T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/331KARAR NO: 2025/333
KARAR TR: 05/05/2025ÖZET: 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi gereğince davacı şirkete idari para cezası verilmesine ve iş yerinin 15 gün süre ile faaliyetten men edilmesine ilişkin olarak verilen kararın iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A RDavacı: ... Hotel Tur. İnş. Gıda Tem. Ot. İç ve Dış Tic. San. Ltd. ŞtiVekili : Av. A. H. SDavalı: Çiğli Belediye BaşkanlığıVekili : Av. E. HI. DAVA KONUSU OLAY1. İzmir ili, Çiğli ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No: ... adresinde bulunan ve tapunun ... ada, ... parselinde kayıtlı davacı şirket tarafından işletilen kahvaltı sunum ve bekleme salonu faaliyetli iş yerinde, 13/07/2023 tarihinde yapılan inceleme sonrasında ruhsat eki mimari projesine aykırı imalatlar tespit edildiği ve bunların 15 günlük süre içerisinde giderilmediği gerekçesiyle, Çiğli Belediyesinin 22/08/2023 tarih ve 84516765-302-03/577 sayılı Encümen Kararı ile 9207 sayılı İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik gereğince iş yerinin 15 gün süreyle faaliyetten men edilmesine ve 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca, davacı şirkete 1.295 TL para cezası verilmesine karar verilmiştir.
2. Davacı şirket vekili, müvekkile ait işyerinin 15 gün süre faaliyetten men edilmesi ve 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereği 1.295 TL para cezası teciye edilmesine ilişkin, davalı Çiğli Belediye Encümeninin almış olduğu 22/08/2023 tarih ve 84516765-302-03/577 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda3. İzmir 5. İdare Mahkemesi 04/10/2023 tarih ve E.2023/1491, K.2023/1880 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İYUK'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi 24/01/2024 tarih ve E.2023/2122, K.2024/82 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. İdare Mahkemesi kararının ilgili kısmı şöyledir:
Esas No : 2024/331 Karar No: 2025/333
"...1608 sayılı Yasa’nın mevcut halinde idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır.Dava konusu olayda uyuşmazlık; davacıya ait işyerinin 1608 sayılı Kanunun 1. maddesine dayanılarak faaliyetten men edilmesine ilişkin Belediye Encümeni kararından kaynaklanmakta olup; bu haliyle encümen kararının 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğu, 1608 sayılı Kanunda ise, idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli Mahkemenin gösterilmediği, Kabahatler Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının açıkça belirtilmiş olması karşısında, uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği adli yargı bünyesinde bulunan Sulh Ceza Hâkimliğince çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Nitekim; Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrar kazanmış 01/04/2014 günlü, E:2014/456, K:2014/487 sayılı ve 28/12/2015 günlü, E:2015/868, K:2015/903 sayılı kararlarının bu tür uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu yönünde olduğu ve Danıştay İkinci Dairesinin 09/06/2021 gün ve E:2021/133, K:2021/2010 sayılı, 04/10/2021 gün ve E:2021/4209, K:2021/3098 sayılı, 20/04/2021 gün ve E:2021/15199, K:2021/1388 sayılı, 04/10/2021 gün ve E:2021/4206, K:2021/3101 sayılı kararlarının da aynı yönde olduğu görülmektedir.Diğer yandan; dava konusu encümen kararında, her ne kadar, 09.06.2020 gün ve 31150 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin "Ek Madde 3 hükmü" zikredilmiş ise de; "Faaliyetten geçici süreyle men ve idarî para cezası" başlıklı Ek Madde 3'ün, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğe 09.06.2020 gün ve 31150 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2626 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla eklendiği, aynı Cumhurbaşkanı Kararının 1. maddesiyle İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 3. maddesine, "15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun" ibaresinin eklendiği, bu hale göre, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin Ek 3. maddesinin, "Verilen süre içinde tespit edilen aykırılıkların ve noksanlıkların giderilmemesi halinde 1608 sayılı Kanunun 1 inci maddesi gereğince işletmeciye idari para cezası verilir. Ayrıca gayrisıhhî müesseselerde aykırılık ve noksanlıklar giderilinceye kadar, sıhhi müesseselerde ise yetkili idarenin öngördüğü ve onbeş günden fazla olmayan bir süre kadar faaliyetin menine karar verilir. Aykırılıkların ve noksanlıkların giderildiğinin tespiti halinde iş yeri hakkında verilmiş olan men kararı derhal kaldırılır." kısmının, 1608 sayılı Yasanın işyerleriyle ilgili olarak nasıl uygulanacağını düzenlediği anlaşılmakta olup, dava konusu işlemde, salt İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin zikredilmiş olmasının, yukarıda belirtilen Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay kararları karşısında, dava konusu encümen kararını idari yargının görev alanında irdelenmesi gereken bir işlem kimliğine büründürmediği, netice itibarıyla, dava konusu işlemin 1608 sayılı Yasa uyarınca tesis edilen ve adli yargının görev alanına giren bir işlem olduğu açıktır.Nitekim, İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesinin 24.03.2022 tarih ve E:2022/84, K:2022/330 sayılı kararı ve 08.12.2022 tarih ve E:2022/1701, K:2022/1529 sayılı kararı da bu yöndedir.Açıklanan nedenlerle, davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine..."4. Davacı vekili, bunun üzerine aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda5. Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliği 11/03/2024 tarih ve D.İş No.2024/1207 sayılı kararı ile, "Hakimliğimizin görevli olmaması, İdare Mahkemelerinin görevli olduğu cihetle görev yönünden reddine, Hakimliğimiz ile İzmir 5.İdare Mahkemesi arasında meydana gelen
Esas No : 2024/331 Karar No: 2025/333
olumsuz görev uyuşmazlığı ile ilgi karar vermek üzere dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine" karar vermiş, davalı vekilinin karara itiraz etmesi üzerine Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hâkimliği 13/03/2024 tarih ve D.İş No.2024/1646 sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar vermiş, karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27/1 maddesi uyarınca "idari para cezası" ve "mülkiyetin kamuya geçirilmesi" idari yaptırımlarına karşı yapılacak başvurular haricinde, eğer özel kanuni bir düzenleme yoksa, diğer idari tedbirlere karşı yapılacak başvurularda "sulh ceza hâkimliğinin" hiçbir şekilde kazai inceleme görev ve yetkisi bulunmamaktadır. "İdari para cezası" ve "mülkiyetin kamuya geçirilmesi" idari yaptırımları haricinde diğer idari yaptırımları düzenleyen ilgili kanunlarda kanun yoluna ilişkin bir hüküm olmaması halinde, kanun yolu mercii Anayasa gereği idari yargıdır. 5326 sayılı Yasanın 3/1-a bendinin "Bu Kanunun... idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde ... uygulanır" şeklindeki hükmü, 5326 sayılı Yasanın 27/1 maddesi ve Anayasanın yargı kolu ayrımına ilişkin hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde ancak "idari para cezası" ve "mülkiyetin kamuya geçirilmesi" idari yaptırımları bakımından caridir.Diğer bir ifadeyle, Kabahatler Kanununun tüm genel hükümleri sadece idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımı gerektiren kabahatlerde uygulanabilir. Bu iki idari yaptırım dışında başka idari yaptırım uygulanacağı öngörülen kabahat filleri bakımından Kabahatler Kanununun genel hükümlerinin hiçbirisinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır.Ayrıca Kabahatler Kanunu'nun 27 nci maddesinin 8. fıkrasında idarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görüleceği düzenlenmiştir.Bu açıklamalar kapsamında muteriz vekilinin Hakimliğimize müracaatının yalnızca idari para cezasına itiraz ile sınırlı tutulmayıp geçici süreli faaliyetten men kararı ile men kararına dayanak olan işlemin niteliği(imar mevzuatına aykırılıklar bulunması hususu) dikkate alınıdğında
Kabahatler Kanunu'nun 27/8 maddesi gereğince aynı işlem ile idari yargının görev alanına giren bir yaptırımın da verilmiş olması karşısında işlemin iptali talebinin idari yargı merciince karara bağlanacağına dair açık düzenleme birlikte değerlendirildiğinde 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 28/1-b maddesi gereğince başvuru konusu idari yaptırım kararının sulh ceza hakimliğinde incelenebilecek kararlardan olmadığından, Hakimliğimiz görevsiz olduğundan başvurunun reddine..."6. Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hakimliğince adli ve idari yargı dava dosyalarının asılları "olumsuz görev uyuşmazlığı ile ilgili karar vermek üzere" Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK7. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Encümenin görev ve yetkileri" başlıklı 34. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi şöyledir:"Belediye encümeninin görev ve yetkileri şunlardır:......e) Kanunlarda öngörülen cezaları vermek......."8. 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 (1924) Tarih ve 486 Numaralı Kanun'un Bazı Maddelerini Muaddil Kanun’un 1. maddesi şöyledir:
Esas No : 2024/331 Karar No: 2025/333
“(Değişik: 23/1/2008-5728/66 md.)Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.Belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirilir.Bu madde hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.”9. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "(1) Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla;a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idarî yaptırımların türleri ve sonuçları,c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,d) İdarî yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu,e) İdarî yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar,Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır."10. 5326 sayılı Kanun’un "Tanım" başlıklı 2. maddesi şöyledir: “Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır.”11. 5326 sayılı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir:"(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.) (1) Bu Kanunun;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”12. 5326 sayılı Kanun’un “Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesi şöyledir: "(1)Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.(2)Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir."13. 5326 sayılı Kanun'un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir: "(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir."
Esas No : 2024/331 Karar No: 2025/333
14. 5326 sayılı Kanun'un "Saklı tutulan hükümler" başlıklı 19. maddesi şöyledir: “(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır.” 15.5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür .”16. 5326 sayılı Kanun'un “Çeşitli Kabahatler” üst başlığı altında düzenlenen “Emre aykırı davranış” başlıklı 32. maddesi şöyledir: “(1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir. (2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde uygulanabilir. (3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye yapılmış sayılır.”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Muharrem ÜRGÜP, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 05/05/2025 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay kısmında belirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.18. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli
Esas No : 2024/331 Karar No: 2025/333
yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.19. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.20. Kanun koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması halinde her iki yargı merciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma imkânını tanımıştır.21. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciin belirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir.22. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığı hususu da gözetilerek, Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hakimliğince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi23. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:24. Dava, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi gereğince Belediye Encümenince verilen idari para cezası ile iş yerinin 15 gün süre ile faaliyetten men edilmesine ilişkin olarak verilen kararın kaldırılması istemiyle açılmıştır. 25. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi
Esas No : 2024/331 Karar No: 2025/333
durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.26. İncelenen uyuşmazlıkta, 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi gereğince davacının idari para cezası ile cezalandırılmasına ve iş yerinin bu maddede öngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesinde belirtildiği üzere belirli bir süre için (15 gün) faaliyetten men edilmesine karar verildiği, kararın bu haliyle 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu, 1608 sayılı Kanun’da idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. 27. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde bu Kanun’un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, idari para cezası ile iş yerinin 15 gün süre ile faaliyetten men edilmesi kararına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. 28. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin yönteme aykırı başvurusunun reddi ile, Hâkimlikçe verilen 11/03/2024 tarih ve D.İş No.2024/1207 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Karşıyaka 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin yönteme aykırı BAŞVURUSUNUN REDDİ ile Hâkimlikçe verilen 11/03/2024 tarih ve D.İş No.2024/1207 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 05/05/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp Muharrem
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
ÜRGÜP
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN