T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2024/508KARAR NO : 2024/538KARAR TR
: 02/12/2024 ÖZET: 5580 sayılı Özel Öğretim KurumlarıKanunu’nun 3. maddesi uyarınca verilen idaripara cezasının iptali istemiyle açılan davanın, işyerinin kapatılmasına ilişkin kararın da idariyargıda dava konusu yapılması karşısında,5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesive 27. maddesinin sekizinci fıkrası hükümleri birarada değerlendirildiğinde, İDARİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacılar:
1- ****
2- ****Vekili
: ****Davalı
: İzmir ValiliğiVekili
: **** I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacılar vekili, müvekkili hakkında İzmir Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 26/12/2022 tarih ve66811608 sayılı kararı ile,"Psikolojik Danışmanlık Merkezi" adı altında kurum açma izni ve çalışma ruhsatı olmadan"izinsiz eğitim ve öğretim faaliyeti yapıldığının" tespit edildiğinden bahisle, 5580 sayılı Özel Öğretim KurumlarıKanunu’nun 3. maddesi uyarınca 129.420 TL tutarında idari para cezası düzenlendiğini ve ayrıca iş yerinin kapatıldığınıbelirterek, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda 2. İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliği 14/02/2023 tarih ve D.İş No.2023/930 sayılı kararı ile, idari para cezasıile birlikte idari yargının görev alanına giren işletmenin kapatılmasına da karar verildiği ve bu kararın idari yargı yerindedava konusu yapıldığı, 5326 sayılı Kanun'un 27/8. maddesi uyarınca idari para cezasına yönelik uyuşmazlığın çözümününidari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, başvurunun görev yönünden reddine karar vermiş, davacı vekilinin itirazıüzerine İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliği 21/03/2023 tarih ve D.İş No. 2023/2663 sayılı kararı ile, itirazın reddine kesinolarak karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Başvuru dilekçesi, ekindeki belgeler, idari yaptırım kararının tüm dayanak belgeleri, UyuşmazlıkMahkemesi'nin 22/06/2020 tarih, 2020/287 esas 2020/363 karar sayılı ilamı ile mevzuat hükmü ve dosyakapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; farklı yargı merciilerine dava konusu edilen uyuşmazlıklarailişkin olarak farklı kararların çıkmasının önlenmesi ile Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'ladeğişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesine 5560 sayılı Kanun'la eklenen sekizinci fıkra hükmübir arada değerlendirildiğinde, 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu 3. maddesine göre verilenidari para cezasına ve aynı konuda verilmiş kapatma kararına karşı açılacak davanın çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu, itiraz eden vekilinin idari para cezasına Hakimliğimizde ve kapatmakararına ilişkin İzmir 2. İdare Mahkemesine itiraz ettiği anlaşıldığından, bu tespitlere göre idari paracezasına ilişkin yapılan itirazın Sulh Ceza Hakimliklerinin görevine girmediği, idari yargı makamlarınıngörevli olduğu anlaşıldığından, 5326 sayılı Yasa'nın 28/1-b maddesi gereği, başvurunun görev yönündenusulden reddine dair......" 3. Davacılar vekili, aynı istemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda
4. İzmir 2. İdare Mahkemesi 27/11/2023 tarih ve E.2023/669, K.2023/2065 sayılı kararı ile, davanın esastanreddine karar vermiş; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi04/07/2024 tarih ve E.2024/650, K.2024/1325 sayılı kararı ile esastan kabul ederek, ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılmasına ve görev yönünden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir. 5. İzmir 2. İdare Mahkemesi 11/07/2024 tarih ve E.2024/969, K.2024/988 sayılı kararı ile,uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine kararvermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Kabahatler Kanunu'nun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise ilgili Kanunun uygulanacağı anlaşılmaktadır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 01/04/2024 tarih ve E:2024/110, K:2024/146 sayılı kararı da buyöndedir.Bu durumda; davacıya 5580 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun'un 16'ncı maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu, 5580 sayılı Kanunda da buidari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği, bu nedenle 5326 sayılıKanun'un 3'üncü maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerinin dikkate alınacağı açık olup; bu kapsamda iş bu davanın görüm ve çözümünde anılanKanun'un 27/1.maddesi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. ..." 6.Davacılar vekilinin, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, İzmir 2. İdare Mahkemesince adli ve idari yargı dava dosyalarıdosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK 7. 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1.maddesi şöyledir: “ Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özelhukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açmaizni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bukurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özelöğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl veesasları düzenlemektir.Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukukhükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmışbulunan özel öğretim kurumlarını kapsar.” 8. 5580 sayılı Kanun'un “Kurum açma izni” başlıklı 3. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “Bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınması zorunludur. İzin başvurularıilgili millî eğitim müdürlüğüne yapılır. Valilikçe yapılan inceleme sonucunda açılması uygun görülenokullar dışındaki kurumlara kurum açma izni verilir. Valilikçe açılması uygun görülen okullara ilişkinbaşvurular ise kurum açma izni verilmek üzere Bakanlığa gönderilir.Kurum açma izni talebinin valilikçe reddedilmesi hâlinde, kurucu veya kurucu temsilcisi tarafındantaleplerinin reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren on beş iş günü içinde Bakanlığa itirazdabulunulabilir. İtiraz, Bakanlıkça on beş iş günü içinde karara bağlanır.Kurum açma izni alınmadıkça, kuruma öğrenci kaydı yapılamaz.Kurum açma izni verilmesi, binanın kullanılış amaçlarına ve Bakanlıkça belirlenen standartlarauygun ve yeterli bulunmasıyla birlikte aşağıdaki şartların yerine getirilmesine bağlıdır:a) Ders araç-gerecinin kurumun amaç ve ihtiyaçları için yeterli olduğunun bir rapor ile tespitedilmesi.b) Kurumun; yönetici, öğretmen ve diğer personelinin sayı ve nitelikleri yönünden uygun bulunmasıve bu kurumda çalışacaklarının belgelendirilmesi.c) Kurumun yönetmelikleriyle öğretim programının Bakanlıkça incelenip onanmış olması. (Değişikbeşinci fıkra: 1.3.2014-6528/10 md.) Milletlerarası özel öğretim kurumları hariç bu Kanun kapsamındakiilkokul, ortaokul, lise ve özel eğitim okulları için 1 Eylül tarihinden sonra verilen kurum açma izinleri,ertesi eğitim-öğretim yılından itibaren geçerlidir.Kurumlara ad verilmesine ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir.Gerçek ve tüzel kişiler tarafından; hizmet içi eğitim kapsamına giren faaliyetler dışında Kanunkapsamında belirtilen faaliyetler, bu Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadanyapılamaz.Askerî okullar, emniyet teşkilâtına bağlı okullar ve din eğitimi-öğretimi yapan kurumların aynı veya
benzeri özel öğretim kurumları açılamaz.(Ek fıkra: 25.11.2010-6082/19 md.) 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir BelediyesiKanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3.7.2005 tarihli ve 5393 sayılı BelediyeKanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22.2.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özelİdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlar, buKanun kapsamındaki özel öğretim kurumlarını kapsamaz. Özel öğretim kurumları mevzuatına uygunolmak kaydıyla işyeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça verilir. Bakanlık bu yetkisini valilikleredevredebilir.(Ek fıkra: 1/3/2014-6528/10 md.) Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıylayürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretimkurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür.(Ek fıkra: 2/12/2016-6764/61 md.) Bu Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapanancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyenyerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu yerlervaliliklerce kapatılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir....” 9. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''Kurum açma'' başlıklı 5. maddesinin 4.fıkrası şöyledir: ''(Ek:RG-2/8/2013-28726) (Değişik:RG-19/2/2020-31044) Kanunun 3 üncü maddesinin on birincifıkrasında belirtilen yerlerin mülki idare amirleri tarafından görevlendirilen yetkililerce tespiti halinde buyerleri kuran veya işletenlere valilikçe Kanunda belirtilen miktarda idari para cezası verilir. Verilen idaripara cezası, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir, takipve tahsili için ise Hazine ve Maliye Bakanlığının ildeki ilgili birimine bildirilir. Ayrıca bu yerler valilikçekapatılır. İdari para cezası verilen bu kişilerin kurum açmak üzere başvurmaları hâlinde, verilen bu paracezasının ödendiğinin veya 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanuna göre tecil edilmiş ve/veya taksitlendirilmiş ya da özel kanunlara göre yapılandırılmış oluptaksitlendirildiğinin belgelendirilmesinden sonra başvurusu işleme alınır.'' 10. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik "Genel kanun niteliği" başlıklı 3.maddesi şöyledir: “(Değişik: 6/12/2006-5560/31.md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.” 11. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı16. maddesi şöyledir: “(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarîtedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir” 12. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir: “(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırımkararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.” IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme 13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN,Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan02/12/2024 tarihlitoplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasındaanılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacılar vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
B. Esasın İncelenmesi 14. Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendiktensonra, gereği görüşülüp düşünüldü: 15. Dava, 5580 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılmıştır. 16. Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında; idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerinortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. 17. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı,diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde,idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. 18. Uyuşmazlık Mahkemesince de, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarınınçözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararında verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idaripara cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargıyerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. 19. Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait işyeri için idari para cezası ile birlikte aynı işlemle iş yerininkapatılmasına karar verilmiş, davacı tarafından iş yeri kapatma kararının iptaline ilişkin olarak da İzmir 2. İdareMahkemesinin E.2023/139 sayılı dosyasında dava açılmıştır. 20. İncelenen uyuşmazlıkta, uygulanan idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 5580 sayılı Kanun’da da bu para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak (aynı maddi olay nedeniyle)işletmenin kapatılmasına da karar verildiği ve bunun idari yargı yerinde dava konusu edildiği anlaşıldığından; idari paracezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur. 21. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27.maddesine 5560 sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde, 5580 sayılı Kanun’un 3.maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı açılacak davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. 22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; İzmir 2. İdare Mahkemesinin 11/07/2024 tarih veE.2024/969, K.2024/988 sayılı kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İzmir 2. İdare Mahkemesinin 11/07/2024 tarih ve E.2024/969, K.2024/988 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 02/12/2024 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Vekili
Üye
Üye
Üye
Kenan
Nilgün
Doğan
Eyüp
YAŞAR
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN