T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/258KARAR NO : 2024/428
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: TEİAŞ tarafından yapılan yarışma ihalesi sonrasıimzalanan Rüzgar Enerjisi Santrali katkı payı anlaşmasınınuygulanmasından kaynaklı RES katkı payı bedelindendoğan uyuşmazlığın ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: ...Enerji Elektrik Üretim A.Ş.Vekili
: Av. S.VDavalı
: Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel MüdürlüğüVekili
: Av. D. G I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, davalı TEİAŞ ile imzalanan anlaşma hükümlerine aykırı olarak tahakkuk ettirilen 5.830.998,66TL RES katkı payı faturasının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.810.403,74 TL'lik kısmı yönündenborçlu olmadıklarının tespitine vefazladan ödenentutarın ödeme tarihinden itibaren işlemişveişleyecek avans faiziylebirlikte davalıdan tahsilinekarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. 2. Davalı vekili, süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevliolduğunu ileri sürerek yargı yolu itirazında bulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 04/04/2024 tarih ve E.2024/48 sayılıkararı ile, davadamahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davalının yargı yoluna ilişkin itirazının reddine karar vermiştir. 4. Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi 5. Danıştay Başsavcısı, RES katkı payına ilişkin faturanın fazla tahakkuk ettirildiği ileri sürülen kısmına karşıaçılan davada, yargısal denetimin, idarî yargı yerince yapılması gerektiği düşüncesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesiuyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Kararınilgili kısmı şöyledir: "...İdarî işlemler, çeşitli hukukî etkiler doğurmak amacıyla yapılan tek yanlı ve icrâî iradeaçıklamaları olarak tanımlandığında, "iradenin açıklanması" yönünden, bu iradenin sahibi durumundaolan "İdarî makam" kavramı önem kazanmaktadır. Bu hususta, yalnızca işlemi yapan merciye görebelirlenen organik ölçüt tek başına yeterli olmamaktadır. Yani idarenin her işlemi idarî işlem olmadığıgibi, bütün idarî işlemlerin kamu tüzel kişileri tarafından tesis edilmesi de söz konusu değildir. Bu açıdan,idarî karar alma yetkisi ve gücüyle donatılmış olmalarına karşılık, gerek statüleri ve gerekseteşkilatlanmaları ve yönetimleribakımındanözelhukuktüzelkişisiolup da kamu hizmeti gören kuruluşlar, buhizmetleri yerine getirirlerken kamu makamı gibi hareket ettiklerinden, işlemleri idare hukuku kurallarınatâbidir.Yasama organı tarafından özel faaliyetler için söz konusu olmayacak bir ayrıcalıklar veyükümlülükler rejimine tâbi tutulan ve sorumluluğu ile denetimi son tahlilde bir kamu otoritesi tarafındanüstlenilen faaliyetler, kamu hizmeti olarak kabul edilmektedir. Kamu hizmeti yerine getirilirken sahipolunan ayrıcalıklara dayanılarak, tek yanlı irade beyanıyla tesis edilen, hukukdüzeninde değişiklikyapan, başka bir anlatımla, kişilerin hukukî durumlarında değişiklik meydana getiren etkili veyürütülmesi zorunlu işlemler iptal davasına konu edilebileceği gibi, bu işlemler nedeniyle uğranılanzararların tazmini için tam yargı davası da açılabilir.Elektrik piyasası faaliyetleri, 4628 sayılı Kanun ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ikincildüzenlemelerde ayrıntılı olarak kurala bağlanmış olup, 6446 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (j) bendinde;bu Kanunun uygulanmasında, ikili anlaşmanın, gerçek ve tüzel kişiler arasında özel hukuk hükümlerine
tâbi olarak elektrik enerjisi ve/veya kapasitenin alınıp satılmasına dair yapılan ve Kurul onayına tâbiolmayan ticarî anlaşlamaları ifade edeceği belirtilmiş, 4. maddesinde ise, elektrik piyasası faaliyetleri,üretim, iletim, dağıtım, toptan veya perakende satışı, ithalat ve ihracatı ile piyasa işletimi faaliyetleriolarak sayılmıştır.Kanun'da elektrik enerjisi “iletim” faaliyetinin münhasıran Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketitarafından yürütülebileceği belirtilmiştir. Elektrik piyasasındaki diğer faaliyetlerin yürütülmesine ise,kamu tüzel kişilerinin yanında, özel hukuk tüzel kişilerinin de katılması mümkün olup, elektrik piyasasıfaaliyetlerinin, arz güvenliğini ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlamaya yönelik olarak uyum içindeyürütülmesi gerekmektedir.TEİAŞ'nin ekonominin kurallarına uygun olarak faaliyette bulunmak üzere kurulan sermayesinintamamı Devlete ait, tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluşu olduğu, elektrik iletim tesislerini işletmegörevinin, elektrik enerjisi iletim faaliyetleri kapsamında TEİAŞ'ne ait olduğu, anılan şirketin iletimfaaliyeti dışında herhangi bir faaliyetle iştigal edemeyeceği,bu hizmetin, özel hukuk sözleşmeleri ilegerçek veya tüzel kişilere yaptırılmasının mümkün bulunmadığı mevzuattan anlaşılmaktadır.Belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinden, elektrik iletim hizmetinin tekel niteliğinde birkamu hizmeti olduğu, bu hizmetin kanunî tekel olan TEİAŞ tarafından gerçekleştirildiği; elektrik dağıtımhizmetinin ise, bölgesel tekel niteliğinde bir kamu hizmeti olduğu ve lisanslı dağıtım şirketleri tarafındanyerine getirildiği; iletim kamu hizmetinin elektrik dağıtım şirketleri açısından zorunlu unsur niteliğindeolduğu ve bu hizmetin TEİAŞ ile dağıtım şirketleri arasında akdedilen sistem kullanım ve bağlantıanlaşmaları ile gerçekleştirildiği; bu anlaşmaların kamu hizmetinin ifası amacıyla, kamu tüzel kişiliğinihaiz bulunan ve kanunî tekel olan TEİAŞ ileyürüttüğü faaliyet açısından iletim sistemi zorunlu unsur olandağıtım şirketleri arasında akdedildiği; diğer taraftan, RES katkı payı anlaşmasının ise, EPDK onayınatâbi olması, anlaşma metninin Yönetmelik ekinde yer alması ve anlaşma metninin taraflarcadeğiştirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle ticarî anlaşma olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.Doktrinde ve yargı kararlarında, idarî sözleşme, taraflarından en az birisi bir kamu tüzel kişisi olanve bir kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin ve/veya özel hukuku aşan birtakım hükümler içeren sözleşmeolarak tanımlanmakta olup, bir kamu hizmetinin kurulması ve/veya işletilmesi için yapılan idarîsözleşmeler, gerek hizmetin yürütülmesini sağlamak için hizmeti yapanlara kamu gücüne dayanan kimiyetkiler tanıması, gerekse idarenin, hizmetin düzenli ve istikrarlı biçimde yürütülmesini sağlamak içindenetim ve gözetim yetkisine sahip olması yönlerinden özel hukuk sözleşmelerinden ayrılmaktadır.RES katkı payı anlaşması, teklif mektubu ve taahhütname, "Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim TesisiKurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği”nin ekinde yer almakta olup;davacı şirket açısından, dava konusu faaliyetinin yürütülebilmesi açısından bu anlaşmanın imzalanmasızorunludur. Anlaşma maddelerinde ne TEİAŞ'ın ne de davacı şirketin değişiklik yapma imkânıbulunmadığından, anlaşma özel hukuku aşan bir rejime tâbidir.Başka bir anlatımla, 6646 sayılıKanun'un 3. maddesinin (j) bendinde; "ikili anlaşma" EPDK onayınatâbi olmayan "ticarî anlaşma" olarak tanımlandığından,ticarî anlaşmanın aksine EPDK onayına tâbi olanve Yönetmelikte düzenlenen esaslı unsurları üzerinde tarafların müzakere edemedikleri RES katkı payıanlaşmasının, elektrik üreten şirketler bakımından imzalanmasından kaçınılamayacak zorunlu unsurniteliğinde olması ve sözleşme serbestisinin söz konusu olmaması nedeniyleözel hukuk hükümlerine tâbiticarî anlaşma olmayıp kamu hukukuna tâbi idarî sözleşme olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Dava konusu RES katkı payı bedeli, mülga Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak ÜzereYapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği ve bu Yönetmelik uyarınca imzalanan idarîsözleşmeye dayanılarak tahakkuk ettirildiğinden, RES katkı payınailişkin faturanın, fazla tahakkukettirildiği ileri sürülen kısmına karşı açılan bu davada yargısal denetimin, idarî yargı yerince yapılmasıgerekmektedir.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin 05/04/2021 tarih ve E:2021/166, K:2021/226 sayılı kararı da bugörüşü destekler niteliktedir." 6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının yazılı düşüncesi istenilmiştir. III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ 7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğinceyapmış olduğu başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği yönünde yazılı düşünce bildirmiştir, Yazılı düşüncenin ilgilikısmı şöyledir: "...Dosyanın incelenmesinden; davalı TEİAŞ tarafından açılan ihale sonucunda imzalanan RES KatkıPayı Anlaşması'na aykırı olarak tahakkuk ettirildiği iddia edilen RES katkı payı bedeli faturasıkapsamında fazladan ödenen kısım bakımından borçlu olunmadığının tespiti ve fazladan ödenen tutarıniadesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın hangi yargı yolunda çözülmesi gerektiği buanlaşmanın idari sözleşme ya da özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olup olmadığına göre belirlenecektir.Bilindiği gibi, idari sözleşmeler, idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiye dayanarak, kamu hizmetiningereklerinin yerine getirilmesi için kamu yararı amacı ile taraflar arasında akdedilen ve idareye üstünhak ve yetkiler veren, gerektiğinde tek yanlı değişiklik ve fesih yetkisini de idareye tanıyan niteliktesözleşmelerdir. Kamu idarelerinin özel hukuk alanında akdettikleri sözleşmeler ise idari sözleşme niteliğitaşımayıp, özel hukuk kurallarına göre düzenlenmektedir.
Uyuşmazlığa konu RES Katkı Payı Anlaşması'nın incelenmesinden; 5. maddede; "Bu anlaşmanınhükümlerinin uygulanmasından dolayı doğacak veya çıkacak anlaşmazlıkların çözümünde AnkaraMahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir." hükmünün getirildiği, 6. maddede yer alan; "... RES katkıpayının ödenmemesi halinde 6183 sayılı ... Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammıoranında gecikme faizi uygulanacaktır." hükmüyle, 7. maddede yer alan; "... lisansın iptal edilmesi veyalisansın mücbir sebepler ya da gerekçeleri EPDK tarafından uygun bulunan haller dışında herhangi birnedenle sona ermesi hallerinde, Şirket tarafından sunulmuş olan teminat mektubu TEİAŞ tarafından iratkaydedilecektir." hükmünün, idarenin üstün yetkilerle donatılmış olduğuna karine teşkil etmeyeceğianlaşılmaktadır.Somut olayda, davalı TEİAŞ'ın hukuki statüsünden bağımsız olarak, anlaşmanın imzalanmasındansonra TEİAŞ'a tanınan imtiyazlı bir yetkiden, sözleşmeyi tek taraflı değiştirme, denetleme, cezai işlem tesisetme veya tek taraflı feshetme gibi üstün bir kamu gücünden söz etmek mümkün değildir. Anlaşmadatarafların karşılıklı yükümlülüklerinin bulunduğu, tarafların bununla bağlı olduğu, uyuşmazlığın anlaşmaöncesindeki ihale sürecine ilişkin olmadığı ve anlaşma hükümleri çerçevesinde özel hukuk sözleşmesiniteliğindeki RES Katkı Payı Anlaşması’nda düzenlenen RES katkı payı bedelinden kaynaklandığıanlaşıldığından, davanın çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Uyuşmazlık Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2022/258 E.,2022/408 K. sayılı kararında da aynıhususlar vurgulanmıştır.Bu nedenle, Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince yapmış olduğubaşvurunun reddine kararverilmesi gerekmektedir... " 8. Danıştay Başsavcılığınca, dosya Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 9. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir: "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." 10. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)" 11. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Üretim faaliyeti" başlıklı 7/4. maddesi şöyledir: "(4) Rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesisi kurulması için yapılan önlisansbaşvurularının değerlendirilmesi aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır:a) Üretim tesisinin kurulacağı sahanın maliki tarafından başvuru yapılması durumunda, aynı sahaiçin yapılan diğer başvurular dikkate alınmaz.b) Başvurularda kaynak bazında tesisin kurulacağı saha üzerinde ve/veya sahayı temsil edecek sonsekiz yıl içinde elde edilmiş standardına uygun belirli süreli ölçüm verisi bulunması istenir. Sahanınbelirlenmesi, ölçümler ve değerlendirilmesi, verilerin elde edilmesi ve güvenliği ile bunlarınbelgelendirilmesi Bakanlık tarafından teklif edilen ve Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikledüzenlenir. 5346 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında belirlenen yenilenebilir enerji kaynakalanlarında kurulacak üretim tesisleri açısından ölçüm verisi aranmaz. c) TEİAŞ veya ilgili dağıtım şirketi tarafından, kullanılacak teknolojilerin şebeke bakımından etkileride dikkate alınarak uygun bağlantı görüşü verilen başvurular değerlendirmeye alınır.ç) Değerlendirmede aynı bağlantı noktasına ve/veya aynı bağlantı bölgesine bağlanmak için birdenfazla başvurunun bulunması hâlinde başvurular arasından ilan edilen kapasite kadar sisteme
bağlanacak olanları belirlemek için TEİAŞ tarafından, 5346 sayılı Kanun kapsamında YEK DesteklemeMekanizmasından yararlanabileceği sürelerde geçerli olmak ve aynı Kanuna ekli (II) sayılı cetveldebelirtilen hakları da saklı olmak üzere 5346 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan fiyatlarüzerinden en düşük fiyatın teklif edilmesi esasına dayanan yarışma yapılır. Eşitlik hâlinde uygulanacakhususlar ile yarışmaya ilişkin usul ve esaslar TEİAŞ tarafından teklif edilen ve Kurum tarafındançıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Rüzgâr ve güneş enerjisi lisans başvurularının teknikdeğerlendirmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." 12. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un"Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanlarının Belirlenmesi, Korunması, Kullanılması ile Yenilenebilir KaynaklardanElde Edilen Elektrik Enerjisinin Belgelendirilmesi" ana başlıklı İkinci Bölümünün, "Kaynak alanlarınınbelirlenmesi, korunması ve kullanılması" başlıklı4. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: "Elektrik enerjisi üretimine yönelik yenilenebilir enerji kaynak alanlarının ilgili kurum vekuruluşların görüşü alınarak belirlenmesi, derecelendirilmesi, korunması, kullanılması, bu alanlarıkullanacak tüzel kişilerde aranacak koşulların belirlenmesi, TEİAŞ ve/veya ilgili dağıtım şirketitarafından bağlantı ve sistem kullanımı hakkında görüş verilmesi ve kapasite tahsisi yapılması, yapılacakyarışma, yenilenebilir enerji kaynak alanı tahsisi, teminat alınması, yükümlülüklerin yerine getirilmemesihâlinde teminatın irat kaydedilmesi, yerli malı kullanım şartlı aksamın özellikleri ile uygulamaya ilişkinusul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Yenilenebilir enerji kaynakalanlarında kurulacak üretim tesisleri için Bakanlık tarafından Türk lirası olarak belirlenecek tavanfiyat üzerinden teklif edilecek en düşük fiyat, söz konusu yenilenebilir enerji kaynak alanı için yarışmaşartlarında belirlenecek süre boyunca YEK Destekleme Mekanizması kapsamında uygulanır. Yarışmasonucunda oluşacak fiyatın yarışma şartlarında belirlenecek süre içerisinde güncellenmesine ilişkin usulve esaslar ilgili yarışma şartnamesinde Bakanlık tarafından belirlenir. Bu madde kapsamında kurulacaküretim tesisleri için ön lisans ve lisans verme koşulları, iptali ve tadili ile ilgili hususlar EPDK tarafındançıkarılan yönetmelikle düzenlenir." 13. 22/09/2010 tarih ve 27707 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Rüzgâr Enerjisine DayalıÜretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği'nin "Amaç" ve "Kapsam"başlıklı 1. ve 2. maddeleri şöyledir: "1- Bu Yönetmeliğin amacı, 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde,rüzgâr enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılmış lisans başvurularından aynı bölge ve/veyaaynı trafo merkezi için birden fazla başvurunun bulunması durumunda, sisteme bağlanacakolanı/olanları belirlemek için yapılacak yarışmanın ve yarışma sonunda belirlenen Rüzgâr EnerjisineDayalı Elektrik Üretim Santrali Katkı Payının ödenmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir2- Bu Yönetmelik 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde, rüzgâr enerjisine dayalı üretimtesisi kurmak üzere yapılmış lisans başvurularından aynı bölge ve/veya aynı trafo merkezi için birdenfazla başvurunun bulunması durumunda sisteme bağlanacak olanı/olanları belirlemek için yapılacakyarışmaya ve yarışma sonunda belirlenen RES Katkı Payının ödenmesine ilişkin usul ve esaslar ile buyarışmaya katılacak tüzel kişilerin yükümlülüklerini kapsar." 14. Aynı Yönetmeliğin "RES katkı payı anlaşması" başlıklı 10. maddesi şöyledir:
"Lisans verilmesi EPDK tarafından uygun bulunan şirket ile TEİAŞ arasında EPDK tarafındanbelirlenen süre içerisinde Ek-3’te yer alan RES Katkı Payı Anlaşması imzalanır. RES Katkı PayıAnlaşmasının imzalanabilmesi için, 8 inci maddeye göre belirlenen banka teminat mektubunun TEİAŞ’asunulması zorunludur. RES Katkı Payı Anlaşması imzalanmazsa, TEİAŞ, ilgili şirket tarafından kendisinesunulan banka teminat mektubunu irat kaydeder." 15. 13/05/2017 tarih ve 30065 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Rüzgar veya GüneşEnerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Önlisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği'nin "RESkatkı payı tutarlarının ödenmemesi" başlıklı geçici 3. maddesi şöyledir: "22/9/2010 tarihli ve 27707 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Rüzgar Enerjisine Dayalı ÜretimTesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği kapsamında kapasitetahsis edilen tüzel kişilerin imzaladıkları RES Katkı Payı Anlaşması kapsamında, yıllık net elektrikenerjisi üretimi üzerinden hesaplanan yıllık toplam RES Katkı Payı tutarını, o yılın 31 Ocak günü saat17.00’a kadar ödememesi hâlinde söz konusu tutar, teminat mektubunun karşılık gelen kısmının iratkaydedilmesi yoluyla tahsil edilir. Bu durumun şirkete tebliğini müteakip 1 (bir) ay içerisinde teminatmektubunun irat kaydedilen kısmı tamamlanır. İşbu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde RES KatkıPayı Anlaşması ve Bağlantı Anlaşması feshedilerek Kuruma bildirilir." 16. Davalı TEİAŞ Ana Statüsünün "Hukuki Bünye" başlıklı 3. maddesi şöyledir: "Bu Anastatü ile teşkil olunan Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (Teşekkül) tüzel kişiliğe sahip,faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir İktisadi Devlet Teşekkülüdür.
Teşekkül EPK, K.H.K., ve bu Anastatü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerinetabiidir" B. Yargı Kararları 17. Uyuşmazlık Mahkemesi, benzer konulara ilişkin olarak önüne gelen uyuşmazlıklarda; sözleşme aşamasınakadar kanuna dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idari yargı yerinde,sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme veözel hukuk hükümlerine göre adlî yargı yerinde görülmesi gerektiği yolunda pek çok karar vermiştir. (16/06/2003 tarihve E.2003/47, K.2003/51; 05/02/2007 tarih ve E.2006/154, K.2007/3; 04/06/2013 tarih ve E.2013/394,K.2013/881; 13/10/2014 tarih ve E.2014/671, K.2014/890; 29/12/2014 tarih ve E.2014/1097, K.2014/1145;20/02/2017 tarih ve E.2016/91, K.2017/3; 24/12/2018 tarih ve E.2018/865, K.2018/865; 24/02/2020 tarihveE.2019/859, K.2020/162 sayılı kararlarında olduğu gibi.) IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 18. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilininanılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca 10. maddede öngörülen biçimdeolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 19. Raportör - Hâkim Gülay DOĞAN'ın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 20. Dava, taraflar arasında imzalanan RES katkı payı anlaşması hükümlerine aykırı olarak tahakkuk ettirildiğiiddia edilen 5.830.998,66 TL faturanın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.810.403,74 TL'lik kısmıyönünden borçlu olunmadığının tespiti ve fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibarenişlemişve işleyecek avansfaiziyle birlikte davalıdan tahsilinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır. 21. Olayda davacı şirket tarafından, yukarıda anılan Yönetmelik hükümlerine göre açılan yarışma ihalesisonucunda imzalanan RES Katkı Payı Anlaşmasına aykırı olarak tahakkuk ettirildiği iddia edilen RES katkı payı bedelifaturasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ve fazladanödenenmiktarın iadesiistemiyle dava açıldığı, uyuşmazlığınesasının ve çözümünün bu anlaşmanın hukuki durumuna bağlı olduğu, anlaşmanın idari sözleşme ya da özel hukuksözleşmesi niteliğinde olup olmadığına göre görevli yargı yolunun belirleneceği açıktır. 22. İdari sözleşmeler, idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiye dayanarak, kamu hizmetinin gereklerinin yerinegetirilmesi için kamu yararı amacı ile taraflar arasında akdedilen ve idareye üstün hak ve yetkiler veren, gerektiğinde tekyanlı değişiklik ve fesih yetkisini de idareye tanıyan nitelikte sözleşmelerdir. Kamu idarelerinin özel hukuk alanındaakdettikleri sözleşmeler ise idari sözleşme niteliği taşımayıp, özel hukuk kurallarına göre düzenlenmektedir. 23. Tip RES Katkı Payı Anlaşmasının incelenmesinden 5. maddede, "bu anlaşmanın hükümlerininuygulanmasından dolayı doğacak veya çıkacak anlaşmazlıkların çözümünde Ankara Mahkemeleri ve İcraDaireleri yetkilidir." hükmü ile 6. maddede düzenlenen "RES katkı payının ödenmemesi halinde 6183 sayılıKanun'un 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi uygulanacağı" ve yine 7.maddededüzenlenen "lisansın iptali veya mücbir sebepler ya da EPDK tarafından uygun bulunan haller dışındaherhangi bir nedenle sona ermesi hallerinde teminat mektubunun TEİAŞ tarafından irat kaydedilmesi"hükümlerinin, idarenin üstün yetkilerle donatılmış olduğuna karine teşkil etmeyeceği anlaşılmaktadır.
24. Somut olayda, davalı TEİAŞ'ın hukuki statüsünden bağımsız olarak, anlaşmanın imzalanmasından sonraTEİAŞ'a tanınan imtiyazlı bir yetkiden, başka bir deyişle sözleşmeyi tek taraflı değiştirme, denetleme, cezai işlem tesisetme veya tek taraflı feshetme gibi üstün bir kamu gücünü kullanma yetkisini haiz olduğundan söz etmek mümkündeğildir. Anlaşmada tarafların karşılıklı yükümlülüklerinin bulunduğu, bununla bağlı olduğu, uyuşmazlığın anlaşmaöncesindeki yarışma ihale sürecine ilişkin olmadığı, taraflar arasında anlaşma yapıldıktan sonra, özel hukuk sözleşmesiniteliğinde olan ve sözleşme hükümleri çerçevesinde tahakkuk ettirilen RES katkı payı bedelinden kaynaklı olduğuanlaşıldığından davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 25. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısının başvurusunun reddigerekmiştir.
V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 07/10/2024tarihinde,Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
K A R Ş I O Y Dava, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan anlaşma hükümlerine aykırı olarak fazla tahakkuk edildiğiiddia edilen RES Katkı Payı bedelinden sorumlu olmadığının tespiti ve fazladanödenenbedelinfaiziyle birlikteiadesitalebiyle açılmıştır.Bir kamu hizmetinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini sırasında, idarede kanunilik ilkesigereğince idarenin belirli usul ve esaslara uyması zorunlu olup; işin sözleşmeye bağlanmasından önce geçen bu süreçtetesis edilen işlemlerin, kamu gücüne dayalı, re'sen ve tek yanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğini taşıması karşısında,yargısal denetiminin idare hukuku ilkelerine göre idari yargı yerlerince yapılacağı tartışmasızdır.İdari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak, kamu hizmeti gerekleri ve kamu yararı nedeniyleyaptıkları sözleşmelerdir. Bunlar idarenin ayrıcalıklı ve üstün, hak ve yetkilerini içerirler. İdare, bu sözleşme hükümlerindetek yanlı değişiklik yapabilir ya da sözleşmenin feshine gidebilir, Bu nitelikte olmayan diğer sözleşmeler ise, genelde özelhukuk alanında, özel hukuk kurallarına göre düzenlenir.Davalı TEİAŞ tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiile sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülüdür. Üstün ayrıcalıklara sahip olan ve yükümlülükler rejimine tabi tutulan,sorumluluğu ile denetimi bir kamu otoritesi tarafından üstlenilen kamu hizmeti niteliğindeki elektrik iletim faaliyetini yürütendavalı TEİAŞ ile davacı şirket arasında yukarıda alıntılanan Yönetmeliğe dayanılarak düzenlenen katkı payı anlaşması,bir idari sözleşme niteliğindedir. Aynı Yönetmelik kapsamında davalıya verilen yetkinin kullanımı sırasında kamu gücünedayalı, re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen RES katkı payı faturası bedelinin fazla hesaplandığına ilişkin davanın görümve çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısının başvurusunun kabulü ile adli yargı yerinceverilen görev itirazının reddi (görevlilik) kararının kaldırılması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararınakatılmıyorum. Üye Ahmet ARSLAN