T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/310KARAR NO : 2024/522KARAR TR
: 02/12/2024
ÖZET: Davacının, 6721 sayılı Kanun'un Ek 1/1-amaddesi kapsamında davalı Vakfın yurt dışıtemsilciliğinde müdür yardımcısı sıfatıyla görevyapmakta iken, geçici görevlendirilmesinin feshinedeniyle, işe idesi veya İş Kanunundankaynaklanan parasal haklarının tazmini istemiyleaçtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesigerektiği hk. K A R A R Davacı
: ****Vekili
: ****Davalı
: Türkiye Maarif Vakfı BaşkanlığıVekili
: **** I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Türkiye Maarif Vakfı ile yaptığı "belirsiz süreli iş sözleşmesi"kapsamında yurt dışında görev yaptığı sırada iş sözleşmesinin davalı tarafından geçerli bir neden olmaksızın ve haksız birşekilde usulüne aykırı olarak feshedildiğini, iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti kararı ile birlikte İş Kanunu’nun 21.maddesi gereğince davalı işverenin müvekkilinin 1 ay içerisinde işe başlatılmasını, başlatılmaması halinde müvekkiline 8aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesi, mahkeme tarafından verilecek kararın kesinleştirilmesine kadar müvekkilinçalıştırılmadığı süreler için müvekkiline 4 aylık ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili vakfın eğitim faaliyetleri görüntüsü altında yurtdışında yıkıcı terörfaaliyetleri yürüten örgütlerle FETÖ/PYD ile mücadelede etkin rol üstlendiğini, vakfın kamu yararına faaliyet gösteren birvakıf niteliğinde teşekkül ettirildiğini, müvekkili Vakfın faaliyetleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı memurstatüsünü haiz davacının, bir işçi olmamakla birlikte memur statüsü korunarak görevlendirilmesinin yapıldığını,05/10/2021 tarihinde Somali Temsilciğinde Okul Müdür Yardımcılığı unvanı ile Cibuti Temsilciği bünyesinde görev yerideğişikliği tevdi edildiğini, 21/06/2022 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına görevlendirilmesinin iptali kapsamında talepgönderildiği, 30/06/2022 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından cevap yazısı geldiğini ve Bakanlık bünyesindeki görevyerine iadesinin uygun bulunduğunu, davada görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, müvekkili vakıf ile davacıarasında iş kanunundan kaynaklı bir iş sözleşmesi bulunmaması sebebiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddiningerektiğini, davacının müvekkili kurumda görevlendirildiğinde halihazırda memur olması sebebiyle işe iadenin hukukenmümkün olmadığını, davacının görevlendirilme ve görevlendirilmenin sona erdirilmesi işlemlerinin MEB kararı ilegerçekleştiğini ve işe iade kavramının oluşabilmesi için taraflar arasında geçerli bir iş sözleşmesinin varlığının gerektiğini,davacının işe iade sürecinin devam etmesi sürecinde Milli Eğitim Bakanlığına başvuru yaptığını ve bunun sonucundatekrar göreve iade edilerek görevlendirileceği okulu beklediğini ileri sürerek davanın görev yönünden reddinisavunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi 03/11/2022 tarih ve E.2022/650, K.2022/755 sayılı kararı ile,davada idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usülden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf istemindebulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi 14/09/2023 tarih ve E.2023/144,K.2023/1999 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Mahkeme kararının ilgilikısmı şöyledir: ''...Davanın 4857 sayılı kanunun 21. maddesi kapsamında feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade vemaddi sonuçların tespiti davası olduğu, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olup olmadığının ve yargıyolunun caiz olup olmadığının belirlenmesi gerektiği,Davacı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak 657 sayılı kanun kapsamında öğretmen olarak görevyapmakta iken yurt dışında eğitim faaliyetinde görev almak üzere 06/05/2019 tarihinden itibaren davalıvakıfta belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, davalı tarafça görevlendirilmesinin27/06/2022 tarihinde sona ereceği mail yoluyla bildirilerek iş akdine haklı ve geçerli neden olmaksızınson verildiğinden bahisle işe iade davası açtığı, davalı ise davacının 21706/2022 tarihinde
görevlendirilmesinin kaldırılması için Milli Eğitim Bakanlığına gönderilen yazı üzerinde bakanlıkça30/06/2022 tarihinde göreve iadesi uygun görüldüğünden görevlendirmenin sona erdiğini beyan ettiği,tarafların anlatımı ve sunulan belgelere göre davacının memur olup idari işlemle davalı Vakıf'ta görevaldığı ve yine idari işlem ile görevinin sona erdiği, davacının özlük işlemlerinin Milli Eğitim Bakanlığı'ncatutulduğu, ücret ödemelerinin bu görevlendirmeye ait ek ödeme haricinde asıl olarak bakanlık tarafındanyapıldığı ve davacının memur olarak halen bakanlıkta görevinin devam ettiği, söz konusugörevlendirmenin tamamen Milli Eğitim Bakanlığı'nın insiyatifi ile idari işlem olarak tesis edildiği, buidari işlemin davacı ve davalı arasında iş sözleşmesi kurulmasına imkan tanımayacağından uyuşmazlığınçözüm yeri idari yargı olmakla davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK.'un 114 ve115maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde kararverilmiştir.HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Açılan davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE,...'' 4. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 5. İstanbul 7. İdare Mahkemesi 13/05/2024 tarih ve E.2023/2429 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın görümve çözümünün adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: ''...Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Türkiye Maarif Vakfı ile yaptığı "belirsizsüreli iş sözleşmesi" kapsamında yurt dışında görev yaptığı sırada iş sözleşmesinin davalı tarafındangeçerli bir neden olmaksızın ve haksız bir şekilde usulüne aykırı olarak feshedildiğini, iş akdinin feshiningeçersizliğinin tespiti kararı ile birlikte İş Kanunu’nun 21. maddesi gereğince davalı işvereninmüvekkilinin 1 ay içerisinde işe başlatılmasını, başlatılmaması halinde müvekkiline 8 aylık ücretitutarında tazminat ödenmesini, mahkeme tarafından verilecek kararın kesinleştirilmesine kadarmüvekkilin çalıştırılmadığı süreler için müvekkiline 4 aylık ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesiniistemiyle adli yargıda açılan dava sonucunda, İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi'nin 03.11.2022 tarih veE:2022/650, K:2022/755 sayılı kararı ile "yargı yolu caiz olmaması nedeniyle HMK nun 114 ve 115.maddeler uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, anılan kararınistinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 14.09.2023 tarih veE:2023/144, K:2023/1999 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesi üzerine de, bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, davacı kamu görevlisi olsa da davalı konumunda gösterilen vakfın özel hukuk tüzelkişisi olduğu, aralarındaki ilişkinin kamu görevine ilişkin olmadığı ve sözleşmeye dayandığı, diğer biranlatımla Türkiye Maarif Vakfı ile iş kanunu hükümlerine göre aralarında yapılan ve vakıf idaresincefeshedilen belirsiz süreli iş sözleşmesine ve bu kapsamdaki yurt dışı görevine dönme ve vakıf bütçesindenkendisine ödenmesi gereken parasal hakların iade edilmesi talebine ilişkin olduğu, bu nedenleuyuşmazlığın çözümünün iş mahkemelerine ait olduğu anlaşılmıştır.Bu itibarla, uyuşmazlığı çözmekte görevli yargı yerinin adli yargı mercileri olduğu sonucunavarıldığından, yukarıda aktarılan 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, görevli yargı merciininbelirlenmesi için, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekmiştir...'' 6. İstanbul 7. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat 7. Anayasa'nın "A. İdarenin esasları", "1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliği" başlıklı 123.maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir: "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur" 8. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Bölümünün Vakıflar ana başlığı altında düzenlenen "A.Kuruluşu I. Tanımı" başlıklı 101. maddesi şöyledir: “Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amacaözgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veyaekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.(İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 17/4/2008 tarihli ve E.: 2005/14, K.: 2008/92 sayılıKararı ile.)Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka,
millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıylavakıf kurulamaz.” 9. 4721 sayılı Kanun'un "II. Kuruluş şekli" başlıklı 102. maddesi şöyledir: "Vakıf kurma iradesi, resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır. Vakıf, yerleşim yerimahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.Resmî senetle vakıf kurma işleminin temsilci aracılığıyla yapılması, temsil yetkisinin noterlikçedüzenlenmiş bir belgeyle verilmiş olmasına ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve haklarınbelirlenmiş bulunmasına bağlıdır.Mahkemeye başvurma, resmî senet düzenlenmiş ise vakfeden tarafından; vakıf ölüme bağlı tasarrufadayanıyorsa ilgililerin veya vasiyetnameyi açan sulh hâkiminin bildirimi üzerine ya da Vakıflar GenelMüdürlüğünce re'sen yapılır.Başvurulan mahkeme, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri re'sen alır." 10. 4721 sayılı Kanun'un "IV. Tescil ve ilân" başlıklı 104. maddesi şöyledir: "Tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir;ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezî sicile kaydolunur.Tescil kararı, başka bir mahkemece verilmiş ise, ilgili belgelerle birlikte tescil için vakfın yerleşimyeri mahkemesine gönderilir.Yerleşim yeri mahkemesinin yapacağı bildirim üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğünce merkezî sicilekaydolunan vakıf Resmî Gazete ile ilân olunur.Tescil ve ilân Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre yapılır." 11. 6721 sayılı Türkiye Maarif Vakfı Kanunu'nun ''Amaç ve Kapsam'' başlıklı 1. maddesi şöyledir: '' (1) Bu Kanunun amacı; yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak örgün veyaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla okul öncesi eğitimden üniversite eğitimine kadartüm eğitim süreçlerinde burslar vermek, okullar, eğitim kurumları ve yurtlar gibi tesisler açmak, yurt içide dâhil olmak üzere bu kurumlarda görev alabilecek eğitmenleri yetiştirmek, bilimsel araştırmalar vearaştırma geliştirme çalışmaları yapmak, yayınlar yapmak ve metotlar geliştirmek ve faaliyet gösterdiğiülkenin mevzuatına uygun diğer eğitim faaliyetlerini yürütmek için merkezi İstanbul’da olan TürkiyeMaarif Vakfının kurulması ve işleyişine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. '' 12. 6721 sayılı Türkiye Maarif Vakfı Kanunu'nun "Türkiye Maarif Vakfının organları, organların oluşumuve görevleri " başlıklı 3. maddesişöyledir: ''(1) Türkiye Maarif Vakfının organları Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu ve Denetim Kuruludur.(2) Mütevelli Heyeti, Türkiye Maarif Vakfının karar organı olup on iki üyeden oluşur.Mütevelli Heyeti; (…)1 Cumhurbaşkanı (…)1 tarafından atanan yedi daimi üye ile ikisi Millî EğitimBakanlığı temsilcisi olmak üzere Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulutemsilcilerinden teşekkül eder. Türkiye Maarif Vakfının kuruluşuna katılan gerçek kişiler ve tüzel kişitemsilcileri Türkiye Maarif Vakfının Mütevelli Heyetini oluşturur. Daimi üyeliklerde boşalma olmasıdurumunda, daimi üyeler salt çoğunlukla boşalan üyelikler için yeni üyeler seçer. Mütevelli Heyetinintoplantılarına mazeretsiz olarak art arda üç kez veya son on toplantının beşine katılmayan üyenin üyeliğisona erer.1(3) Mütevelli Heyeti gerektiğinde Türkiye Maarif Vakfı resmî senedinde değişiklik yapmayayetkilidir.(4) Mütevelli Heyeti daimi üyeleri, daimi üyeler arasından beş yıllığına bir başkan seçerler.(5) Yönetim Kurulu, Türkiye Maarif Vakfının icra organı olup Türkiye Maarif Vakfınıtemsil yetkisinihaizdir. Yönetim Kurulu, bir başkan ve altı üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyeleri ve başkanı MütevelliHeyeti tarafından beş yıllığına atanır ve atanan üyeler gerektiğinde Mütevelli Heyeti tarafındangörevden alınabilir. Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu üyelerini Mütevelli Heyeti içerisinden veyadışarıdan seçebilir. (6) Denetim Kurulu, Mütevelli Heyeti adına Türkiye Maarif Vakfının faaliyet ve hesaplarını denetler.Denetim Kurulu, Mütevelli Heyeti tarafından beş yıllığına atanan beş asil ve beş yedek üyeden oluşur.Denetim Kurulunun oluşumunda Millî Eğitim Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının temsilcilerine yer verilir.(7) Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti üyeleri en az dört yıllık fakülte mezunlarından seçilir veyetmiş iki yaşının bitimine kadar görev alabilirler. '' 13. 6721 sayılı Kanun'un ''Mali Haklar'' başlıklı 4. maddesinin 3. fıkrası şöyledir: ''(3) (Ek :3/10/2016-KHK-676/82 md. ; Aynen Kabul: 10/11/2016-6758/1 md.) Vakıf tarafındanyurtdışında görevlendirilen okul yöneticileri ve öğretmenler 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı PasaportKanununun 14 üncü maddesi kapsamındaki Hükümetçe, hususi idarelerce veya belediyelerce resmîvazife ile dış memleketlere gönderilenlere veya dış memleketlerde vazifeye alınanlara tanınan haklardan
faydalanırlar.'' 14. 6721 sayılı Kanun'un ''Türkiye Maarif Vakfının bütçesi ve gelirleri ile muafiyet, istisna ve indirimler''başlıklı 5. maddesi şöyledir: ''(1) Türkiye Maarif Vakfı, 2 nci maddede yer alan amaç ve faaliyetleri doğrultusunda yıllık bütçeyapar. Bütçe hesap dönemi takvim yılıdır. Türkiye Maarif Vakfı, yıl içinde elde ettiği brüt gelirin en fazlaüçte birini mali, idari, hukuki ve bunlara yardımcı işlerde çalışan personel, yönetim ve idame masraflarıile ihtiyatlara; kalan üçte ikisini ise Türkiye Maarif Vakfının amaçlarına, bu amaçları gerçekleştirmekiçin çalışan personele ve mal varlığını artıracak yatırımlara sarf ve tahsis eder. Ayrıca Türkiye MaarifVakfı, amaçlarını gerçekleştirmek için yurt içi ve yurt dışında iktisadi işletme veya sermaye şirketikurabilir, devralabilir ve bunlara ortak olabilir.(2) Türkiye Maarif Vakfının gelirleri şunlardır:a) Türkiye Maarif Vakfının amacına uygun ulusal ve uluslararası fonlardan aktarılan hibeler dedâhil olmak üzere her türlü şartlı, şartsız bağışlar ile yardımlar.b) Yurt içi ve yurt dışı her türlü ürün, hizmet, menkul, gayrimenkul, irat ve vasiyet bağışları ile aynive nakdî yardımlar.c) Vakıf faaliyetlerinden elde edilen muhtelif gelirler.ç) İktisadi işletmeler, iştirakler ve ortaklıklardan sağlanan gelirler.d) Vakıf taşınır ve taşınmaz varlıkları ile diğer haklarının değerlendirilmesi ile sağlanan gelirler.e) Cumhurbaşkanı kararı ile genel bütçeden ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından aktarılacaktutarlar.f) Diğer gelirler.(3) Türkiye Maarif Vakfı;a) Kurumlar vergisinden (iktisadi işletmeler ve iştirakler hariç),b) Yapılan bağış ve yardımlar sebebiyle veraset ve intikal vergisinden,c) Bu Kanunda sayılan faaliyetleri dolayısıyla yapılan işlemler yönünden harçlardan, bu kapsamdadüzenlenen kâğıtlar nedeniyle damga vergisinden, sahip olduğu taşınmazları dolayısıyla emlakvergisinden,muaftır.(4) Türkiye Maarif Vakfı, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara diğer kanunlarlatanınan vergi, resim ve harç istisnalarından yararlanır.(5) Türkiye Maarif Vakfına yapılacak bağış ve yardımlar gelir ve kurumlar vergisi matrahındanindirilir.'' 15. 6721 sayılı Kanun'un ''Hüküm bulunmayan hâller" başlıklı 6. maddesi şöyledir: ''(1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan durumlarda 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk MedenîKanunu ile 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu hükümleri uygulanır.'' 16. 6721 sayılı Kanun'un "Personel görevlendirilmesi" başlıklı Ek 1. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve ilgilidiğer fıkraları şöyledir: ''(Ek: 3/10/2016-KHK-676/83 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/67 md.)(1) 2 nci maddede sayılan faaliyetlerinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan personelin temini amacıylakamu kurumlarında istihdam edilen Devlet memurları ile öğretim elemanlarından gerekli nitelikleritaşıyanlar, Türkiye Maarif Vakfının talebi ve kendilerinin isteği üzerine kurumlarınca;a) En fazla iki yıl süreyle Türkiye Maarif Vakfında görevlendirilebilir. Söz konusu görevlendirmeler,iki yılın dolmasından sonra gerektiğinde aynı usulle ikişer yıl süreyle en fazla üç defa uzatılabilir. Buşekilde görevlendirilenler bu görevleri süresince aylıklı izinli sayılırlar. Bunlara, yurtdışında görevyaptıkları süre için, görevlendirildikleri ülkede sürekli görevle bulunan ve 9 uncu derecenin 1 incikademesinden aylık alan bekâr meslek memuruna ödenmekte olan yurtdışı aylığını geçmemek üzereMütevelli Heyetince belirlenecek tutarda Vakıf tarafından ödeme yapılabilir.''(5) Bu madde kapsamında aylıksız izin verilmek suretiyle görevlendirilenlerden,önceki görevlerisebebiyle 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncümaddesinin birinci fıkrasının (c) bendi veya geçici 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı veyahut iştirakçisayılanların; aylıksız izinli sayıldıkları sürece aynı kapsamdaki sigortalılık veya iştirakçilik ilişkisi devameder. İlgililerin bu şekilde aylıksız izinde geçirdikleri süreler önceki kadro unvanları esas alınmaksuretiyle emekli keseneğine esas aylık unsurlarının veya sigorta primine esas kazanç unsurlarınıntespitinde dikkate alınır. Bu şekilde aylıksız izne ayrılanların önceki kadroları için tespit edilen sigortaprimine esas kazanç veya emekli keseneğine esas aylık tutarı esas alınmak suretiyle hesaplanacaksigorta primleri veya kişi keseneği ve kurum karşılıkları ile genel sağlık sigortası primlerinin ödemeyükümlülüğü Türkiye Maarif Vakfına aittir. Bu fıkra kapsamına girenlerin aylıksız izinli sayıldıklarısüreler emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınır.(6) Bu madde kapsamına girenler ile bunların yurtdışında birlikte yaşadıkları ve 5510 sayılı Kanunagöre bakmakla yükümlü oldukları kişilerin yurtdışındaki sağlık giderleri, aylıksız izin döneminigeçmemek kaydıyla sürekli görevle yurtdışına gönderilen Devlet memurları için 5510 sayılı Kanundabelirlenmiş olan usul ve esaslar çerçevesinde karşılanır.
(7) İlgili kurumlar, söz konusu görevlendirmeleri süresi dolmadan sonlandırabileceği gibi TürkiyeMaarif Vakfının gerekçeli talebini uygun görmesi halinde de sonlandırabilir.(8) Bu madde uyarınca görevlendirilenlerden görev süresinin bitimini veya görevlendirmeninsonlandırılmasını izleyen onbeş gün içinde görevlerine dönmeyenler memuriyetten çekilmiş sayılırlar. '' 17. 6721 sayılı Kanun'un ''Türkiye Maarif Vakfının kuruluş işlemleri '' başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir: ''(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye Maarif Vakfının kuruluşu,Türkiye Maarif Vakfı resmî senedi ve Türkiye Maarif Vakfının Türk Medenî Kanunu hükümlerine göretesciline ilişkin işlemler Millî Eğitim Bakanlığınca sonuçlandırılır.(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye Maarif Vakfının kuruluşişlemlerinde kullanılmak ve kalanı kuruluş tamamlandıktan sonra Türkiye Maarif Vakfına devredilmeküzere Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden Türkiye Maarif Vakfına bir milyon Türk lirası aktarılır.(3) Türkiye Maarif Vakfının tescil işlemlerini müteakip bir ay içinde Mütevelli Heyeti, Türkiye MaarifVakfının teşkilatlanmasına yönelik bütün kararları alır, bu Kanunda sayılan organların atamasını yaparve Türkiye Maarif Vakfının iç mevzuatını mevcut yasalar çerçevesinde hazırlar. Türkiye Maarif Vakfınınpolitikalarını ve stratejik planını, geçici bütçesini ve Türkiye Maarif Vakfının resmî internet sitesinihazırlar.(4) Türkiye Maarif Vakfının kuruluş merkezi olarak kullanılmak üzere Maliye Bakanlığınca uygungörülen taşınmaz, bedelsiz olarak Türkiye Maarif Vakfının kullanımına bırakılır. Türkiye MaarifVakfının kurulmasından ve teşkilatlanmasının tamamlanmasından sonra, Millî Eğitim Bakanlığının uygungördüğü yurt dışında kamuya ait varlıklar Cumhurbaşkanı kararı ile bedelsiz olarak Türkiye MaarifVakfına devredilir.'' 18. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 02/07/2018-KHK-703/185 md.)" B) Yargı Kararı 19. Anayasa Mahkemesi 06/12/2018 tarihli ve E.2016/159 numaralı dosyada 17/6/2016 tarihli ve 6721 sayılıTürkiye Maarif Vakfı Kanunu’nun dava konusu kurallarının Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal taleplerinin reddinekarar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: ''(...)3. Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amacaözgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır. Vakıfların kuruluşu, organları, denetimi vediğer hususlara ilişkin temel hükümler 22/11/2011 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nda düzenlenmiştir.4. Türkiye Maarif Vakfının (Vakıf) kurulması ve işleyişine ilişkin usul ve esaslar ise 6721 sayılıKanun’da düzenlenmiştir. Kanun’un geçici 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, Vakfın kuruluşu, vakıfresmî senedi ve 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre tesciline ilişkin işlemlerin Millî Eğitim Bakanlığıncasonuçlandırılacağı belirtilmiş; 6. Maddesinde de Kanun’da hüküm bulunmayan durumlarda 4721 sayılıKanun ile 5737 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümlere göreVakıf da diğer vakıflar gibi 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre vakfın kuruluş yeri mahkemesindekivakıf siciline tescil edilerek kurulacaktır. Bununla birlikte 6721 sayılı Kanun’da Vakfın kuruluş veişleyişine ilişkin özel hükümler öngörülmüş, ayrıca Vakfa birtakım kamusal ayrıcalıklar tanınmıştır.5. Kanun’un 1. maddesinde Vakfın yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarakörgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla okul öncesi eğitimden üniversiteeğitimine kadar tüm eğitim süreçlerinde burslar vermek, okullar, eğitim kurumları ve yurtlar gibi tesisleraçmak, yurt içi de dâhil olmak üzere bu kurumlarda görev alabilecek eğitmenleri yetiştirmek, bilimselaraştırmalar ve araştırma-geliştirme çalışmaları yapmak, yayınlar yapmak ve metotlar geliştirmek vefaaliyet gösterdiği ülkenin mevzuatına uygun diğer eğitim faaliyetlerini yürütmek amaçlarıyla kurulduğu
hüküm altına alınmıştır.6. Kanun’un 2. maddesinde, Vakfın amaçlarını gerçekleştirmek için yapacağı faaliyetler sayılmıştır.Maddeye göre Vakıf, okul öncesi eğitimden yükseköğretime kadar eğitim kurumları açabilecek; yaygıneğitim amaçlı kurslar, spor tesisleri, yurt ve lojman gibi tesisler kurabilecek ve bu kurumlarda görevyapacak kadroları yetiştirebilecektir. Ayrıca Vakıf, bu faaliyetlerini gerçekleştirmek için tesislerkurabilecek benzer faaliyetlerde bulunan kurum ve kuruluşlarla işbirliği de yapabilecektir.7. Kanun’un 3. maddesinde Vakfın organları, organlarının oluşumu ve görevleri düzenlenmiştir.Maddeye göre Vakfın organları Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu ve Denetim Kuruludur. MütevelliHeyeti, Vakfın karar organı olup on iki üyeden teşekkül etmektedir. Heyet Cumhurbaşkanı tarafındanatanan yedi daimî üye ile ikisi Millî Eğitim Bakanlığı temsilcisi olmak üzere Dışişleri Bakanlığı ve MaliyeBakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu temsilcilerinden oluşmaktadır. Yönetim Kurulu, Vakfın icra organıolup Türkiye Maarif Vakfını temsil yetkisini haizdir. Denetim Kurulu ise Mütevelli Heyeti adına TürkiyeMaarif Vakfının faaliyet ve hesaplarını denetlemektedir. Denetim Kurulu, Mütevelli Heyeti tarafından beşyıllığına atanan beş asil ve beş yedek üyeden oluşmaktadır. Denetim Kurulunun oluşumunda Millî EğitimBakanlığı ve Maliye Bakanlığının temsilcileri yer almaktadır.8. Kanun’un 5. maddesiyle Vakıf, kurumlar vergisi, damga vergisi, emlak vergisi, veraset ve intikalvergisi ile harçlardan muaf tutulmuş; ek 1. maddesiyle Vakfın faaliyetlerini yürütmesi için ihtiyaç duyulanpersonelin temini amacıyla kamu kurumlarında istihdam edilen devlet memurları ile öğretimelemanlarından gerekli nitelikleri taşıyanların Vakıfta görevlendirilmelerine imkân tanınmıştır.9. Kanun’un geçici 1. maddesiyle Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden Vakfa bir milyon Türk lirasınınaktarılması ve Vakfın kuruluş merkezi olarak kullanılmak üzere Maliye Bakanlığınca uygun görülentaşınmazın bedelsiz olarak Vakfın kullanımına bırakılması öngörülmüştür. Ayrıca maddede, Vakfınkurulmasından ve teşkilatlanmasının tamamlanmasından sonra Millî Eğitim Bakanlığının uygun gördüğüyurt dışındaki kamuya ait varlıkların Cumhurbaşkanı kararı ile bedelsiz olarak Türkiye Maarif Vakfınadevredilmesine de izin verilmiştir.(...)Anayasa’ya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla kamu yararı gözetilerek merkezîyönetim bütçesi kapsamındaki idarelerin bütçelerinden dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık vebenzeri teşekküllere yardım yapılmasına yönelik düzenleme yapma konusunda kanun koyucunun takdiryetkisi bulunmaktadır.Vakıf; yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak örgün ve yaygın eğitimhizmetlerinde bulunmak, tüm eğitim süreçlerinde burslar vermek, okullar, eğitim kurumları ve yurtlar gibitesisler açmak, eğitmenler yetiştirmek, bilimsel araştırma ve yayınlar yapmak gibi amaçlarla kurulmuştur.Vakfın belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere bir an önce kuruluş işlemlerini tamamlaması ve faaliyetebaşlaması amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden bir milyon Türk lirasının Vakfa aktarıldığıanlaşılmaktadır. Bu yönüyle kuralın kamu yararına aykırı olduğu söylenemez. Vakfa aktarılmasıöngörülen kamu kaynağının miktarının makul ve ölçülü olup olmadığı ise yerindeliğe ilişkin olupanayasallık denetimi kapsamı dışında kalmaktadır...'' IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 20. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan 02/12/2024tarihli toplantısında;2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari yargı yerince, anılanKanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 21. Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 22. Dava, Milli Eğitim Bakanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında öğretmen olarak görevyapan davacının,yurt dışında eğitim faaliyetinde görev almak üzere 06/05/2019 tarihindenitibaren davalı vakıfta belirsizsüreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı ileri sürülerek, davalı tarafça görevlendirilmesinin 27/06/2022 tarihinde sonaereceğinin mail yoluyla bildirilerek iş akdine haklı ve geçerli neden olmaksızın son verildiğinden bahisle, işe iadesine kararverilmesi veya 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesi, mahkeme tarafından verilecek kararın kesinleştirilmesine kadarçalıştırılmadığı süreler için 4 aylık ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesi istemiyle açılmıştır. 23. Türkiye Maarif Vakfının kurulması ve işleyişine ilişkin usul ve esaslar 6721 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir.Yukarıda belirtilenAnayasa Mahkemesi kararında da değinildiği gibidiğer vakıflar gibi 4721 sayılı Kanun hükümlerinegöre vakfın kuruluş yeri mahkemesindeki vakıf siciline tescil edilerek kurulmuştur. Şu halde kanun koyucunun vakfabilinçli olarak "kamu tüzel kişiliği" vermediği, vakıfların Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulmasını ve yine
özel hukuk tüzel kişisi olarak özel hukuk hükümlerine göre faaliyet göstermesini istediği açıktır. Kaldı ki, vakfın kısmenkamu kaynağı kullanması, kamu kurumu olarak nitelendirilmesi için yeterli bir sebep olmadığı gibi vakfın organları daatanmış ve seçilmiş üyelerden oluşmaktadır. Netice olarak vakıf, bir tüzel kişi olmanın ötesinde özel hukuk tüzel kişisidir.Zira 6721 sayılı Kanun hükümleri de, özellikle vakfın gelirleri, yapısı, karar alma mekanizması bakımından farklı birsonuç öngörmemektedir. 24. Yukarıda yer alan mevzuatın ve somut olayın birlikte değerlendirilmesinden; davacının idare hukukukapsamında bir kamu personeli olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı ancak uyuşmazlık davacının asıl görev yaptığı MilliEğitim Bakanlığı çalışmasından kaynaklanan bir alacak talebine ilişkin olmayıp, davalı vakıf tarafından görevlendirmesininsona erdirilmesi yolundaki insan kaynakları işleminin iptali yanında vakıfta geçici olarak görevlendirilmesindenkaynaklanan ve vakıf tarafından ödenmediği iddia olunan bir alacak talebine ilişkin olduğundan, davalının bu kapsamdastatüsü önem arz etmektedir. Davalı vakfın, özel hukuk tüzel kişisi olduğu, uyuşmazlığın 4721, 6721 ve 5737 sayılıKanun'un uygulanmasından kaynaklandığı, ortada idari işlem veya idari sözleşmeden kaynaklanan ve idari yargı yetkisidahilinde olan bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, davacının geçici görevlendirilmesinin sona ermesinden dolayı talepettiği işe iadeveya tazminat ve alacaklarının özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümünün gerektiğisonucuna varılmıştır. 25. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 7. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesinin 03/11/2022 tarih ve E.2022/650, K.2022/755 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 7. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesinin03/11/2022 tarih ve E.2022/650, K.2022/755sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 02/12/2024 tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Nilgün
Doğan
Eyüp
YAŞAR
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
KARŞI OY Dava, Milli Eğitim Bakanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında öğretmen olarak görev yapandavacının,yurt dışında eğitim faaliyetinde görev almak üzere 06/05/2019 tarihindenitibaren davalı vakıfta belirsiz süreli işsözleşmesi ile çalışmaya başladığı ileri sürülerek, davalı tarafça görevlendirilmesinin 27/06/2022 tarihinde sona ereceğininmail yoluyla bildirilerek iş akdine haklı ve geçerli neden olmaksızın son verildiğinden bahisle, işe iadesine karar verilmesiveya 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesi, mahkeme tarafından verilecek kararın kesinleştirilmesine kadarçalıştırılmadığı süreler için 4 aylık ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Türkiye Maarif Vakfının kurulması ve işleyişine ilişkin usul ve esaslar 6721 sayılı Kanun'da düzenlenmiştir. 6721sayılı Kanun'un "Personel görevlendirilmesi" başlıklı Ek 1. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve ilgili maddeleri; (1) 2nci maddede sayılan faaliyetlerinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan personelin temini amacıyla kamukurumlarında istihdam edilen Devlet memurları ile öğretim elemanlarından gerekli nitelikleri taşıyanlar,Türkiye Maarif Vakfının talebi ve kendilerinin isteği üzerine kurumlarınca;a) En fazla iki yıl süreyle Türkiye Maarif Vakfında görevlendirilebilir. Söz konusu görevlendirmeler, ikiyılın dolmasından sonra gerektiğinde aynı usulle ikişer yıl süreyle en fazla üç defa uzatılabilir. Bu şekildegörevlendirilenler bu görevleri süresince aylıklı izinli sayılırlar. Bunlara, yurtdışında görev yaptıkları süre için,görevlendirildikleri ülkede sürekli görevle bulunan ve 9 uncu derecenin 1 inci kademesinden aylık alan bekârmeslek memuruna ödenmekte olan yurtdışı aylığını geçmemek üzere Mütevelli Heyetince belirlenecek tutardaVakıf tarafından ödeme yapılabilir.....(5) Bu madde kapsamında aylıksız izin verilmek suretiyle görevlendirilenlerden, önceki görevlerisebebiyle 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncümaddesinin birinci fıkrasının (c) bendi veya geçici 4 üncü maddesi kapsamında sigortalı veyahut iştirakçisayılanların; aylıksız izinli sayıldıkları sürece aynı kapsamdaki sigortalılık veya iştirakçilik ilişkisi devam eder.İlgililerin bu şekilde aylıksız izinde geçirdikleri süreler önceki kadro unvanları esas alınmak suretiyle emeklikeseneğine esas aylık unsurlarının veya sigorta primine esas kazanç unsurlarının tespitinde dikkate alınır. Buşekilde aylıksız izne ayrılanların önceki kadroları için tespit edilen sigorta primine esas kazanç veya emeklikeseneğine esas aylık tutarı esas alınmak suretiyle hesaplanacak sigorta primleri veya kişi keseneği ve kurumkarşılıkları ile genel sağlık sigortası primlerinin ödeme yükümlülüğü Türkiye Maarif Vakfına aittir. Bu fıkrakapsamına girenlerin aylıksız izinli sayıldıkları süreler emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınır.(6) Bu madde kapsamına girenler ile bunların yurtdışında birlikte yaşadıkları ve 5510 sayılı Kanunagöre bakmakla yükümlü oldukları kişilerin yurtdışındaki sağlık giderleri, aylıksız izin dönemini geçmemekkaydıyla sürekli görevle yurtdışına gönderilen Devlet memurları için 5510 sayılı Kanunda belirlenmiş olan usulve esaslar çerçevesinde karşılanır.7) İlgili kurumlar, söz konusu görevlendirmeleri süresi dolmadan sonlandırabileceği gibi Türkiye MaarifVakfının gerekçeli talebini uygun görmesi halinde de sonlandırabilir.8) Bu madde uyarınca görevlendirilenlerden görev süresinin bitimini veya görevlendirmeninsonlandırılmasını izleyen on beş gün içinde görevlerine dönmeyenler memuriyetten çekilmiş sayılırlar. '' şeklindedüzenlenmiştir.Dosyanın incelenmesinden; Türkiye Maarif Vakfı İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının 30/04/2019 tarih veE.1005 sayılı yazısı ile, Milli Eğitim Bakanlığınca uygun görülmesi halinde davacının6721 sayılı Kanun'un ek 1/1-amaddesi uyarınca 2 yıl süreyle Vakıfta görevlendirilmesinin Milli Eğitim Bakanlığından talep edildiği, Milli Eğitim BakanlığıPersonel Genel Müdürlüğünün 07/05/2019 tarih ve 9031203 sayılı yazısı ile; davacının Vakıfta geçicigörevlendirilmesinin uygun görüldüğü ve27/06/2022 tarih ve 52792880 sayılı yazısı ile de görevlendirmenin iptal edildiğianlaşılmıştır.Davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulda sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştığı, statüsü,göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu açıktır. DavacıMilli Eğitim Bakanlığına bağlı okulda öğretmen olarak görev yapmaktayken kurum amirinin onayı ile davalı Vakfın yurtdışı temsilciliğinde müdür yardımcısı sıfatıyla 6721 sayılı Kanun'un Ek 1/1-a maddesi gereği görevlendirildiği,6721 sayılıKanunda; bu şekilde görevlendirilen personelin aylıksız izinli sayıldığı, aylıksız izinli sayıldıkları sürece aynı kapsamdakisigortalılık ilişkilerinin devam ettiği ve bu süreçteki çalışmalarının emekli keseneğine esas aylık unsurlarının veya sigortapirimine esas kazanç unsurlarının tespitinde dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır.Yukarıdaki hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; Türkiye Maarif Vakfındaki görevlendirmenin davacınınmemur statüsünü değiştirmeyeceği, işçi statüsünde bulunmadığı, kamu görevlisi olarak talep olunan alacaklarla ilgiliyargısal denetimin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca idari yargı yerlerine ait olduğusonucuna ulaşıldığından adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Üye
ÜyeAhmet ARSLAN
Bilal ÇALIŞKAN