T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/253KARAR NO : 2024/367KARAR TR : 07/10/2024 ÖZET: Davacının Halk Eğitim Merkezinde usta öğreticiolarak çalışırken iş akdinin feshi nedeniyle, İşKanunu’ndan kaynaklanan kıdem tazminatınınödenmesiistemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: N.T.TVekilleri
: Av. H. Ş.YDavalı
: Milli Eğitim BakanlığıVekili
: F. G. G I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde 11/10/1991- 14/01/2019 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yaptığını, iş akdinin gerekçe gösterilmeksizin feshedildiğinibelirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1000 TL kıdem tazminatının, iş akdinin feshedildiği tarihten itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. İstanbul 16. İş Mahkemesi 06/12/2023 tarih ve E.2023/282, K.2023/399 sayılı kararı ile, davadaidari yargının görevli olması nedeni ile HMK'nın 114/1-b, 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı bulunmadığından,davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir : "Dosya kapsamına davalı tarafça sunulan belgelerden, davacının dışarıdan ücretli usta öğreticiolarak Fatih İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün istemi ve Fatih Kaymakamlığın onayı ile görevlendirildiği,davacıya ücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları kanununun 89.maddesine uygun olarak BakanlarKurulunca çıkarılan kararlaruyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ders ücretleriyle ödendiği anlaşılmaktadır.Davacının sosyal güvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında olması işsözleşmesi ile çalıştığını göstermez.Tüm bu açıklamalar kapsamında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18/01/2017 tarihli 2015/9-736Esas 2017/25 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 9 Hukuk Dairesinin 16/01/2018 tarihli ve 2017/10569 Esas2018/330 Karar sayılı kararları da dikkate alınarak, somut olaya bakıldığında davacının ders ücretkarşılığı kadrosuz usta öğretici olarak Kaymakamlık onayı ile davalı Bakanlığa bağlı Etiler AnadoluOtelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Müdürlüğünde görevlendirildiği, ücretlerinin 657 Sayılı DevletMemurları Kanununun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarıncaMaliye Bakanlığınca belirlenen ücretler üzerinden ödendiği, taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığıve aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tabi olduğu anlaşıldığına göre; davacının 506 sayılı Kanungereğince sosyal güvenlik hukuku açısından Sosyal Sigortalar Kurumuna primlerinin yatırılmış olmasınıniş sözleşmesi ile çalıştığı anlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığınçözümünün iş mahkemesinin görev alanına girmediği anlaşılmaktadır. Tüm açıklamalar ve bu hukukiolguya göre uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olduğu kanaatine varıldığından yargı yolunun caizolmaması nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Benzer İstanbul Bam 26. H.D 2018/215 esas 2019/1424 karar sayılı ilamı, İstanbul Bam 50. H.D2023/155 esas 2023/356 karar sayılı ilamı)HÜKÜM : Gerekçesi Açıklandığı Üzere;1-6100 sayılı HKM'nın 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmaması ve görevli yargıyerinin İdari yargı olması nedeniyle, HKM'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulünden reddine..."
3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. İstanbul 13. İdare Mahkemesi 29/04/2024 tarih ve E.2024/341 sayılı kararı ile, davacı ile davalıidare arasında bir hizmet ilişkisi bulunduğu, İş Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı yeriolduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesininbu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
''...Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından Halk Eğitim Müdürlüklerinde 01/10/1991 -14/01/2019 tarihlerinde usta öğretici olarak görev yaptığı, 14/01/2019 tarihinde davalı tarafındanherhangi bir gerekçe gösterilmeden iş akdinin feshedildiği ve hak kazandığı kıdem tazminatının hiçbirşekilde ödenmediğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000.00 TL KıdemTazminatı alacağının iş akdinin feshi tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizile birlikte davalı işverene ödetilmesine karar verilmesi istemiyle İstanbul 16. İş Mahkemesi'nde açılandavada, anılan Mahkemenin 06.12.2023 tarihli E:2023/282 ve K:2023/399 sayılı ilamıyla; özetle;"..taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığı ve aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tabi olduğuanlaşıldığına göre;., taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün iş mahkemesinin görev alanınagirmediği anlaşılmaktadır. Tüm açıklamalar ve bu hukuki olguya göre uyuşmazlığın çözüm yeri idariyargı olduğu kanaatine varıldığından yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine" kararverildiği, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması üzerine anılan kararın 06/02/2024 tarihindekesinleştiği ve 20.02.2024 tarihli dilekçeyle bakılmakta olan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta yukarıda hükmüne yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında davacı ile davalıidare arasında bir hizmet ilişkisinin kurulduğu ve davacının talep etmekte olduğu tazminatın İşKanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın adli yargı yerindebakılacağı sonucuna varılmıştır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 18/12/2023 tarih ve E:2023/591. K:2023/744 sayılı kararı da buyöndedir.Açıklanan nedenlerle; 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin eldeki bu dosya ile İstanbul 16. İş Mahkemesinin 06.12.2023 tarihli E:2023/282 ve K:2023/399 sayılıdosya aslının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine ve görevli yargı yeri tayini hususundaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar bakılan işbu davanın incelenmesinin ertelenmesine...'' 5. İstanbul 13. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalarve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göresigortalı sayılırlar." 7. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalarabakmakla görevli mahkemelerde görülür." 8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı3. maddesinin ilgilikısmı şöyledir: "Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veyakendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder...." 9. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 10. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili
ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." 11. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı1. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartlarıve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleriile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın buKanun hükümleri ile bağlı olurlar." 12. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümündekıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlarayer verilmiştir. 13. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliyemahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargıçevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge AdliyeMahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Budaireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliğidikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir.Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, oyerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır." 14. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir: "(1)Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işeiade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 15. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir: "(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleriarasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlikmevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava veişlere bakar." 16. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir: "(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş işmahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar,açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiğitarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olandavalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhiledilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafındangörülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar,karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 17. Uyuşmazlık MahkemesininKenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare
mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adliyargı karar örneği ve kesinleşme şerhi ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği uyuşmazlığı çözmeye yeterli bilgive belgenin olması nedeniyle adli yargı dosyasının istenilmediği ve usule ilişkin başka bir noksanlık da bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 18. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 19. Dava, davacının Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin feshinedeniyle, kıdem tazminatının faizi ile birlikte, davalıdan tahsili istemiyle açılmıştır. 20. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatının İş Kanunu’ndankaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. 21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 13. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, İstanbul 16. İş Mahkemesinin 06/12/2023 tarih ve E.2023/282, K.2023/399 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 13. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, İstanbul 16. İş Mahkemesinin06/12/2023 tarih ve E.2023/282, K.2023/399 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 07/10/2024 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN