T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/346KARAR NO : 2024/399
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarakçalışırken iş akdinin feshi nedeniyle, İş Kanunu’ndankaynaklanan kıdem tazminatının ödenmesi istemiyleaçılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesigerektiği hk.
K A R A R Davacı : N. V.Vekili
: Av. H. Ş. Y.Davalı : Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. S. K. I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Halk Eğitim Merkezinde 04/11/1987 - 27/05/2019 tarihleri arasında usta öğreticiolarak görev yaptığını, iş akdinin 27/05/2019 tarihinde gerekçe gösterilmeksizin feshedildiğini belirterek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak üzere, 1000 TL kıdem tazminatı alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 14/10/2021 tarih ve E.2021/2, K.2021/288sayılı kararı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı istinaf istemindebulunulmuştur. 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 28/02/2024 tarih ve E.2022/65, K.2024/530 sayılıkararı ile, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, yargı yolu caiz olmadığından mahkeme kararının kaldırılmasına,davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir: "...Dosyada mevcut delillere, tarafların iddia ve savunmalarına göre; somut olayda davacının04.11.1987-27.05.2019 tarihleri arasında Bartın Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak görevyaptığı, taraflar arasında yapılmış bir iş sözleşmesinin dosyada bulunmadığı, ücret bordroları, ek dersbordroları, puantaj ve banka ödemelerinin dosyaya sunulduğu, taraflar arasında bir iş sözleşmesininvarlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, davacı ile Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğüarasındaki ilişkinin idarece yapılan görevlendirmeye dayalı olduğu, göreve alınma, çalışma koşulları ileödenecek ücretin statü hukuku içinde düzenlendiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/9-786 Esas2021/1518 Karar sayılı içtihadının bu doğrultuda olduğu, Sosyal Güvenlik Hukuku açısından primlerinSosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi, davacının özel hukuk kapsamında sözleşme ile çalıştığınıgöstermediği (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 30.11.2021 tarih, 2019/9-786 esas, 2021/1518 kararsayılı ilamı; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 21.06.2023 tarih, 2023/5976 esas, 2023/9659 karar sayılıilamı), Mahkeme gerekçesinde Uyuşmazlık Mahkemesi’nin emsal davalarda verdiği karara dayanıldığı,Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kararı üzerine görülen davaya ilişkin olup, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceverilen kararın bağlayıcılığının ilgili davayla sınırlı olması ve genele teşmil edilememesi karşısında(Bakınız Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 20.02.2019 Tarih 2019/1389 Esas, 2019/4167 Karar) davacının ustaöğretici görevi ile Halk Eğitim Merkezindeki çalışmasının iş sözleşmesine dayanmadığı, usta öğreticinin
4857 sayılı Kanun kapsamında işçi sayılmadığı açık olup, mahkemece yargı yolunun caiz olmadığındandolayı davanın usulden reddine ilişkin karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinindoğru olmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1/a-4. maddesi kapsamında eksiklik olarakdeğerlendirilmiş olup, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılarak belirtilen hususlara ilişkin olarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın ilk derecemahkemesine gönderilmesineHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince KABULÜNE,İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ KALDIRILMASINA,2- HMK'nın 353/1-a-4. fıkrası uyarınca davanın Dairemiz kararı uyarınca yeniden görülmesi içindosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE..." 4. Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 26/04/2024 tarih ve E.2024/104,K.2024/213 sayılı kararı ile, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda davanın yargı yolunun caizolmaması gerekçesiyle usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Tüm dosya kapsamı sunulan bilgi ve belgeler,istinaf ilamı da dikkate alınarakdavanın yargıyolununcaizolmaması nedeni ile reddine dair kararvermekgerekmişaşağıdaki şekilde hükümusulveyasayauygunbulunmuştur .HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;DAVANIN YARGI YOLUNUN CAİZ OLMAMASI NEDENİ İLE USULDEN REDDİNE..." 5. Davacı vekili, bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 6. Zonguldak İdare Mahkemesi 10/06/2024 tarih ve E.2024/834 sayılı kararı ile, davacı ile davalı idarearasındaki ilişkinin İş Kanunu'ndan kaynaklanan bir iş ilişkisi olduğu, talep edilen tazminatın İş Kanunu'ndan kaynaklananhaklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Bu durumda; davacının geçmiş yıllarda belirli süreli dönemlerle idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat ve alacakların İş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğudikkate alındığında, Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer uyuşmazlıklardaki yerleşmiş içtihatlarıkapsamında uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle Mahkememiz'in görevsizliğine, 2247 sayılı Kanun'un 19. Maddesi uyarıncabakılan davaya ait dosya ile birlikte Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2024/104 sayılı dosyasının(aslının) temin edilmesi için anılan mahkemeye müzekkere yazılmasına, dava dosyalarının görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine..." 7. Zonguldak İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 8. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalarve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göresigortalı sayılırlar." 9. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalarabakmakla görevli mahkemelerde görülür." 10. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı3. maddesinin ilgilikısmı şöyledir: "Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veyakendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...
ifade eder...." 11. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 12. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."13. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartlarıve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleriile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın buKanun hükümleri ile bağlı olurlar." 14. 4857 sayılı Kanun'un8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümündekıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlarayer verilmiştir. 15. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliyemahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargıçevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge AdliyeMahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Budaireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliğidikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir.Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, oyerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır." 16. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir: "(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ileişe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 17. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir: "(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci KısmınınAltıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleriarasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındakiuyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş vesosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava veişlere bakar." 18. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir: "(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş işmahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar,açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiğitarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olandavalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhiledilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafındangörülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar,karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 19. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında;2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idaremahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyası ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 20. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporuile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 21. Dava, davacınınHalk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin gerekçegösterilmeksizin feshedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kıdem tazminatı alacağının faizi ilebirlikte tahsili istemiyle açılmıştır. 22. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatının İş Kanunu’ndankaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adliyargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. 23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Zonguldak İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 26/04/2024 tarih ve E.2024/104, K.2024/213sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A.Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Zonguldak İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İşMahkemesi Sıfatıyla) 26/04/2024 tarih ve E.2024/104, K.2024/213 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 07/10/2024 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN