T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİESAS NO
: 2025/109KARAR NO: 2025/223
KARAR TR: 03/03/2025ÖZET: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca düzenlenen geçici olarak sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A RDavacı
: S.GVekili
: Av. T.ADavalı
: Emniyet Genel MüdürlüğüI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkiline 22/05/2023 tarihinde emniyet mensupları tarafından, trafik kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesi uyarınca 6 ay süre ile geçici olarak sürücü belgesinin geri alınması cezası uygulandığını, idari yaptırım tutanağında işlem nedeni olarak gösterilen kanun maddesinin aksine müvekkilinin denetim sırasında yasal sınırın üzerinde alkollü olmadığını, bunu belirtmesine rağmen polis ekiplerinin cezai işlem uyguladığını, denetim saatinden 1 saat 40 dakika sonra devlet hastanesinden aldığı rapora göre müvekkilinin kanında alkole rastlanılmadığını, cezanın haksız olduğunu ifade ederek, 22/05/2023 tarihli Geçici Olarak Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. İstanbul 9. İdare Mahkemesi 08/06/2023 tarih ve E.2023/1287, K.2023/1535 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İYUK'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Dava dosyasının incelenmesinden, 22.05.2023 tarihinde davacının alkollü olarak araç kullandığından bahisle 2918 sayılı Kanun uyarınca davacının sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına/iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, yukarıda yer alan kanun maddeleri ile olayın bir arada değerlendirilmesinden, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, ... ehliyetin geri alınması, ... gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetin geri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yeniden düzenlenmesi sonucunda sürücü belgesinin geçici alınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 20.02.2017 tarih ve E:2017/63, K:2017/113 ve 05.06.2017 tarih, E:2017/323, K:2017/372 sayılı kararı ile Danıştay İdari Dava Dava Daireleri Kurulu'nun 17/02/2020 tarih E:2020/55, K:2020/10 sayılı kararı da bu yöndedir."
Esas No : 2025/109 Karar No: 2025/223
3. Davacı vekili, bunun üzerine "kanunlara aykırı olarak düzenlenen trafik idari para cezası tutanağında yazılı idari para cezasının iptaline ve yine aynı zamanda müvekkilin sürücü belgesine 2918 sayılı Kanun'un 48/5. maddesi gereği 6 ay süre ile geçici iptal işleminin iptaline karar verilmesi" istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda4. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliği 02/04/2024 tarih ve D.İş No.2023/4639, K.2023/4639 sayılı kararı ile, "muteriz vekilinin itirazının hakimliğimizce görevsizliği"ne karar vermiş, taraflarca itiraz edilmemesi üzerine karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "İtiraz eden vekili tarafından C Bölgesi Trafik Ekipler Amirliği'nin 22/05/2023 tarih ve MB-09803124 numaralı idari para cezası karar tutanağına ve AA-0144896 seri sıra numaralı sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı 5326 s.y.'nm 27.md gereğince Hakimliğimize başvuruda bulunulmuştur.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İtiraz eden tarafından sunulan dilekçede özetle; yukarıda belirtilen idari para cezasının ve sürücü belgesi geri alma tutanağının usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek idari para cezasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Muteriz hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5 maddesi gereğince "hususi otomobili 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak kullanmak" nedeniyle idari yaptırım kararı uygulandığı, ihlalin tutanak ile tespit edildiği,Muteriz vekili dilekçesinde müvekkilinin ihlal tarihinde alkol kullanmadığını, teknik cihazın yanlış ölçüm yaptığını, emniyette gerekli işlemleri bitirdikten sonra en yakın hastaneye giderek alkol testi yaptırdığını ve tahlil sonucunda negatif sonuç tespit edildiğini beyan etmiştir.Muteriz vekili idari yaptırım kararlarının iptali için 01/06/2023 tarihinde İstanbul 9. İdare Mahkemesine başvurduğu, 2023/1287 E. Ve 2023/1535 K. Sayılı kararı ile açılan söz konusu davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılarak, görev yönünden reddine karar verilmiş olup, muteriz vekili daha sonra Hakimliğimize başvuruda bulunmuştur.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar İstanbul 9. İdare Mahkemesi tarafından idari para cezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağının iptali istemi için açılan dava hakkında görevsizlik kararı verildiği, ancak Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 03.07.2013 tarihli ve 2013/9112 esas, 2013/15692 karar sayılı ilamında da işaret edildiği üzere Kabahatler Kanunu'nun 27/8 maddesinde yeralan "İdari yaptırım karararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararlarında verilmiş olması halinde; İdari Yaptırım Kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebi ile birlikte İdari Yargı merciinde görülür" şeklindeki düzenleme ile Uyuşmazlık Mahkemesinin 06/03/2006 tarihli ve 2006/7 Esas, 2006/27 sayılı Kararının kıyasen uygulanması neticesinde muteriz vekilinin itirazına bakma görevinin idari yargıya ait olduğunun anlaşıldığı.Bu durumda uyuşmazlığı çözmekte görevli yargı yerinin idari yargı mercileri olduğu sonucuna varıldığı, 2247 sayılı Kanunun'un 19. maddesince görevli yargı merciinin belirlenmesi için, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;1-Muteriz vekilinin itirazının hakimliğimizce GÖREVSİZLİĞİ ile,2-Hakimliğimizile İstanbul 9. İdare Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı oluşmakla görev tespiti için 2247 sayılı Kanunun'un 19. maddesi gereğince dosyanın UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE..."5. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğince, 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için adli yargı dava dosyasının aslı ve idari yargı dava dosyası evrakının UYAP sistemi üzerindeki suretleri Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
Esas No : 2025/109 Karar No: 2025/223
III. İLGİLİ HUKUK6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, “Trafik zabıtasının görev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi” başlıklı 6. maddesi şöyledir:“ Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev ve yetki sınırı;a) Trafik zabıtası:(Birinci fıkra mülga: 17/10/1996-4199/4 md.)Trafik zabıtası görevi sırasında karşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir.Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen haller dışında, trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleri dışında kullanılamaz.b) (Değişik: 21/5/1997-4262/1 md.) Genel Zabıta:Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir.”7. 2918 sayılı Kanun'un "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı” başlıklı 48. maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:"(Değişik: 24/5/2013 - 6487/19 md.)Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin kara yolunda araç sürmeleri yasaktır.Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır.Kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknik cihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen bu sürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitinde kullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır. Bu işlem bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 75 inci maddesi hükümleri, beşinci fıkrası hariç olmak üzere uygulanır....Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar....Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.............Alkollü olarak araç kullanması nedeniyle son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri ikinci defa geri alınan sürücüler Sağlık Bakanlığınca, usul
Esas No : 2025/109 Karar No: 2025/223
ve esasları İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık bakanlıklarınca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine; üç veya üçten fazla geri alınan sürücüler ise psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar.Sürücü belgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanun'un 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır.Bu madde hükümlerine göre geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesi için; ilgili kişi hakkında trafik kurallarına aykırılık dolayısıyla bu Kanun hükümlerine göre verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması; uyuşturucu veya uyarıcı madde alması nedeniyle sürücü belgesi geri alınanların ayrıca sürücü olmasında sakınca bulunmadığına dair resmi sağlık kurumlarından alınmış sağlık kurulu raporunun ibraz edilmesi şarttır...."8. 2918 sayılı Kanun’un “Sürücü belgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki” başlıklı 112. maddesi şöyledir: “(Değişik: 12/7/2013-6495/20 md.)Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiği hâller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir.Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı “100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri, sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerine gönderilir.Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlara göre görülen davalarla birleştirilemez.Askeri araçları süren kişiler ile asker kişilerin bu Kanunda yazılı suçlarla ilgili davalarına da bu mahkemelerde bakılır.Askeri görev ve hizmetlerin yürütülmesi sırasında askeri araç sürücülerinin asker kişilere karşı işledikleri trafik kazalarıyla ilgili suçlarda 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümleri saklıdır.” 9. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: "(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”10. 5326 sayılı Kanun'un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir: "(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir."11. 5326 sayılı Kanun’un “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesi şöyledir:“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
Esas No : 2025/109 Karar No: 2025/223
b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır.”12. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür .”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kenan YAŞAR'ın Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 03/03/2025 tarihli toplantısında; dosya üzerinde 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargı yerlerinde ortak talep olan sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınması işlemi yönünden olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı yerince adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.14. 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.15. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Esas No : 2025/109 Karar No: 2025/223
16. Kanun koyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığı doğması halinde her iki yargı merciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma imkânını tanımıştır.17. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş ayrıca görevli merciin belirtilmesi için dava dosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir.18. Bu haliyle, her ne kadar 2247 sayılı Kanun'da öngörülen yönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığı hususu da gözetilerek, İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğince re’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi19. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ve Başraportör-Hakim Taşkın ÇELİK'in sözlü açıklamaları ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra; gereği görüşülüp düşünüldü:20. Dava, 2918 sayılı Kanun’un 48/5. maddesi uyarınca davacı hakkında düzenlenen geçici olarak sürücü belgesi geri alma tutanağının iptal edilmesi istemiyle açılmıştır.21. Uyuşmazlık Mahkemesi, sürücü belgesi geri alma tutanağına ilişkin istikrarlı kararlarında; 2918 sayılı Kanun’un 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326 sayılı Kanun uyarınca, 2918 sayılı Kanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca, sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için ehliyetin geri alınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalar içinde sayıldığını dikkate alarak, sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakma görevinin idari yargıya ait olduğu sonucuna varmıştır.22. İncelenen uyuşmazlıkta, sürücü belgesi geri alma tutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır.23. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, dava konusu sürücü belgesini geçici olarak geri alma tutanağına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27.
Esas No : 2025/109 Karar No: 2025/223
maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin başvurusunun reddi ile Hakimlikçe verilen 02/04/2024 tarih ve D.İş No.2023/4639, K.2023/4639 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin başvurusunun reddi ile Hakimlikçe verilen 02/04/2024 tarih ve D.İş No.2023/4639, K.2023/4639 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,03/03/2025 tarihinde Üyeler Nilgün TAŞ ve Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU ile KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan VekiliKenanYAŞAR ÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMANÜyeEyüpSARICALAR ÜyeAhmetARSLANÜyeMahmutBALLI ÜyeBilalÇALIŞKAN
Esas No : 2025/109 Karar No: 2025/223
KARŞI OY2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun dava konusu uyuşmazlık ile ilgili hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, bir idari işlem olan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin idari yargı mercii olduğu tartışmasız olup, dava konusu işlemden doğan uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz. Üye
ÜyeNilgün
Ahmet TAŞ
ARSLAN