T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2024/265 KARAR NO: 2025/50
KARAR TR: 07/01/2025 ÖZET: İZSU Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet alım ihalesi sözleşmesi çerçevesinde taşeron işçi statüsünde çalışmakta iken, İzmir Valiliği Olağanüstü Hal Alt Komisyonu kararı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesi nedeniyle, iş akdi feshedilen davacı tarafından, hakkında açılan kamu davası neticesinde ''beraat kararı'' verilmesine istinaden kamu görevine iadesine karar verilmesi üzerine, işe iade edildiği tarihe kadar açıkta geçen sürede karşılanmayan zararının tazmini istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R
Davacı: C. B. Ç. Vekili: Av. A. A. Davalı: İzmir Valiliği Vekili: Av. A. D. I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili; müvekkilinin İZBELCOM İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Korunması İyileştirmesi Müşavirlik ve Proje Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş.'nin personeli olup İZSU Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet alım ihalesi sözleşmesi çerçevesinde taşeron işçi statüsünde çalışmakta iken, İzmir Valiliği Olağanüstü Hal Alt Komisyonunun 27/03/2017 tarih ve A-2017/9 sayılı kararı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesi nedeniyle 10/04/2017 tarihinde iş akdi feshedildiğini, hakkında açılan kamu davası neticesinde ''beraat kararı'' verilmesine istinaden İzmir Valiliği Olağanüstü Hal Alt Komisyonunun 17/11/2017 tarih ve A-2017/13 sayılı kararı ile kamu görevine iadesine karar verildiğini ifade ederek; müvekkilinin işe iade edildiği tarihe kadar açıkta geçen sürede karşılanmayan zararı olarak 4 ay 16 günlük alacaklarına karşılık 15.000 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. İzmir 5. İdare Mahkemesi 20/04/2020 tarih ve E.2019/439, K.2020/364 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmuş, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi 29/12/2022 tarih ve E.2020/1797 K.2020/1938 sayılı kararıyla; davacı ile şirket arasında İş Kanunu hükümlerine tabi hizmet sözleşmesinin feshine dayalı olarak işe iade edilmesi sonrası açıkta geçen sürede karşılanmayan alacaklarına karşılık 15.000 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan işbu davanın görüm ve çözümünde adli yargı mahkemelerinin
Esas No : 2024/265Karar No: 2025/50
görevli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 5. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca yukarıda belirtilen husus göz önünde bulundurularak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. 3. İzmir 5. İdare Mahkemesi 04/02/2021 tarih ve E.2021/78, K.2021/202 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın, idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmetten kaynaklanmadığı, hukuki niteliği itibarıyla özel hukuk sözleşmesi olan davacı ile Bayraklı Belediyesi Personel Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında, İş Kanunu'na tabi hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle; davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmuş, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesi 26/05/2021 tarih ve E.2021/864, K.2021/753 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, İZBELCOM İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Korunması İyileştirmesi Müşavirlik ve Proje Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş.'nde 26.06.2008 tarihinde iş güvencesi kapsamında ve elektrik teknisyeni olarak çalışmaya başladığı, sonrasında ise İZSU Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet alım ihalesi sözleşmesi çerçevesinde taşeron işçi statüsünde çalışmasına devam ettiği, İzmir İl Olağanüstü Hal Bürosunun 17.10.2016 tarih ve 139390 sayılı yazısı ekinde alınan İçişleri Bakanlığı'nın bila tarih ve 93127266 sayılı yazısında mahalli idareler biriminde görev yapmakta iken Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen personeller hakkında gerekli araştımalar yapılarak hazırlanan araştırma raporları ve eklerinin İzmir Valiliği İl Olağanüstü Hal Alt Komisyonu tarafından değerlendirilmesi neticesinde 27.03.2017 tarih ve A-2017/9 sayılı karar ile davacının 'kamu görevinden çıkarılmasına' karar verildiği, bu çerçevede gerekli iş ve işlemlerin yapılması amacıyla söz konusu kararın İZSU Genel Müdürlüğü'ne bildirildiği, bunun üzerine davacının İZSU Genel Müdürlüğü'nün 07.04.2017 tarih ve 660/29287 sayılı yazısı ile İZBELCOM İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Korunması İyileştirmesi Müşavirlik ve Porje Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş.'ne iadesinin sağlandığı, davacının anılan şirketin hizmet ihalesi çerçevesinde personel çalıştırdığı İZSU Genel Müdürlüğü birimleri dışında herhangi bir birim bulunmadığı gerekçesiyle işyerinde çalışma imkanının kalmadığı ve Olağanüstü Hal Komisyonunca verilen kararın açık olması nedeniyle şirketin söz konusu karara uymak zorunda olduğu ifade edilerek davacının iş akdinin 4857 sayılı Kanunun 18.maddesi uyarınca geçerli sebeple 10.04.2017 tarihinden itibaren fesih edildiği, bunun üzerine davacı tarafından İzmir 13. İş Mahkemesinin E:2017/292 sayılı dosyası üzerinden 'tespit (işe iade istemli) davasının' açıldığı, yapılan yargılama neticesinde, dava devam ederken davacının, hakkında ''kanuna aykırı gösteri yürüyüşüne silahla katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, görevi yaptırmamak için direnme, terör örgütü üyesi olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işlemek' suçundan açılan kamu davası neticesinde İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.12.2016 tarih ve E:2014/106, K:2016/387 sayılı ''beraat kararı'' verilmesine istinaden İzmir Valiliği Olağanüstü Hal Alt Komisyonunun 17.11.2017 tarih ve A-2017/13 sayılı kararı ile kamu görevine iadesine karar verilmesi üzerine 27.12.2017 tarihinde tekrar işe başlatıldığı anlaşıldığından, İzmir 13. İş Mahkemesinin 27.03.2018 tarih ve E:2017/292, K:2018/209 sayılı kararı ile, ''davacının dava devam ederken işe başlatılmış olmakla işe iade talebi konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fesih tarihi olan 11.04.2017 tarihinden ileriye doğru en çok 4 aylık süreye ait davacının boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' karar verildiği, anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 12.09.2018 tarih ve E:2018/1066, K:2018/1044 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, bunun üzerine davacı tarafından açıkta geçen 8 ay 16 günlük sürenin 4 aylık kısmına ilişkin aylık ücret ve alacaklarının karşılanması, ancak geriye kalan 4 ay 16 günlük ücret ve alacaklarının karşılanmaması nedeniyle, iş akdinin feshedilmesine davacının 'kamu
Esas No : 2024/265Karar No: 2025/50
görevinden çıkarılmasına' dair İzmir Valiliği İl Olağanüstü Hal Alt Komisyonu'nun 27.03.2017 tarih ve A-2017/9 sayılı kararının sebebiyet verdiği gerekçesiyle söz konusu süreye karşılık (4 ay 16 günlük) ücret ve alacakları için idarece 15.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Belediyeler Anayasanın 127. maddesinde kabul edildiği üzere kamu tüzel kişiliğini haiz olup, bu kapsamda belediyelere birtakım hak ve yetkiler verilmiş; kamusal ayrıcalıklar tanınmıştır. Belediyeler tarafından yukarıda aktarılan 5393 sayılı Kanun'un 70. maddesi hükmü uyarınca kurulan veya ortak olunan şirketler ise, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi sermaye şirketleri olup, belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişileridir. Belediyelerin kurdukları veya ortak oldukları ticaret şirketlerine kamu tüzel kişiliği kazandıran herhangi bir kanun hükmü bulunmadığı gibi, bu şirketlere kamusal yetki ve ayrıcalıklar da tanınmış değildir. Dolayısıyla bu şirketlerin kamu tüzel kişisi ya da kamu kurum ve kuruluşu oldukları kabul edilemez.Bu itibarla, uyuşmazlığın, idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmetten kaynaklanmadığı; hukuki niteliği itibarıyla özel hukuk sözleşmesi olan davacı ile İZBELCOM İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Korunması iyileştirmesi Müşavirlik ve Proje Hizmetleri Ticaret ve San. A.Ş. arasında, İş Kanunu'na tabi hizmet sözleşmesinin feshi sonrası alacaklara yönelik parasal haklardan kaynaklandığı açıktır.Bu itibarla, uyuşmazlığın, idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmetten kaynaklanmadığı; hukuki niteliği itibarıyla özel hukuk sözleşmesi olan davacı ile Bayraklı Belediyesi Personel Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında, İş Kanunu'na tabi hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı açıktır.Bu durumda; davacı ile şirket arasında İş Kanunu hükümlerine tabi hizmet sözleşmesinin feshine dayalı olarak işe iade edilmesi sonrası açıkta geçen sürede karşılanmayan zararı olarak 4 ay 16 günlük (12.8.2017-27.12.2017 arası dönem) alacaklarına karşılık 15.000,00-TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan işbu davanın görüm ve çözümünde adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca görev yönünden reddine..."4. Davalı vekili bu kez aynı istemle adli yargıda dava açmıştır.B. Adli Yargıda5. İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi 04/10/2022 tarih ve E.2021/224, K.2022/334 sayılı kararı ile davacının hukuki yararının bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar vermiş, söz konusu karar istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 22/05/2023 tarih ve E.2023/846, K.2023/1164 sayılı kararıyla; görev nedeniyle Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerektiğinden bahisle, İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davacının esasa ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir. Daire kararının ilgili kısmı şöyledir: "Somut olayda İzmir 5. İdare Mahkemesinin 2021/78 E. - 2021/202 K sayılı 04/02/2021 tarihli tarafları, konusu, sebebi aynı olan davada adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine ilişkin kararı yukarıda belirtildiği gibi istinaf başvurusunun reddedilmesi suretiyle 26/05/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilinin 2247 sayılı Kanun'un 14. Maddesi gereğince olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için uyuşmazlık mahkemesine başvurma imkanı bulunmamaktadır. Zira, eldeki dava bakımından sadece kesinleşmiş bir karar mevcuttur.Bu durumda 2247 Sayılı Kanunun 14 ve 15.maddelerinin uygulanma imkanı yoktur. Ancak, aynı Kanunun 19/1.fıkraya göre; adli ve idari yargı mercilerinden birisinin
Esas No : 2024/265Karar No: 2025/50
kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesine değin erteler. 2.fıkraya göre yargı merciince önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararıyla birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir. Bu başvuru yolu ile 14.madde de düzenlenen olumsuz görev uyuşmazlığına göre daha çabuk işleyen ve sonuca götüren bir yöntem oluşturarak görev sorununun bir an önce çözümlenmesi amaçlanmıştır. Bu maddenin uygulanabilmesi için görevli olduğuna işaret edilen yargı yerinde açılan davada verilmiş görevsizlik kararı bulunması, her iki yargı merciinde açılan davanın tarafları, konusu ve sebebinin aynı olması, bu görevsizlik kararının kesin veya kesinleşmiş olması, görevli yargı mercinin belirlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvuran yargı mercinin dosya esas kaydını kapatmaması gerekir. İDM'nce 2247 Sayılı Kanunun 19.maddesi gereğince eldeki uyuşmazlıkta idari yargı yolunun görevli olduğu gözetilerek, derdest bulunan dava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle, kül halinde yargı yolu uyuşmazlığının çözümlenmesi açısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göndermesi, bu mahkemece verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. İDM'nce yargı yolu bakımından bir inceleme ve irdeleme yapılmamış ise de davacı vekili dilekçesinde kesinleşen idari yargı kararı gereğince adli yargıda dava açılması zorunluluğu doğduğunu ileri sürdüğüne göre 2247 sayılı Kanunun 19. Maddesi gereğince uygulama yapılmadan, davanın diğer bir dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Bilindiği üzere, 7251 sayılı Kanunla Değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a-6) bendinde; "mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması” halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına, duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hüküm altına alınmıştır.Açıklanan tüm bu nedenlerle; Uyuşmazlık Mahkemesince hangi yargı merciinin görevli olduğunun belirlenmesi 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olup bu husus belirlenmeden hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, davacının esasa ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/224 Esas - 2022/334 Karar sayılı, 04/10/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacının esasa ilişkin istinaf başvurusunun İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA..."6. İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi 07/05/2024 tarih ve E.2023/220 sayılı kararı ile, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesine göre uyuşmazlığın çözümünde idari yargı görevli olduğundan ve idari yargı mercilerince adli yargının görevli olduğuna ilişkin karar verilmiş olduğundan eldeki yargılamanın durdurulmasına, kül halinde dosyanın yargı yolu uyuşmazlığının çözümü için uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine, buradan verilecek kararın sonucunun
Esas No : 2024/265Karar No: 2025/50
beklenilmesine, uyuşmazlık mahkemesi kararına kadar yargılamanın ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...2247 Sayılı yasanın 19. Maddesine göre uyuşmazlığın çözümünde idare yargı görevli olduğundan ve idari yargı mercilerince adli yargının görevli olduğuna ilişkin karar verilmiş olduğundan eldeki yargılamanın durdurulmasına, kül halinde dosyanın yargı yolu uyuşmazlığının çözümü için uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine, buradan verilecek kararın sonucunun beklenilmesine, uyuşmazlık mahkemesi kararına kadar yargılamanın ertelenmesine..." 7. İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyalarını Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.8. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 16. ve 21. maddeleri uyarınca Danıştay Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının konuya ilişkin yazılı düşünceleri istenilmiştir. III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİA. Danıştay Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi9. Danıştay Başsavcısı, davanın görüm ve çözümünün idari
yargı yerine ait olduğu yönünde yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir :"...Bayraklı Belediyesi Personel Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından iş akdinin feshedilmesi nedeniyle 4857 sayılı Kanûn gereğince ödenmesi gereken ücret ve diğer haklarının 4 aylık kısmı İş Mahkemesince verilen karar uyarınca tazmin edilen dâvâcının bu dâvâyı açma amacının; İzmir Valiliği Olağanüstü Hâl Alt Komisyonunca millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlara irtibatı belirlenen personel listesinde adına yer verilmek sûretiyle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesi nedeniyle söz konusu isnatların araştırılması sırasında idârenin dikkat ve özen göstermemek suretiyle hizmet kusuru işleyerek sözleşmesinin feshine neden olduğundan bahisle, açıkta kaldığı 8 ay 16 günlük sürenin geriye kalan 4 ay 16 gününe tekâbül eden maddî zararının dâvâlı idârece tazmin edilmesi olduğu, uyuşmazlığın işçi ile işveren arasındaki sözleşmeden veya kanûndan doğmadığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla, 4857 sayılı Kanûndan kaynaklanmayan, idârenin hizmet kusuruna dayanılarak uğranılan zararların tazmini amacına yönelik tam yargı dâvâsı niteliğinde olan bu dâvânın, 2577 sayılı İdârî Yargılama Usûlü Kanûnunun 2. maddesi uyarınca idârî davaların görüm ve çözümüyle görevli olan idârî yargı merciince karara bağlanması gerekmektedir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idârî yargının görevli olduğu düşünülmektedir..."B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi10. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu yönünde yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir:"...Somut olayda, davacının, İZBELCOM İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Korunması İyileştirmesi Müşavirlik ve Proje Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş.de 26.06.2008 tarihinde elektrik teknisyeni olarak çalışmaya başladığı, sonrasında ise İZSU Genel
Esas No : 2024/265Karar No: 2025/50
Müdürlüğü bünyesinde hizmet alım ihalesi sözleşmesi çerçevesinde taşeron işçi statüsünde çalışmasının devam ettiği, millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen personel hakkında gerekli araştırmalar yapılarak hazırlanan araştırma raporları ve eklerinin İzmir Valiliği İl Olağanüstü Hâl Alt Komisyonu tarafından değerlendirilmesi neticesinde 27.03.2017 tarihli ve A-2017/9 sayılı karar ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, söz konusu karara istinaden iş akdinin İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca 10.04.2017 tarihinden itibaren feshedildiği, bunun üzerine davacı tarafından İzmir 13. İş Mahkemesinin 2017/292 E. sayılı dosyası üzerinden işe iade istemli tespit davası açıldığı, dava devam ederken davacı hakkında görülen kamu davası neticesinde İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2014/106 E., 2016/387 K. sayılı kararıyla beraat kararı verilmesine istinaden İzmir Valiliği Olağanüstü Hâl Alt Komisyonunun 17.11.2017 tarihli ve A-2017/13 sayılı kararı ile davacının kamu görevine iadesine karar verildiği ve 27.12.2017 tarihinde tekrar işe başlatıldığı, İzmir 13. İş Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2017/292 E., 2018/209 K. sayılı kararıyla, davacının dava devam ederken işe başlatılmış olması sebebiyle işe iade talebi konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fesih tarihi olan 11.04.2017 tarihinden ileriye doğru en çok dört aylık süreye ilişkin davacının boşta geçen ücreti ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, anılan kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, davacı tarafından açıkta geçen 8 ay 16 günlük sürenin 4 aylık kısmına ilişkin aylık ücret ve alacaklarının karşılanması, ancak geriye kalan 4 ay 16 günlük ücret ve alacaklarının karşılanmaması nedeniyle, iş akdinin feshedilmesine davacının kamu görevinden çıkarılmasına dair İzmir Valiliği İl Olağanüstü Hâl Alt Komisyonunun 27.03.2017 tarihli ve A-2017/9 sayılı kararının sebebiyet verdiği gerekçesiyle söz konusu süreye karşılık (4 ay 16 günlük) ücret ve alacakları için idarece 15.000,00 tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda dava, iş akdinden kaynaklanmayıp, davacının iş sözleşmesinin feshine sebebiyet veren İzmir Valiliği İl Olağanüstü Hâl Alt Komisyonun 27.03.2017 tarihli işleminden dolayı hizmet kusuru iddiasından kaynaklandığından, idarenin hizmet kusuruna dayanılarak uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini talebine ilişkin davanın çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Bu nedenle, İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun kabulüyle, İzmir 5. İdare Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2021/78 E., 2021/202 K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir..."IV. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat11. Anayasa'nın "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."12. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası şöyledir : "1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
Esas No : 2024/265Karar No: 2025/50
c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.13. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." 14. 29/06/2006 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler" başlıklı 4. maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi şöyledir :
"e) Mahalli idareler personeli, valinin başkanlığında toplanan ve vali tarafından belirlenen kurulun teklifi üzerine İçişleri Bakanının onayıyla kamu görevinden çıkarılır."V. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme 15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 07/01/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, asliye hukuk mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargı dosyasının ekinde idari yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi16. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:17. Dava, İZBELCOM İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Korunması İyileştirmesi Müşavirlik ve Proje Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş.'nin personeli olup İZSU Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet alım ihalesi sözleşmesi çerçevesinde taşeron işçi statüsünde çalışmakta olan davacının, İzmir Valiliği Olağanüstü Hal Alt Komisyonunun 27/03/2017 tarih ve
Esas No : 2024/265Karar No: 2025/50
A-2017/9 sayılı kararı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesi nedeniyle, 10/04/2017 tarihinde iş akdinin feshedilmesi ve hakkında açılan kamu davası neticesinde ''beraat kararı'' verilmesine istinaden İzmir Valiliği Olağanüstü Hal Alt Komisyonunun 17/11/2017 tarih ve A-2017/13 sayılı kararı ile kamu görevine iadesine karar verilmesi üzerine işe iade edildiği tarihe kadar açıkta geçen sürede karşılanmayan zararı olarak 4 ay 16 günlük alacaklarına karşılık 15.000 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.18. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, İZBELCOM İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Korunması İyileştirmesi Müşavirlik ve Proje Hizmetleri Tic. ve San. A.Ş.de 26/06/2008 tarihinde elektrik teknisyeni olarak çalışmaya başladığı, sonrasında ise İZSU Genel Müdürlüğü bünyesinde hizmet alım ihalesi sözleşmesi çerçevesinde taşeron işçi statüsünde çalışmasının devam ettiği, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen personel hakkında gerekli araştırmalar yapılarak hazırlanan araştırma raporları ve eklerinin İzmir Valiliği İl Olağanüstü Hâl Alt Komisyonu tarafından değerlendirilmesi neticesinde 27/03/2017 tarihli ve A-2017/9 sayılı karar ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, söz konusu karara istinaden iş akdinin İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca 10/04/2017 tarihinden itibaren feshedildiği, bunun üzerine davacı tarafından İzmir 13. İş Mahkemesinin E.2017/292 sayılı dosyası üzerinden işe iade istemli tespit davası açıldığı, dava devam ederken davacı hakkında görülen kamu davası neticesinde İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2016 tarihli ve E.2014/106, K.2016/387 sayılı kararıyla beraat kararı verilmesine istinaden İzmir Valiliği Olağanüstü Hâl Alt Komisyonunun 17/11/2017 tarihli ve A-2017/13 sayılı kararı ile davacının kamu görevine iadesine karar verildiği ve 27/12/2017 tarihinde tekrar işe başlatıldığı, İzmir 13. İş Mahkemesinin 27/03/2018 tarihli ve E.2017/292, K.2018/209 sayılı kararıyla, davacının dava devam ederken işe başlatılmış olması sebebiyle işe iade talebi konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fesih tarihi olan 11/04/2017 tarihinden ileriye doğru en çok dört aylık süreye ilişkin davacının boşta geçen ücreti ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, anılan kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiği, davacı tarafından açıkta geçen 8 ay 16 günlük sürenin 4 aylık kısmına ilişkin aylık ücret ve alacaklarının karşılanması, ancak geriye kalan 4 ay 16 günlük ücret ve alacaklarının karşılanmaması nedeniyle, iş akdinin feshedilmesine davacının kamu görevinden çıkarılmasına dair İzmir Valiliği İl Olağanüstü Hâl Alt Komisyonunun 27/03/2017 tarihli ve A-2017/9 sayılı kararının sebebiyet verdiği gerekçesiyle söz konusu süreye karşılık (4 ay 16 günlük) ücret ve alacakları için idarece 15.000 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.19. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari eylem ve işlemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayılmıştır.20. Olayda Bayraklı Belediyesi Personel Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından iş akdinin feshedilmesi nedeniyle 4857 sayılı Kanun gereğince ödenmesi gereken ücret ve diğer haklarının 4 aylık kısmı İş Mahkemesince verilen karar uyarınca tazmin edilen davacının bu davayı açma amacının; İzmir Valiliği Olağanüstü Hal Alt Komisyonunca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlara irtibatı belirlenen personel listesinde adına yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmesi nedeniyle söz konusu isnatların araştırılması sırasında idarenin dikkat ve özen göstermemek suretiyle hizmet kusuru işleyerek
Esas No : 2024/265Karar No: 2025/50
sözleşmesinin feshine neden olduğundan bahisle, açıkta kaldığı 8 ay 16 günlük sürenin geriye kalan 4 ay 16 gününe tekabül eden maddî zararının davalı idarece tazmin edilmesi olduğu, uyuşmazlığın işçi ile işveren arasındaki sözleşmeden veya kanundan doğmadığı anlaşılmaktadır. 21. Bu itibarla, 4857 sayılı Kanun'dan kaynaklanmayan, idarenin hizmet kusuruna dayanılarak uğranılan zararların tazmini amacına yönelik tam yargı davası niteliğinde olan iş bu dâvânın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca idari davaların görüm ve çözümüyle görevli olan idari yargı merciince karara bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile İzmir 5. İdare Mahkemesinin 04/02/2021 tarihli ve E.2021/78, K.2021/202 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İzmir 5. İdare Mahkemesinin 04/02/2021 tarihli ve E.2021/78, K.2021/202 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 07/01/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN