T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/491KARAR NO: 2025/86
KARAR TR: 03/02/2025 ÖZET: Davacı şirket tarafından, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile aralarında akdedilen sözleşmeye aykırı işlemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı: N. E. Ü. S. v. T. A.
Vekili
: Av. N. B.
Davalı : Devlet Su İşleri Genel MüdürlüğüVekili
: Av. T. D.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin Kahramanmaraş ili, Nurhak ilçesi sınırları içerisinde tesis edilmesi planlanan Umutlu Barajı ve Hes projesi ile ilgili olarak DSİ Genel Müdürlüğü ile 17/06/2011 tarihinde Su Kullanım Hakkı Anlaşması imzaladığını, Umutlu Barajı ile aynı mansapta bulunan, ancak Umutlu Barajının fizibilite ve projelendirme çalışmaları yapılırken henüz ortada bulunmayan Düzbağ Barajının kamu yatırım programına alınması ile Umutlu Barajının rantabl olmaktan çıktığını, akabinde idarenin su kullanım hakkı anlaşmasının 51. ve 52. Maddelerinin revize edilmesini şirketten talep ettiğini, bu değişiklik talebinin kabul edilmesinin Umutlu Barajında toplanacak suyun tamamının Düzbağ barajına salınması sonucunu doğuracağını ve şirketin herhangi bir gelir edemeyeceğini, aynı zamanda bu teklifin anlaşmanın 4/2 maddesinde yer alan "doğal hayatın korunması amacıyla suyun %10 'unun yatağa bırakılacağı, henüz hayata geçirilmemiş (mutasavver) projeler için bırakılacak su miktarı için dahi 20 yıllık periyotlarda değerlendirme yapılacağı" düzenlemesine de aykırılık teşkil ettiğini belirterek; davalı idare tarafından, 17/06/2011 tarihli Su Kullanım Anlaşmasına aykırı olarak, Düzbağ Barajı Projesinde ısrar edilmesi neticesinde, Umutlu Barajı Projesinin rantabl olmaktan çıkması ve davalının kusuru nedeniyle davacı şirket tarafından hayata geçirilemeyecek bir proje haline gelmesi nedeniyle, müvekkili şirketin yoksun kaldığı kar ile proje için yapılan masraflar da dahil olmak üzere, 50.000 USD'nin (1.351.500 TL) TCMB'nin bir yıllık döviz mevduatına uygulandığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile DSİ tarafından 17/06/2011 tarihli Su Kullanım Anlaşmasının yenilenmesi talebi ile anlaşmaya eklenen "Düzbağ Barajı ve regülatörünün su kaynağı/yeterliliğinin müvekkili şirketçe işletilen Umutlu Barajğndan sağlanması"na ilişkin ilave edilen hüküm konusundaki muarazanın giderilmesi istemiyle adli yerinde dava açmıştır. 2. Davalı idare vekili, "Su Kullanım Hakkı Anlaşmasının" bir idari sözleşme olduğunu, davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğunu ileri sürerek, yargı yolu itirazında bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda3. Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi 08/11/2023 tarih ve E.2023/332, K.2023/477 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
HMK'nın 114/1-b ve 115. maddeleri gereği davanın usulden reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 17/06/2011 tarihli Su Kullanım Anlaşması gereği davalının Su Kullanma Anlaşması'na aykırı davrandığı iddiasına dayalı yoksun kalınan kar ve proje için yapılan masrafların tazmini istemine ilişkindir.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2/1-a maddesinde "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları" ve 2/1-b maddesinde "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari yargıda görülmesi gerektiği hükmü yer almıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2/1-a maddesinde "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları" ve 2/1-b maddesinde "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari yargıda görülmesi gerektiği hükmü yer almıştır.İdare tarafından bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücü kullanılarak tek taraflı irade ile tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemlere karşı açılacak davalarda idari yargı yerleri görevlidir. 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu uyarınca HES tesisleri kurulması ve işletilmesine ilişkin üretim lisansına yönelik olarak DSİ Genel Müdürlüğü ile davacı şirket arasında imzalanan 16/11/2011 tarihli Su Kullanım Anlaşması gerek konusu ve süresi, gerekse idareye tanınan denetim yetkileri açısından idari nitelikte ve idare hukuku alanına ilişkin bir sözleşme olduğu anlaşılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 31/01/2022 tarih, 2021/481 Esas 2022/46 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır. Buna göre davanın görülmesinde idari yargı görevlidir.6100 sayılı HMK.nun 114/1-b md.sine göre; yargı yolunun caiz olması dava şartıdır. HMK.nun 115/1 md.sine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK.nun 115/2 md.sine göre de mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Açılan bu dava İdari Yargı'nın görevine girmektedir. Yargı yolu yönünden dava şartı yerine getirilmemiştir. O halde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir..."4. Bu karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur.5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi 25/01/2024 tarih ve E.2023/2150, K.2024/107 sayılı kararı ile, davacının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1/a-3 maddesi uyarınca Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2023 tarih ve E.2023/332, K.2023/477 sayılı kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Dava, taraflar arasındaki su kullanım hakkı sözleşmesinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi ve alacak istemine ilişkindir.Mahkemece, davaya bakmaya idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. Maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;2577 sayılı kanunun 2. maddesinde idari dava türleri ve idari yargı yetkisi açıkça düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılan iptal davaları, tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklara ilişkin davalar idari dava türleri olarak gösterilmiş, yargı yetkisinin sınırı ise idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu belirtilmiştir.
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
Eldeki dava, taraflar arasında düzenlenen “Umutlu Bendi ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma”dan kaynaklanmaktadır. Davaya konu sözleşme tarafların serbest iradeleri ile imzalanmıştır. Başka bir deyişle, idarece kamu gücü kullanılarak yapılmış bir işlem yoktur. Bu nedenle sözleşmenin özel hukuk alanında sonuçlar doğurduğunu kabul etmek zorunludur. Bu durumda sözleşmenin imzalanmasından sonraki tüm aşamalar ve ihtilaflar özel hukuk alanını ilgilendirmekte olup uyuşmazlıkların çözümünde de görevli mahkeme adli yargı mahkemeleridir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 09/10/2023 tarihli 2023/3588-2602 sayılı ilamı)Öyle olunca mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davaya bakmaya idari yargı mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a. 3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..."6. Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi 11/06/2024 tarih ve E.2024/151 sayılı kararı ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin olduğundan davalı tarafın yargı yolu itirazının reddine karar vermiştir.7. Davalı vekili tarafından olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir.B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Danıştay Başsavcılığı Talebi8. Danıştay Başsavcısı uyuşmazlığın, idari yargı yerinde görülmesi gerektiği görüşüyle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...İdarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların görüm ve çözümünde 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanununun 2. maddesinin (1-c) işaretli bendi uyarınca idarî yargı mercileri görevlidir.Bu itibarla, hangi sözleşmelerin idarî sözleşme olarak nitelendirileceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.Taraflarından birisi kamu tüzel kişisi olan, konusu kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin bulunan veya özel hukuku aşan hükümler içeren sözleşmeler idarî sözleşmelerdir. "İdarî sözleşmelerin gerçek amacı kamu hizmetlerinin düzenlenmesi ve yürütülmesine idare dışındaki kişilerin de katılmasını veya katkıda bulunmasını sağlamaktır. Bu katılma veya katkının oranı ne olursa olsun, idare hizmetin asıl sahibi ve sorumlusu olma durumunu korur. Bu durum ise, idare ile diğer âkidin hak ve ödevleri arasındaki dengenin idare yararına (lehine) bozulmasını zorunlu kılar. Sözleşmenin yürütülmesindeki aksaklık, sözleşme konusu hizmetin de aksamasına neden olacağından; idareye bunu önleme, gerekli tedbirleri alabilme olanağını tanımak zorunluluğu vardır. Ancak bu yolla hizmetten beklenen kamu yararı gerçekleşebilir ve sözleşmenin varlığı bunun bozulmasına (ihlâline) yol açmamış olur. İşte, idarî sözleşmelerde idare yararına olağanüstü hüküm ve şartların yer alması bu nedene dayanır. Bunlar, idarenin kamu hizmeti alanında sahip olduğu kamu hukuku yetkilerinin ve kamu gücünün uzantısı sayılırlar. İdarî sözleşmelerin en belirgin niteliği idareye tanınan bu üstünlüktür. Uygulamada idarenin şu üstün hak ve yetkilerle donatıldığı görülmektedir.
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
- Diğer âkide sözleşme ile ilgili emir ve direktif verebilme yetkisi, - Sözleşme hükümlerini kamu hizmetinin gereklerine göre tek yanlı değiştirebilme yetkisi,- Sözleşmeyi tek yanlı olarak bozma (feshetme) yetkisi,-Sözleşme konusu hizmetin yürütülmesinde veya sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesinde kusuru görülen âkide karşı zorlayıcı tedbirler uygulayabilme yetkisi, - Diğer âkide özel sözleşmelerde rastlanamıyacak türden ağır külfetler yüklenmesi,- Gerektiğinde sözleşme konusu hizmete (geçici veya sürekli olarak) el koyabilme ve bu amaçla diğer âkide ait araç, gereç ve tesisleri satın alabilme yetkisi,Kuşkusuz, bu olağanüstü hak ve yetkilerin bir arada bulunması şart değildir. Bunlardan yalnız birinin varlığı dahi, gerektiğinde sözleşmenin «idarî» nitelikte sayılmasına yeterlidir. Doktrinde bunlara ek olarak bir de idarenin denetim yetkisinden söz edilmektedir. Yukarıda sayılan olağanüstü hak ve yetkilerin geçerliği zaten diğer âkidin işlem ve eylemlerinin sürekli denetim altında tutulmasına bağlıdır. " (YENİCE Kâzım, ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdarî Yargılama Usulû, 1983, s. 116-117) Anayasanın 168. maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan doğal kaynaklardan biri olan dere yatağından davacı şirketçe hangi şartlarda ve ne miktarda su alınarak elektrik üretilebileceğine ilişkin olarak Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı şirket ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü arasında akdedilen Umutlu Bendi ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma; elektrik üretimine ilişkin kamu hizmetinin ne şekilde yerine getirileceği hususunda idareye bir özel hukuk sözleşmesinde rastlanmayacak türden üstün hak ve yetkiler tanıyan hükümler içerdiğinden, idarî sözleşme niteliğindedir.Bu itibarla, su kullanım hakkı sözleşmesi ile kurulmuş bulunan kamu hukuku ilişkisinin gereklerine aykırı olarak davalı idarece gerçekleştirilen eylemler nedeniyle oluştuğu iddia olunan zararın tazminine ve sözleşmeye DSİ'nin tek yanlı iradesi ile eklenen, "Düzbağ Barajı ve Regülatörünün su kaynağı/yeterliliğinin davacı şirketce işletilen Umutlu Barajından sağlanması" na ilişkin hüküm konusundaki muarazanın giderilmesine hükmedilmesi istemiyle açılan davada yargısal denetimin 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanûnunun 2. maddesi uyarınca idarî yargı merciince yapılması gerekmektedir.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin E:2021/481, K:2022/ 46 sayılı kararı da bu yöndedir..."9. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının da yazılı düşüncesi istenilmiştir. III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ10. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddi gerektiği yolunda yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir:"...Bilindiği gibi, idari sözleşmeler, idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiye dayanarak, kamu hizmetinin gereklerinin yerine getirilmesi için kamu yararı amacı ile taraflar arasında akdedilen ve idareye üstün hak ve yetkiler veren, gerektiğinde tek yanlı değişiklik ve fesih yetkisini de idareye tanıyan nitelikte sözleşmelerdir. Kamu idarelerinin özel hukuk alanında akdettikleri sözleşmeler ise idari sözleşme niteliği taşımayıp, özel hukuk kurallarına göre düzenlenmektedir.Uyuşmazlığa konu Anlaşma'nın incelenmesinden; Anlaşma’da idareyi üstün yetkilerle donatan bir hüküm bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalı DSİ'nin hukuki statüsünden bağımsız olarak, Anlaşma'nın imzalanmasından sonra DSİ'ye tanınan imtiyazlı bir yetkiden, sözleşmeyi tek taraflı
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
değiştirme, denetleme, cezai işlem tesis etme veya tek taraflı feshetme gibi üstün bir kamu gücünden söz etmek mümkün değildir. Anlaşma'da tarafların karşılıklı yükümlülüklerinin bulunduğu, tarafların bununla bağlı olduğu, uyuşmazlığın Anlaşma öncesindeki sürece ilişkin olmadığı ve Anlaşma hükümleri çerçevesinde özel hukuk sözleşmesi niteliğindeki Anlaşma’da düzenlenen hükümlere aykırı davranıldığı iddiasından kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Uyuşmazlık Mahkemesinin, rüzgâr enerjisi katkı payı anlaşmalarından kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili olarak 20.06.2022 tarihli ve 2022/258 E., 2022/408 K. sayılı kararında da benzer hususlar vurgulanmıştır..."III. İLGİLİ HUKUK11. Anayasa'nın "B. Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin son fıkrası şöyledir:"...İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."12. Anayasa’nın "III. Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi" başlıklı 168. maddesi şöyledir: "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir."13. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir:" 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"14. 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesi şöyledir:"İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır."15. 2577 sayılı Kanun'un "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesi şöyledir: "1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.2. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz."16. Taraflar arasında "Su Kullanım Hakkı Anlaşması"nın imzalandığı 17/06/2011 tarih itibariyle yürürlükte olan, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun'un "Umumi Hükümler" başlıklı 1. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un amacı; yerüstü ve yeraltı sularının zararlarını önlemek ve/veya bunlardan çeşitli yönlerden faydalanmak maksadıyla bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere; Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğine sahip, merkezi Ankara'da bulunan özel bütçeli bir kuruluş olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektedir. Genel Müdürlüğün kısa adı DSİ'dir."17. 6200 sayılı Kanun'un "Vazife ve Salahiyetler" başlıklı 2. maddesi şöyledir :"Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğünün vazife ve salahiyetleri şunlardır:a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek;
b) Sulama tesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamını gösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptırmak;
c) (Değişik: 11/10/2011-KHK-662/49 md.) Sulak alanları ıslah etmek, erozyon ve rüsubat kontrolü ile ilgili etüt ve planlama işlerini yapmak veya yaptırmak, kendi tesislerini korumaya yönelik erozyon kontrolü maksatlı ağaçlandırma çalışmaları yapmak,
d) (a) ve (b) fıkralarındaki faaliyetlerle ilgili olmak şartiyle sudan ve zaruret halinde yardımcı diğer kaynaklardan enerji istihsal etmek; (1)
e) Şehir ve kasabaların içme su ve kanalizasyon projelerini tetkik, tasdik ve murakabe etmek;
Köy içme suları için teknik organizasyon ve murakabeyi sağlamak ve bu iş için Bayındırlık Müdürlükleri emrinde çalışacak lüzumlu bilgiye sahip elemanları yetiştirmek;f) Akar sularda ıslahat yapmak ve icabedenleri seyrüsefere elverişli hale getirmek;
g) Yukardaki fıkralarda yazılı tesislerin (Çalıştırma, bakım ve onarımdahil) işletmelerini sağlamak;
h) Yukardaki fıkralarda yazılı işlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe, istatistik, araştırma ve her türlü istikşaf işlerini yapmak ve ezcümle toprağın cins ve karakterini, yetiştirilecek mahsul nevilerini ve elde edilecek zirai, iktisadi faydaları ve verimlilik
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
derecelerini tesbit etmek ve bu mevzularda gerekirse ilgili vekalet ve müesseselerden faydalanmak, amenejman planları hazırlamak ve bunları, temin edecekleri fayda ve ele alınmalarındaki zaruretlere göre seçmek, sıralamak ve Vekalete teklif etmek;
i) Yukardaki fıkralarda yazılı işlerin her türlü etüd ve projelerini yapmak veya yaptırmak (…)
j) Tesislerin yapılması hususunda her türlü mali imkanları araştırmak ve icabı halinde ortaklıklar kurulmasını Vekalete teklif etmek ve Maliye Vekaletinin muvafakat ve kefaleti ve İcra Vekilleri Heyeti kararı ile uzun vadeli iç ve dış istikrazlar yapmak;
k) Umum Müdürlüğün yaptığı veya devraldığı tesislerden işletmelerini bizzat deruhte etmediklerinin işlemelerini sağlamak üzere işletmeler kurmak ya doğrudan doğruya veyahut da işletmeler marifetiyle ortaklıklar teşkil etmek ve lüzumu halinde tesisleri hakiki ve hükmi şahıslara devretmek üzere Vekalete teklifte bulunmak;
l) Hükümet daireleriyle Hükümete bağlı müesseseler ve diğer hükmi ve hakiki şahıslar tarafından yapılıp amme menfaati bulunan ve Umum Müdürlüğün vazifesi ile ilgili işlere ait proje ve keşif evrakını tetkik ve tasdik etmek, inşaatın yapılmasının proje ve fenni icaplara uygunluğunu murakabe etmek ve bu işlerin etüd ve projelerini uygun gördüğü bir ücret mukabilinde yapmak veya yaptırmak;
m) Umum Müdürlüğün yukarki fıkralarda yazılı çalışmalarının yürümesine ve gelişmesine muktazi garaj ve atelyeleri, makine ve malzeme ambar ve depolarını, idare binalarını, servis ve akaryakıt tesislerini, laboratuvarları, deneme istasyonlarını, işletme ve koruma emniyetlerini sağlayacak bina ve lojmanlarla telefon şebekelerini, radyo verici istasyonlarını, Umum Müdürlüğün vazifelerinin verimli yönetimine yarayacak diğer tesisleri yapmak veya yaptırmak, teçhiz etmek, kiralamak ve bakımlarını temin etmek;
n) Umum Müdürlüğün vazifesi içinde bulunan işlerin yapılmasına lüzumlu arazi ve gayrimenkulleri kanunlarına göre muvakkat olarak işgal etmek veya istimlak etmek veya satın almak;
o) Umum Müdürlüğün çalışma konusuna giren işleri yapmaya lüzumlu malzeme, makine, teçhizat ve taşıtları seçmek, sağlamak, çalıştırmak ve icabında kira mukabili vermek ve bunlar için gerekli tamir atelyeleri ile tesisleri kurmak ve işletmek.p) (Ek : 11/10/2011 - KHK - 662/50 md.) Kullanılmış suları tekrar kazanmak maksadıyla gerekli tesisleri yapmak veya yaptırmak,r) (Ek : 11/10/2011 - KHK - 662/50 md.) İşletmeye açılan hidroelektrik santrallerin su kullanım hakkı anlaşmalarına uygun olarak işletilip işletilmediğini kontrol etmek, bunlarla ilgili her türlü hesap ve tahsilât işlemlerini yapmak,s) (Ek : 11/10/2011 - KHK - 662/50 md.) Sınıraşan ve sınır oluşturan sular konusunda görev alanı ile ilgili çalışmalar yapmak,t) (Ek : 11/10/2011 - KHK - 662/50 md.) Yardım mahiyetindeki uluslararası su sondajı veya diğer faaliyetler ile sulama tesislerinin işletme ve bakım hizmetlerini devralan kuruluşlar hariç, kamu kurum ve kuruluşları ile yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere yurt içinde ve yurt dışında ücreti karşılığında eğitim, etüt, planlama, proje hazırlama, müşavirlik, laboratuvar ve kontrollük hizmeti vermek,u) (Ek : 11/10/2011 - KHK - 662/50 md.) Yerüstü ve yeraltı sularını kalite yönünden izlemek, atıksular sebebiyle yerüstü ve yeraltı sularının kirlenmesinin tespiti hâlinde durumu Orman ve Su İşleri Bakanlığına bildirmek,v) (Ek : 11/10/2011 - KHK - 662/50 md.) Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak."18. 6200 sayılı Kanun'un "Teşkilat" başlıklı 3. maddesi şöyledir : "Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü bir Umum Müdürün idaresi altında merkez teşkilatı ile merkez dışında bölge müdürlüklerinden ve bu kanuna göre kurulacak işletmelerden teşekkül eder."19. 18/12/1953 tarihli 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1-23. maddeleri 02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 69. maddesi uyarınca ilga edilmiştir.
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
20. 15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4 sayılı "Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"nin "Onuncu Bölüm"ünde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Kararnamenin "Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri" başlıklı 121. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentleri şöyledir:" (1) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek.b) Sulama tesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamını gösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptırmak....g) Bu maddede belirtilen tesislerin çalıştırma, bakım ve onarım dâhil işletmelerini yürütmek.ğ) Bu maddede belirtilen işlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe, istatistik, araştırma ve her türlü istikşaf işlerini yapmak; ezcümle toprağın cins ve karakterini, yetiştirilecek mahsul nevilerini ve elde edilecek zirai, iktisadi faydaları ve verimlilik derecelerini tespit etmek; bu mevzularda gerekirse ilgili bakanlık ve kurum ve kuruluşlardan faydalanmak, amenajman planları hazırlamak ve bunları temin edecekleri fayda ve ele alınmalarındaki zaruretlere göre seçmek, sıralamak ve Bakanlığa teklif etmek.h) Bu maddede belirtilen işlerin her türlü etüt ve projelerini yapmak veya yaptırmak.ı) Tesislerin yapılması hususunda her türlü mali imkânları araştırmak ve icabı halinde ortaklıklar kurulmasını Bakanlığa teklif etmek ve Cumhurbaşkanı kararı ile uzun vadeli iç ve dış istikrazlar yapmak..."21. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir : "(1) Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır."22. 6446 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir :"(1) Bu Kanun; elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan veya perakende satışı, ithalat ve ihracatı, piyasa işletimi ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini kapsar."23. Davacı ile davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü arasında Umutlu Bendi ve HES üretim tesisi için Ankara 54. Noterliğince 17/06/2011 tarih ve 12807 sayı ile tescil edilen "Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma"nın; "Şirketin Yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesi şöyledir: "Hidroelektrik enerji üretim tesislerinin bulunduğu bölgenin havza gelişimine paralel olarak DSİ tarafından yürütülmekte olan çalışmalar çerçevesinde, havzadaki mevcut, inşa halinde ve mutasavver projeler (kesin proje, planlama, master plan, ön inceleme ve ilk etüt) kapsamında içme kullanma, turizm ve endüstri suyu temini, sulama, taşkın koruma ve maksatları ile bunların dışında olabilecek başka maksatlara yönelik olarak diğer kuruluşlara ve tüzel kişilere tahsis edilecek suların miktar ve zamanlamasını belirleyecek olan işletme planları DSİ tarafından yapılır ve şirkete bildirilir. Şirket bu planlara uymakla yükümlüdür..."
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
24. Anlaşmanın 5. maddesi şöyledir : "Hidroelektrik enerji üretim tesisleri, DSİ tarafından belirlenecek menba ve mansap projelerindeki su kullanımı paternine göre işletilecektir." 25. Anlaşmanın 6. maddesi şöyledir : "Mücbir sebepler, tabii afetler ve jeolojik sebeplerle meydana gelebilecek hasarlar sonucu bir üretim tesisinin üretim dışı kalması halinde üretimde ve enerji üretimi maksatlı taşınmazlar ile bunların mütemmim cüzlerinde oluşacak her türlü zarar şirkete aittir.",26. Anlaşmanın 10. maddesi şöyledir :
"Çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumluluklar Şirkete aittir. Şirketin yatırım öncesi bu konuları incelediği ve projesini buna göre geliştirdiği kabul edilecektir."27. Anlaşmanın 22. maddesi şöyledir :
"Bu anlaşma metninde yer almayan veya yer almış olsa bile uygulamada ortaya çıkabilecek sorunlar ile ilgili olarak taraflar arasında gerekirse ek protokol düzenlenir.",28. Anlaşmanın 23. maddesi şöyledir : "Şirketin bu anlaşmanın herhangi bir maddesindeki sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde oluşacak her türlü zarar ziyan ve hukuki sorumluluk şirkette aittir. DSİ bu durumda anlaşmayı feshedebilir. Anlaşmanın feshi veya lisans süresinin sona ermesi halinde, Şirketin önceden oluşan hukuki sorumluluğu ortadan kalkmaz." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme 29. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 03/02/2025 tarihli toplantısında; başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen usule uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde, anılan şirket yönünden olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi 30. Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
31. Dava, davacı şirket tarafından, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ile aralarında akdedilen mevcut sözleşmeye aykırı işlemler nedeniyle uğradığı zarar (yoksun kaldığı kâr) ile proje için yapılan masraflar ve finans maliyetleri de dahil olmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 USD'nin, temerrüt tarihi olan 28/03/2023 tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) bir yıllık döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine ve DSİ tarafından 17/06/2011 târihli "Su Kullanım Anlaşması"nın yenilenmesi talebi ile Su Kullanım Anlaşmasına eklenen, "Düzbağ Barajı ve Regülatörünün su kaynağı / yeterliliğinin davacı şirketce işletilen, Umutlu Barajından sağlanması" na ilişkin hüküm konusundaki muarazanın giderilmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.32. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, kamu hukukunu ilgilendiren yasalar olması nedeniyle, sözleşme aşamasına kadar yasaya dayanılarak idarece alınan karar ve yapılan işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların idari yargı yerinde; sözleşme yapıldıktan sonra sözleşme hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıkların ise sözleşme ve özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de, sözleşme yapıldıktan sonra tesis edilse bile sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanmayan, sözleşmeden doğan bir hak veya alacağın takibi niteliğini taşımayan, idarenin kamu gücüne dayanarak ve tek yanlı olarak tesis ettiği idari işlemlerin iptali istemiyle açılan veya bu nitelikteki idari işlemler nedeniyle doğan tazminat istemleri nedeniyle açılan davaların da idari yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği tartışmasızdır.33. İdari sözleşmeler, idarelerin tek yanlı, kamusal yetkiye dayanarak, kamu hizmetinin gereklerinin yerine getirilmesi için kamu yararı amacı ile taraflar arasında akdedilen ve idareye üstün hak ve yetkiler veren, gerektiğinde tek yanlı değişiklik ve fesih yetkisini de idareye tanıyan nitelikte sözleşmelerdir. Kamu idarelerinin özel hukuk alanında akdettikleri sözleşmelerin ise; idari sözleşme niteliği taşımayıp, özel hukuk kurallarına göre düzenlendiği kuşkusuzdur.34. Dosyanın incelenmesinden; Kahramanmaraş ili, Nurhak ilçesi sınırları içerisinde tesis edilmesi planlanan Umutlu Barajı ve hidroelektrik santralı (HES) projesi ile ilgili olarak, DSİ Genel Müdürlüğü ile davacı şirket arasında, 17/06/2011 tarihinde "Umutlu Bendi ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma" imzalandığı, Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurumu (EPDK) tarafından şirkete aynı kurulu güç değerleri üzerinden 18/08/2011 tarihli ve EÜ/3382-1/2041 numaralı üretim lisansı verildiği, davalı idarenin 01/08/2013 târih ve 463950 sayılı yazısı ile Umutlu Barajı Projesinin Onaylandığı, daha sonra davalı idarenin 11/03/2016 tarih ve 164685 sayılı yazısı ile de "Umutlu Barajının su tutamayacağının bildirildiği" ve akabinde Düzbağ barajının kamu yatırım programına alındığı, davacı şirketin Umutlu Barajına yönelik su tutamayacağı yönündeki raporlara karşı "yanlış yerde ölçümler yapıldığı" yolundaki itirazlarının idarece kabul görmesi üzerine davalı idarenin 28/11/2017 tarihli ve 12716989-118-828377 sayılı yazısıyla yeniden Umutlu Barajı Projesine onay verilerek lisans işlemleri için EPDK'ya yönlendirildiği, Umutlu Barajı ile aynı mansapta bulunan ancak; Umutlu Barajının fizibilite ve projelendirme çalışmaları yapılırken henüz ortada bulunmayan Düzbağ Barajının kamu yatırım programına alınması ile Umutlu Barajının rantabl olmaktan çıktığı iddia edilerek akabinde davalı idarenin Düzbağ Barajı Projesi dikkate alınarak su kullanım anlaşmasının 51. ve 52. maddelerinin revize edilmesinin davacı şirketten talep edildiği, bu değişiklik talebinin kabul edilmesinin Umutlu Barajında toplanacak suyun tamamının Düzbağ Barajına salınması sonucunu doğuracağı, davacı şirketin herhangi bir gelir elde edemeyeceği, aynı zamanda bu teklifin anlaşmanın 4/2 maddesine aykırı olduğu
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
gerekçesiyle davalı idare tarafından 17/06/2011 tarihli Su Kullanım Anlaşmasına aykırı olarak, Düzbağ Barajı projesinde ısrar edilmesi neticesinde Umutlu Barajı projesinin rantabl olmaktan çıkması ve davalının kusuru nedeniyle davacı şirketin uğradığını ileri sürdüğü zararın (yoksun kaldığı kâr) ile proje için yapılan masraflar ve finans maliyetleri de dahil olmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 USD'nin, temerrüt tarihi olan 28/03/2023 tarihinden itibaren TCMB'nin bir yıllık döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine ve DSİ tarafından 17/06/2011 tarihli "Su Kullanım Anlaşması"nın yenilenmesi talebi ile Su Kullanım Anlaşmasına eklenen, "Düzbağ Barajı ve Regülatörünün su kaynağı / yeterliliğinin davacı şirketce işletilen, Umutlu Barajından sağlanması"na ilişkin hüküm konusundaki muarazanın giderilmesine hükmedilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.35. Buna göre, idarelerce mal veya hizmet alımı için sözleşme imzalanana kadar olan süreçte tesis edilen işlemlerin idari nitelikte olduğu kabul edilmekte ve bu aşamada ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümünün idari yargı yerlerine ve sözleşmenin akdedilmesinden sonraki aşamada idare ile yüklenici arasındaki sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün ise özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerlerine ait olduğu genel kabulü doğrultusunda; sözleşme imzalandıktan sonra, taraflarca sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi sırasında, bir başka ifadeyle, sözleşme hükmünün uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.36. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Danıştay Başsavcısının başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Danıştay Başsavcısının BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 03/02/2025 tarihinde, Üyeler Ahmet ARSLAN ve Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
Esas
No : 2024/491Karar No : 2025/86
KARŞI OYDevletin hüküm ve tasarrufu altındaki dere yatağından davacı şirketçe hangi şartlarda ve ne miktarda su alınarak elektrik üretilebileceğine ilişkin olarak Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı şirket ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü arasında akdedilen Umutlu Bendi ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma; elektrik üretimine ilişkin kamu hizmetinin ne şekilde yerine getirileceği hususunda idareye bir özel hukuk sözleşmesinde rastlanmayacak türden üstün hak ve yetkiler tanıyan hükümler içermekte olup, idarî sözleşme niteliğindedir.Bu itibarla, su kullanım hakkı sözleşmesi ile kurulmuş bulunan kamu hukuku ilişkisinin gereklerine aykırı olarak davalı idarece gerçekleştirilen eylemler nedeniyle oluştuğu iddia olunan zararın tazminine ve sözleşmeye DSİ'nin tek yanlı iradesi ile eklenen, "Düzbağ Barajı ve Regülatörünün su kaynağı/yeterliliğinin davacı şirketce işletilen Umutlu Barajından sağlanması" na ilişkin hüküm konusundaki muarazanın giderilmesine hükmedilmesi istemiyle açılan davada yargısal denetimin 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanûnunun 2. maddesi uyarınca idarî yargı merciince yapılması gerektiğinden, karara katılmıyoruz. Üye
Üye
Ahmet
Bilal
ARSLAN
ÇALIŞKAN