T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/355KARAR NO : 2024/553
KARAR TR : 02/12/2024ÖZET: Davacıların 2981 sayılı Kanun'daöngörülen hak sahipliği esaslarıkapsamındaki taleplerine ilişkin uyuşmazlığın,İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesigerektiği hk.
K A R A R Davacılar : 1- ****, 2-****, 3-****
4- ****, 5-****
Vekilleri
: ****Davalı
: Altındağ Belediye Başkanlığı
Vekili
: ****
I. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacılar vekili, **** sayılı taşınmaza ilişkin, müvekkillerinin murisi olan **** adına tapu tahsis belgesibulunduğunu, taşınmaz bedelinin ve vergilerin ödendiğini, taşınmazın tapu kaydının davacılar adına tescili için davalıidareye müracaat edilmesine rağmen bu talebin reddedildiğini belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptal edilerekmüvekkilleri adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde, benzer nitelikte başka bir taşınmazın adlarına tescilineveya taşınmaz için ödenen bedelin güncel değeri tespit edilerek müvekkillerine ödenmesi istemiyle, adli yargı yerindedava açmıştır. 2. Davalı vekili, süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevliolduğunu ileri sürerek, yargı yolu itirazında bulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ A. Adli Yargıda 3. Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi 15/05/2024 tarih ve E.2023/407 sayılı kararı ile, davadamahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davalının yargı yoluna ilişkin itirazının reddine karar vermiştir. 4. Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması talebiylebaşvurulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir. B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi 5. Danıştay Başsavcısı, kişilerce 2981 sayılı Kanuna istinaden hak sâhibi olduğunun tespiti ve tapu verilmesiistemiyle açılan davada, yargısal denetimin, idari yargı yerince yapılması gerektiği görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10.maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek, dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir.Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...HUKÛKÎ DEĞERLENDİRME :"Adlî-idârî yargı görev ayrımının kıstaslarının neler olduğu mer'i mevzuatımızda düzenlenmemiştir.Ancak, doktrinde kabul edilen bazı kıstaslarmevcuttur. Bu kıstaslardan biri de, maddî olaya uygulanacakkanûnun niteliğidir. Eğer uyuşmazlıkkonusuolayauygulanmasıgerekenkanûn,kamuhizmetlerininihdasveyürütülmesiileilgiliysebu davanınidârî yargıda görülmesigerekir." (Aydın H. TUNCAY, Orhan ÖZDEŞ, Recep BAŞPINAR, Yüzyıl Boyunca Danıştay, 1968, s. 652)Türk Medenî Kanûnu (TMK)'nun 1025. maddesinde bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya birtescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu
sicilinin düzeltilmesini dava edebileceği, 1027. maddesinde ise ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapumemurunun, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebileceği kurala bağlandığından,bu kanûn hükümlerine göre tapu siciline tescil, tapu sicilinden terkin ya da tapu sicilindeki yanlışlığındüzeltilmesi istemiyle açılacak dâvâların gerçek hak ile tapu kütüğü arasındaki uyumu sağlama ve varsabağdaşmazlığı giderme amacına yönelik olması nedeniyle görüm ve çözümünde Türk Medenî Kanûnuhükümleri uygulanacağından ve kamu hizmetlerinin ihdas ve yürütülmesi ile ilgili herhangi bir kanûnunuygulanması söz konusu olmayacağından, adlî yargı mercilerinin görevli olduğu hususunda tereddütbulunmamaktadır.Dâvâcılar, dâvâlı idâre adına olan tapu kaydının iptâli ve kendi adlarına tescili istemiyle adlî yargımerciinde dava açmış vebir idârîişlemin iptâlini istememiş olsalar da Türk Medenî Kanûnu hükümlerinedayalı mülkiyet iddiasında bulunmamışlardır. Dâvâ açmaktaki asıl amaçları, TMK'nun 1025. maddesindebelirtilenanlamda yolsuz tescil iddiasına dayalı olarak tapu sicilinin düzeltilmesi değil, 2981 sayılı Kanûnuyarınca düzenlenen tapu tahsis belgesine dayalı olarak idârece kendilerine tapu verilmesinisağlamaktır. Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümü, dâvâcının 2981 sayılı Kanûna göre hak sâhibi olupolmadığının belirlenmesini gerektirmektedir.Başka bir anlatımla, dâvâcılar kadastro veya tapulama çalışmalarına dayanılarak oluşturulan tapusicilinin gerçeği yansıtmadığı, bu çalışmalar öncesinde maddî hukûka göre hak sâhibi olduğu hâlde tapusiciline hatalı kayıt yapıldığı, bu itibarla bu uyumsuzluğun giderilmesi gerektiği ya da tescilin başka birnedenle yolsuz olduğu yönünde bir iddiada bulunmayıp, 2981 sayılı Kanûnda belirtilen şartları taşıdığıhâlde, gerçek hak sahibi olan idârece kendisine tapu verilmemesinin anılan Kanûna aykırı olduğunuilerisürerekdava açtıklarından, elde etmek istedikleri sonuç, idârece tapu verilmemesi yönünde yapılanuygulamanın hukûka aykırı olduğunun tespitini ve iptâlini sağlamaktır.Görevli yargı kolu belirlenirken tarafların nitelemesine bağlı kalınmaksızın somut vakıa veuygulanacak hukuk kuralı belirlenerek yapılacak nitelemenin esas alınması gerektiğinden, idârî işlemtesisi suretiyle elde edilmesi mümkünolanhakkailişkindâvânın tapu iptâli ve tescil dâvâsı olaraknitelendirilmesine itibar edilemez.Kamu mülkiyetinin özel kişilere devredilmesi konusunda idâreye geniş yetkiler veren 2981 sayılıKanûn hükümlerine göre idârî usûller uygulanarak hak sâhibi olduğu tespit edilen kişilere idârece tapuverilmesi idârî işlem tesisi suretiyle mümkündür. İdârece bu yönde idârî işlem tesis edilmemesi nedeniyledâvâcı aleyhine ortaya çıkan hukûkî sonucun ortadan kaldırılması amacına yönelik dâvânın, idârîdâvâların görüm ve çözümüyle görevli olan idârî yargı merciince karara bağlanması gerekmekte olup,idârenin kamu gücü kullanarak gerçekleştirebileceği faaliyetinden kaynaklanan dâvânın adlîyargımerciince çözümlenmesinin Anayasa ile benimsenen yargı ayrılığı ilkesine aykırı olacağı açıktır.Nitekim, Danıştay Ondördüncü Dairesinin E.2015/108, K.2017/5884 sayılı, Danıştay AltıncıDairesinin E.2019/8898, K.2020/3953 sayılı ve Uyuşmazlık Mahkemesinin E:2015/45, K:2015/30 veE:2023/108, K:2023/250 sayılı kararları da bu görüşü destekler niteliktedir..." 6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının da yazılı düşüncesi istenilmiştir. III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ 7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarıncayapmış olduğu başvurunun kabulü ile Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/05/2024 tarih ve E.2023/407 sayılıgörevlilik kararının kaldırılması gerektiği yolunda, yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir: "...Uyuşmazlık Mahkemesinin 18.04.2022 tarihli ve 2021/821 Esas, 2022/201 Karar sayılıkararında; "2981 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine göre, idarenin, hak sahibi olduğu saptanan kişileretapu vermek, şartları taşımayanların tapularını resen iptal etmek konusundaki yetkisi idari nitelik taşıyanuygulama işlemlerinin doğrudan bir sonucu olarak kullanılmakta ve bu yolla kurulan mülkiyet de MedeniKanun hükümleri dışında idari bir işlemin icrası niteliğini taşımaktadır. ... davacıların isteminin 2981sayılı Kanun'da öngörülen hak sahipliği esaslarına uygun olup olmadığının belirlenmesindenkaynaklandığı, yine anılan istemlerin kabul edilmemesi halinde tapu tahsis belgesi bedelinin ve taşınmazbedelinin tazminine ilişkin istemin de 2981 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır." denilmeksuretiyle bu tür uyuşmazlıkların çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu hususu vurgulanmıştır.Yukarıda belirtilen Kanun hükümleri ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkate alınarak davayakonu olan olay incelendiğinde, davacılar, 2981 sayılı Kanun'un aradığı koşulların oluşması sebebiyledava konusu taşınmazın kendi adına tescili istemiyle söz konusu davayı açtığından, davacıların taşınmazüzerindeki iddiası da, gayrimenkul mülkiyetinin kazanılma yollarına ilişkin Medeni Kanun hükümlerinedeğil, 2981 sayılı Kanun'da öngörülen hak sahipliği esasına dayandığı ve hak sahipliğinin tespiti ile gerialınmasının idari usul ve esaslar çerçevesinde belirlendiği de dikkate alındığında, uyuşmazlığa konuişlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 2981 sayılı Kanun'adayanılarak açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birincifıkrasının (a) bendinde yer alan iptal davaları kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir..." III. İLGİLİ HUKUK
8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tamyargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve CumhurbaşkanlığıKararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylemve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)" 9. 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Kanun'un 23. ve 24. maddeleri gereğince31/5/2012 tarihinden onbir yılsonra geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılan ancak dava konusu olay tarihinde yürürlükte olan 2981 sayılı İmar veGecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu'nun Bir MaddesininDeğiştirilmesi Hakkında Kanun'un "Müracaat İşleri" başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"İmar mevzuatına aykırı yapılar ve gecekondular için yapının bulunduğu yerin valilik veyabelediyelerine aşağıdaki esaslara göre müracaat edilir.
Bu Kanun kapsamına giren bütün yapılardan tek maliki olanların sahibi, apartmanlarınmüteahhitleri veya yöneticileri veya kat maliklerinin herhangi biri veya bunların vekilleri form dilekçe ileBelediye ve mücavir alan sınırları içinde Belediyelere; Belediye ve mücavir alan sınırları dışında isevaliliğe bizzat müracaat ederler. Müracaatiadeli taahhütlü olarak posta ile de yapılabilir. Posta ileyapılan müracaatlarda dilekçenin postaya verildiği tarih müracaat tarihi sayılır.
Müracaat; Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca tespit edilip, valilik ve belediyelerce; dış temsilcilikleriçin de Dışişleri Bakanlığınca çoğaltılacak form dilekçe ile yapılır. Form dilekçeye Madde 8'de belirlenentespit ve değerlendirme belgeleri eklenir.
Müracaat; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 6 ay içinde yapılır. Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte yurt dışında çalışan işçiler ile daimi görevde bulunanlar ve görevi yurt dışındaüç aydan fazla devam edenler için müracaat süresi 12 aydır. Üzerinde yapı yapılmak suretiyle arsa vearazisi,tecavüz veya işgal edilen malikler de ilgili idarelere yardımcı olmak üzere arazi ve arsalarının adave parselini, tecavüz ve işgallerin zaman ve miktarı hakkındaki mevcut bilgileri havi bir form dilekçe ilemüracaat masrafını ödemeden müracaat edebilirler.
16/3/1983 tarihli ve 2805 sayılı Kanun gereğince yapılmış olan müracaat işlemleri ayrıca bir ücretalınmadan geçerli olup, hak sahipleri bu Kanuna göre istenilecek belgeleri dosyalarına ilave ederler.
Ancak yeni yapılacak müracaatlar için belediye veya il özel idareler hesabına milli bir bankaya2.000 TL. müracaat masrafı olarak yatırılır. Banka şubesi bulunmayan belediyelerde bu bedel belediyeyeyatırılır.
(Değişik: 18/5/1987-3366/1 md.) Süresi içinde belediye veya valiliğe müracaat etmeyen kişilere aityapıların belediye veya valiliklerce, elektrik, su, kaçak inşaat zaptı veya benzeri kayıtlar veya haritadanincelenerek, ayrıca mahallinde araştırılarak tespit ve değerlendirme işlemleri tamamlanır. Ancak bu gibihallerde 18 inci maddeye göre alınacak harçlar ve ekli cetvele göre tahakkuk ettirilecek harç beş kat vepeşin alınır.(Değişik: 18/5/1987-3366/1 md.) Süresi içinde belediye veya valiliğe müracaat eden fakat 2981sayılı Kanuna göre kurulan yeminli özel teknik bürolara başvurmayan kişilere ait yapıların belediye veyavalilikçe tespit ve değerlendirme işlemleri tamamlanır. Ancak bu gibi hallerde 18 inci maddeye görealınacak harçlar ve ekli cetvele göre tahakkuk ettirilecek harç iki kat peşin alınır.
(Ek: 18/5/1987-3366/1 md.) 2981 sayılı Kanuna göre kurulan yeminli özel teknik bürolar,kendilerine intikal eden müracatlara ilişkin tespit ve değerlendirme işlemlerine ait dosyaları en geç 7Eylül 1987 tarihine kadar tamamlayarak sonuçlandırması için belediye, hazine, özel idare veya vakıflaridaresine teslim etmekle ve bu idareler de, kendilerine intikal eden dosyaları, intikal tarihinden itibarenen geç 3 ay içinde sonuçlandırmakla görevli ve sorumludurlar.
Yukarıda belirtilen müracaatların usulüne uygun yapılmasını temin için valilik veya belediyelerceyeterli bürolar kurulur ve gerekli her türlü tertip ve tedbirler alınır."
10. 2981 sayılı Kanun'un "Tespit ve değerlendirme işlemleri" başlıklı 8. maddesi şöyledir: "İmar mevzuatına aykırı yapılarla gecekondular için tespit işlemlerinde; Bayındırlık ve İskanBakanlığınca hazırlanacak ve valilik veya belediyelerce bastırılacak standart form kullanılır.(Değişik: 22/5/1986-3290/2 md.) Bu tespit kapsamına, temel inşaatı tamamlanmış veya sömel
betonları dökülmüş olmak kaydı ile hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar GenelMüdürlüğünün idare etmekte olduğu arsa veya arazilerdeki inşaatına Kanunun 14 üncü maddesinin(f)fıkrasındaki tarihlerden önce başlanmış mesken, kısmen işyeri ve konut olarak kullanılan veya evvelcekonut olarak kullanılıp sonra işyerine çevrilen gecekondular ile imar mevzuatına, ruhsat ve eklerineaykırı tüm yapılar dahildir.Tespit formları düzenlenerek başvuru formlarına tespit belgesi olarak eklenir.(Değişik: 18/5/1987-3366/2 md.) Değerlendirme belgesi, 4 üncü maddede bahsi geçen tasnifdurumunu, yapının bu Kanunun 18 inci maddesine göre hesaplanacak bina inşaat ve iskan harcını ve buKanuna göre hesaplanacak munzam harcını, fenni sorumluluğu üstlenilmiş röleve planını, Kanuna görebelirlenen otopark bedelini, kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan veya Devletin hüküm ve tasarrufualtında bulunan alanlarda yapılmış yapılar için bu Kanunda belirtilen esaslara göre tespit edilecek arsabedelini ihtiva edecek şekilde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından hazırlanmış formundoldurulmasıyla elde edilir.Tespit ve değerlendirme belgeleri müracaat sahibince yeminli özel teknik bürolara doldurtturulur. Bubüroların kuruluş, görev, yetki, sorumluluk ve ücret tarifeleri Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca,Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren (1) ay içinde hazırlanacak yönetmelikle tespit edilir.16/3/1983 tarihli 2805 sayılı Kanun gereğince başvurmuş bulunan müracaat sahipleri, tespit vedeğerlendirme belgelerini yeminli özel teknik bürolara hazırlatarak daha önceki müracaat formlarınaeklerler." 11.2981 sayılı Kanun'un "Tapu verme" başlıklı 10. maddesinin (a) fıkrası şöyledir: "(Değişik : 22/5/1986 - 3290/4 md.)Bu Kanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar GenelMüdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 ncimadde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibinetahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine 'Tapu TahsisBelgesi' verilir.
Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerineverilecek tapuya esas teşkil eder.(Ek: 18/5/1987-3366/4 md.) Ancak islah imar planı veya kadastro planları ile belirlenen alanlardatapu tahsis belgesi yerine hak sahiplerine doğrudan tapuları verilebilir." 12. 2981 sayılı Kanun'un "Tapu tahsis belgesi verilen gecekondular" başlıklı 13. maddesininbirinci fıkrasının(b) bendi şöyledir: "Tapu tahsis belgesi verilen gecekondular hakkında aşağıdaki uygulamalar yapılır....b) (Değişik: 22/5/1986-3290/6 md.) Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar GenelMüdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya arazilerüzerinde, ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgalettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsisedilir. Gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veyaönleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verilir. Tahsis edilen arsa veya hissenin bedeli 4/11/1983tarih ve 2942 sayılı Kanun veya 6/6/1984 tarih ve 3016 sayılı Kanuna göre tespit edilir.(Ek fıkralar: 18/5/1987 - 3366/5 md.):14 üncü maddenin a, b, c, d, e, g, h ve i bentleri kapsamında kalmaları nedeniyle, bulunduklarıyerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlarına, bir gecekondu önleme veyaıslah bölgesinde veya yakın bölgegelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imarparselleri müstakil, hisseli veya katmülkiyeti esasına göre verilir. Bu gibi hallerde gecekondu sahibineayrıca enkaz bedeli bu Kanunla kurulan fondan belediye veya valilikçe ödenir.
Islah imar planları sonucu, bu Kanun kapsamında kalan gecekondu hak sahiplerine yapılantahsis işlemlerinden sonra arta kalan belediye veya valiliğe ait boş imar parselleri arsa bedeli 2942 sayılıKamulaştırma Kanununa göre tespit edilerek, 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca belirlenen haksahiplerine valilik veya belediyelerce tahsis edilir." 13. Yine 2981 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanamayacak olan yapılarayrıntılı olarak düzenlenmiştir. V. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 02/12/2024tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin anılanKanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddedebelirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine, Danıştay Başsavcısınca 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev
uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliğiyle karar verildi. B. Esasın İncelenmesi 15. Raportör-Hakim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 16. Dava, 2981 sayılı Kanun'a istinaden verilen tapu tahsis belgesi uyarınca, ****de kayıtlı taşınmazındavacılar adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde benzer nitelikte başka bir taşınmazın davacılar adına tescilineveya taşınmaz için ödenen bedelin güncel değerinin tespit edilerek ödenmesi istemiyle açılmıştır. 17. 2981 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine göre, idarenin, hak sahibi olduğu saptanan kişilere tapu vermek,şartları taşımayanların tapularını resen iptal etmek konusundaki yetkisi idari nitelik taşıyan uygulama işlemlerinin doğrudanbir sonucu olarak kullanılmakta ve bu yolla kurulan mülkiyet de Medeni Kanun hükümleri dışında idari bir işlemin icrasıniteliğini taşımaktadır. 18. Dosyanın incelenmesinden; **** sayılı taşınmaza ilişkin, davacıların murisi **** adına tapu tahsis belgesibulunduğu, taşınmaz bedelinin ve vergilerin ödendiği, taşınmazın tapu kaydının davacılar adına tescili için davalı idareyemüracaat edilmesine rağmen bu talebin reddedildiği belirtilerek, taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek davacılar adınatesciline, bunun mümkün olmaması halinde, benzer nitelikte başka bir taşınmazın davacılar adına tesciline veya taşınmaziçin ödenen bedelin güncel değeri tespit edilerek ödenmesi istemiyle dava açıldığı, davalı idarenin savunmasında,davacılardan **** adına tapuda bağımsız bir bölümün kayıtlı olduğu, anılan gecekondunun metrûk bir yapı olmasınedeniyle, 23/02/2016 tarihinde polis tutanağı ile yıkıldığı, imar affı başvurularının 2981 sayılı Kanunun 13. maddesinin(a)ve (d) bentlerine göre geçersiz olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. 19. Davada, davacıların dava açmaktaki asıl amacının, taşınmazın Türk Medeni Kanun hükümleri uyarıncaadlarına tescilini sağlamak değil, 2981 sayılı Kanun'da öngörülen hak sahipliğinin tespitini içerdiği, bu istemin ise 2981sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğusonucuna varılmıştır. 20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısınınbaşvurusunun kabulü ileAnkara 34. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/05/2024 tarih ve E.2023/407 sayılı görevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan nedenlerle;
A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesinin15/05/2024 tarih ve E.2023/407 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 02/12/2024 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Nilgün
Doğan
Eyüp
YAŞAR
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN