T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/353KARAR NO : 2024/404
KARAR TR : 07/10/2024ÖZET: Davacının, 2547 sayılı Kanun'un 38. maddesikapsamında Yunus Emre Enstitüsünün KKTC'de bulunanbiriminde müdür sıfatıyla görev yapmakta iken, geçicigörevlendirilmesinin uzatılmaması nedeniyle, davalıEnstitüsü bünyesinde çalıştığı dönemde ödenmediği ilerisürülen yemek ücreti, yıllık izin bedelleri, kötüniyettazminatı, fazla mesai ücretleri, kıdem tazminatı, ihbartazminatı ve eksik ödenen maaş karşılığının faizi ile birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: H. Ş.Vekili
: Av. C. K. Ö.Davalı
: Yunus Emre Enstitüsü BaşkanlığıVekili
: Av. M. Ö. I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, müvekkilinin 2547 sayılı Kanun'un 38. maddesi kapsamında 5 yıl süre ile davalının KKTC'debulunan biriminde müdür sıfatıyla çalıştığını, enstitünün 27/06/2014 tarih ve IKM-527-2014 /1870 sayılı yazısı ilemüvekkiline 2 yıl süre ile aylık net 2.000 sterlin maaş verilmesine karar verildiğini, 1 yıl bu şekilde ödeme yapıldığınıancak 31/07/2015 tarih ve İKM-709-2015 sayılı yazı ile müvekkilinin rızası alınmadan kur farkından doğan maliyetartışından etkilenmemesi gerekçesiyle, maaşın 7.750 TL olarak sabitlendiğini; müvekkilinin kadrosunun bulunduğuMarmara Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, görevlendirmenin uzatılmaması kararı alındığını, bunun üzerine 2013yılındaki kazanılmış hakkına istinaden üniversitedeki kadrolu görevinden istifa edip enstitü bünyesinde işine devam etmekistediğini bildirir 20/09/2019 tarihli dilekçesini davalı Başkanlığa sunduğunu, ancak davacıya verilen cevabi yazıda 2013yılındaki hakkının geçerli olmadığını ve müdür alımları için yönetim kurulu kararı gerektiğini, ayrıca halihazırda müdürihtiyacının bulunmadığının bildirildiğini; bu durumun kıdem ve ihbar tazminatı gerektirdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000 TL kıdem ve ihbar tazminatı, 10.000 TL fazla mesai ücret alacağı, 10.000 TLeksik maaş ve buna bağlı eksik yemek ödemesi farkı olmak üzere toplam 30.000 TL'nin kıdem ve ihbar tazminatıbakımından Eylül 2019 tarihinden itibaren, ücret alacağı ve yemek ödemesi farkı alacağı bakımından alacağın muaccelolduğu tarihten itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 2. Ankara 52. İş Mahkemesi 14/06/2022 tarih ve E.2021/360, K.2022/277 sayılı kararı ile, davada idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usülden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmasıüzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 08/11/2023 tarih ve E.2022/3203, K.2023/3361 sayılıkararı ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiş bu karara karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 26/02/2024 tarih ve E.2024/514, K.2024/3604 sayılı kararı ile kararın onanmasına karar vermiş, bukararkesinleşmiştir. Mahkeme kararının ilgili kısmı şöyledir: "...2547 sayılı Yüksek Eğitim Kanununun 38. maddesinde "öğretim elemanları ilgili kurumların talebive kendisinin muvafakati, üniversite yönetim kurulunun uygun görmesi ve rektörün onayı ile ihtiyaçduyulan konularda özlük işlemleri kendi kurumlarınca yürütülmek kaydıyla diğer kamu kurum vekuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilebilirler. Buşekilde görevlendirilenlerin kadrosunun bulunduğu Yüksek Öğretim Kurumlarındaki aylık ve diğerödemeler ile diğer hakları devam eder." düzenlenmesi yer almaktadır.Davacının Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Tanıtım Bölüm Başkanlığı Kişiler
Arası İletişim Ana Bilim Dalında araştırma görevlisi olduğu çekişmesizdir. Marmara ÜniversitesiRektörlüğü tarafından davacının Yunus Emre Enstitüsünde görevlendirildiği görev süresinin 1'er yılsüreyle uzatıldığı, en son 19/08/2019 tarihinde görev süresinin uzatılması isteğinin kabul edilmediğigörülmektedir.Davacının devlet üniversitesinde araştırma görevlisi olduğu, 2547 sayılı Yasanın 38. maddesindebelirtildiği üzere kadrosunun bulunduğu üniversitedeki haklarının devam ettiği, Enstitüdekigörevlendirmenin davacının memur statüsünü değiştirmeyeceği, işçi statüsünün bulunmadığı, kamugörevlisi olarak talep olunan alacaklarla ilgili mahkememizin ve Adli Yargının görevli olmadığı kamugörevinden kaynaklı olmakla davada İdari Yargının görevli olduğu anlaşılmakla davanın usuldenreddine..." 3. Bu kez davacı vekili, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kıdem ve ihbar tazminatı, mesai ücretalacağı, yıllık izin ücreti, eksik maaş ve buna bağlı eksik yemek ödemesi farkı olmak üzere toplam 70.000 TL maddi,5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda 4. Ankara 14. İdare Mahkemesi 28/05/2024 tarih ve E.2024/896, K.2023/417 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun vakıfların tanımına ilişkin 101. maddesinde; “Vakıflar,gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzelkişiliğe sahip mal topluluklarıdır. Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceğianlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir. Cumhuriyetin Anayasa ilebelirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfaatlereaykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz." hükmüne,vakıfların kuruluş şekline ilişkin 102. maddesinde; “Vakıf kurma iradesi, resmi senetle veya ölüme bağlıtasarrufla açıklanır. Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.Resmi senetle vakıf kurma işleminin temsilci aracılığıyla yapılması, temsil yetkisinin noterlikçedüzenlenmiş bir belgeyle verilmiş olmasına ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve haklarınbelirlenmiş bulunmasına bağlıdır. Mahkemeye başvurma, resmi senet düzenlenmiş ise vakfedentarafından; vakıf ölüme bağlı tasarrufa dayanıyorsa ilgililerin veya vasiyetnameyi açan sulh hakimininbildirimi üzerine ya da Vakıflar Genel Müdürlüğünce resen yapılır. Başvurulan mahkeme, mal vehakların korunması için gerekli önlemleri resen alır.” hükmüne, Tescil ve İlan başlıklı 104. maddesinde “Tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir; ayrıcaVakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezi sicile kaydolunur. Tescil kararı, başka bir mahkemeceverilmiş ise, ilgili belgelerle birlikte tescil için vakfın yerleşim yeri mahkemesine gönderilir. Yerleşim yerimahkemesinin yapacağı bildirim üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğünce merkezi sicile kaydolunan vakıfResmi Gazete ile ilan olunur. Tescil ve ilan tüzük hükümlerine göre yapılır.” hükmüne yer verilmeksuretiyle vakıfların tanım ve kuruluş şekli düzenlenmiştir.5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nunAmaç başlıklı 1. maddesinde; “ Bu Kanun; vakıfların yönetimi,faaliyetleri ve denetimine, yurt içi ve yurt dışındaki taşınır ve taşınmaz vakıf kültür varlıklarının tescili,muhafazası, onarımı ve yaşatılmasına, vakıf varlıklarının ekonomik şekilde işletilmesi vedeğerlendirilmesinin sağlanmasına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.” hükmü,Kapsam başlıklı 2. maddesinde; “ Bu Kanun; mazbut, mülhak ve yeni vakıflar, cemaat ve esnaf vakıflarıile Vakıflar Genel Müdürlüğünü kapsar. Bu Kanunun uygulanmasında milletlerarası mütekabiliyet ilkesisaklıdır.” hükmü, Tüzel Kişilik başlıklı 4. maddesinde; “ Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir.”hükmü yer almaktadır.Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere bakıldığında; yeni bir vakfın kurulması ve faaliyetgösterebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulup faaliyet göstermesigerektiği ve bu şekilde kurulan vakfın özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğu anlaşılmaktadır.05.05.2007 tarih ve 5653 sayılı Yunus Emre Vakfı Kanunu’nun Amaç ve Kapsam başlıklı1.maddesinde; “Bu Kanunun amacı; Türkiye'yi, kültürel mirasını, Türk dilini, kültürünü ve sanatınıtanıtmak, Türkiye'nin diğer ülkeler ile dostluğunu geliştirmek, kültürel alışverişini artırmak, bununla ilgiliyurt içi ve yurt dışındaki bilgi ve belgeleri dünyanın istifadesine sunmak, Türk dili, kültürü ve sanatıalanlarında eğitim almak isteyenlere yurt dışında hizmet vermek, Türkiye'de Yunus Emre Enstitüsü ve yurtdışında Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri açmak için merkezi Ankara'da olan Yunus Emre Vakfınınkurulmasına ilişkin esas ve usûlleri belirlemektir.” hükmüne yer verilmiş,Tanımlar başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde: “Enstitü: Bu Kanunun amaçlarını gerçekleştirmek üzere eğitim ve öğretim ile bilimselaraştırma ve uygulama yapan Vakfa bağlı kuruluşu,…ifade eder” denilmiştir.5653 sayılı Kanun'un Organlar başlıklı 4. maddesinde; "(1) Vakıf aşağıdaki organlardan oluşur:a)Mütevelli Heyet: Mütevelli Heyet, Vakfın karar organıdır. Kültür ve Turizm Bakanı, Kültür ve TurizmBakanlığı Müsteşarı, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı, Maliye Bakanlığı Müsteşarı ve Millî Eğitim BakanlığıMüsteşarı heyetin tabii üyeleridir. Heyetin tabii üyeleri dışında; Cumhurbaşkanı tarafından seçilen beşkişi ve Türkiye Maarif Vakfı tarafından kendi mütevelli heyeti üyeleri arasından seçilen bir kişi üç yılsüreyle Mütevelli Heyet üyeliğini yürütür. Kültür ve Turizm Bakanı, Mütevelli Heyetin başkanı; Kültür ve
Turizm Bakanlığı Müsteşarı, başkan vekilidir. Mütevelli Heyet, başkanın ya da başkanvekilinin davetiüzerine üye tamsayısının yarısından bir fazlasının katılımıyla yılda en az iki defa toplanır. b) YönetimKurulu: Yönetim Kurulu, Vakfın icra organıdır. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı, Türk İşbirliği veKoordinasyon Ajansı Başkanı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı ve Dışişleri BakanlığıYurtdışı Tanıtım ve Kültürel İlişkiler Genel Müdürü Yönetim Kurulunun tabii üyeleridir. Ayrıca,üniversitelerin Türkçe dil öğretim merkezleri başkanları arasından Mütevelli Heyetin seçeceği bir kişi,eğitim, kültür ve sanat alanında faaliyette bulunan ve Cumhurbaşkanınca kamu yararına faaliyetgösterdiği kabul edilmiş dernek veya vergi muafiyeti tanınmış vakıfların üyeleri arasından MütevelliHeyetin seçeceği bir kişi, uluslararası ilişkiler, iletişim, kültür, sanat ve Türk dili alanında çalışmalarıylatanınmış kişiler arasından Mütevelli Heyetin seçeceği bir kişi üç yıl süreyle Yönetim Kurulu üyeliğiniyürütür. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Yönetim Kurulunun başkanıdır. Yönetim Kurulu, başkanın davetiüzerine üye tamsayısının yarısından bir fazlasının katılımıyla ayda en az bir defa toplanır. c)DenetlemeKurulu: Bakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından görevlendirilecek birer üye ileiktidar ve ana muhalefet partisi tarafından üç yıl süreyle seçilecek birer üyeden oluşur. Maliye Bakanlığıtemsilcisi Denetleme Kurulunun başkanıdır. ç) Danışma Kurulu: Vakfın danışma organı olup, yılda birkez toplanarak Vakfın bir önceki yıl yaptıklarını değerlendirir ve bir sonraki yıl için önerilerde bulunur.Bakanlık Müsteşarı, Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulunun seçilmiş üyeleri, Başbakanlık Tanıtma FonuGenel Sekreteri, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürü, Basın Yayın ve EnformasyonGenel Müdürü, Diyanet İşleri Başkanlığı temsilcisi, Danışma Kurulunun tabii üyeleridir. Ayrıca, İşçiSendikaları Konfederasyonlarının seçeceği birer kişi, İşveren Sendikaları Konfederasyonunun seçeceğiüç kişi kültür, sanat, Türk dili ve edebiyatı alanında görev yapan öğretim üyeleri arasından VakıfYönetim Kurulunca seçilecek on kişi ile Türk dili, kültürü ve sanatı alanındaki yazar ve düşünürlerarasından Vakıf Yönetim Kurulunun seçeceği beş kişi üç yıl süre ile Danışma Kurulu üyeliğini yürütür.Bakanlık müsteşarı Danışma Kurulunun başkanıdır." düzenlemesine, Vakfın kuruluş işlemleri başlıklıGeçici 1. maddesinde; “ (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Vakfınkuruluşu, Vakıf resmî senedi ve Vakfın Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre tesciline ilişkin işlemlerBakanlıkça sonuçlandırılır...." düzenlemesine yer verilmiştir.Yunus Emre Vakfı Resmi Senedi Ankara 41. Noterliği tarafından 11.06.2007 tarih ve 24428 yevmiyenumarası ile onanmış ve akabinde vakıf senedinin tescili için 18.06.2007 tarihinde adli yargıda davaaçılmıştır. Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.06.2007 tarih ve E:2007/259 K:2007/234 sayılıkararı ile, Ankara 41. Noterliğinin 11.06.2007 tarih ve 24428 yevmiye numaralı Yunus Emre Vakfı seneditaslağından söz konusu Yunus Emre Vakfı’nın 4721 sayılı Yasa’nın 101. ve müteakip maddelerigereğince Mahkeme nezdinde tutulan siciline tescilinin yapılmasına karar verilmiş ve bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Yunus Emre Vakfı bu şekilde resmi sicile kaydedilerek Türk Medeni Kanunuhükümlerine göre tüzel kişilik kazanmıştır.Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından Yunus Emre Enstitüsü bünyesinde çalıştığı dönemdeödenmeyen yemek ücreti (eksik ve hiç ödenmeyenler birlikte), yıllık izin bedelleri, kötü niyet tazminatı,fazla mesai ücretleri, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, eksik ödenen maaş karşılığı olmak üzere şimdilik70.000,00-TL maddi tazminat ile uzun süre eksik ödeme yapılarak mağdur olması sebebiyle duyulan elemve üzüntü için şimdilik 5.000,00-TL (adli yargıda dava ilkaçıldığı tarihten itibaren başlayacak yasalfaiziyle birlikte) manevi tazminat olmak üzere toplam 75.000,00-TL tazminatın ödenmesine karar verilmesiistemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar, Yunus Emre Vakfı’nın kuruluş amacı ve organlarına bakıldığında, bir anlamda kamuhizmeti amacıyla kurulduğu ve vakıf organlarında görev alan kişilerin büyük çoğunluğunun kamupersonelinden oluştuğu görülmekte ise de; bu durum söz konusu vakfın özel hukuk tüzel kişisi olmasıözelliğini ortadan kaldırmamaktadır.Bu durumda, Yunus Emre Vakfı'nın kuruluşu olan Yunus Emre Enstitü Müdürlüğü’nün kamukuruluşu niteliği taşımaması ve davacı ile Yunus Emre Enstitüsü arasında sözleşme serbestisi esasınadayalı hizmet akdi kurulması karşısında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğusonucuna varılmıştır.Nitekim, Danıştay 8. Dairesi'nin 30.05.2018 tarih ve E:2016/3974, K:2018/2953 sayılı kararı ileUyuşmalık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 03.03.2014 tarih ve E:2014/171, K:2014/2019 sayılı kararıda bu yöndedir..." 5. Ankara 14. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK 6. Anayasa'nın 123. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir: "Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur" 7. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Bölümünün Vakıflar ana başlığı altında düzenlenen "A.Kuruluşu I. Tanımı" başlıklı 101. maddesi şöyledir: “Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amacaözgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.
Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veyaekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.(İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 17/4/2008 tarihli ve E.: 2005/14, K.: 2008/92 sayılıKararı ile.)Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka,millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıylavakıf kurulamaz.” 8. 4721 sayılı Kanun'un "II. Kuruluş şekli" başlıklı 102. maddesi şöyledir: "Vakıf kurma iradesi, resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır. Vakıf, yerleşim yerimahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.Resmî senetle vakıf kurma işleminin temsilci aracılığıyla yapılması, temsil yetkisinin noterlikçedüzenlenmiş bir belgeyle verilmiş olmasına ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve haklarınbelirlenmiş bulunmasına bağlıdır.Mahkemeye başvurma, resmî senet düzenlenmiş ise vakfeden tarafından; vakıf ölüme bağlı tasarrufadayanıyorsa ilgililerin veya vasiyetnameyi açan sulh hâkiminin bildirimi üzerine ya da Vakıflar GenelMüdürlüğünce re'sen yapılır.Başvurulan mahkeme, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri re'sen alır." 9. 4721 sayılı Kanun'un "IV. Tescil ve ilân" başlıklı 104. maddesi şöyledir: "Tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir;ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezî sicile kaydolunur.Tescil kararı, başka bir mahkemece verilmiş ise, ilgili belgelerle birlikte tescil için vakfın yerleşimyeri mahkemesine gönderilir.Yerleşim yeri mahkemesinin yapacağı bildirim üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğünce merkezî sicilekaydolunan vakıf Resmî Gazete ile ilân olunur.Tescil ve ilân Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre yapılır." 10. 18/5/2007 tarih ve 26526 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yunus Emre VakfıKanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "(1) Bu Kanunun amacı; Türkiye'yi, kültürel mirasını, Türk dilini, kültürünü ve sanatını tanıtmak,Türkiye’nin diğer ülkeler ile dostluğunu geliştirmek, kültürel alışverişini artırmak, bununla ilgili yurt içive yurt dışındaki bilgi ve belgeleri dünyanın istifadesine sunmak, Türk dili, kültürü ve sanatı alanlarındaeğitim almak isteyenlere yurt dışında hizmet vermek, Türkiye’de Yunus Emre (...) Enstitüsü ve yurt dışındaYunus Emre Türk Kültür Merkezleri açmak için merkezi Ankara’da olan Yunus Emre Vakfınınkurulmasına ilişkin esas ve usûlleri belirlemektir." 11. 5653 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “ (1) Bu Kanunda geçen;...b) (Değişik: 12/7/2013-6495/73 md.) Başkanlık: Yunus Emre Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanlığını,c) Enstitü: Bu Kanunun amaçlarını gerçekleştirmek üzere eğitim ve öğretim ile bilimsel araştırma veuygulama yapan Vakfa bağlı kuruluşu,...d) Mütevelli Heyet: Yunus Emre Vakfı Mütevelli Heyetini,...f) Vakıf: Yunus Emre Vakfını,g) Yönetim Kurulu: Yunus Emre Vakfı Yönetim Kurulunu,ifade eder.." 12. 5653 sayılı Kanun'un "Organlar" başlıklı 4. maddesi şöyledir: "(1) Vakıf aşağıdaki organlardan oluşur:a) (Değişik: 6/12/2017–7063/8 md.) Mütevelli Heyet: Mütevelli Heyet, Vakfın karar organıdır.Kültür ve Turizm Bakanı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı, MaliyeBakanlığı Müsteşarı ve Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarı heyetin tabii üyeleridir. Heyetin tabii üyeleridışında; Cumhurbaşkanı tarafından seçilen beş kişi ve Türkiye Maarif Vakfı tarafından kendi mütevelliheyeti üyeleri arasından seçilen bir kişi üç yıl süreyle Mütevelli Heyet üyeliğini yürütür. Kültür ve TurizmBakanı, Mütevelli Heyetin başkanı; Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı, başkan vekilidir. MütevelliHeyet, başkanın ya da başkan vekilinin daveti üzerine üye tamsayısının yarısından bir fazlasınınkatılımıyla yılda en az iki defa toplanır.b) (Değişik: 6/12/2017–7063/8 md.) Yönetim Kurulu: Yönetim Kurulu, Vakfın icra organıdır. YunusEmre Enstitüsü Başkanı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanı, Yurtdışı Türkler ve AkrabaTopluluklar Başkanı ve Dışişleri Bakanlığı Yurtdışı Tanıtım ve Kültürel İlişkiler Genel Müdürü Yönetim
Kurulunun tabii üyeleridir. Ayrıca, üniversitelerin Türkçe dil öğretim merkezleri başkanları arasındanMütevelli Heyetin seçeceği bir kişi, eğitim, kültür ve sanat alanında faaliyette bulunan veCumhurbaşkanınca kamu yararına faaliyet gösterdiği kabul edilmiş dernek veya vergi muafiyeti tanınmışvakıfların üyeleri arasından Mütevelli Heyetin seçeceği bir kişi, uluslararası ilişkiler, iletişim, kültür,sanat ve Türk dili alanında çalışmalarıyla tanınmış kişiler arasından Mütevelli Heyetin seçeceği bir kişiüç yıl süreyle Yönetim Kurulu üyeliğini yürütür. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Yönetim Kurulununbaşkanıdır. Yönetim Kurulu, başkanın daveti üzerine üye tamsayısının yarısından bir fazlasınınkatılımıyla ayda en az bir defa toplanır.c) Denetleme Kurulu: Bakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından görevlendirilecekbirer üye ile iktidar ve ana muhalefet partisi tarafından üç yıl süreyle seçilecek birer üyeden oluşur.Maliye Bakanlığı temsilcisi Denetleme Kurulunun başkanıdır.ç) Danışma Kurulu: Vakfın danışma organı olup, yılda bir kez toplanarak Vakfın bir önceki yılyaptıklarını değerlendirir ve bir sonraki yıl için önerilerde bulunur. Bakanlık Müsteşarı, Mütevelli Heyetive Yönetim Kurulunun seçilmiş üyeleri, Başbakanlık Tanıtma Fonu Genel Sekreteri, Türkiye Radyo veTelevizyon Kurumu Genel Müdürü, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü, Diyanet İşleri Başkanlığıtemsilcisi, Danışma Kurulunun tabii üyeleridir. Ayrıca, İşçi Sendikaları Konfederasyonlarının seçeceğibirer kişi, İşveren Sendikaları Konfederasyonunun seçeceği üç kişi kültür, sanat, Türk dili ve edebiyatıalanında görev yapan öğretim üyeleri arasından Vakıf Yönetim Kurulunca seçilecek on kişi ile Türk dili,kültürü ve sanatı alanındaki yazar ve düşünürler arasından Vakıf Yönetim Kurulunun seçeceği beş kişiüç yıl süre ile Danışma Kurulu üyeliğini yürütür. Bakanlık müsteşarı Danışma Kurulunun başkanıdır.(2) Birinci fıkra uyarınca seçimle görevlendirilecek üyeliklerin boşalmasından altı ay önce BakanlıkResmî Gazetede duyuruda bulunur. Seçimi yapacak merciler asıl ve aynı sayıda yedek üyeyi yedeksıralamasını da belirterek kararlarını ilanı takibeden üç ay içerisinde Bakanlığa bildirir. Bakanlık onbeşgün içerisinde ilgililere tebligat yapar. Bir kişi birden fazla organda asıl veya yedek üye olamaz. Asılüyeliğin süresinden önce boşalması durumunda, onbeş gün içerisinde, yedek üyelere beş gün süreverilerek göreve başlamaları yedek sırasına göre Vakıf Yönetim Kurulu Başkanınca bildirilir. Süresindegöreve başlamayan yedek üye çekilmiş sayılır ve bir sonrakine tebligat yapılır, yedek üyeler asıl üyedenkalan süreyi tamamlar. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili esas ve usûller Bakanlıkça belirlenir." 13. 5653 sayılı Kanun'un "Vakfın kuruluş işlemleri" başlıklı geçici 1. maddesinin 1. fıkrası şöyledir "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Vakfın kuruluşu, Vakıf resmîsenedi ve Vakfın Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre tesciline ilişkin işlemler Bakanlıkçasonuçlandırılır." 14. 20/02/2008 tarih ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun "Amaç” başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Bu Kanun; vakıfların yönetimi, faaliyetleri ve denetimine, yurt içi ve yurt dışındaki taşınır vetaşınmaz vakıf kültür varlıklarının tescili, muhafazası, onarımı ve yaşatılmasına, vakıf varlıklarınınekonomik şekilde işletilmesi ve değerlendirilmesinin sağlanmasına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi(…) amacıyla hazırlanmıştır." 15. 5737 sayılı Kanun'un“Kapsam” başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bu Kanun; mazbut, mülhak ve yeni vakıflar, cemaat ve esnaf vakıfları ile Vakıflar GenelMüdürlüğünü kapsar." 16. 5737 sayılı Kanun'un“Tüzel kişilik” başlıklı 4. maddesi şöyledir: “Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir.” 17. 5737 sayılı Kanun'un “Yeni vakıfların kuruluşu, mal varlığı, şube ve temsilcilikleri” başlıklı 5. maddesişöyledir: "Yeni vakıflar; Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulur ve faaliyet gösterirler.Yeni vakıfların kuruluşunda amaçlarına göre özgülenecek asgarî mal varlığı her yıl Meclisçebelirlenir.Yeni vakıflar, vakıf senetlerinde yazılı amaçlarını gerçekleştirmek üzere Genel Müdürlüğe beyandabulunmak şartıyla şube ve temsilcilik açabilirler. Beyannamenin düzenlenmesine ilişkin usûl ve esaslaryönetmelikle düzenlenir.Yabancılar, Türkiye’de, hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilirler." 18. 5737 sayılı Kanun'un "Vakfın kuruluş işlemleri" başlıklı geçici 1. maddesinin 1. fıkrası şöyledir: "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Vakfın kuruluşu, Vakıf resmîsenedi ve Vakfın Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre tesciline ilişkin işlemler Bakanlıkçasonuçlandırılır."
19. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Kamu kuruluşları ve vakıflardagörevlendirme" başlıklı 38. maddesi şöyledir: "(Değişik: 29/11/1983 - KHK - 243/46 md.)(Değişik birinci fıkra: 21/1/2010-5947/4 md.) Öğretim elemanları; ilgili kurumların talebi vekendisinin muvafakati, üniversite yönetim kurulunun uygun görmesi ve rektörün onayı ile ihtiyaç duyulankonularda, özlük işlemleri kendi kurumlarınca yürütülmek kaydıyla, diğer kamu kurum ve kuruluşları ilekamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilebilir. Bu şekildegörevlendirilenlerin, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumlarındaki aylık ve diğer ödemeler ileöteki hakları devam eder. Yükseköğretim Kurulu, bağlı birimleri ve Üniversitelerarası Kurul ile Adli TıpKurumunda görevlendirilenler hariç olmak üzere bu fıkra uyarınca görevlendirilenler döner sermayedenyararlanamaz.(Ek fıkra: 21/1/2010-5947/4 md.) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile dernek vevakıfların yönetim ve denetim organlarında görev yapanlar bakımından ayrıca bir görevlendirme kararıaranmaz. Ancak bu görevler, öğretim elemanının bu Kanundan kaynaklanan mesaisini aksatmayacakşekilde yürütülür.Yükseköğretim Kurulunun isteği ve ilgili kamu kuruluşunun onayı ile yükseköğretim kurumları veyabirimleri, ilgili adli mercilerin talebi ile adli tıp mevzuatı çerçevesinde adli tıp olaylarında ve diğer adlikonularda resmi bilirkişi olarak görevlendirilebilirler.(Değişik: 19/4/1990 - KHK - 422/2 md.; Değiştirilerek kabul: 25/10/1990 - 3670/11 md.) Bu maddeuyarınca görevlendirilen öğretim elemanları kendi kurumlarından alacakları aylık ve ödeneklerinyanısıra, görevlendirildikleri kurumda yürüttükleri görev için birinci derecenin dördüncü kademesindebulunan bir genel müdürün aylık ve ek gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucubulunan tutarı geçmemek üzere ilgili bakan tarafından tespit edilecek miktarı net olarak ikinci görevaylığı şeklinde ayrıca alırlar. Bunlar görevlendirildikleri kurumlarca kendilerine bu suretle yapılanödemeleri döner sermayelere yatırmak zorunda değildirler. Bunlara görev yapacakları kurumca buödeme dışında başkaca bir ödeme yapılmaz." 20. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığıkararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 02/07/2018-KHK-703/185 md.)" IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 21. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Doğan AĞIRMAN, EyüpSARICALAR, Seyfi HAN, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ınkatılımlarıyla yapılan07/10/2024 tarihli toplantısında;2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari yargı yerince,anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 22. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 23. Dava, davacının 2547 sayılı Kanun'un 38. maddesi kapsamında, Yunus Emre Enstitüsünün KKTC'debulunan biriminde müdür sıfatıyla görev yapmakta iken, geçici görevlendirilmesinin uzatılmaması nedeniyle, davalıEnstitüsü bünyesinde çalıştığı dönemde ödenmediği ileri sürülen yemek ücreti, yıllık izin bedelleri, kötüniyet tazminatı,
fazla mesai ücretleri, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve eksik ödenen maaş karşılığının faizi ile birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle açılmıştır. 24. Yunus Emre Vakfı Resmi Senedi, Ankara 41. Noterliği tarafından 11/06/2007 tarih ve 24428 yevmiyenumarası ile onanmış ve akabinde vakıf senedinin tescili için 18/06/2007 tarihinde adli yargıda dava açılmış, Ankara 10.Asliye Hukuk Mahkemesi 27/06/2007 tarih ve E.2007/259 K.2007/234 sayılı kararı ile, Yunus Emre Vakfı seneditaslağından söz konusu Vakfın, 4721 sayılı Kanun’un 101. ve müteakip maddeleri gereğince Mahkeme nezdinde tutulansicile tescilinin yapılmasına karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Yunus Emre Vakfı resmi sicilekaydedilerek Türk Medeni Kanun’u hükümlerine göre tüzel kişilik kazanmıştır. 25. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Marmara Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak görevyapmakta iken, 2547 sayılı Kanun'un 38. maddesi kapsamında Yunus Emre Enstitüsünün KKTC'de bulunan biriminde,01/07/2014 tarihinden itibaren iki yıl süre ile müdür sıfatıyla geçici olarak görevlendirilmesinin yapıldığı, her yıl Enstitününtalebi ve üniversitenin uygun görüşü ile görev süresinin 2019 yılına kadar uzatıldığı daha sonra, geçici görevlendirilmeninüniversite yönetim kurulu tarafından bir yıl süre ile uzatılması talebinin uygun bulunmaması üzerine 06/09/2019 tarihindesona erdiği; bilahare davacı tarafından, davalı Enstitüye verilen 20/09/2019 tarihli dilekçe ile, üniversitedeki görevindenistifa ederek enstitüdeki görevine devam etmek istediğinin belirtildiği, davalı Enstitünün 16/10/2019 tarihli cevabi yazısıile, "ilk görevlendirmenin 2547 sayılı Kanun kapsamında yapıldığını, İş Kanunu kapsamında herhangi bir hakediş bulunmadığından vakıfta göreve devam etmenin hukuken mümkün olmadığının" davacıya bildirilmesiüzerine, davacı tarafından bu durumun kıdem ve ihbar tazminatı gerektirdiği ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla, kıdem ve ihbar tazminatı, mesai ücret alacağı, yıllık izin ücreti, eksik maaş ve buna bağlı eksik yemeködemesi farkının faizi ile birlikte tahsili istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. 26. Somut olayda, davacının Marmara Üniversitesinde sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştığı,statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu açıktır.Davacı 2547 sayılı Kanun kapsamında araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken, mezkûr Kanun'un 38. maddesiuyarınca üniversite yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine Yunus Emre Vakfının bağlı kuruluşu olan davalı Enstitüyegörevlendirilmesi yapılmıştır. Kanun'da görevlendirilen öğretim elemanının, bu Kanundan kaynaklanan mesaisiniaksatmayacak şekilde görevlendirilebileceği, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim kurumlarındaki aylık ve diğerödemeler ile öteki haklarının devam edeceği, öğretim elemanlarının kendi kurumlarından alacakları aylık ve ödeneklerinyanısıra, görevlendirildikleri kurumda yürüttükleri görev için birinci derecenin dördüncü kademesinde bulunan bir genelmüdürün aylık ve ek gösterge rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutarı geçmemek üzere ilgilibakan tarafından tespit edilecek miktarı net olarak ikinci görev aylığı şeklinde ayrıca alabilecekleri hüküm altına alınmıştır. 27. Diğer taraftan, 5653 sayılı Kanun'da, Yunus Emre Vakfının "kamu tüzel kişisi” olduğuna dair açık birhüküm bulunmamaktadır. Şu halde kanun koyucu vakfa bilinçli olarak "kamu tüzel kişiliği" vermediği, vakıfların TürkMedeni Kanunu hükümlerine göre kurulmasını ve yine özel hukuk tüzel kişisi olarak özel hukuk hükümlerine göre faaliyetgöstermesini istediği açıktır. Kaldı ki, vakfın kısmen kamu kaynağı kullanması, kamu kurumu olarak nitelendirilmesi içinyeterli bir sebep olmadığı gibi vakfın organları da atanmış ve seçilmiş üyelerden oluşmaktadır. Netice olarak vakıf, birtüzel kişi olmanın ötesinde özel hukuk tüzel kişisidir. Zira 5653 sayılı Kanun hükümleri de, özellikle vakfın gelirleri, yapısı,karar alma mekanizması bakımından farklı bir sonuç öngörmemektedir. 28. Yukarıda yer alan mevzuatın ve somut olayın birlikte değerlendirilmesinden; davacının idare hukukukapsamında bir kamu personeli olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı ancak uyuşmazlığın davacının asıl görev yaptığıüniversite çalışmasından kaynaklanan bir alacak talebine ilişkin olmayıp, vakfa bağlı enstitüde geçici olarakgörevlendirilmesinden kaynaklanan ve enstitü tarafından ödenmediği iddia olunan bir alacak talebine ilişkin olduğundan,davalı enstitünün bu kapsamda statüsü önem arz etmektedir. Davalı enstitünün bağlı olduğu vakıfın, özel hukuk tüzel kişisiolduğu, uyuşmazlığın 4721, 5653 ve 5737 sayılı Kanun'un uygulanmasından kaynaklandığı, ortada idari işlem veya idarisözleşmeden kaynaklanan ve idari yargı yetkisi dahilinde olan bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, davacının geçicigörevlendirilmesinin sona ermesinden dolayı talep ettiği tazminat ve alacaklarının özel hukuk hükümlerine göre adli yargıyerinde çözümünün gerektiği sonucuna varılmıştır. 29. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 14. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Ankara 52. İş Mahkemesinin 14/06/2022 tarih ve E.2021/360, K.2022/277 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Ankara 14. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 52. İş Mahkemesinin14/06/2022 tarih ve E.2021/360, K.2022/277 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 07/10/2024 tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Doğan
Eyüp
Seyfi
YAŞAR
AĞIRMAN
SARICALAR
HAN
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN