riskli ve rezerv yapı alanlarında kira yardımı süresi 48 ayı geçmemekşartı ile ilgili kurumca belirlenir. Aylık kira bedeli Başkanlıkça belirlenir. İnşaat halinde olup içindeikamet edilen yapılarda kira yardımı veya faiz desteğinden, sadece inşaat halindeki yapıda ikamet edilenbağımsız bölümlerin malik, kiracı ve sınırlı ayni sahipleri faydalanır. Anlaşma ile tahliye edilen yapılarınmaliklerine mümkün olması hâlinde, kira yardımı yerine tahliye tarihinden itibaren konut ve işyerlerininteslim tarihine kadar geçici konut veya işyeri tahsisi yapılabilir.(2) 6306 sayılı Kanun kapsamında 21/3/2016 tarihli ve 2016/8663 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ileyürürlüğe konulan 6306 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yapıları Malik, Kiracı veya Sınırlı Ayni Hak SahibiOlmaksızın Kullananlara Yardım Yapılmasına Dair Karara göre;a) Hak sahibi olanlara riskli yapılarda 18 ay, riskli ve rezerv yapı alanlarında ise 48 ayı geçmemekşartı ile ilgili kurumca belirlenecek süre ve miktarda,b) Gecekondu sahiplerine;1) Riskli yapılarda birinci fıkraya göre belirlenen aylık kira bedelinin iki katı kadar,2) Riskli ve rezerv yapı alanlarında (a) bendi uyarınca hak sahipleri için belirlenen süre ve miktarınüçte ikisini geçmemek üzere ilgili kurumca belirlenecek süre ve miktarda,3) Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenen riskli alanlarda ise48 ayı geçmemek şartı ile ilgili kurumca belirlenecek süre ve miktarda, kira yardımı yapılabilir. ..." 16. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. V. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında; başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğinceyapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 18. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
19. Dosyanın incelenmesinden; 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesi kapsamında Kayseri Büyükşehir BelediyeMeclisi kararlarına dayalı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine 22/05/2015 tarihli ve 2015/7812 sayılıBakanlar KuruluKararı ile onaylanan Sahabiye ve Fatih Mahalleleri Kentsel Dönüşüm Projesi içerisinde ikinci etapolarak belirlenen ve 6306 sayılı Kanun kapsamında 19/02/2018 tarihli ve 2018/11511 sayılı Bakanlar Kurulu kararıylariskli alan ilan edilen bölgede kentsel dönüşüm kapsamında kalan davacıya ait konut için yapılan kira yardımının yetersizkalması ve kendisine verilmesi taahhüt edilen konutun inşaatının tamamlanamaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülenzararın tazmini istemiyle adlî yargıda bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 20. Kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler idari işlem olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre de, idarelerin İmarKanunu'nun yukarıda anılan 8. maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici imarplanları, kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri, bu projeler uyarınca tesis edilen imar uygulamaları, konut tahsisi ve satışı,kamulaştırma, arsa payı tahsisi gibi bireysel işlemler, idari işlem niteliği taşımaktadır. 21. Her ne kadar, proje kapsamında davalı idare ile davacı arasında arsa karşılığı konut sözleşmesi imzalanmışise de, bu sözleşmenin kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında kalan taşınmaz üzerinde kentsel dönüşüm vegelişim alanlarına ilişkin mevzuat hükümleri uyarınca davacının hak sahibi olduğu yapısına karşılıkkonut tahsisi amacıylatesis edildiği, sözleşmede idarenin üstün hak ve yetkilerinin bulunduğu, tarafların serbest iradeleri ile anlaşmalarıniteliğinde değil, idari sözleşme niteliği taşıdığı, dolayısıyla uyuşmazlığın özel hukuk sözleşmesi kapsamındanitelendirilmesine imkân bulunmadığı anlaşılmaktadır. 22. Bu durumda, davacı ile davalı idare arasında anılan kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında06/06/2018 tarihinde "Kayseri Sahabiye Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi Hak Sahibi Uzlaşma Sözleşmesi"imzalandığı, bu sözleşmeye göre tapu tahsis hakkının davalıya devredildiği, taahhüt edilen konut için kira yardımıödenmesine başlanıldığı, projenin dava tarihi itibarıyla tamamlanamadığı anlaşıldığından, davalı idarenin yetkili organınınkamu gücünü kullanarak, res'en ve tek taraflı olarak tesis ettiği işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un2/1-b maddesinde yer alan idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafından açılan tamyargı davaları kapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısınınbaşvurusunun kabulü ileKayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/01/2024 tarih ve E.2023/529 sayılı görevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. VI. HÜKÜM Açıklanan nedenlerle;
A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin18/01/2024 tarih ve E.2023/529 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 07/10/2024 tarihinde,OY BİRLİĞİYLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN