T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/348 KARAR NO: 2024/466
KARAR TR: 04/11/2024 ÖZET: Müflis A.Ş.'den alacaklı olduğunu ileri süren davacı idarenin, iflas masasına kayıt talebinin iflas idaresince reddedildiğinden bahisle sıra cetvelinin iptali ve alacağın iflas masasının 3. sırasına kaydına karar verilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı: Hazine ve Maliye Bakanlığına izafeten İstanbul Muhakemat MüdürlüğüVekili: Av. S. E.
Davalı: Tasfiye Halinde E. Ç. Ş. G. S. ve
Ticaret Anonim Şirketi temsilen İflas İdare Memurları
1-) Av. A. F. A.
2-) Av. M. C.
3-) Av. A. A.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkili idare tarafından vergi alacaklarının kayıt ve kabulü için yapılan başvurunun, iflas idaresince alacaklar defterinin 182. sırasına kaydı yapıldıktan sonra reddedilen 5.350 TL vergi alacağının, 3. sıra alacak olarak; alacaklar defterinin 183. sırasına kaydı yapıldıktan sonra reddedilen 6.420 TL vergi alacağınının 3. sıra alacak olarak müflis şirket alacaklılar defterine kayıt ve kabulü ile, iflas dairesinin ret kararlarının ve sıra cetvelinin iptali ile alacaklılar toplantısına tedbiren katılma ve oy kullanma yetkisi verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 19/11/2019 tarih ve E.2018/466, K.2019/1075 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanın reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur.3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 18/01/2024 tarih ve E.2020/1859, K.2024/88 sayılı kararı ile, davacı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüne, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan
Esas No : 2024/348Karar No: 2024/466
usulden reddine kesin olarak karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dosya kapsamında yer alan İstanbul 3. İflas Müdürlüğünün 2010/8 iflas sayılı dosyası üzerinden verilen 28/05/2018 tarihli cevapta, İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/60 E sayılı dosyasından 24/11/2010 tarihinde İflasına karar verilen Ender Çikolata Şekerleme Gıda San Tic AŞ'nin tasfiye işlemlerinin Müdürlüğün 2010/8 iflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, red kararının Hazine vekiline 14/05/2018 tebliğ edildiği ve kararın tebliği için masraf yatırıldığı bildirilmiş olmakla davacı tarafından yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 21/05/2018 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece alınan 02/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda; İflasla birlikte müflisin ticari faaliyetinin durduğu, dolayısı ile geçici olarak vergi mükellefiyetinin sona erdiği bu nedenle iflas idaresinin beyannameler vermek gibi bir görevi olmadığı, İflasın açıldığının İİK. 166.maddesine göre gazetede ilan edilerek ilgililerine bildirilmiş olmasına rağmen, vergi dairesince vergi kaydının kapatılmaması nedeniyle vergi cezalarının iflas işlemleri dönemince devam ettirildiği; talep olunan usulsüzlük cezalarının iflas sonrası döneme ait olduğu bildirilmiştir.Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 05/04/2016 tarih 2016/2556 esas 2016/2121 karar ve aynı dairenin 13/03/2014 tarih 2013/7798 esas 2014/1910 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, iflas alacağı, masa borcu ve iflastan sonra doğan genel nitelikli alacak olmak üzere 3 grup alacak vardır. İflasın açıldığı anda müflise karşı ileri sürülebilecek alacaklar iflas alacaklarıdır. İflas tasfiyesi sırasında yapılan masraflar iflas idaresinin yükümlü olduğu ya da devraldığı mükellefiyetler ise masa borcudur. İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık olmasa dahi masa borcu olup olmadığı yönünden incelemenin alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada tartışılacak ve tespit edilecektir. İİK. da masa borçları için İİK. nun 235/2 maddesinin ilk cümlesindeki gibi Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yönünde açık bir düzenleme yoktur.Emsal nitelikteki Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 2015/4632 E-2016/2415 K sayılı 18.04.2016 tarihli ilamında:"... Davalı müflis şirket önce 30.06.2005 tarihinde Ankara Başkent Vergi Dairesince vergi mükellefiyetinin re 'sen kapatıldığı, davalı müflis şirketin 12.12.2011 tarihinde iflas ettiği ve iflas masasının kurulduğu, 213 VUK'nın 255. maddesine göre tahakkuk ettirilen vergi usul cezasının ise iflas tarihinden sonra olduğu, bu nedenle alacağın, masa borcu niteliğinde olduğu, bu borçla ilgili alacak davasının idari nitelikte olup idari yargıda (vergi mahkemesinde) masaya karşı açılacak alacak davası niteliğinde olduğundan yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir..."gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.Somut olayda müflis Ender Çikolata Şekerleme Gıda San Tic A.Ş.'nin İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2010 tarih ve 2005/60 E. Sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, davaya konu 213 sayılı VUK 355/1-1 maddesi gereğince tahakkuk ettirilen vergi usul cezalarının ise iflas tarihinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde de talep edilen alacakların iflas alacağı olmadığı, iflas tarihinden sonra doğan vergi borçları olduğu tespit edilmekle, bu durumda kayıt kabul istemine konu olacak bir alacak olmadığı anlaşılmaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, davacının talebine konu vergi alacağının iflas tarihinden sonra doğduğu ve idari yargıda (vergi mahkemesinde) masaya karşı açılacak alacak davası niteliğinde olduğundan yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin görevsiz mahkemede davanın görülerek sonuçlandırılmış olması nedeni ile kabulüne ve yapılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Esas No : 2024/348Karar No: 2024/466
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;Davacı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/466 Esas, 2019/1075 Karar ve 19/11/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA,a) Davanın, idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1 -b bendi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasının 115/2.fıkrası uyarınca USULDEN REDDİNE..."4. Davacı vekili bu kez, aynı hukuki nedenlere dayalı olarak, iflas dairesinin ret kararlarının ve sıra cetvelinin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda5. İstanbul 6. Vergi Mahkemesi 25/03/2024 tarih ve E.2024/527, K.2024/537 sayılı kararı ile, iflas idaresinin davacı kurumun vergi alacaklarının sıra cetveline kayıt ve kabulüne dair yaptığı işlemlerin Vergi Mahkemesinin görevine giren vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin bulunmadığı gibi, idare mahkemesinin görevine giren iptal veya tam yargı davasına konu bir işlem ile ilk derecede Danıştayca çözümlenecek bir işlem de olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacı kurum tarafından dava konusu edilen iflas idaresinin davacı kurumun vergi alacaklarının sıra cetveline kayıt ve kabulüne dair yaptığı işlemlerin Vergi Mahkemesinin görevine giren vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin bulunmadığı gibi idare mahkemesinin görevine giren iptal veya tam yargı davasına konu bir işlem ile ilk derecede Danıştayca çözümlenecek bir işlemde olmadığı, davacı kurum tarafından iflas idaresine vergi alacaklarının sıra cetveline kayıt ve kabulü için yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali ile 3. sıra alacak olarak kaydın yapılmasına ilişkin istemin incelenmesinde adli yargının görevinde olduğu anlaşılmıştır.Kaldı ki; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E: 2018/466 sayılı dosyasında açılan kayıt kabul davasında yerel mahkeme tarafından verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde, ihtilafın çözüm yerinin İdare Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, davanın usul yönünden reddedildiği ve bu mezkur karar kesinleştiğinden, Mahkememizce verilen "görev ret" kararının kesinleşmesine müteakip, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanun'un 15. maddesi uyarınca olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesinin istenebileceği tabiidir.Nitekim, uyuşmazlığın yukarıda anılan 2577 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca idari işlemin iptali istemiyle açılması gereken ve idari işlemi tesis eden idareye karşı açılan idari dava olmadığı da açıktır.Açıklanan nedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Y asasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine..."6. Davacı vekilinin 15/05/2024 tarihli dilekçesi ile, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, İstanbul 6. Vergi Mahkemesince dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
Esas No : 2024/348Karar No: 2024/466
III. İLGİLİ HUKUK7. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İflas masası" başlıklı 184. maddesi şöyledir: "İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer. Müflis namına gelen mektuplar iflas idaresi tarafından açılır ve sair mevrudelerin de masaya gönderilmesi posta idaresine bildirilir."8. 2004 sayılı Kanun'un 8. babda yer alan İflasın Tasfiyesi üst başlığı altındaki "I-Masanın Teşkili", "Defter tanzimi" başlıklı 208. maddesi şöyledir :" İflasın açılması kendisine tebliğ olunur olunmaz iflas dairesi müflisin mallarının defterini tutmağa başlar ve muhafazaları için lazımgelen tedbirleri alır.Başka bir kaza dahilinde bulunan mallar hakkında bu muamele ora iflas dairesi vesatatiyle yapılır.
(Ek fıkra: 09/11/1988 - 3494/43 md.) İflas dairesi iflas kararının kendisine tebliğinden itibaren en geç iki *1* ay içinde tasfiyenin adi veya basit şekilde yapılacağına karar vermek zorundadır."9. 2004 sayılı Kanunun "İflas idaresi ve iflas dairesinin vazifeleri" başlıklı 223. maddesi şöyledir: "(Değişik: 6/6/1985-3222/26 md.)İflas idaresi üç kişiden oluşur. Toplanan alacaklıların yapacağı seçimde, bu sayının iki katı, bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip kişi aday gösterilir. Bu adaylardan dört adedi alacak tutarına göre ekseriyeti teşkil edenlerce, iki adedi ise alacaklılar sayısı itibariyle ekseriyeti teşkil edenlerce seçilir ve icra mahkemesine bildirilir. İcra mahkemesi, iflas idaresini teşkil edecek üç kişiden ikisini alacak ekseriyetine sahip olanların gösterdiği dört aday, birini ise alacaklı ekseriyetinin gösterdiği iki aday arasından seçer.Tasfiye, iflas dairesince, yukarıdaki fıkraya göre teşkil edilen iflas idaresine havale olunur.(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/54 md.) İflâs idaresi toplantıları, idare memurlarının veya herhangi bir alacaklının gündem belirlemek suretiyle yapacağı talep üzerine iflâs dairesi müdürünün toplantı gününden en az yedi gün önce göndereceği çağrı üzerine yapılır. İflâs idaresi, kararlarını çoğunlukla alır; ancak toplantıya her üç iflâs idare memurunun da katılmaması hâlinde iflâs dairesi müdürü iflâs idaresinin görevini yüklenir ve iflâs idaresi adına tek başına karar alır. Toplantıya iflâs idaresi memurlarından birinin veya ikisinin iştiraki hâlinde iflâs dairesi müdürü de bu toplantıya katılır. Karar alınamaması hâlinde iflâs dairesi müdürünün oyu doğrultusunda işlem yapılır. İflâs masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.İflas idaresine, Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve iki yılda bir yenilenen ücret tarifesine göre ücret ödenir.İflas idaresi iflas dairesinin murakabesi altındadır. Bu halde iflas dairesi aşağıdaki görevleri yerine getirir:1. Alacaklılar toplantısının kararlarına, alacaklıların menfaatine uygun görmediği bütün tedbirlere ve idarece kabul edilen alacaklar ile istihkak iddialarının kabulüne dair olan kararlardan kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine yedi gün içinde icra mahkemesine müracaatla itiraz etmek.
Esas No : 2024/348Karar No: 2024/466
2. İflası idare edenlerin ücretleriyle masrafları da dahil olmak üzere hesap pusulalarını icra mahkemesinin tasdikine arz etmek.(Ek fıkra:9/6/2021-7327/1 md.) İflâs idare memurları, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan iflâs idare memurları listesinden seçilir. Bu şekilde seçilen iflâs idare memurlarından birinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir, birinin ise hukukçu olması zorunludur. Listeye kayıt için, Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması şarttır. Listede görevlendirilecek memurun bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir iflâs idare memuru, eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada görev alamaz. İflâs idare memurlarının nitelikleri, denetimi, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte belirlenir.10. 2004 sayılı Kanun'un "İflas idaresinin vazifesi" başlıklı 226. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Masanın kanuni mümessili iflas idaresidir. İdare masanın menfaatlerini gözetmek ve tasfiyeyi yapmakla mükelleftir." 11. 2004 sayılı Kanun'un "İflas idaresinin vazife ve mes'uliyeti" başlıklı 227. maddesi şöyledir:"(Değişik madde: 06/06/1985 - 3222/28 md.)
8 inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9, 11, 16 ve 359 uncu maddelerin icra dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır. İflas idaresi, iflas masasına kabul edilen alacaklılara, talepleri halinde iflas tasfiyesinin seyri ile müteakip işlemlerin planı ve takvimi hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. (Ek cümle: 28/2/2018-7101 S.K./9. md) (Ek fıkra: 09/11/1988 - 3494/46 md.;Mülga fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./28.mad)
İcra mahkemesi, iflas idaresi üzerinde gözetim yetkisine sahip olup gerektiğinde iflas idaresini teşkil edenlerin görevine son verebilir. İcra mahkemesi, görevine son verilen veya istifa edenin yerine, önceki adaylar arasından 223 üncü maddedeki esaslar dairesinde yenisini seçer.
İflas idaresini teşkil edenler kusurlarından ileri gelen zarardan sorumludurlar. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.
İflas idaresini teşkil edenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılırlar."12. 2004 sayılı Kanun'un "Alacaklılar sıra cetvelinin müddet ve şekli" başlıklı 232. maddesi şöyledir: "(Değişik madde: 14/01/2011-6103 S.K./41.md.) (Değişik madde: 28/2/2018-7101 S.K./10. md) Alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresinin seçilmesinden itibaren en geç iki ay içinde iflâs idaresi tarafından 206 ncı ve 207 nci maddelerde yazılı hükümlere göre alacaklıların sırasını gösteren bir cetvel yapılır ve iflâs dairesine bırakılır. Zorunlu hâllerde iki ayın hitamından önce iflâs idaresinin icra mahkemesine başvurması hâlinde icra mahkemesi bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi en çok iki ay daha uzatabilir. Süresi içinde sıra cetvelinin verilmemesi hâlinde iflâs dairesinin durumu icra mahkemesine intikal ettirmesi üzerine iflâs idaresi üyelerinin vazifesine son verilir ve sebketmiş hizmetleri için kendilerine bir ücret tahakkuk ettirilmez. Mahkeme ayrıca bu üyelerin bir yıldan az olmamak ve üç yılı geçmemek kaydıyla herhangi bir iflâs idaresinde görev almalarını yasaklayabilir, bu karar kesindir."
Esas No : 2024/348Karar No: 2024/466
13. 2004 sayılı Kanun'un "Reddedilen Alacaklar " başlıklı 233. maddesi şöyledir:
"(Değişik madde: 09/11/1988 - 3494/48 md.)
Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. Ancak, iflas idaresi ipotekle temin edilmiş alacakla ilgili olarak bunu doğuran sebep veya ipotek limiti miktarı bakımından red kararı vermeyip, kabul etmediği ikinci alacaklılar toplantısına bildirir. İpoteğin iptali veya miktarının tenzili iddiasını takip hakkı, isteyen alacaklıya 245 inci madde hükmü çerçevesinde devrolunur."14. 2004 sayılı Kanun'un "Alacaklılar sıra cetveli, ilan ve ihbar" başlıklı 234. maddesi şöyledir: "(Değişik birinci fıkra: 6/6/1985-3222/29 md.) İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166 ncı maddenin 2 nci fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder. İddialarının tamamı veya bir kısmı reddedilen yahut iddia ettikleri sıraya kabul edilmiyen alacaklılara doğrudan doğruya haber verilir."15. 2004 sayılı Kanun'un "Sıra cetveline itiraz ve neticeleri" başlıklı 235. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası şöyledir: "(Değişik: 9/11/1988-3494/49 md.) Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 04/11/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdari ve adli yargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi17. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Esas No : 2024/348Karar No: 2024/466
18. Dava, davacı idare tarafından, vergi alacaklarının kayıt ve kabulü için yapılan başvurunun, iflas idaresince alacaklar defterinin 182. sırasına kaydı yapıldıktan sonra, reddedilen 5.350 TL vergi alacağının 3. sıra alacak olarak, alacaklar defterinin 183. sırasına kaydı yapıldıktan sonra reddedilen 6.420 TL vergi alacağının 3. sıra alacak olarak müflis şirket alacaklılar defterine kayıt ve kabulüne, iflas idaresinin red kararlarının ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.19. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2020 tarih ve E.2005/60 sayılı dosyasında davalı E. Ç. Ş. G. S. Ticaret Anonim Şirketi hakkında iflas kararı verildiği; adi usulde yürütülen tasfiye sürecinde muhakemat müdürlüğü tarafından iflas masasına 182 nolu alacak kaydı ile 5350 TL, 183 nolu alacak kaydı ile 6.420 TL'nin kaydolunduğu, iflas idaresi tarafından, Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü Dairesi vergi cezası ihbarnamesinin iflas tarihinden sonra olduğu, müflisin beyanname mükellefiyetinin kalmadığı gerekçesiyle, alacağın tamamının sıra cetveline kayıt ve kabulü için yaptığı başvurunun reddine karar verilmesi üzerine, görev uyuşmazlığına konu davaların açıldığı anlaşılmıştır.20. Somut olayda, 2004 sayılı Kanun'un 235. maddesinin birinci fıkrasının sıra cetveline itiraz ile ilgili davaların iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine açılacağına dair hükmü ve üyeleri, gösterilen adaylar arasından icra tetkik merciince seçilen müflis şirketin iflas idaresinin dava konusu işleminin idare hukuku kapsamında idari işlem olarak nitelendirilemeyeceği hususları bir arada değerlendirildiğinde davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince verilen 18/01/2024 tarih ve E.2020/1859, K.2024/88 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince verilen 18/01/2024 tarih ve E.2020/1859, K.2024/88 sayılı görevsizlik kararının KALDIRILMASINA,04/11/2024 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN