T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/315KARAR NO : 2024/319
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nadayanılarak çıkartılan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin30/4. maddesine muhalefet edildiğinden bahisle, davacıfirma hakkında (50) uyarma cezası verilmesine ilişkin ihlaltespit tutanağının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİYARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: Ö. T. S. Tic. Ltd. Şti.Vekili
: Av. M.ÇDavalı
: Ulaştırma ve Altyapı BakanlığıVekili
: Av. E. N. A I. DAVA KONUSU OLAY1.Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı I. Bölge Müdürlüğünce yapılan denetim sonucunda, davacı firmanın KarayoluTaşıma Yönetmeliği'nin 30/4. maddesini ihlal ettiğinden bahisle, 03/10/2023 tarih UAB-ELK-A ve 042449 sıra noluihlal tespit tutanağı tutularak, 50 uyarma cezası verildiğinin davacıya bildirilmesi üzerine, davacı vekili bu tutanağın iptaliistemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Silivri Sulh Ceza Hâkimliği 31/10/2023 tarih ve D.İş No.2023/5176 sayılı kararı ile, KarayoluTaşıma Yönetmeliği Uyarınca Düzenlenen İhlal Tespit Tutanağının iptali isteminin Sulh Ceza Hakimliğince incelenebilecekkararlardan olmadığı anlaşıldığından, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 28/1-b maddesi uyarınca başvurunun görevyönünden reddine, başvuranın itirazı hususunda; görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz güniçinde görevli ve yetkili idare mahkemesine başvurması hususunda muhtariyetine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Başvuran hakkında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü tarafından KarayoluTaşıma Yönetmeliği uyarınca düzenlenen ihlal tespit tutanağının düzenlendiği, başvuranınHakimliğimizden bu tutanağın iptalini istediği, Danıştay 15. Dairesi'nin 2014/8893 Esas, 2014/9361Karar sayılı kararında da ifade edildiği üzere somut olayda uyuşmazlığın başvuran hakkında KarayoluTaşıma Yönetmeliği gereğince uygulanan "uyarma cezası" verilmesinden kaynaklanmakta ve karayolutaşıma mevzuatının yetki belgesi sahiplerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirilmesinin sağlanmasıiçin, idarece kamu gücüne dayalı olarak, tek yanlı irade beyanı ile tesis edilen bu işlemin iptali isteminin5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerine yönelik bir niteliğininbulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın idari yargının görevine girdiği anlaşılmakla 5326 SayılıKabahatler Kanunu'nun 28/2 maddesi gereğince başvuru konusu ihlal tespit tutanağının iptalinineyönelik talebin Sulh Ceza Hakimliğinde incelenebilecek kararlardan olmadığından bu talep bakımındanHakimliğimizin görev yönünden reddine..." 3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdariYargıda 4. İstanbul 3. İdare Mahkemesi 31/05/2024 tarih ve E.2023/2662 sayılı kararı ile, Mahkemelerinin budavaya bakmakla görevli olmadığı, adli yargı yerinin görevli olduğu kanısına varıldığından ve önceden adli yargı yerincekesinleşmiş görevsizlik kararı olması nedeniyle, 2247 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, işin incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilmesine değin ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Uyuşmazlıkta, 4925 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak hazırlanan Karayolu TaşımaYönetmeliği uyarınca davacı şirkete verilen uyarma cezasına ilişkin idari yaptırım kararına dayanakoluşturan tutanağın 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 4925 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle Kanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle 4925
sayılı Kanun’da ve bu Kanun'a dayanılarak hazırlanan Yönetmelikte görevli yargı yeri hususunda hükümbulunmadığı, kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır.Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde, bu Kanun’un, idarî yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağıbelirtildiğinden, para cezası ve uyarma cezasına ilişkin karara karşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Nitekim; benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak Uyuşmazlık Mahkemesi'nce verilen 04.03.2024 tarihve E:2023/643, K:2024/70 sayılı kararı ile 28/02/2022 tarih ve E:2022/57, K:2022/92 sayılı kararı da buyöndedir." 5. İstanbul 3. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için idari yargı dosyasının ekinde adli yargının kesinleşme karar örneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 6. 4925 sayılı Karayolu TaşımaKanunu’nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı; karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek,taşımada düzeni ve güvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyatambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek, taşıma işlerinde istihdamedilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolu taşımalarının, diğer taşımasistemleri ile birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların dahayararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır." 7.4925 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını,taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini,taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları vebenzerlerini kapsar.
Ancak, özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katmabütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu iktisadî teşebbüslerine aitotomobillerle yapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil GüvenlikKomutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait motorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılantaşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilen römorklarla yapılan taşımalar bu Kanun hükümlerine tâbideğildir.
İl sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımalarındüzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediyesınırları içerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esaslarıdahilinde bırakılabilir.Uluslararası anlaşmalar ile savaş hali, olağanüstü hal ve doğal afet durumlarında uygulanacakhükümler saklıdır." 8. 4925 sayılı Kanun'un "Yetki belgesi alma zorunluluğu ve taşıma hizmeti" başlıklı 5. maddesinin birincifıkrası şöyledir: "Taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliğiyapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınması zorunludur." 9. 4925 sayılı Kanun'un"Ceza uygulaması" başlıklı 27. maddesi şöyledir: " (Değişik: 25/6/2009-5917/34 md.)
Bu Kanunda yazılı idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma Bakanının yetkilendirdiğiBakanlık personeli, trafik polisi ve zabıtası, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde rütbelijandarma personeli, sınır kapılarında görev yapan gümrük muhafaza ve gümrük muayene memurları ilebunların amirleri, terminallerde görevli belediye zabıtası yetkilidir.
Bu Kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptalşeklinde idari müeyyideler uygulanacağına ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir.
Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları, yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçicidurdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmez." 10. 08/01/2018 tarihli ve 30295 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin “Yetkibelgesi alma zorunluluğu” başlıklı 5. maddesi şöyledir: "Bu Yönetmelik kapsamına giren taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, taşıma işleriorganizatörlüğü, nakliyat ambarı işletmeciliği, kargo işletmeciliği, lojistik işletmeciliği, dağıtım
işletmeciliği, terminal işletmeciliği ve benzeri faaliyetlerde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin yapacaklarıfaaliyetlere uygun olan yetki belgesini/belgelerini Bakanlıktan almaları zorunludur." 11.Yönetmeliğin “Taşımacılık faaliyetlerinde genel kural” başlıklı 8. maddesi şöyledir: "Taşımacılık faaliyetleri; ekonomik, seri, elverişli, güvenli, çevreye kötü etkisi en aza indirilecek,fert, toplum ve çevre sağlığı ile bunların güvenliğini olumsuz yönde etkilemeyecek ve kamu yararınıgözetecek tarzda serbest rekabet ortamında gerçekleştirilir, onaylı zaman tarifesinde belirtilen saattekisefere göndereceği taşıtın plakası ve ATS bilgileri, taşıtta görevli personel bilgileri ile birlikte yolcularaait, 36 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 38 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen bilgileri,seyahat başlayıncaya kadar, seyahati yapamayan veya tamamlamayan yolcu bilgilerinin ise, bu durumunmeydana geldiği saatten en geç 30 dakika sonrasına kadar Bakanlığın U-ETDS sistemine işlemek/iletmekzorundadırlar. " 12. Yönetmeliğin "Taşıt belgelerine kayıtlı taşıtların kullanılması ve istisnai haller" başlıklı 30.maddesinin 4. fıkrası şöyledir: "(4) (Değişik:RG-15/11/2019-30949) A1, B2, D2 ve servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetkibelgesi olan yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlıolduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleriiçin kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. Bu fıkraya göre, 1takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 günsonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesihalinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir." 13. Yönetmeliğin "Uyarma" başlıklı 69. maddesi şöyledir: "(1) (Değişik:RG-21/11/2020-31311) Bu maddenin sekizinci fıkrasındaki ihlallere verilecekuyarmalar hariç olmak üzere, yetki belgesi sahiplerine uyarma verilmesini gerektiren ayrı ayrı her birihlal için uyarmaya konu olan ihlalin devam etmesi halinde aynı yaptırım yeniden uygulanır ve bu süreçihlal giderilinceye kadar tekrarlanır.(2) 40 ıncı maddenin yirminci fıkrasının (a) bendinde belirlenen sermaye haricindeki diğerdeğişikliklere ilişkin verilmesi gereken uyarmalar, firmanın birden fazla yetki belgesi sahibi olmasıhalinde, her yetki belgesi için ayrı ayrı uygulanır.(3) Yetki belgesi sahiplerinin, 40 ıncı maddenin yirminci fıkrasının (a) bendinde belirlenendeğişiklikleri, kısmen veya toplu olarak aynı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlatarak yasal süresigeçtikten sonra bildirmeleri halinde, bu durum tek bir ihlal kabul edilir.(4) Yenileme işlemi tamamlanmış yetki belgesi için, yenileme işleminden önce gerçekleşmiş olan,ancak uyarma verilmemiş ihlallere ilişkin uyarma verilemez.(5) Yetki belgesi sahiplerinin, bu Yönetmeliğe göre verilen uyarmaları kaldırabilmeleri için, uyarmabaşına (Değişik ibare:RG-31/12/2021-31706 6. Mükerrer) Ek-1’de belirtilen ücreti, Bakanlık dönersermaye hesaplarına ödemeleri şarttır. Söz konusu ödemenin yapılmasından sonra uyarmalar kaldırılır.Bu ücret, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak213 sayılı Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerlemeoranında her takvim yılı başından geçerli olmak üzerearttırılır.(6) Bakanlıkça, takvim yılı başından itibaren (Değişik ibare:RG-15/11/2019-30949) aylık dönemlerlere’sen yapılacak kontrollerde; yetki belgesi sahiplerinin, kontrol edilen dönem için, 40 ıncı maddeninüçüncü, dördüncü, altıncı ve onüçüncü fıkraları (Mülga ibare:RG-2/7/2021-31529) ile 44 üncümaddenin altıncı ve yedinci fıkralarındaki yükümlülüklerini yerine getirenlerin (Ek ibare:RG-31/12/2021-31706 6. Mükerrer)veya TS ISO 39001 standardına uygunluğunu belgeleyen yetki belgesi sahiplerinin,kontrolü yapılan yetki belgesi faaliyetleri için, varsa daha önce verilmiş ve henüz kaldırılmamış olanuyarmalarından, toplam 20 uyarma iptal edilir. Bu fıkranın uygulanması sırasında, iptal edilebilecektoplam uyarma sayısının 20’den az olması halinde, iptal edilecek uyarma sayısı, mevcut olan uyarmasayısı olarak değerlendirilir. Ancak, bu fıkraya göre kaldırılmış olan uyarmaların, haksız yere iptaledildiğinin sonradan tespit edilmesi halinde, iptal edilen uyarmalar yeniden verilir.(7) (Ek:RG-15/11/2019-30949) Bu Yönetmeliğin 40 ıncı maddesinin üçüncü, dördüncü, altıncı veonüçüncü fıkraları (Mülga ibare:RG-2/7/2021-31529) ile 44 üncü maddesinin altıncı ve yedincifıkralarındaki yükümlülüklerle ilgili, Bakanlıkça yapılacak kontroller neticesinde, yetki belgesiningeçerlilik süresi içerisinde;a) Hiç uyarma almayanlara 1 yıllık süre,b) En fazla 50 uyarma alanlara 6 aylık süre,yetki belgelerinin yenilenmesi sırasında, 17 nci maddenin birinci fıkrasındaki süreye eklenir. Ancak,bu fıkraya göre verilmiş sürelerin haksız yere verildiğinin sonradan tespit edilmesi halinde, verilensüreler, ilgili yetki belgesinin ilk yenilenmesi sırasında 17 nci maddenin birinci fıkrasındaki sürelerdendüşülür.(8) (Ek:RG-15/11/2019-30949) 40 ıncı maddenin üçüncü, dördüncü ve altıncı (Mülga ibare:RG-2/7/2021-31529) fıkrasındaki yükümlülüklerle ilgili olarak U-ETDS’ye;a) Yapılan sefere ilişkin bilgi/veri iletmeyenlere, her sefer için 15 uyarma,b) İletilen seferlerde, sefer başına (gidiş veya dönüş) 10 adedi geçmemek üzere eksik/yanlış bilgi/veri
gönderenlere, her eksiklik/yanlışlık için 1 uyarma,c) (Ek:RG-10/1/2020-31004) Taşıtta görevli personel bilgisinin hiç bildirilmemesi veya eksik/yanlışbildirilmesi halinde, her sefer için 10 uyarma,ç) (Ek:RG-16/7/2023-32250) Yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde, yolcunun beyan ettiği ve Bakanlığabildirilen/iletilen varış noktasından önce inen yolculara ilişkin bilgilerin, bu hususun gerçekleştiği andanitibaren 30 dakika sonrasına kadar bildirilmemesi/iletilmemesi durumunda her yolcu için 5 uyarma, yetkibelgesi sahibine verilir. Ancak, bu maddeye göre yaptırım uygulanan firmanın, bu kabahatinin sonradansuç unsuru teşkil ettiğinin tespiti halinde, yetki belgesi sahibine ayrıca 150 uyarma verilir."
14. Yönetmeliğin "Geçici durdurma ve yetki belgesi iptali" başlıklı 70. maddesinin 3. ve 4. fıkrası şöyledir: "(3) Yetki belgesi sahibine verilen ve kaldırılmamış olan uyarmaların sayısının 150 adede ulaşmasıve bu hususun tebliğini izleyen 15 gün içinde ödeme yapılarak uyarmaların sayısının 150 adedinin altınadüşürülmemesi halinde, ihlale konu olan yetki belgesinin faaliyeti geçici olarak durdurulur. Bu şekildeyetki belgesi kapsamında geçici olarak faaliyeti durdurulanların, gerekli ödemeyi yaparak uyarmalarınsayısını 150 adedin altına düşürmeleri halinde, yetki belgesi faaliyetlerine izin verilir.(4) 40 ıncı maddenin üçüncü, dördüncü, altıncı ve onüçüncü fıkraları (Mülga ibare:RG-2/7/2021-31529) ile 44 üncü maddenin altıncı ve yedinci fıkralarının; bir yıl içerisinde 30 kez ihlal edildiğinintespiti halinde, firmanın ilgili yetki belgesi kapsamındaki faaliyeti üç gün süreyle durdurulur. Süreninhesabında, ilk ihlalin tespit edildiği tarih esas alınır." 15. Yönetmeliğin "İdari para cezası ve diğer idari yaptırımların birlikte uygulanması" başlıklı 72.maddesi şöyledir: "(1) Kanunda öngörülen idari para cezaları, Kanunda ve bu Yönetmelikte düzenlenen uyarma,geçici durdurma ve iptal gibi idarî müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmez.(2) Birden fazla kabahatin bir arada işlenmesi halinde her kabahat için ayrı ayrı idari para cezasıuygulanır.(3) Kanun veya bu Yönetmeliğe muhalefet nedeniyle, elektronik ortamda tespit edilecek kabahat veihlal için, denetimle görevli Bakanlık personeli gıyaben işlem tesis eder." 16. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği"başlıklı 3. maddesi şöyledir: “(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.” 17. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir: “(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarîtedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir” 18. 5326 sayılı Kanun'un "Saklı tutulan hükümler" başlıklı 19. maddesi şöyledir: “(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,b) İşyerinin kapatılması,c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır”
19. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1.ve 8. fıkrası şöyledir: “(1)İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırımkararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde
görülür.” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 20. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasınınekinde adli yargının kesinleşme karar örneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, yeterli bilgi ve belgeninolması nedeniyle adli yargı dosyasının istenilmediği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 21. Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 22. Dava, Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 30/4. maddesine muhalefet edildiğinden bahisle, davacı firmahakkında (50) uyarma cezası verilmesine ilişkin 03/10/2023 tarih ve UAB-ELK-A seri, 042449 sıra numaralı ihlal tespittutanağının iptali istemiyle açılmıştır. 23. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesinde sayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlardaaksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. 24. 5326 sayılı Kanun’un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında, idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerinortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. 25. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı,diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde,idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır.26. İncelenen uyuşmazlıkta, 4925 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak hazırlanan Karayolu TaşımaYönetmeliği uyarınca süreli ya da süresiz faaliyetin durdurulmasına ilişkin bir idari yaptırım kararının bulunmadığı, aynıveya benzer fiillerin tekrarı ve verilen uyarı cezası puanlarının belirli bir sayıya ulaşması halinde bu hususun Yönetmeliğin70. maddesinin üçüncü fıkrası düzenlemesi kapsamında yeni bir tartışma konusu olabileceği, 50 uyarma cezasının, 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 4925 sayılı Kanun’da yapılandeğişikliklerle Kanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle 4925 sayılı Kanun’da ve bu Kanun'a dayanılarak hazırlananYönetmeliktegörevliyargıyerine ve kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır.27. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde, bu Kanun’un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, uyarmacezasına ilişkin kararlara karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasıuyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.28. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul 3. İdare Mahkemesince yapılanbaşvurunun kabulü ile, Silivri Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 31/10/2023 tarih ve D.İş No.2023/5176 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İstanbul 3. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile,Silivri Sulh Ceza Hâkimliğince
verilen 31/10/2023 tarih ve D.İş No.2023/5176 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 07/10/2024 tarihinde, Üyeler Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN’ın KARŞI OYLARI veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
KARŞI OY Dava, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu uyarınca çıkarılan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 69, 70 ve 72.maddeleri kapsamında uygulanan idari yaptırım niteliğindeki işleme dayanak oluşturmak üzere düzenlenen tutanağın iptaliistemiyle açılmıştır.5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde, bu Yasanın; İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde; diğer genel hükümlerinin, İdarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 16. maddesinde,kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibaret olduğu; idaritedbirlerin, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu öngörülmüş; Kanun'un 27.maddesinin 8. fıkrasında ise, İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında, aynı kişi ile ilgili olarak İdarî yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; İdarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının buişlemin iptali istemiyle birlikte İdarî yargı yerlerinde görüleceği hükmüne yer verilmiştir.Öte yandan; iptal davalarının konusunu, ilgililerin hukukunu etkileyen, bu özellikleri nedeniyle de idari yargıdüzeni içinde yargısal denetime tabi tutulan idari işlemler oluşturmaktadır.İdari işlem; idarenin, hukuk aleminde değişiklik, yenilik doğuran irade açıklaması olup; bir tasarruf veya kararınidari işlem sayılabilmesi için, idari makamca verilmiş olması ve idarenin, idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyeteilişkin olması gerekmektedir.İdari makamların, idari faaliyetin görülmesi sırasında kullandıkları kamu gücü ise, söz konusu makamlara,bireyler ile girdikleri ilişkilerde, onların iradesinden bağımsız bir şekilde, hatta karşıt iradelerine rağmen, tek yanlı olarakhukuki sonuçlar ve etkiler yaratabilecek işlemler yapabilme yetki ve yeteneği tanıdığından, kamu gücününkullanılmasından doğan uyuşmazlıkların idari yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır.Uyuşmazlık, davacıya Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 69. maddesi uyarınca uyarma cezası verilmesineyönelik olarak tutulan ihlal tespit tutanağından kaynaklanmakta olup; karayolu taşıma mevzuatının yetki belgesisahiplerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirilmesinin sağlanması için, davalı idarece kamu gücüne dayalı olarak, tekyanlı irade beyanı ile tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerine yönelik bir niteliği bulunmamaktadır.Buna göre idari yaptırım uyuşmazlığından kaynaklanmayan, karayolu taşıma mevzuatının yetki belgesisahiplerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla idarenin kamu gücüne dayanarak tek yanlı irade beyanı iletesis ettiği bir idari işlemden doğan uyuşmazlığın görüm ve çözümü idari yargı yerinin görevine girmektedir.Açıklanan nedenlerle, yukarıda yer alan kanun hükümleri uyarınca davanın görüm ve çözümünde idari yargı yerigörevli olduğundan adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Üye Üye Üye
Seyfi HAN
Ahmet ARSLAN
Bilal ÇALIŞKAN