T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/340KARAR NO : 2024/524KARAR TR
: 02/12/2024
ÖZET: Davacının, 5434 sayılı Kanun kapsamındaaskeri okula kaydının yapıldığı tarihin sigortalılıkbaşlangıç tarihi olarak tespitine ve yaşlılık aylığıbağlanmasına karar verilmesi istemiyle davalıkuruma yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemekarşı açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: ****Vekili
: ****Davalılar: 1- Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıVekili
: ****
2- Milli Savunma Bakanlığı (Yalnızca Adli Yargıda)Vekili
: **** I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin 01/09/1999 tarihinde Kara Harp Okuluna giriş yaptığını, 30/08/2003 tarihindeteğmen rütbesi ile nasıp alarak 2003-127 sicil numarası ile 14/10/2014 tarihinde kadar görev yaptığını, 14/10/2014tarihinde istifa ederek 4/1-a kapsamında sigortalı olarak çalışmaya devam ettiğini, 01/09/1999 tarihinde 18 yaşınıtamamladığını ve Emekli Sandığı iştirakçisi olduğunu, EYT kapsamında emekli olabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumunakuruma müracaat ettiğini, okula giriş tarihi 01/09/1999 olmasına rağmen ''emeklilik keseneğinin 15/09/1999 olduğu vesigorta başlangıcının bu tarih kabul edilerek yaşlılık aylığına hak kazanamadığına'' dair Bilecik Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğünün 10/07/2023 tarih ve 76576637 sayılı işlemi ile talebinin reddine karar verildiğini ileri sürerek, işleminiptaline, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01/09/1999 olarak tespiti ile 7438 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığıödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. Eskişehir 1. İdare Mahkemesi 21/09/2023 tarih ve E.2023/844, K.2023/1001 sayılı kararı ile, ''davakonusu işlemin Bilecik Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce tesis edildiği, davalı idarenin bulunduğu ilin idari yargıyetkisi yönünden bağlı olduğu Sakarya İdare Mahkemesinin yetkili olduğu'' gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un15/1-a maddesi uyarınca davanın yetki yönünden reddine karar vermiştir. 3. Sakarya 2. İdare Mahkemesi 20/10/2023 tarih ve E.2023/1064, K.2023/1074 sayılı kararı ile,"davacı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 4/c-2 maddesinin birinci fıkranın (c) bendi gereği sigortalı sayılanlarailişkin hükümler alt başlığının (d) bendi uyarınca 04/09/1990 tarihinden itibaren sigortalı sayılan kişiler arasındasayıldığından bahisle sigortalılık başlangıç tarihinin bu tarihten başlatılması talebiyle açılan davada,5510 sayılıKanunun Geçici 4. maddesindeki geçiş hükümlerinin uygulanarak davanın idari yargı yerinde görülmesininmümkün olmadığı, sigortalılık başlangıç tarihine ilişkin dava konusu uyuşmazlığa adli yargı yerinde bakılmasıgerektiği" gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir: ''...Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, 5510 sayılı Kanuna 7438 sayılı Kanun ileeklenen geçici 95. madde kapsamında tarafına emekli aylığı bağlanması için talepte bulunulduğu, SosyalGüvenlik Kurumu Bilecik Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 10.07.2023 tarih ve 76576637 sayılıişlemiyle göreve başlangıç tarihi dikkate alındığında 7438 sayılı Kanun kapsamında yaş koşuluaranmaksızın tarafına yaşlılık aylığı bağlanması imkanı bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu talebinreddedildiği, davacı tarafından söz konusu ret işleminin iptali ve davalı idareye başvuru tarihindenitibaren başlayacak yasal faiziyle birlikte yaşlılık aylığının ödenmesine karar verilmesi istemiylebakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, bakılmakta olan uyuşmazlığın konusunun, 5510 sayılı Kanun'un95.maddesi uyarıncayaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin olduğu anlaşılmakta olup, anılan Kanun kapsamında sadece 102.madde uyarınca tesis edilen idari para cezalarına karşı açılan davaların idare mahkemelerindegörüleceği, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki diğer uyuşmazlıkların görüm ve çözüm yerinin İş
Mahkemeleri olduğu açık olduğundan, diğer yandan bakılan uyuşmazlığın 5510 sayılı kanunun geçici4.maddesi uyarınca 5434 sayılı kanunun hükümlerinin uygulanmasından da kaynaklanmadığıgörüldüğünden 5510 sayılı Kanunu'nun 101. maddesi uyarınca işbu davanın görüm ve çözüm yerinin İşMahkemeleri olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncadavanın görev yönünden reddine,...'' 4. Davacı vekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda 5. Ankara 62. İş Mahkemesi 21/03/2024 tarih ve E.2023/381, K.2024/49 sayılı kararı ile, "5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileemekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesisedilen işlem ve yapacağı muamelelerin idari işlem ve idari eylem niteliğini korumaya devam edeceğindenbunların iptali için açılan davaların çözüm yerinin idari yargı yeri olduğu" gerekçesiyle davanın yargı yolu caizolmaması nedeniyle usulden reddine karar vermiş, bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: ''...17.4.2008 günlü 5754 sayılı “Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı KanunVe Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile Anayasa Mahkemesi’nin15.12.2006 günlü, E.2006/111, K.2006/112 sayılı iptal kararı doğrultusunda 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanun’a eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4 üncü maddelerle 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olacaklar ve bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılıKanun’un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434sayılı Kanun değil 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adliyargı görevli bulunacaktır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar vediğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almaktaolanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönündenSosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumayadevam edeceğinden bunlara ilişkin ihtilaflarda idari yargının görevli olmaya devam edecektir.Uyuşmazlık Mahkemesinin 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas ve Karar sayılı kararında 5510 sayılıYasanın yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden SosyalGüvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesindebelirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamındabulunan, emekli kamu personeli olan davacı tarafından açılan davanın, görüm ve çözümünün idari yargıyerinde görüleceği, 5510 sayılı bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerinetabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanunun öngördüğü kuralve esasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıkçabelirtilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının talebinin askeri okula giriş yaptığı tarihin sigortabaşlangıç tarihi olduğunun tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması talebi olduğu, davacının da 5510 sayılıKanunun yürürlük tarihi öncesinde 4/1-c maddesi kapsamında olduğu dolayısıyla uyuşmazlığın 5434sayılı Kanun hükümlerine göre idari yargıda çözülmesi gerektiği anlaşılmakla davasının dava şartıyokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:1-Davacının davasının yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile REDDİNE,...'' 6. Davacı vekili 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Ankara 62. İş Mahkemesince dava dosyaları UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 7. T.C. Anayasası’nın "F. Uyuşmazlık Mahkemesi" başlıklı 158. maddesinin son fıkrası şöyledir:
“Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” 8. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 83. maddesi şöyledir: "(Ek: 17/4/2008-5754/75 md.)Kendi isteği ile emekliye ayrılan, ancak daha sonra Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafındanhizmet süresinin eksik olduğu veya gerekli yaş şartını henüz haiz olmadığı tespit olunanlardan; emeklilikveya malûllük aylığı alınan süresi, eksik hizmet süresinden veya yaş şartının yerine getirilmesi içintamamlanması gereken süreden fazla olanların emeklilik işlemi iptal edilmez. Bunların en son aylıködenen tarihten eksik hizmet süresi veya yaş şartının yerine getirilmesi için tamamlanması gereken sürekadar geriye gidilerek, bu dönemde kendilerine ödenen emeklilik veya yaşlılık aylıkları borç çıkarılır.Çıkarılan borç ve bu borca ilişkin faiz ile borç çıkarılan süreye ait kesenek ve kurum karşılıkları, ilgilikurum bütçesinin personel ödeneklerinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ödenir. Bu şekildeilave olarak kesenek ve kurum karşılığı ödenen süreler için ilgililere ikramiye farkı ödenmez, ödenmişolan ikramiyenin eksik hizmet süresine ilişkin kısmı geri alınmaz. Borç çıkarılan döneme ilişkin olarakilgililer adına Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından karşılanmış olan tedavi ve ilaç bedelleri dekurumları bütçelerinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ödenir." 9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvencealtına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanmaşartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlıksigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir." 10. 5510 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "Bu Kanun; sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri, sağlıkhizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özelhukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsar." 11. 5510 sayılı Kanun'un "Sigortalı sayılanlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "(Değişik: 17/4/2008-5754/2 md.)Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından,a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsızçalışanlardan ise;1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisimükellefi olanlar,2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komanditşirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,c) Kamu idarelerinde;1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekliolarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemişolanlar,2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıpilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,sigortalı sayılırlar." 12. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." 13. 5510 sayılı Kanun'un "5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 4. maddesinin ikincifıkrası şöyledir: " (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebindebulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsistalebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır."
14. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun "Sandıktan Faydalanacaklar" başlıklımülga 12/II-(j) bendinde, Milli Savunma Bakanlığı harp okulları öğrencilerinin bu Kanun'dan kaynaklı haklardanyararlanacakları düzenlemesine yer verilmiştir. B. Yargı Kararı 15. 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin 22/12/2011tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunlarınemeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlarise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artık SosyalSigortacılık esasına göre faaliyet gösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idari işlemsayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden ise SosyalGüvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devamedecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bubakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasına dayalı yeni sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden öncestatüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinindevam edeceği açıktır…" IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 02/12/2024tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleriarasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlik kararını verenmahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 17. Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 18. Dava, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında askeri okula kaydının yapıldığı tarihin sigortalılık başlangıçtarihi olarak tespitineve yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemiyle davalı Kuruma yaptığı başvurunun''emeklilik keseneğinin 15/09/1999 olduğu ve sigorta başlangıcının bu tarih kabul edilerek yaşlılık aylığına hakkazanamadığı" gerekçesiyle reddine ilişkin işleme karşı açılmıştır. 19. 5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, 2926 sayılıTarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Kanunu kapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra göreve başlayanlar yönünden,prim esasına dayalı sigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar, tarım işlerinde ücretle çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ve tarımda kendi hesabına çalışanlarıkapsayan beş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak ve yükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemialtında toplanmıştır. 20. Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak
çalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği ancak bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonramemur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanun’un değil 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural veesasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır. 21. Dosyanın incelenmesinden; davacının 15/09/1999 tarihinden tarihinden 14/10/2014tarihine kadar 5434sayılı Kanun 4/c maddesi kapsamında sigortalıolduğu, 5434 sayılı Kanun kapsamında askeri öğrenci sayılan davacınınaskeri okula kaydının gerçekleştirildiği tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüve yaşlılık aylığı bağlanmasıistemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin BilecikSosyal Güvenlikİl Müdürlüğünün 10/07/2023 tarih ve 76576637sayılı işleminin iptali istemiyledava açıldığı anlaşılmıştır. 22. Bu durumda, yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı nazara alındığında,5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileemekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamugörevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağımuamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla davacınınişlemleri 5434sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirildiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesindebelirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamında bulunduğundan, 5754 sayılıKanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce kamu görevlisi olan davacı tarafından açılan davanın görüm ve çözümünün deidari yargı yerine ait olduğu sonucuna varılmıştır. 23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 20/10/2023 tarihve E.2023/1064, K.2023/1074 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 20/10/2023 tarih ve E.2023/1064, K.2023/1074 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 02/12/2024 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KARAR VERİLDİ.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Nilgün
Doğan
Eyüp
YAŞAR
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN