T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/272KARAR NO : 2024/340
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: Vakıf Üniversitesi bünyesinde öğretim elemanıolarak görev yapmakta iken akdin feshi işleminin iptaliile feshe bağlı ücret ve diğer özlük haklarının tahsiliistemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :H.ÖVekili
: Av. Ü. BDavalı
: İstanbul Bilim Üniversitesi RektörlüğüVekili
: Av. Z. Y I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı vakıf üniversitesinin 2014-2015 öğrenim yılında sözleşmeli olarak dersverdiğini, 2015-2016 öğrenim yılında üniversiteye bağlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunda çeşitli sınıflara TıbbiHizmetler ve Teknikler Bölümü Nükleer Tıp Teknikleri Programı Öğretim Görevlisi olarak ders vermeye devam ettiğini,dersler başladıktan bir ay sonrasözleşme imzalandığını, bir sonraki öğrenim yılında hizmet sözleşmesinin kötü niyetliolarak feshedildiğini beyan ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesi ve buna bağlıücret ve özlük haklarının tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. İstanbul 9. İş Mahkemesi 19/09/2018 tarih ve E.2016/475, K.2018/448 sayılı kararı ile; uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kabulüne, davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacınınyasal süre içerisinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatmiktarının davacının kıdemi fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brütücret tutarı olarak belirlenmesine,davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret vediğer haklarınındavalıdan tahsilinin gerektiğinin tespitine karar vermiş, bu karar davalı tarafça istinaf edilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 27/12/2018 tarih ve E.2018/3359,K.2018/2031 sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılmasına ve yargı yolu caiz olmadığından ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kesin olarak kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Anayasa’nın 31. maddesi düzenlemesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri dikkatealındığında, özellikle kadroların akademik yönden belirlenmesi, sözleşmelerin onaya tabi tutulmasıdikkate alındığında, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının idari sözleşmelerle çalıştığınınkabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarındanhareketle 2013 yılında, Vakıf Üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki uyuşmazlıkta idari yargınıngörevli olduğuna karar vermiştir(Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 gün ve 2013/34603 E,2013/28476 K).Nitekim Yargıtay'da İçtihadı Birleştirme sırası bekleyen bu konuda iş bu kararın verilmesindensonraki kararın yazım aşamasında verilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 06/12/2018 tarih ve2015/25912 E -2018/22600 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının DevletÜniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuanlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmamasınedeni ile davanın usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalıdır....." 4. Davacı vekili, bu kez akdin feshinin iptali ve özlük haklarının iadesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda
5. İstanbul 6. İdare Mahkemesi 26/01/2024 tarih ve E.2020/48 sayılı kararı ile, davanın adli yargınıngörev alanına girdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İstanbul 9. İş Mahkemesinin dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek. 11. maddesine, 6745 sayılı Kanun ile 20/08/2016tarihinde getirilen 10. bentte, hizmet sözleşmeleri hususunda 4857 sayılı İş Kanunu'na atıf yapılması vetaraflar arasında imzalanmış sözleşmelerde, sözleşmelere idari sözleşme niteliği verecek, kamusal yetkiningetirdiği üstünlük ve ayrıcalığın bulunmaması nedeniyle idareye tanınan üstünlük ve otorite ölçütününyokluğu, davacı ile davalı üniversite arasında bağıtlanan sözleşmelerin bireysel iş sözleşmesi olduğunu,dolayısıyla bu iş ilişkisinin özel hukuk kurallarına göre belirlenen özel hukuk ilişkisi olduğunugöstermektedir. Davalı üniversitenin, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretimelemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları içinAnayasa'da belirtilen hükümlere tabi olması, davacının iş sözleşmesi ile çalışma olgusunu ve buna bağlıolarak iş mahkemesinin görevini ortadan kaldırmaz.Bu durumda, bakılmakta olan davanın, davalı üniversite ile arasında İş Kanunu'na tabi özel hukukilişkisi bulunan davacının iş aktinin davalı idarece haksız nedenle feshedilmiş olması olması nedeni ile işaktinin feshi işleminin iptali ile özlük haklarının iadesi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 10.000,00-TL'nin haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemineyönelik olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucunavarılmıştır. ..." 6. İstanbul 6. İdare Mahkemesi tarafından 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için idari ve adli yargı dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK 7. Anayasa'nın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130. maddesinin birinci, ikinci ve onuncu fıkralarışöyledir: “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uyguninsan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamutüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur....Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflartarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir....Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademikçalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir." 8. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 5772 sayılı Kanun ile eklenen ve vakıflarca kurulacak yükseköğretimkurumları ile ilgili düzenlemeler getiren Ek 2. maddesi şöyledir:“(Ek: 17/8/1983 - 2880/32 md.; Değişik : 18/6/2008-5772/7 md.)Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademikçalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas veusullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birdenfazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaçduyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesindekalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzel kişiliğini haiz olup,Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknik eğitimbölgesinde gereksinim duyulması esastır. ..." 9. 2547 sayılı Kanun'unEk 5. maddesi şöyledir: “(Ek :17/8/1983 -2880/32 md.)(Değişik: 28/12/1999 - 4498/1 md.) Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetimorganı dışında en az yedi kişiden oluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıfyönetim organı tarafından dört yıl için seçilir, süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyetüyelerinin yaş sınırlaması hariç Devlet memuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisininlisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından birbaşkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıfyükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelliheyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğüölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretimelemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar,yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelikhükümlerine göre diğer görevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 incimaddesi hükmü uygulanır.” 10. 2547 sayılı Kanun'un Ek 8. maddesi şöyledir: “ (Ek: 17/8/1983 - 2880/32 md.)Vakıfca kurulacak yüksekögretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretimkurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretimelemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerininaynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bukurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar.(Ek fıkra: 15/4/2020-7243/11 md.) Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına,unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bufıkra kapsamında Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgilimevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır."
11. 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun Ek 71. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: " (Ek : 22/3/2006-5475/2 md.)İstanbul’da Prof. Dr. Cemi Demiroğlu Türk Kardiyoloji Vakfı tarafından 2547 sayılı YükseköğretimKanununun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi ve kamu tüzel kişiliğine sahipolmak üzere Demiroğlu Bilim Üniversitesi adıyla yeni bir üniversite kurulmuştur." 12. 2809 sayılı Kanun'un Ek 199.maddesi şöyledir: " (Ek:17/1/2019-7161/15 md.)Mevzuatta İstanbul Bilim Üniversitesine yapılan atıflar Demiroğlu Bilim Üniversitesine, GaziantepBilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılan atıflar Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesineyapılmış sayılır." 13. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin "Öğretim elemanları" başlıklı 23. maddesi şöyledir:
"Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarlagörevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıfyükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında,devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıf yükseköğretimkurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarındaözellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyiminesahip olması gözetilir.
Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışmaesasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylıkve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır." (Danıştay SekizinciDairesinin 29/4/2011 tarihli ve E.:2008/8234, K.:2011/2452 sayılı Kararı ile bu maddenin son cümlesindeyer alan “özlük hakları” ibaresinin iptaline karar verilmiştir. ) 14. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. IV. İNCELEME VE GEREKÇE
A. İlk İnceleme 15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında;2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargı dosya sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 16. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonragereği görüşülüp düşünüldü: 17. Dava, davacının İstanbul Bilim Üniversitesi bünyesinde öğretim elemanı olarak görev yapmakta iken, işakdinin feshinin iptali ile buna bağlı ücret ve özlük haklarının tahsili istemiyle açılmıştır. 18. Davalı Üniversite, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Kanun'un Ek 71. maddesiile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur. 19. İdari rejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargınıngörev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyetkonuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklıkamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de personeli kamuhukukuna tabidir. 20. Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi VakıfÜniversitelerinin de Anayasal güvence altına alınmış olan "Bilimsel Özerkliğe sahip olmaları” bir diğer ayrıcalığıdır.Üniversitelerde bilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre ve baskıgrupları ile düşünce kümelerinin etkisinin dışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler ve gereksinimlerine bağlı olmalarınısağlamaktır. Bu nedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının, görevleri, unvanları, atama,yükselme ve emeklilikleri gibi özlük haklarının kanunla düzenleneceği konusu, Anayasal teminat altına alınmıştır. 21. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenli niteliktekikamu hizmetinde çalıştırdığı davacının; statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukukukapsamında bir kamu personeli olduğu; sözleşmesinin feshinin de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdariDava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde tanımı yapılan iptaldavasına konu edilebilecek idari işlem niteliği taşıdığından; bu işlemin denetimin de idari yargının görev alanındabulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. 22. Bununla birlikte, davacının sözleşmesinin feshinden dolayı talep ettiğiişe iade veya feshin iptali ile ücret vediğer özlük haklarının da, asıl işleme bağlı bir nitelik taşıdığı,dolayısıyla buişlemden kaynaklanan tazmin isteminin de 2577sayılı Kanunun 2. maddesinin b fıkrasında belirtilen; "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. 23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 26/01/2024 tarihve E.2020/48 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 26/01/2024 tarih ve E.2020/48 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 07/10/2024 tarihinde, Üyeler Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR ve Seyfi HAN'ın KARŞI OYLARI veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
K A R Ş I O Y Dava, vakıf yükseköğretim kurumu statüsündeki İstanbul Bilim Üniversitesi bünyesinde öğretim görevlisi olarakgörev yapmakta iken sözleşmesini fesheden davacının, işe iadesi ile buna bağlı ücret ve diğer işçilik alacaklarının tahsiliistemiyle açılmıştır.Davalı Vakıf Üniversitesi, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı YükseköğretimKurumlan Teşkilatı Kanunu'nun Ek 71. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzerekamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur.Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davacı ile davalı Vakıf Üniversitesi arasında imzalananiş sözleşmesi, davacının bu iş sözleşmesine aykırılıktan bahisle 4857 sayılı Kanun hükümleri gereğince sözleşmeyi haklınedenle feshetmiş olması, uyuşmazlığın üniversitedeki çalışma esaslarına ilişkin olmayıp aylık ve diğer özlük haklarınailişkin olması hususları dikkate alınarak, davacının kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsiline ilişkinuyuşmazlığın adli yargının görev alanında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E.2017/9-3094, K.2021/1118 sayılı içtihat gerekçesinde de belirtildiğiüzere, 2547 sayılı kanunu kapsamındaki kamu hizmetini yürüten davacı öğretim görevlisinin ders yükü, disiplin gibiçalışma esasları yönünden aynı Kanun'a tabi olduğu tartışmasız ise de, kendisinin iş sözleşmesi ile çalıştığı ve uyuşmazlıkkonusunun işçilik alacakları olduğu gözetildiğinde kamu hizmeti niteliğindeki görevin özel hukuk ilişkisini ortadankaldırmayacağı, ilgili Yönetmelik'te düzenlendiği gibi aylık ve diğer özlük hakları bakımından 4857 sayılı Kanunhükümlerinin uygulanacağı, 7036 sayılı Kanun'un 5/a maddesi uyarınca da iş mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda belirtilen hususlar göz ününde bulundurularak; İstanbul 6. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüileİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin yargı yolu bakamından görevsizlik kararının kaldırılmasıgerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. ÜyeDoğan AĞIRMANÜyeEyüp SARICALARÜyeSeyfi HAN