T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/350KARAR NO : 2024/398
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: Sürücü belgesiz araç kullandığındanbahisle,kendisine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunumadde36/3 ve 118/son fıkrası uyarınca idari paracezası verilen ve sürücü belgesine el konulandavacının, haksız uygulama sonucu yaşadığımağduriyet nedeniyle uğradığı ileri sürülenmaddizararın tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: H. A.Vekili
: Av. İ. O.Davalı
: Denizli ValiliğiVekili
: Av. İ. S.
İhbarOlunanlar: 1- M. S.
2- İçişleri Bakanlığı Merkez Efendi Nüfus Müdürlüğü
I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin 11/09/2021 tarihinde aracı ile seyir halindeyken, Tekirdağ Şarköy kavşağındagörevli trafik ekiplerince durdurularak yapılan kontrolde, sürücü belgesinin 24/08/2021 tarihinde Denizli ilinde alkollüaraç kullanmak fiili sebebi ile el konulduğu belirtilerek, yeni ehliyetine el konulduğunu, olaya ilişkin müvekkilinin DenizliCumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet üzerine açılan kamu davasında Denizli 5.Asliye Ceza MahkemesininE.2022/714, K.2022/877 sayılı kararı ile; M.S. İsimli şahıs tarafından müvekkilinin kaybettiği ehliyetinin kullanılarakelkonulduğunun ve dolayısı ile alkollü araç kullanan şahsın da müvekkili olmadığının anlaşıldığını ve M.S. isimli şahıshakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, ayrıca alkollü araçkullanmak fiili sebebi ile müvekkiline verilen idari para cezası ve ehliyetinin geri alınması işlemlerinin de iptal edildiğiniifade ederek, olayın meydana gelmesinde Denizli Trafik Şube Müdürlüğünde görev yapan trafik polislerinin kusurununbulunduğu ve kendilerine ibraz edilen sürücü belgesindeki fotoğraftaki kişi ile sürücü M.S.'nin aynı kişi olup olmadığınınkontrol edilmediği, ayrıcaeski sürücü belgesinin 2017 tarihli olduğu ve yeni sürücü belgesinin alındığı tarihnoktasında dagerekli dikkat ve özenin gösterilmeyerek kusurlu davranıldığından müvekkilinin11.09.2021 tarihinden 16.01.2023tarihine kadar şöförlük yapamadığını ve maddi zarara uğradığını ileri sürerekbahisle şimdilik 1.000 TL maddi zararın,sürücü belgesine el konulma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tazminine karar verilmesi istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. İdari Yargıda 2. Denizli İdare Mahkemesi 10/05/2023 tarih ve E.2023/912, K.2023/1054sayılı kararı ile, bakılmaktaolan davanın, 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanansorumluluk davalarının görüm ve çözümünde de adliyargının görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine 2577 sayılı İYUK 'un 45/1maddesi uyarınca kesin olarak karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir : "...Dosyanın incelenmesinden; davacının 11/09/2021 tarihinde aracı ile seyir halindeyken TekirdağŞarköy kavşağında görevli trafik ekiplerince durdurularak yapılan kontrolde sürücü belgesinin24/08/2021 tarihinde Denizli ilinde alkollü araç kullanmak fiili sebebi ile el konulduğu belirtilerek yeniehliyetine el konulduğu, olaya ilişkin davacının Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet üzerineaçılan kamu davasında Denizli 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/714 E, 2022/877 sayılı kararı ile; M.S.İsimli şahıs tarafından davacının kaybettiği ehliyetinin kullanılarak davacının kayıp ehliyetine elkonulduğunun ve dolayısı ile alkollü araç kullanan şahsın da davacı olmadığının anlaşıldığı ve M.S.İsimli şahıs hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet kararı
verildiği, ayrıca alkollü araç kullanmak fiili sebebi ile davacıya verilen idari para cezası ve ehliyetiningeri alınması işlemlerinin de iptal edildiği belirtilerek, olayın meydana gelmesinde Denizli Trafik ŞubeMüdürlüğünde görev yapan trafik polislerinin kusurunun bulunduğu ve kendilerine ibraz edilen sürücübelgesindeki fotoğraftaki kişi ile sürücü M.S. nin aynı kişi olup olmadığının kontrol edilmediği,ayrıcaeski sürücü belgesinin 2017 tarihli olduğu ve yeni sürücü belgesinin alındığı noktasında da gereklidikkat ve özenin gösterilmeyerek kusurlu davranıldığı, bu sebeple davacının 11/09/2021-16/01/2023tarihine kadar şöförlük yapamadığı ve maddi zararı olduğu belirtilerek şimdilik 1.000,00-TL madditazminatın yasal faizi ile tazmini istemi ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararı gözetildiğinde, 2918 sayılıKanun'un 110.maddesinin 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan sorumluluk davalarınıkapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasınıve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın daadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 31/01/2022 tarih ve E:2021/621 K:2022/42,05/07/2021 tarih ve E:2021/424 K:2021/429 sayılı,27/04/2020 tarih ve E:2020/67 K:2020/98 sayılıkararları benzer niteliktedir.Açıklanan nedenlerle; davanın, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca görev yönündenreddine..." 3.Davacı vekili aynı olay nedeniylebu kez1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi zararın tazmini için adli yargıyerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda 4. Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 05/03/2024 tarih ve E.2023/344, K.2024/85 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın, idari yargı mahkemelerinin görev alanına girdiğinden yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle HMK md.114/1-b ve 115/2 madde hükümleri uyarınca usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmışöyledir: "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;... dava konusunun davalı idarenin hizmetkusuruna dayalı idari yaptırım kararına dayandığı, iş bu idari yaptırım kararının mahkemece kaldırıldığıdolayısıyla davacının hizmet kusurundan doğan idari yaptırım kararı nedeniyle uğradığı maddi ve manevizararlarının çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğusonuç ve kanaatiyle;2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu uyarınca idarenin hizmet kusuruna dayalı tazminat davalarının idari yargıdaçözülmesi gerektiği anlaşılmakla, bu nedenle görevli mahkemenin Denizli İdare Mahkemesi olduğuanlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Antalya Bölge AdliyeMahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 03/10/2022 tarih, 2022/2252 Esas, 2022/1406 Karar sayılı, AntalyaBölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesinin 25/12/2023 tarih, 2023/1273 Esas, 2023/1916 Karar sayılıilamları da bu yöndedir)Her ne kadar kısa karar oluşturulurken dava konusu olay ile alakalı Denizli İdare Mahkemesinin2023/912 esas ve 2023/1054 karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği sehven atlanmış bu yüzenilk defa görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuş, kısa karar ile gerekçeli karararasında çelişki oluşturmamak üzere hükümde değişiklik yapılmamıştır.T Ü R KM İ L L E T İ A D I N AH Ü K Ü M:1) Dava konusu olayda uyuşmazlığın İDARİ YARGI MAHKEMELERİNİN görev alanına girdiğianlaşılmakla ve HMK 114(1)-b hükmü kapsamında "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle HMK m.115(2) hükmü uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE..." 5. Davacı vekilinin 05.07.2024 havale tarihli dilekçesi ile 2247 Sayılı Kanun’un 14. maddesine göredoğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Denizli 4. Asliye HukukMahkemesince dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 6. Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinin üçüncü fıkrasışöyledir: “Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre,Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” 7.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir." 8. 2918 sayılı Kanun'un “Kapsam” başlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsarBu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu veeşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açıkkesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamuhizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da,Bu Kanun hükümleri uygulanır. " 9. 2918 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Trafikten men: Trafik zabıtasınca, bu Kanunda belirtilen hallerde araçla ilgili belgelerin alınması vearacın belirli bir yere çekilerek trafikten alıkonulmasıdır." 10. 2918 sayılı Kanun’un, “Trafik zabıtasının görev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetleriniyürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesi şöyledir: “Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev ve yetki sınırı;a)Trafik zabıtası:(Birinci fıkra mülga: 17/10/1996-4199/4 md.)Trafik zabıtası görevi sırasında karşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla dayetkilidir.Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen haller dışında, trafikzabıtasına genel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.b)(Değişik: 21/5/1997-4262/1 md.) Genel ZabıtaTrafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik teşkilatınıngörev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay ve uzmanjandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafiksuçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir.” 11. 2918 sayılı Kanun'un "Sürücü Belgesi alma zorunluluğu ” başlığını taşıyan36. maddesi şöyledir: " (Değişik : 24/5/2013 - 6487/18 md.)Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi vesürülmesine izin verilmesi yasaktır.Araçlar, Yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile çok taraflıanlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilercesürülebilir.Buna göre;a) Sürücü belgesi olmayanların,b) Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanunda belirtilen yetkililerce sürücübelgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınanların,c) Sürücü belgesi iptal edilenlerin,araç kullanarak trafiğe çıktıklarının tespiti hâlinde, bu kişilere 1.407 Türk Lirası idari para cezasıverilir. Ayrıca, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescil plakasıüzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir"
12. 2918 sayılı Kanun'un "Ceza puanı uygulaması, puanlama ve trafik kazası nedeniyle sürücübelgelerinin geri alınması" başlıklı 118. maddesi şöyledir : "Bu Kanunun suç saydığı bir fiilden dolayı haklarında ceza uygulanan sürücülere, aldıkları herceza, için esasları yönetmelikte belirlenen ceza puanları verilir.(Değişik: 17/10/1996-4199/37 md.) Trafik suçunun işlendiği tarihten geriye doğru bir yıl içindetoplam 100 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri 2 ay süre ile geri alınır ve eğitime tabitutulurlar.(Ek: 17/10/1996-4199/37 md.) Aynı yıl içinde ikinci defa 100 puanı dolduran sürücülerin sürücübelgeleri 4 ay süre ile geri alınarak psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesinetabi tutulurlar. Muayene sonucunda sürücülük yapmasına engel hali bulunmayanların belgeleri, süresisonunda iade edilir.(Ek: 17/10/1996-4199/37 md.) Bir yıl içinde üç defa 100 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücübelgeleri süresiz olarak iptal edilir.(Ek: 17/10/1996-4199/37 md.) Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyetveren sürücülerin sürücü belgeleri ise 1 yıl süre ile geri alınır.Ceza puanlarının tespit ve uygulanmasına ait usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.(Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde ve diğer ilgili maddelerdeki hükümlere göre sürücü
belgeleri geri alınanlardan, geri alma süresi içinde araç kullandığı tespit edilenler, bu Kanunun 36 ncımaddesinin üçüncü fıkrasına göre cezalandırılırlar." 13. 2918 sayılı Kanun'un "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesi şöyledir:"(Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.)İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir” 14. 2918 sayılı Kanun'un "Sürücü belgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki" başlıklı 112.maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "(Değişik: 12/7/2013-6495/20 md.)Bu Kanun'un 6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiğihâller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri kararverir.Bu Kanun'un 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı“100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanun'un 6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerine gönderilir.Bu Kanun'a göre görülen davalar, diğer kanunlara göre görülen davalarla birleştirilemez...." 15.2918 sayılı Kanun'un “Suç ve ceza tutanakları” başlıklı 114. maddesi şöyledir:
“(Değişik: 18/1/1985-KHK 245/13 md.; Değiştirilerek kabul: 28/3/1985 -3176/13 md.)
(Değişik birinci fıkra : 3/5/2006 – 5495/3 md.) Bu Kanun'da yazılı trafik suçlarını işleyenlerhakkında yetki sınırları içinde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı personeli ileUlaştırma Bakanlığının ve Karayolları Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerinin il ve ilçe kuruluşlarındagörevli ve yetkili kılınmış personelince tutanak düzenlenir.Birkaç trafik suçunun bir arada işlenmesi halinde her suç için ayrı ceza uygulanır.
(Değişik fıkra: 3/11/1988–3493/48 md.) Yargı yetkisine giren suçlarla ilgili tutanağın birsureti ilgili mahkemeye 7 iş günü içinde gönderilir.(Mülga dördüncü fıkra: 12/7/2013-6495/24 md.)(Mülga beşinci fıkra: 12/7/2013-6495/24 md.)(Mülga altıncı fıkra: 12/7/2013-6495/24 md.)(Mülga yedi ve sekizinci fıkralar: 3/11/1988 – 3493/48 md.)Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.
(Ek fıkra: 3/7/2003-4916/32 md.) Trafik para cezaları kredi kartı ile de ödenebilir. Kredikartı ile yapılan tahsilatın saymanlık hesaplarına aktarılma süresi ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslarMaliye Bakanlığınca belirlenir.” B. Yargı Kararı 16. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı (R.G. 27.3.2014, Sayı:28954, s.136-147) kararının ilgili kısmı şöyledir: “… Anayasa Mahkemesinin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanınagiren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden vekamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargıyolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısasürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceğiyolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı
Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özelhukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir.İtirazın reddi gerekir…” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıylayapılan07/10/2024 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adliyargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari veadli yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine, son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından,görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 18. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporuile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 19. Dava, Trafik Ekiplerince yapılan kontrolde, davacıya sürücü belgesiz araç kullandığı iddiasıyla; sürücübelgesine el konulan ve hakkında idari para cezası uygulanan davacının;sürücü belgesine haksız el konulduğunun veyersiz idari para cezası kesildiği ve ilgi cezaların mahkeme kararıyla iptal edildiği belirtilerek ; ehliyetine haksız olarak elkonulduğusüreçte yaşadığı mağduriyet sonucu uğradığı idari yargıdamaddi, adli yargıda maddi ve manevizararın tazminiistemiyle açılmıştır. 20. Olayda davacıya sürücü belgesiz araç kullandığından bahisle 2918 sayılı Kanun uyarınca idari para cezasıverildiği ve davacının ehliyetine geçici süre ile el konulduğu, davacıya yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyleDenizli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin D.İş No.2023/283 sayılı kararıyla davacıya verilen idari para cezasının kaldırıldığı,sürücü belgesinin 16.01.2023 tarihinde kendisine iade edildiği anlaşılmıştır. 21. Anayasa'nın Başlangıç kısmında öngörülen Kuvvetler ayrımı ilkesi ile yargı ile ilgili 9. ve 138. maddeleridikkate alındığında, bağımsız bir erk olan yargının yargılama faaliyeti ile ilgili işlemlerinin, Anayasa'nın 125. maddesindeöngörülen idari işlemler kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, bu yargısal işlemler nedeniyle idari yargı yolunabaşvurulabilmesine imkân yoktur. Esasen bu durum, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tabii bir sonucudur. 22. Cumhuriyet Savcılarıyla onlar adına işlem yapan kolluk personelinin yargılamadaki fonksiyonu genişçerçevede bir kamu hizmeti olarak değerlendirilse de, somut olarak, ifa edilen yargı faaliyetinin bir parçası olduğunda veyargısal işlem mahiyetini taşıdığından kuşku bulunmamaktadır. Yargılama sürecine katkıda bulunan işlemler ya dafaaliyetler nedeniyle Devletin sorumlu tutulmasında da bu sorumluluğun denetiminin aynı yargı düzeni içinde yapılması veyargısal nitelikli bir işlemin idari yargı denetimi dışında tutulması gerektiği açıktır. 23. Dosyanın ve ilgili mevzuatın bir bütün olarak incelenip değerlendirilmesinden, tazminat isteminin 2918 sayılıKanun'un uygulanmasından kaynaklandığı, ayrıca sürücü belgesinin geri alınmasına ve idari para cezası uygulanmasınailişkin idarenin hatalı uygulama sonucu düzenlendiği ileri sürülentutanağın hukuki denetiminin de adli yargı yerinde yapıldığıgözetildiğinde, açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde de adli yargının görevli olduğu, meydana gelenzararların tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin05/03/2024 tarih ve E.2023/344, K.2024/85 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/03/2024 tarih ve E.2023/344, K.2024/85 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,
07/10/2024 tarihindeOY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN