T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/525KARAR NO: 2025/145
KARAR TR: 03/02/2025 ÖZET: Görev uyuşmazlığına konu edilen idari yargı kararı henüz kesinleşmediğinden, 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen adli ve idari yargı yerlerince verilen kararların kesin veya kesinleşmiş olması koşulunu taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.K A R A R Davacı : S. K.Vekili : Av. C. A.Davalı : İstanbul ValiliğiI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Sivil Trafik Ekipler Amirliğince yapılan denetim sırasında, müvekkilinin sürücüsü bulunduğu
plakalı araçla izinsiz yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle 24/4/2024 tarihli ve MB33647446 seri numaralı tutanak ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3-a maddesi uyarınca 32.233 TL idari para cezası verildiğini; ayrıca üçüncü kişi adına kayıtlı aracın da, trafikten men tutanağı ile 60 gün trafikten men edildiğini belirterek, söz konusu cezaların iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. İstanbul 12. İdare Mahkemesi 16/05/2024 tarih ve E.2024/886, K.2024/1145 sayılı karar ile, davacı tarafından, işletiminde olan
plakalı araç ile, 2918 sayılı Trafik Kanunu'nun EK 2/3-a maddesi uyarınca izinsiz olarak yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlem ile 32.233 TL para cezası verilmesine ilişkin 24/04/2024 tarih ve MB33647446 seri numaralı araç trafik idari para cezası kararının iptali istemiyle dava açıldığını, araç sahibinin M. K. olduğunu, idari para cezası ile birlikte aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmak isteniyor ise davacı ile söz konusu aracın trafikten men edilmesine ilişkin işlemin muhatabı olan araç sahibi M. K. ile birlikte dava açılması gerektiğini belirterek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla 3. maddeye uygun şekilde düzenlenerek yeniden dava dava açılmakta serbest olmak üzere dava dilekçesinin reddine kesin olarak karar vermiştir. 3. Davacı vekili yenileme dilekçesi ile; müvekkilinin sürücüsü bulunduğu
plakalı araç hakkında düzenlenen 24/04/2024 tarihli ve MB33647446 seri numaralı tutanağın iptalini talep etmiştir.
Esas No : 2024/525 Karar No: 2025/145
4. İstanbul 12. İdare Mahkemesi 14/06/2024 tarih ve E.2024/1122, K.2024/1441 sayılı kararı ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmemiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Uyuşmazlıkta, trafik para cezasına ilişkin işlemin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda idari para cezasına karşı açılacak davalarla ilgili görevli mahkemenin gösterilmediği görülmektedir.Bu durumda, Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, söz konusu Kanunun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı kuralı gereğince, görevli mahkemenin belirlenmesinde, 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, dava konusu trafik idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca, adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 17/04/2023 gün ve E: 2023/57, K:2023/309 sayılı kararı da bu yöndedir.Her ne kadar Kabahatler Kanunu'nun 27'nci maddesinin (8) numaralı fıkrasında, "İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması hâlinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür." hükmü bulunmakta ise de; aynı yaptırım kapsamında tesis edilen (ve yargısal denetimi idarî yargının görev alanına giren) trafikten men işlemine karşı araç sahibi ve dava dışı M. K. tarafından idarî yargıda açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, belirtilen maddi ve hukuki duruma göre, 2918 sayılı Kanun uyarınca uygulanan idari para cezasından kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3. ve 27. maddeleri uyarınca adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca, davanın görev yönünden reddine, ..."5. Davacı vekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda6. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliği 31/07/2024 tarih ve E.2024/5941 sayılı kararı ile, dava konusu uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden 5326 sayılı Kanun'un 27/8 ve 28/1-b maddeleri gereğince görevsizlik kararı vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"... Başvuranın idari para cezasının iptalini talep ettiği, trafik idari para cezasına karşı yapılan itirazda görevli merci Sulh Ceza Hakimliği olmakla birlikte, aracın trafikten men edildiği de Emniyet cevabi yazıda belirtildiğinden ve trafikten men işlemlerinin idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden ve 5326 sayılı yasanın 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; "idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği" şeklindeki düzenleme nedeniyle trafik idari para cezasına yapılan itirazın aracın geçici süreyle trafikten men kararı ile birlikte görevli İdare Mahkemesi'nce değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla 5326 sayılı yasa 27/8 ve 28/1-b maddesi uyarınca başvurunun REDDİNE ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: (Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);1-Başvuruya bakmaktan Hakimliğimizin 5326 Sayılı yasanın 27/8. ve 28/1-b maddeleri gereğince GÖREVSİZLİĞİNE, ..."
Esas No : 2024/525 Karar No: 2025/145
7. Davacı vekilinin, 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvuruda bulunması üzerine, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğince dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
III. İLGİLİ HUKUK8. Anayasa'nın "Uyuşmazlık Mahkemesi" başlıklı 158. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir..." 9. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un "Mahkemenin görevi" başlıklı 1. maddesi şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.
Özel kanun uyarınca hakeme başvurulmasının zorunlu olduğu hallerde, eğer hakemlik görevi hakim tarafından yerine getirilmiş ise bu merci, davanın konusuna göre, yukarıdaki fıkrada yazılı adli veya idari yargı mercilerinden sayılır."10. 2247 sayılı Kanun’un "Olumsuz görev uyuşmazlığı" başlıklı 14. maddesi şöyledir:“Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir...”11. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir : "Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme 12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ’in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 03/02/2025 tarihli toplantısında; Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın, 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:13. Başvurunun incelenebilmesi için 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşulların bulunması gerektiği tartışmasızdır.14. Mevzuat kısmında belirtilen düzenlemelere göre, davanın taraflarınca 14. madde kapsamında Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulabilmesi için, adli ve idari yargı yerlerince, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada yargı yolu bakımından verilmiş görevsizlik
Esas No : 2024/525 Karar No: 2025/145
kararlarının kesin veya kesinleşmiş olması gerekmektedir.15. Dosyaların incelenmesinden, olumsuz görev uyuşmazlığına konu edilen iki karardan adli yargı kararının kesinleşmiş olduğu, İstanbul 12. İdare Mahkemesince verilen görevsizlik kararıyla ilgili dosyada kesinleşme şerhi bulunmadığından, Mahkemesine yazılan kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulduğu, idare mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilen 13/12/2024 tarihli cevabi yazıda, kararın henüz kesinleşmediğinin belirtildiği, Mahkememizce UYAP üzerinden yapılan kontrolde de görevsizlik kararının kesinleşmediğinin teyit edildiği anlaşılmıştır. 16. Bu durumda idari yargı yerince görevsizlik kararı verildiği halde bu kararın kesinleşmediği dikkate alındığında; adli ve idari yargı yerleri arasında görev uyuşmazlığı oluştuğundan söz etmenin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla olayda, 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen adli ve idari yargı yerlerince verilen kararların kesin veya kesinleşmiş olması koşulu gerçekleşmemiştir.17. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan başvurunun, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 03/02/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN