T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/291KARAR NO : 2024/407
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: Karayolunda meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası nedeniyle uğranılan zararın idarece giderilmesiistemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Kanun'un 110.maddesi kapsamında, ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: M. A.Vekili
: Av. E. B.Davalı
: Konya Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. M. E. T. I. DAVA KONUSU OLAY
1.Davacı vekili, müvekkilinin 24/07/2022 günü ... plakalı aracı ile seyir halinde iken, asfaltın sıcaklık nedeniyleerimesi, yolun mucurlu olması, darlığı, yetersiz işaretleme ve temizlemenin yapılmaması sebebiyle araç hakimiyetininkaybedilerek su kanalına düştüğünü ve yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin aracını40.000 TL hurda değeri olarak sattığını ancak gerçek değerinin 250.000 TL olduğunu ayrıca oğlunun da yaralanmasınedeniyle maddi ve manevi zararının olduğunu; davalının yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurma yükümlülüğünün olduğunu, gerekli aydınlatmanın yapılmadığını, levhakoymadığını ve yolun güvenliği için gerekli olan bariyerlerin olmadığını, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ilerisürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, aracın satış değeri ve satış tarihindeki gerçek değeri nazara alınarakuğramış olduğu şimdilik 100 TL zararın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 21/12/2023 tarih ve E.2023/106, K.2023/1015 sayılı kararı ile,davaya konu tazminatın davalının hizmet kusuruna dayalı olarak istenildiği, bu haliyle somut olayda davalı idarenin malikiya da işleteni olduğu araçların karıştığı herhangi bir kazanın sözkonusu olmadığı, sadece hizmet kusuru olgusunadayanıldığı gerekçesiyle, davanın HMK 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usuldenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dava, belediye tarafındaniddia olunan yoldaki hatalar, eksiklikler ve diğer idare tarafın tamkusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazasından kaynaklı tazminat davasıdır.Öncelikle davanın hizmet kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve 2577 sayılı Yasanın 2/1-bmaddesi hükmü gereğince "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davalarının" çözümünde idari yargının görevli olması sebebiyle, öncelikledava şartlarından olan yargı yolunun caiz olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davanın, olayda kamu hizmetinin usulüne vehukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektirenbir husus olup olmadığının belirlenmesinin idare hukuku kuralları esas alınarak 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2/1-b maddesinde sayılan tam yargı davasında çözülmesindeidari yargı yerleri görevlidir. (Emsal:Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/907-1870 E.K. nolu,2016/9557-7631 E.K. Nolu, 2016/4721-7256 E.K. Nolu, 2016/539-6302 nolu ilamları.)..." 3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Konya 3. İdare Mahkemesi 20/03/2024 tarih ve E.2024/368 sayılı kararı ile, karayolundagerçekleşen trafik kazasında kusurlu üçüncü kişilere karşı açılacak tüm sorumluluk davalarında görevli yargı kolunun adliyargı olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar
verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Uyuşmazlıkta tazminata konu olan olayın Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesindetanımlanan karayolunda meydana geldiği, söz konusu karayolu 6001 sayılı Kanunun 13. maddesigereğince Karayolları Genel Müdürlüğü muhtevasında bulunan yollar arasında yer aldığı,kazayakarışan aracın hurdaya ayırma kararının bulunması söz konusu aracın trafikte olmaması sonucunudoğurabileceği ancak üçüncü kişilerin hukuksuz biçimde trafikte hurda araçla seyir yapması durumundameydana gelen kazanın 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tanımlanan karayolunda gerçekleştiğigerçeğini değiştirmediği, Karayolları Trafik Kanunu'nda yer verilen bir kara yolunda bir kaza meydanagelirse, bu kazadan doğan her türlü sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceği, bu sebeple davakonusu uyuşmazlık bakımından görevli adli yargı yerinin adli yargı mahkemelerinin olduğu ifadeedilmelidir. Nitekim kanunun lafzında açık bir biçimde ''bu kanundan doğan sorumluluk davaları''denilmek suretiyle hurda araçla yapılan bir kazanında bulunması dahil Karayolları Trafik Kanunu'ndandoğan herhangi bir uyuşmazlık için adli yargının görevli olduğunun açıkça belirtildiği görülmektedir.Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularını inceleyen Anayasa Mahkemesi, 26/12/2013 tarih ve E:013/68, K:2013/165 sayılı kararında''2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolundagetirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.'' denilerek anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin E.2023/376, K.2023/541 no'lu kararı ve E.2023/29, K.2023/294no'lu kararlarında ''Kanun koyucunun idari yargının görev alanına giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile 2918 sayılıKanun'dan doğan tümsorumluluk davalarınınadli yargının görev alanına girmesi yönünden verilmiş birkarardır'' denilerek tazminat istemlerinin yer aldığı davaların daadli yargının görev alanında olduğunugöstermektedir.Bu durumda, Karayolları Trafik Kanunu'nda tanımlanan karayolunda gerçekleşen birtrafikkazasında kusurlu üçüncü kişilere karşı açılacak tüm sorumluluk davalarında görevli yargı kolunun adliyargı olduğundan davanın adli yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. .. " 5. Konya 3. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat
6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir." 7. 2918 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsar.Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu veeşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açıkkesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamuhizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da,Bu Kanun hükümleri uygulanır." 8. 2918 sayılı Kanun'un "Belediye trafik birimleri, görev ve yetkileri" başlıklı 10. maddesi şöyledir: "(Değişik: 18/1/1985 - KHK 245/3 md.; Aynen kabul: 28/3/1985 - 3176/3 md.)Bu Kanunla belediyelere verilen görevler il ve ilçe trafik komisyonları ve mahalli trafik birimleri ileişbirliği yapılarak yürütülür.a) KuruluşHer belediye başkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesi gözönünde tutularak İçişleri Bakanlığıncatespit edilecek ölçülere ve genel hükümlere göre, belediye trafik şube müdürlüğü, şefliği veya memurluğukurulur.
b) Görev ve yetkiler1. Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmak,2. Gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yerişaretlemeleri yapmak,3. Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek,4. Karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolaycagörülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak,5. Yol yapısı veya işaretleme yetersizliği yüzünden trafik kazalarının vukubulduğuyerlerde, yetkililerce teklif edilen tedbirleri almak,6. Çocuklar için trafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasını sağlamak,7. Bu Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.(Ek fıkra: 25/6/1988 - KHK 330/2 md.)" 9. 2918 sayılı Kanun'un “Karayolu trafik güvenliği” başlıklı 13. maddesi şöyledir: "(Değişik birinci fıkra: 25/6/2010-6001/34 md.) Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlüdür.Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları ve esasları yönetmelikte belirtilençalışmalarda;a) Yolun yapım ve bakımı ile görevli kuruluştan izin almak,b) Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak, aldırarak ve devamlılığını sağlayarak, trafik akımını vegüvenliğini bozmayacak tarzda yapmak,c) Zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerini en kısa zamanda ortadankaldırarak karayolunu kullananlara ve araçlara zarar vermeyecek duruma getirmek,d) Şehiriçi karayolu kenarında çeşitli tesislerin yapımı süresince; kaldırımlarda, tünel, tünelaydınlatılması ve benzerlerini yaparak güvenli geçiş sağlamak ve yaya yollarını trafiğe açıkbulundurmak,Zorundadırlar.Bu çalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engeller bütün sorumluluk, bunlarıyaratan kişilere ait olmak üzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflar sorumlulara ödetilir.(Dördüncü fıkra mülga: 18/1/1985 - KHK 245/16 md.)(Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükümlerine uymayanlar fiil başka bir suç oluştursa bileayrıca 7 200 000 lira para cezası ile cezalandırırlar." 10. 2918 sayılı Kanun'un “Görev ve Yetkili Mahkeme” başlıklı 110. maddesi şöyledir: “(Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.)İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir” 11. 2918 sayılıKanun'un geçici 21. maddesi şöyledir: “(Ek: 11/1/2011-6099/15 md.)Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihtenönce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz” B. Yargı Kararı 12. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: “… Anayasa Mahkemesinin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanınagiren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden vekamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarında
görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısasürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceğiyolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özelhukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 14. Raportör-Hakim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 15. Dava, davacı aracının uğradığı maddi hasarlı trafik kazasında, davalının kusur ve sorumluluğubulunduğundan bahisle, uğranılan zararın faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. 16. Anayasa Mahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, kanun koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca,başta Uyuşmazlık Mahkemesi olmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. 17. 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin işaretedilen kararı ve tazminat istemine ilişkin davanın maddenin yürürlük tarihinden sonra açıldığı hususu gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 18. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Konya 3. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/12/2023 tarih ve E.2023/106, K.2023/1015 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Konya 3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin21/12/2023 tarih ve E.2023/106, K.2023/1015 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 07/10/2024 tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yolyapım, bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukukisorumluluğunun idare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukukisorumluluğundan değil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısındauyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyıgörevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz. ÜyeAhmet ARSLANÜyeBilal ÇALIŞKAN