T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/290KARAR NO : 2024/420
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/10/2008tarihi öncesinde, 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmetibulunmayan davacının, tedavisi için reçete edilen ilaçbedelinin ödenmesine ilişkin yaptığı başvurunun reddine dairkurum işleminin iptali ve ödenen bedelin yasal faizi ilebirlikte tahsili istemiyle açılan davanın, 5510 sayılıKanun'un101. maddesi kapsamında, ADLİ YARGIYERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: M. B.Vekili
: Av. N. Y.Davalı
: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilineakciğer kanseri teşhisi konulduğunu ve kanser tedavisi gördüğünü, tedavisinde"..." etkin maddeli ilaçların kullanıldığını, müvekkilinin, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvurarak "..." etkinmaddeli "..." isimli ilaç bedelinin karşılanmasını talep ettiğini, ancak Kurumun talebi reddettiğini belirterek, ilacınbedelinin tedavi süresince kesintisiz olarak davalı kurum tarafından karşılanmasına karar verilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır. 2. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davaya konu uyuşmazlığın çözümünde, görevli mahkemenin idaremahkemeleri olduğunu, bu itibarla görev itirazında bulunduklarını, bu kapsamda davanın öncelikle yargı yolu nedeniyle veesastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. İzmir 16. İş Mahkemesi 05/04/2024 tarih ve E.2024/79, K.2024/200 sayılı kararı ile, uyuşmazlığınçözümünde idari yargının görevli, mahkemelerinin ise görevsiz olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar vermişve bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: ''...Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; dava, niteliği itibariyledavacının tedavisinde kullanılan ilaç bedelinin Kurumca karşılanması istemine ilişkindir. Davacının 2022sayılı yasa(yeşil kart) kapsamında olduğu, 5510 sayılı Yasanın 60/c-3 maddesi kapsamında sağlıksigortası hükümlerinden yararlandığı, bu itibarla davaya konu olan talebin, ne 506 sayılı Kanun, ne1479 sayılı Kanun ne de 5510sayılıKanun’dauygulamayeribulunmamakta olup, yasal dayanağının 2022sayılı Kanun hükümleri olduğundan davaya konu uyuşmazlığın çözümünde, görevli mahkemenin idaremahkemeleri olduğu, davanın İdari Yargı'da açılması gerekirken mahkememizde açılmış olduğu, yetkili vegörevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK 114/1-b maddesi gereğince yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenler;1-HMK 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın USULDENREDDİNE,...'' 4. Davacı vekili aynı hukuki gerekçelerle, Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 04/04/2024 tarih ve93152932 sayılı ''ilaç bedellerinin kurumca karşılanamayacağına'' ilişkin idari işleminin iptaliistemiyleidari yargıyerinde dava açmıştır. B. İdariYargıda 5. Bursa 3. İdare Mahkemesi 10/05/2024 tarih ve E.2024/652 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın adli yargıyerince çözümlenmesi gerektiğinden bahisle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli merciin belirtilmesi için
Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin kararına kadarertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "...Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinden de görüleceği üzere, 5754 sayılı Kanununyürürlüğünden önce memur ve diğer kamu görevlileri ile bunların hak sahiplerine ilişkin olarak tesisedilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde, bunlar dışında kalan sigortalılar vebunların hak sahipleri hakkında tesis edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların ise adli yargıyerinde bulunan yetkili iş mahkemelerinde çözümleneceği anlaşılmaktadır.Dolayısıyla, davanın idari yargı yerinde görülebilmesi için, davacının 5510 sayılı Kanuna 5754sayılı Kanun ile eklenen Geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesinden önce, 5434 sayılı Emekli SandığıKanunu kapsamında memur, diğer kamu görevlisi veya bunların hak sahibi kapsamında olmasıgerekmektedir.Olayda ise, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçiliğinin bulunmadığı, 01/07/1976 tarihve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık BağlanmasıHakkında I Kanun hükümlerine göre aylık aldığı ve genel sağlık sigortalısı sayıldığından, tedavisindekullanılan ilacın bedelinin karşılanması talebinin reddinden doğan ve 5510 sayılı Kanun kapsamındabulunan dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün anılan Kanunun 101. maddesi uyarınca İşMahkemelerinin görev alanına girdiği sonucuna ulaşılmıştır..." 6. Bursa 3. İdare Mahkemesi 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindava dosyasını ve adli yargı yerinde açılan davanın konusuna ilişkin bilgi ve belgeler ile adli yargı kararının kesinleşmedurumunu gösteren bir örneğini Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ''Genel sağlık sigortalısı sayılanlar ''başlıklı 60. maddesininilgili kısımları şöyledir: "(Değişik: 17/4/2008-5754/38 md.)İkametgahı Türkiye'de olan kişilerden;a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;1) (a) ve (c) bentleri gereğince sigortalı sayılan kişiler,2) (b) bendi gereğince sigortalı sayılan kişiler,b) İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler,c) Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerine göre sigortalı sayılmayanlardan;...3) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz TürkVatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler,....genel sağlık sigortalısı sayılır...'' 8. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." 9. 5510 sayılı Kanun'un "5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 4. maddesinin ikincifıkrası şöyledir: "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebindebulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsistalebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır." B. Yargı Kararı 10. 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin 22/12/2011tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlarise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artık Sosyal
Sigortacılık esasına göre faaliyet gösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idari işlemsayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden ise SosyalGüvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devamedecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bubakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasına dayalı yeni sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden öncestatüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinindevam edeceği açıktır… IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası temin edilmeden Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği görülmekte ise de, dava konusuna ilişkin bilgi vebelgeler ile adli yargı kararının kesinleşme durumunu gösteren bir örneğinin dosyada bulunduğu, bu nedenle adli yargıdosyasının istenilmediği ve sonuçta usule ilişkin başka bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 12. Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 13. Dava, kanser tedavisi görmekte olan davacının, tedavisi için reçete edilen ilaç bedelinin ödenmesine ilişkinyapmış olduğu başvurunun reddine dair Bursa Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının E-49784982-118.05.01-93152932 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 14. 5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, 2926 sayılıTarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Kanunu kapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra göreve başlayanlar yönünden,prim esasına dayalı sigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar, tarım işlerinde ücretle çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ve tarımda kendi hesabına çalışanlarıkapsayan beş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak ve yükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemialtında toplanmıştır. 15. Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği ancak bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonramemur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanun’un değil, 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural veesasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır. 16. Somut olayda davacının,5510 sayılı Kanun'un 60. Maddesinin birinci fıkrasının c bendinin 3. alt bendikapsamında sigortalı olduğu, 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmetlerinin bulunmadığı ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 4.maddesinin ikinci fıkrasındaki hükmün uygulama alanının bulunmadığı gözetildiğinde,tedavisi için reçete edilen ilacınparasının davalı idare tarafından ödenmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işleme karşı açılan davanın,5510 sayılı Kanun'un 101. maddesindeki düzenleme uyarınca görüm ve çözümünde adli yargının görevli bulunduğusonucuna varılmıştır. 17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Bursa 3. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulüile, İzmir 16. İş Mahkemesinin 05/04/2024 tarih ve E.2024/79, K.2024/200 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması
gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Bursa 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İzmir 16. İş Mahkemesinin 05/04/2024 tarih veE.2024/79, K.2024/200 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 07/10/2024tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN