T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/343KARAR NO: 2024/485
KARAR TR: 04/11/2024ÖZET:Adli yargı yerince verilen karar görevsizlik kararı niteliğinde olmadığından, 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen, görevsizlik kararının verilmiş olması koşulunu taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.K A R A R Davacı
: F. Ç.
Vekili
: Av. N. R. F.
Davalı
: Manisa ValiliğiI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin 677 sayılı KHK gereğince kapatılan B. Ö. E. A. bünyesinde faaliyet gösteren Ö. G. K.
'nde 01/09/1988 tarihinden itibaren yaklaşık 28 yıl boyunca hizmetli personel olarak çalıştığını, kapatılan kuruluştan hak ettiği 2016 yılı Haziran ayı ve 2016 yılı Temmuz ayı giydirilmiş ücret ödemelerini alamadığını, kıdem ve ihbar tazminatı alacağının da ödenmediğini, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi ile OHAL kapsamında kapatılıp el konulan kuruluşlara dair borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanların, idareye belgeleri ile başvuruda bulunabileceği ve söz konusu hak ve alacakların idare tarafından karşılanacağının öngörüldüğünü ancak işçilik alacaklarına ilişkin başvurunun davalı idarece hukuka aykırı şekilde reddedildiğini ileri sürerek, idari işlemin iptali ve işçi alacaklarının ödenmesi talebiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Manisa 1. İdare Mahkemesi 26/02/2021 tarih ve E.2021/164, K.2021/185 sayılı kararı ile, ''dava dilekçesinin konu, açıklamalar ve sonuç kısımlarının birbiri ile uyumlu olmadığı, ayrıca başvuru dilekçesinin de dava dilekçesinin ekine eklenmediği anlaşıldığından bu hali ile dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı'' gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi hükmüne uygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrası (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde belirtilen noksanlıklar giderilerek, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde düzenlenerek, yeniden dava açmakta serbest olmak üzere reddine kesin olarak karar vermiştir.3. Davacı vekili, 22/03/2021 tarihli yenileme dilekçesi ile, aynı hukuki gerekçelerle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 100 TL kıdem tazminatı, 100 TL ihbar tazminatı ve 100 TL giydirilmiş ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.4. Manisa 1. İdare Mahkemesi 03/02/2022 tarih ve E.2021/251, K.2022/112 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi
Esas No : 2024/343 Karar No: 2024/485
uyarınca davanın görev yönünden reddine kesin olarak karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: ''...Dava dosyasının incelenmesinden;1- Davacı 01.09.1988 - 23/07/2016 tarihleri arasında B. Ö. E. A.
bünyesinde (Gündüzalp Kolejinde hizmetli olarak) görev yapmakta iken bu şirketin Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri gereğince kapatıldığı; 2-Davacının 30.09.2016 tarihli başvurusu ile işçilik alacaklarının ödenmesinin Turgutlu Kaymakamlığından talep edilmesi üzerine 06.01.2021 tarihli, E.2757 sayılı Manisa Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosu işlemi ile ''konu ile ilgili olarak söz konusu şirketi incelemekle görevli inceleme ve değerlendirme komisyonu tarafından hazırlanan raporda alacağınız tutar belirtilmediği ayrıca alacağı ispatlamaya yetecek, tevsik edici belge bulunmadığı belirtilerek reddedildiği''nin bildirilmesi üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL ücret alacağı, 100,00-TL ihbar tazminatı, 100,00-TL kıdem tazminatı olmak üzere toplam 300,00-TL'nin faizi birlikte tarafına ödenmesi istemi ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda yer verilen 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, 17/08/2016 tarihinden önce, kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında açılmış olan davalarda verilen dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı üzerine, belirli bir süre içerisinde idareye başvuru yapılacağı ve bu başvuru sonucu tesis edilen işlem üzerine idari yargı yerinde dava açılacağı açıkça belirtilmiş olmasına karşın aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 17/08/2016 tarihinden sonra açılmış olan davalarda dava şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verileceği ve bu davanın özellikle idari yargı yerinde açılacağının belirtilmediği; 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 4. fıkrasında ise herhangi bir özel görev kuralı getirilmediği gibi 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununa göre iş hukukundan kaynaklanan hak ve alacaklara yönelik uyuşmazlıkların çözümü için adli yargı düzeni içinde iş mahkemelerinin özel görevli mahkemeler olduğu anlaşılmaktadır.Bu itibarla, UYAP üzerinden davacı tarafla ilgili açık/kapalı tüm dosyalarının sorgulanması sonucunda işbu dava açılmadan evvel İş Mahkemesi nezdinde dava açılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, işbu dava 17/08/2016 tarihinden sonra, işçilik alacaklarının ödenmesi istemiyle 30.09.2016 tarihli başvurunun 06.01.2021 tarihli işlem ile reddedilmesi üzerine açılmış ise de söz konusu işçilik alacaklarının ödenmesi istemiyle açılan bir davada iş mahkemesince dava şartı yokluğu nedeniyle verilen ret kararı sonrasında hak düşürücü sürede ilgili idareye yapılan başvuruya verilen cevap üzerine açılan bir dava olmaması -bir diğer anlatım ile 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca açılan davalardan olmaması- ve davacının işçi statüsünde olması, talep edilen edilen ücret ve kıdem, ihbar tazminatının iş mevzuatından kaynaklanan haklardan olduğu hususları dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.03.2019 tarihli, E:2019/107, K:2019/192; 14.12.2020 tarihli, E:2020/675, K:2020/771 sayılı kararları ve İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 23.12.2021 tarihli, E:2021/2101, K:2021/2457 sayılı kararı da benzer ilke ve yaklaşımları içermektedir....Hüküm;Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 14 üncü maddesinin 3/a bendi ve 15 inci maddesinin 1/a bendi uyarınca davanın görev yönünden REDDİNE;...''5. Davacı vekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Esas No : 2024/343 Karar No: 2024/485
B. Adli Yargıda6. Manisa 2. İş Mahkemesi 14/03/2023 tarih ve E.2022/664, K.2023/183 sayılı kararı ile, 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinin 3. fıkrası gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, karara karşı istinaf talebinde bulunulmuştur. Kararın ilgili kısmı şöyledir;''...Dava kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.Davacının B. E. Y. İ. T. A.
nezdinde 01.09.1988-15.08.2016 döneminde çalıştığı anlaşılmaktadır.Davacının çalıştığı B. E. Y. İ. T. A.
23/07/2016 tarih ve 25779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK'nin 2.maddesi gereğince kapatıldığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK’nın dava ve takip usulü başlıklı 16/1 maddesindeki düzenlemede ".. 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK'ler gereğince kapatılan kurum, kuruluş..aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı OHAL kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında KHK'nın 5. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir." 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK’nın dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesindeki düzenlemede "..20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK'ler gereğince kapatılan kurum, kuruluş.. sahibi gerçek ve tüzel kişiler veya kapatılma yada resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/08/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davaların dava şartının bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verileceği" yönündeki emredici düzenleme karşısında davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Somut olaya benzer uyuşmazlıkta İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2016/211 Esas, 2016/183 Karar sayılı ilamı ile verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2017/28253-5874 Esas-Karar sayılı kararı ile onanmış olup bu karara karşı davacının Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvurusu Anayasa Mahkemesinin 2017/34828 başvuru numaralı 03/06/2020 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerde; 675 sayılı KHK'nun 16/3 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şeklide hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;675 sayılı KHK'nun 16/3 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE,...''7. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 06/07/2023 tarih ve E.2023/1248, K.2023/1200 sayılı kararı ile, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi suretiyle , 675 sayılı KHK'nın 16/3. maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 08/02/2024 tarih ve E.2023/18517, K.2024/1726 sayılı kararı ile reddedilerek bu karar
Esas No : 2024/343 Karar No: 2024/485
onanmış ve kesinleşmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının ilgili kısmı şöyledir:''...İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Mahkeme kararına karşı yasal süresinde taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının Ö. G. K.
nde 01/09/1988 tarihinden beri çalıştığını, kapatılan ve hazineye devredilen kurumdan davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile 2016 Haziran ve 2016 Temmuz aylarına ilişkin giydirilmiş ücret alacağı bulunduğunu, iş akdinin davacının kendi kusurundan yada işverenin haklı feshinden sona ermediğini, dava şartı yokluğu nedeniyle değil olsa olsa görevsizlik nedeniyle usulden red kararı verilebileceğini, Manisa 1. İdare Mahkemesine öncelikle açılan davanın uyuşmazlığın çözüm yerinin özel hukuk hükümlerine tabi adli yargı olduğu için görevsizlik nedeniyle usulden red kararı verildiğini, davacının alacaklarına kavuşmasının imkansız hale geldiğini, alacağını 2016 yılından beri tahsil edemeyen davacının büyük mağduriyet yaşadığını, arabuluculuk görüşmelerinin davalı tarafın iştirak etmemesi nedeniyle sona erdiğini, bu nedenle 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 11 fıkrası gereğince toplantıya katılamayan taraf kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacağını ve ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, hükmün ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararı ret yönünden usule uygun ise de, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde arabuluculuk ücretinin idareden alınmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, arabuluculuk ücreti yönünden kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, hükmün ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe:HMK 355. Maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık halleri gözetilerek yapılan istinaf incelemesinde;Dava, kıdem ve ihbar tazminatı ile giydirilmiş ücret alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. B. Ö. E. A.
bünyesinde faaliyet gösteren Özel Gündüz Alp Kolejinin 23/07/2016 tarihli olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK'nin 2.maddesi gereğince kapatıldığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK’nın dava ve takip usulü başlıklı 16/1 maddesindeki düzenlemede ".. 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK'ler gereğince kapatılan kurum, kuruluş..aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı OHAL kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında KHK'nın 5. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır" 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK’nın dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesindeki düzenlemede "..20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK'ler gereğince kapatılan kurum, kuruluş.. sahibi gerçek ve tüzel kişiler veya kapatılma yada resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/08/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davaların dava şartının bulunmaması nedeni ile davacının reddine karar verileceği" denilmekte olup emredici düzenleme karşısında yerel mahkemenin kararına karşı davacının bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Esas No : 2024/343 Karar No: 2024/485
Her iki tarafında arabuluculuk ücretine karşı mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin gerekçeli kararında suç üstü ödeneğinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verildiği görülmektedir. Davacı taraf davalı tarafın arabuluculuk toplantısına katılmaması sebebiyle 6325 sayılı kanunun 18/A-11. Fıkrası gereğince haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulacağını ve ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini iddia etmektedir. Davalı ise, mahkeme kararının reddedilmesine rağmen arabuluculuk ücretinin idareden alınmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu ifade etmektedir.2023 yılına ait arabuluculuk asgari ücret tarifesinin 5/2. Maddesine göre, dava şartı arabuluculuk sürecinde sehven kayıt, mükerrer kayıt veya arabuluculuğa elverişli olmama nedeniyle arabuluculuk sürecinin sona erdirilmesi hallerinde arabulucuya ücret ödenmez. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede zorunlu arabuluculuk başvurusu sonrası 2022/522 büro dosya sayılı hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğa ilişkin 01/04/2022 tarihinde arabulucu tarafından toplantı yapılmadan arabuluculuk konularının zorunlu arabuluculuğa elverişli olmadığına ilişkin karar verilmiş olduğu anlaşılmakla arabulucuya ücret ödenmemesi gerektiğinden davalı tarafın arabuluculuğa ilişkin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ancak belirlenen aykırılıklar duruşma yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Manisa 2. İş Mahkemesinin 2022/664 E., 2023/183 K. sayılı 14/03/2023 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ORTADAN KALDIRILMASINA,3-675 sayılı KHK'nun 16/3 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE,...''8. Davacı vekilinin, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Manisa 2. İş Mahkemesince dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK9. 08/02/2018 tarihli ve 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7091 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Devir işlemlerine ilişkin tedbirler" başlıklı (dava tarihinde yürürlükte olan) 5. maddesi şöyledir: "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan
Esas No : 2024/343 Karar No: 2024/485
varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir.(2) Bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerler emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izlenir. Nazım hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarı emanet hesaplarına alınır. Ödenmesine karar verilen borçlar bu emanetlerden ödenerek kalan tutar bütçeye gelir kaydedilir.(3) Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtları resen terkin edilir. Bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazineye bedelsiz devredilmiş sayılır. Bu durumda şirketlere daha önce atanmış kayyımlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilir veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve birinci fıkrada yer alan hususları bu şekilde devralınan varlıklar için de uygulamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.(4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar.(5) Borçların ödenmesinde; malvarlığının aynından doğan vergi borçları, rehinli alacaklar, çalışanların sigorta primleri, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınır.(6) 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereğince kapatılan vakıflara ait olup mülkiyetleri Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal eden taşınmazlar üzerinde bulunan eğitim tesisleri kamu kurum ve kuruluşlarına bedelsiz, özel hukuk tüzel kişilerine ise bedeli karşılığında tahsis edilebilir.(7) Kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kuruluşlar bu madde kapsamında istenilecek bilgi ve belgeleri onbeş gün içerisinde vermek zorundadır. Bu çerçevede talepte bulunulanlar özel kanunlarda yazılı hükümleri ileri sürerek bilgi ve belge vermekten kaçınamazlar.(8) (Ek:13/2/2018-7098/EK MADDE 1) Bu madde hükümleri 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler uyarınca gerçekleştirilen bütün kapatma işlemleri hakkında uygulanır."
Esas No : 2024/343 Karar No: 2024/485
10. 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesi şöyledir: "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.(2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz."11. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un "Mahkemenin görevi" başlıklı 1. maddesi şöyledir:“ Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.Özel kanun uyarınca hakeme başvurulmasının zorunlu olduğu hallerde, eğer hakemlik görevi hakim tarafından yerine getirilmiş ise bu merci, davanın konusuna göre, yukarıdaki fıkrada yazılı adli veya idari yargı mercilerinden sayılır.”12. 2247 sayılı Kanun'un "Olumsuz görev uyuşmazlığı" başlıklı 14. maddesi şöyledir:“Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Esas No : 2024/343 Karar No: 2024/485
Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir.”13. 2247 sayılı Kanun'un "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesi şöyledir:"Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."14. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir: "Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 04/11/2024 tarihli toplantısında;Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN’ın, 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:16. Başvurunun incelenebilmesi için Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşulların bulunması gerektiği tartışmasızdır.17. Mevzuat kısmında belirtilen düzenlemelere göre, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce 14. maddesi kapsamında bir görev ya da hüküm uyuşmazlığının incelenebilmesi için, uyuşmazlığa konu edilen karar veya kararların, adli ve idari yargı mercilerince ya da hakemliğin hakim tarafından yerine getirilmesinde olduğu gibi yargı merci sayılanlarca verilmesi ve 14.madde kapsamında olumsuz görev uyuşmazlığının varlığından söz edebilmek için de; adli ve idari yargı yerleri tarafından konusu, tarafı ve sebebi aynı olan davalarda kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş görevsizlik kararlarının bulunması gerekmektedir.18. Dava dosyalarının incelenmesinden, davacının KHK kapsamında kapatılan ve Maliye Bakanlığına devredilen Ö. G. K.
'nde 01/09/1988 tarihinden itibaren hizmetli personel olarak çalışmaya başladığı, 23/07/2016 tarihinde sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi sebebiyle iş akdinin sonlandığı, anılan işyerinin 667 sayılı KHK uyarınca davalı Hazine ve Maliye Bakanlığına devredilmesi sonrasında sözleşmeden doğan yasal haklarının ödenmesi istemiyle idari ve adli yargı yerlerinde dava açtığı, idari yargı yerinde görevsizlik
Esas No : 2024/343 Karar No: 2024/485
kararı verildiği ancak adli yargı yerinde davanın 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.19. Görüldüğü üzere, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin kararı, idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı niteliğinde olmadığından, adli ve idari yargı yerleri arasında görev uyuşmazlığı oluştuğundan söz etmek mümkün değildir. Dolayısıyla olayda, 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmemiştir.20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan başvurunun, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 04/11/2024 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN