T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/270KARAR NO: 2025/329
KARAR TR: 05/05/2025ÖZET: Suç tutanağının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R
Davacı: ... Marka Patent Müşavirlik Tarım Madencilik Emlak San. Tic. Ltd. Şti.Vekili: Av. Ö. F. SDavalı: Orman Genel MüdürlüğüVekili: Av. E. N. Y
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkiline ait madencilik işletmesine ilişkin olarak, faaliyetlerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınan ruhsata uygun şekilde yürütüldüğü hâlde, Konya Orman İşletme Şefliği tarafından arazinin orman vasfında olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı şekilde 05/09/2023 tarihli ve 00249-003901 sayılı suç tutanağı düzenlendiğini ileri sürerek, suç tutanağının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Konya 2. İdare Mahkemesi 04/10/2023 tarih ve E.2023/1161, K.2023/1085 sayılı kararı ile, davacı tarafından tutulan tutanağın durum bildirir vaziyette olduğu ve müteakip işlemler için hazırlık mahiyetinde bir işlem olduğu, tutanağın tek başına kesin ve yürütülebilir bir işlem mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İYUK'nun 15/1-b maddesi gereğince davanın incelenmeksizin reddine karar vermiş, karar istinaf edilmiş, Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi 07/12/2023 tarih ve E.2023/1613, K.2023/682 sayılı kararı ile, uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün adli yargı yerinde görülmesi, davanın görev yönünden reddinin gerektiği kanaatiyle, 2577 sayılı İYUK'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, Konya 2. İdare Mahkemesinin 04/10/2023 tarih ve E.2023/1161, K.2023/1085 sayılı kararının kaldırılmasına karar vermiştir.3. Konya 2. İdare Mahkemesi 21/12/2023 tarih ve E.2023/1516, K.2023/1431 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İYUK'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, taraflarca istinaf edilmemesi üzerine, karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Karar veren Konya 2. İdare Mahkemesi'nce, Mahkememizin 04.10.2023 tarih ve E:2023/1161, K:2023/1085 sayılı kararının Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin 07.12.2023 tarih ve E:2023/1613, K:2023/682 sayılı kararı ile kaldırılması üzerine
Esas No : 2024/270 Karar No: 2025/329
dava dosyası 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi yönünden yeniden incelenerek işin gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3/a bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki yönünden inceleneceği; 15 maddesinin 1/a bendinde ise, 14.maddenin 3/a bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davanın reddine, idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.6831 sayılı Orman Kanunu'nun 82. maddesinde; "Orman memurları, bu kanun hükümlerine muhalif hareket edenlerin hüviyetlerini, ikametgahlarını ve suçlarının mahiyetini tesbit ile kendileri, suçlu ve varsa hazır bulunanlardan en az iki kimseye imzalattıracakları bir zabıt tanzim ederler.Hüviyeti tesbit edilemiyen suçlular vakit geçirilmeksizin hüviyeti tesbit edilebilecek en yakın köyün muhtar veya ihtiyar heyetine ve bunlarla da tesbiti mümkün olmazsa en yakın zabıta merkezine götürülürler.Memurlar, vakit geçirmeksizin bu zabıtları bağlı bulundukları amirlerine gönderirler. Amirlerce tetkik edilerek en kısa bir zamanda mahalli cumhuriyet müddeiumumiliğine verilir.Bu zabıtlar, hilafı ispat olununcaya kadar muteberdir.Zabıt varakasının hilafına iddia halinde, maznun, mahkemeye bu iddiası hakkında kanaat verecek deliller gösterir ve mahkeme bu müdafaayı tamike şayan görürse delillerini istima ve tetkik eder. Neticede maznunun iddiasını haklı gösterecek bazı sebepler karşısında kalırsa ancak o takdirde, zabıt varakasını imza etmiş olan memurları çağırıp dinledikten ve başka deliller varsa inceledikten sonra hasıl edeceği kanaate göre davayı intaceder." hükmüne; 83. maddesinde ise; "Bu Kanunda yazılı orman suçlarına ilişkin davalardan; 110 uncu maddenin üçüncü fıkrasında gösterilen suçlara ilişkin davalar asliye ceza mahkemesinde; dördüncü fıkrasında gösterilen suçlara ilişkin davalar ağır ceza mahkemesinde; beşinci fıkrasında gösterilen suçlara ilişkin davalar Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemesinde; bu suçlar dışında kalan davalar sulh ceza mahkemesinde görülür" hükmüne yer verilmiştir......Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, 6831 sayılı Kanun'a aykırı faaliyetlerin tespiti halinde orman memurlarınca düzenlenecek zabıt varakalarının Cumhuriyet Başsavcılıklarına verileceği, anılan zabıt varakalarına karşı itirazda bulunulması halinde ilgili Mahkemece bu hususta inceleme yapılarak karar verileceği, 6831 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde belirtilen suçlara ilişkin yargılamaların adli yargı yerlerinde görüleceği anlaşılmaktadır.Bu durumda, davacı şirket hakkında düzenlenen suç tutanağına ilişkin uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün adli yargı yerinde açılacak davalarda görüleceği yönündeki açık Kanun hükmü karşısında, iş bu davanın görev yönünden reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır..."4. Davacı vekili, bunun üzerine aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda5. Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 14/05/2024 tarih ve E.2024/84 sayılı kararı ile, davada idari yargının görevli olduğuna, idari yargıda görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Orman Muhafaza memurlarınca 05.09.2023 tarihinde ormanda yapılan koruma kontrolleri sırasında ... Mahallesin'de bulunan ... nolu bölmede davacı firmanın izinsiz taş çıkararak orman alanında açmak yapmak suretiyle orman alanında işgal ve faydalanma suçunu işlemesi nedeniyle Cumhuriyet Savcısının talimatıyla 05.09.2023 tarih 00249/ 003901 sayılı suç tutanağının tanzim edildiğini, davacı tarafça suç
Esas No : 2024/270 Karar No: 2025/329
tutanağının imzalandığını, bu tutanağın imzalanmasının suçun işlendiğine ilişkin ikrar hükmünde olduğunu, davacı yanın suç tutanağında belirtilen suçu işlediğinin sabit olduğunu, davacı tarafça açılan davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.Dava; suç tutanağının iptaline ilişkindir. Olayımızda; davacı ... İlçesi, ... Mahallesi'nde madencilik faaliyetinde bulunduğu esnada davacı şirkete, davalı idareye bağlı Konya Orman İşletme Şefliği tarafından tutulan 05/09/2023 tarihli 00249-003901 nolu suç tutanağının iptaline ilişkin Konya 2. İdare Mahkemesi'ne dava açıldığı, Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 2023/1516 Esas, 2023/1431 sayılı Kararı ile 21/12/2023 tarihinde davanın görev yönünden reddi ile davanın adli yargı yerlerinde görüleceğinden bahisle görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. Eldeki dava idare tarafından davacı şirkete tanzim edilen 05.09.2023 tarih 00249/ 003901 sayılı suç tutanağının iptaline ilişkindir, iptal işlemi ise idare mahkemesinde açılması gereken bir dava olup, buna ilişkin iptal davaları 2577 Sayılı Yasanın 2/1-a maddesi kapsamında bulunan idari işlem iptali davalarının çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu, HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun dava şartı olup devam eden 115/1. maddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, olayımızda dava şartı noksanlığının giderilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından davada idari yargının görevli olması nedeniyle, ayrıca aynı konuda Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 2023/1516 Esas, 2023/1431 Karar sayılı ilamı ile davanın yargı yolu yönünden reddine karar verildiği görülmekle, daha önce idari yargıda görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; İdari Yargıda görevsizlik kararı verilmiş olması olması nedeniyle görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine..."6. Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için adli ve idari yargı dava dosyalarının suretleri Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK7. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun “III. Orman memurlarının silah taşıma ve kullanma hak ve salatiyetleri:” başlığını taşıyan bölümünde bulunan 77. maddesi şöyledir:“(Değişik: 23/1/2008-5728/191 md.)Orman memurları, bu Kanunda tanımlanan suçların işlenmesinin önlenmesi veya işlenen suçlarla ilgili olarak başlatılan soruşturmadaki görevleri kapsamında kolluk görevlisi sıfatını taşırlar.Orman teşkilatında her sınıf, derece ve vazifede çalışan memurlardan, Çevre ve Orman Bakanlığınca ve Orman Genel Müdürlüğünce lüzum görülecek olanlar, Cumhurbaşkanınca seçilecek silahla teçhiz olunurlar.Bu silahlar memurlara orman idaresince demirbaş olarak verilir. Ayrıca, kolluk görevi yapan orman memurları idarece verilecek özel kıyafetle donatılır.Devlet ormanlarından gayrı ormanlarda çalışan orman bekçilerine de umumi hükümler dairesinde silah taşıma izni verilebilir.” 8. 6831 sayılı Kanun'un “IV. Kanuna aykırılık oluşturan fiillerin takibi:” başlığını taşıyan bölümünde bulunan 79. maddesi şöyledir:“(Değişik: 23/1/2008-5728/193 md.)Orman memurları, bu Kanuna aykırılık oluşturan fiillere ilişkin delilleri bir tutanakla tespit eder. Bu Kanuna aykırılık oluşturan fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen orman malları ile bu Kanunda yer alan suçların işlenmesinde kullanılan nakil vasıtası ve sair eşyaya Ceza
Esas No : 2024/270 Karar No: 2025/329
Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkonulur. Ancak, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde elkoyma, orman işletme şefinin yazılı emri ile yapılır. Ayrıca, orman muhafaza memurları Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre şüphelileri yakalama yetkisine sahiptir.Sahipleri tarafından tohum ve fidandan yetiştirilen hususi ormanlarda da bu madde hükümleri uygulanır.Talep vukuunda polis, jandarma, köy muhtar ve bekçileri orman memurlarına yardıma mecburdurlar.Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.” 9. 6831 sayılı Kanun'un aynı bölümünde bulunan 82. maddesi şöyledir:“Orman memurları, bu kanun hükümlerine muhalif hareket edenlerin hüviyetlerini, ikametgahlarını ve suçlarının mahiyetini tesbit ile kendileri, suçlu ve varsa hazır bulunanlardan en az iki kimseye imzalattıracakları bir zabıt tanzim ederler.Hüviyeti tesbit edilemiyen suçlular vakit geçirilmeksizin hüviyeti tesbit edilebilecek en yakın köyün muhtar veya ihtiyar heyetine ve bunlarla da tesbiti mümkün olmazsa en yakın zabıta merkezine götürülürler.Memurlar, vakit geçirmeksizin bu zabıtları bağlı bulundukları amirlerine gönderirler. Amirlerce tetkik edilerek en kısa bir zamanda mahalli cumhuriyet müddeiumumiliğine verilir.Bu zabıtlar, hilafı ispat olununcaya kadar muteberdir.Zabıt varakasının hilafına iddia halinde, maznun, mahkemeye bu iddiası hakkında kanaat verecek deliller gösterir ve mahkeme bu müdafaayı tamike şayan götürse delillerini istima ve tetkik eder. Neticede maznunun iddiasını haklı gösterecek bazı sebepler karşısında kalırsa ancak o takdirde, zabıt varakasını imza etmiş olan memurları çağırıp dinledikten ve başka deliller varsa inceledikten sonra hasıl edeceği kanaate göre davayı intaceder.” 10. 6831 sayılı Kanun'un “V. Ceza Hükümleri:” başlığını taşıyan bölümünde bulunan 91. maddesi şöyledir:“(Değişik : 23/1/2008-5728/198 md.)14 üncü maddenin (A) ve (B) bentleri ile yasak edilen fiillerden dikiliden ağaç kesenler, kökünden sökenler veya hayatiyetini sona erdirecek şekilde boğanlar, ağaçlardan yalamuk, pedavra, hartama çıkaranlar üç aydan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Ancak suçun konusunun münhasıran yakacak nitelikte emval veren ağaç olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.Suçun konusunun fidan olması halinde birinci fıkraya göre verilecek ceza bir kat artırılır.Fidan ekim sahasını bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.Birinci fıkradaki ağaç kesme ve sökme fiillerinin işlenmesinde motorlu araç ve gereçler kullanılması halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Ancak, fidanlar hakkında bu hüküm uygulanmaz.(Değişik beşinci fıkra: 31/3/2011-6217/11 md.) 14 üncü maddenin (A) ve (B) bentleriyle yasak edilen ve yukarıdaki fıkralarda yazılı bulunmayan fiilleri işleyenlere, ikiyüzelli Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu fiillerin, 3 üncü madde gereğince orman rejimi altına alınan yerlerde veya 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddeler gereğince muhafaza ormanı veya milli park olarak ayrılmış ormanlarda işlenmesi halinde verilecek idarî para cezası beşyüz Türk Lirasından az olamaz. Bu fiilin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine de karar verilir.Bu Kanunun 14 üncü maddesinin (A) ve (B) bentlerine muhalif hareket edenler orman sahipleri ise iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasıyla cezalandırılır. Ancak kendi arazisi üzerinde tohum ekmek veya fidan dikmek suretiyle yetiştirilecek ormanların sahipleri yukarıdaki fıkra hükmüne tabi değildir.”
Esas No : 2024/270 Karar No: 2025/329
11. 6831 sayılı Kanun'un aynı bölümünde bulunan 92. maddesi şöyledir:“(Değişik : 23/1/2008-5728/199 md.)Bu Kanunun 16 ncı maddesi gereğince izin almadan ormanlardan açılan maden ocakları idarece kapatılır. Çıkarılan madenler ve her türlü tesisler ile alet, edevat ve nakil vasıtalarına elkonulur. Elkonulan mallar, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere edilir.Bu Kanunun 16 ncı maddesi gereğince izinsiz maden ocağı açanlara veya işletenlere, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası verilir.Kanun hükümlerine göre verilen ruhsat veya izin belgesindeki sürenin dolmasına rağmen maden ocağı işletmeye devam edenler ya da izin verilen alandaki sınırı aşanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, bu Kanunun 93 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.Başkaca zarar husule gelmiş ise bu zarar ayrıca genel hükümlere göre hukuk mahkemesinde dava açmak suretiyle tazmin ettirilir. İzin alarak bu nevi ocakları açanlar idarece kendilerine veya temsilcilerine tebliğ edilecek tedbirlere riayet etmezler ise beşbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu tedbirlere riayet edilinceye kadar ocaklar işletilmekten men edilir.” 12. 6831 sayılı Kanun'un aynı bölümünde bulunan 93. maddesi şöyledir:“(Değişik : 23/1/2008-5728/200 md.)Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.Bu maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Müsadere olunan tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirde ilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir.17 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yerleri amaç dışı kullananlar ve amaç dışı kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” 13. 6831 sayılı Kanun'un aynı bölümünde bulunan 94. maddesi şöyledir:“(Değişik : 23/1/2008-5728/201 md.)Bu Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen ve yapılması izne bağlı fabrika, hızar ve şeritlerle, kireç, terebentin, katran, sakız, 92 nci madde kapsamı dışında kalan taş, kömür, toprak ve buna benzer ocaklar ile balık üretim tesislerini , odun dışı ürünleri mamul ya da yarı mamul olarak işleyen tesisleri, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliğini ve orman bitkisi fidanlıklarını orman sınırları içinde izinsiz yapanlar ve kuranlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, bunların işletilmesi men edilerek tesislerin Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsaderesine hükmolunur.Bu Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen ve birinci fıkrada yazılı fiili orman sınırları dışında işleyenlere bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve bunların işletilmesi yasaklanır.Bu Kanunun 14 üncü maddesinin (C) ve (E) bentlerinde yazılı fiilleri işleyenlere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Esas No : 2024/270 Karar No: 2025/329
(Ek fıkra:23/3/2023-7442/21 md.) Bu Kanunun 14 üncü maddesinin (F) bendinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.” 14. 6831 sayılı Kanun'un aynı bölümünde bulunan 95. maddesi şöyledir:“(Değişik : 23/1/2008-5728/202 md.)Bu Kanunun 19 uncu maddesi hükümlerine aykırı olarak ormanlara izinsiz hayvan sokanlarla, ormana başı boş hayvan girmesine sebep olanlara beher kıl keçi için altı Türk Lirası, büyükbaş hayvanların beheri için üç Türk Lirası, küçükbaş hayvanların beheri için bir Türk Lirası idarî para cezası verilir.Bu suretle verilecek idarî para cezası yirmi Türk Lirasından az olamaz.Ormanlara izinsiz hayvan sokma fiilini, fiilin işlendiği orman içi köy nüfusuna kayıtlı ve fiilen bu köyde oturanlar dışındakilerin işlemesi hâlinde, yukarıdaki cezalar iki kat artırılır.Yanmış orman sahaları ile alelumum gençleştirme sahalarına, gençleştirmeye tefriki tarihinden itibaren onbeş sene içinde hayvan sokulması veya başıboş bırakılmak yüzünden girmesi hâlinde yukarıda yazılı cezalar iki kat tatbik olunur.” IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 05/05/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, Asliye Hukuk Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece adli ve idari yargı dosya suretlerinin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi16. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ve Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:17. Dava, Konya Orman İşletme Şefliğince düzenlenen 05/09/2023 tarihli ve 00249-003901 sayılı suç tutanağının iptali istemiyle açılmıştır.18. Dava dosyasının incelenmesinden, Orman muhafaza memurlarının 05/09/2023 tarihinde yaptıkları denetimde, Konya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'nde II-(a) grubu (kalker) maden işletme izni sahibi olan davacı şirket tarafından, aynı mahallede orman arazisi vasıflı ... bölme numaralı alanın 41.268,96 m2 kısmında izinsiz olarak taş çıkarıldığının ve bu suretle ormanlık alana zarar verildiğinin anlaşıldığı, Cumhuriyet Savcısı A.Ş. ile yapılan görüşmede, konunun tutanak düzenlenerek ilgili evraklarla birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmesinin istenilmesi üzerine 05.09.2023 tarih ve 003901 sayılı suç tutanağının düzenlendiği, bakılan davanın da bu tutanağın iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Esas No : 2024/270 Karar No: 2025/329
19. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava türleri arasında sayılmıştır.20. Bu düzenlemelere göre, suç tutanakları kolluk görevlisi sıfatını taşıyan orman memurları tarafından kanunlara aykırılık oluşturan fiillere ilişkin delillerin tespiti amacıyla Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca düzenlenen ve kanunda tanımlanan suçların sübutünda delil teşkil edebilecek bir belge olup, idari işlem niteliği taşımayan bu belgenin, adli yargı yerlerinde çözümlenecek uyuşmazlıkların görümü sırasında o mahkemelerce değerlendirilecek nitelikte olduğundan, suç tutanağına yönelik davanın idari yargı yerinde görülmesi imkânı bulunmamaktadır.21. Bu durumda, davacı tarafından, suç tutanağına itirazen açılan ve idari yargı yerinde görülmesi imkânı bulunmayan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/05/2024 tarih ve E.2024/84 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,B. Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/05/2024 tarih ve E.2024/84 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 05/05/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp Muharrem
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN