T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİESAS NO : 2025/115KARAR NO: 2025/257
KARAR TR: 08/04/2025 ÖZET: 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde öngörülen adli ve idari yargı yerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı koşulunu taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Kanun'un 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.K A R A R
Davacı : U... D... H... San. ve Tic. Ltd. Şti.Vekili
: Av. T.GDavalı : Kişisel Verileri Koruma Kurumu BaşkanlığıVekili
: Av. F.İ, Av. İ.Y.ŞI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı şirket hakkında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca 850.000 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin, 15/02/2024 tarih ve 2024/259 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açılmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Ankara 20. İdare Mahkemesi 05/09/2024 tarih ve E.2024/1272, K.2024/1299 sayılı kararı ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş; davacı tarafça bu karara karşı istinaf başvurusu yapılmıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle; idari para cezasına karşı açılacak davalarda görevli mahkemenin, kural olarak idari para cezası verilmesine dayanak alınan Kanunda açıkça görevli mahkeme olarak İdare Mahkemesi gösterilmiş ise İdare Mahkemesi, özel Kanununda bu konuda bir hüküm yoksa genel kanun olan Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca Sulh Ceza Mahkemesi olduğu, dava konusu olayda davacıya idari para cezası verilmesinin dayanağı olan 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda verilecek idari para cezalarına karşı açılacak davalarda görevli Mahkemenin belirlenmediği görülmektedir. Bu durumda; dava konusu işlemle davacı şirkete 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 18. maddesine istinaden verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda açıkça idari para cezalarına karşı açılacak davalarda görevli mahkeme olarak İdare Mahkemesinin gösterilmemesi, dolayısıyla 5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinin, 8. fıkrası kapsamında idari para cezasının verildiği işlem kapsamında idari yargının görev alanına giren bir idari yaptırım kararı da bulunmaması nedeniyle bakılan uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğu sonucuna varılmıştır...."
Esas No : 2025/115 Karar No: 2025/257
3. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi 13/11/2024 tarih ve E.2024/8478, K.2024/6632 sayılı kararı ile, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar vermiştir. Bu kararın ilgili kısmı şöyledir: "... MADDİ OLAY:Dava; davacı şirket hakkında 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 18. maddesi uyarınca 850.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 15/02/2024 tarih ve 2024/259 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT:5326 sayılı Kanun'un "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde bu Kanun'un; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde uygulanacağı belirtilmiş; 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. 6698 sayılı Kanun'un; 18. maddesine 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile eklenen (3) numaralı fıkrada "Kurulca verilen idari para cezalarına karşı, idare mahkemelerinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun'un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde de söz konusu hükmün 1/6/2024 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. 6698 sayılı Kanun'a 7499 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile eklenen geçici 3. maddenin (2) numaralı fıkrasında ise "1/6/2024 tarihi itibarıyla sulh ceza hâkimliklerinde görülmekte olan başvurular, bu hâkimliklerce görülmeye devam olunur.” hükmü kurala bağlanmıştır.Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre; 1/6/2024 tarihinden önceki hukuksal durumda, 6698 sayılı Kanun'da idari para cezasına karşı açılacak davalarda idari yargının görevli olduğuna dair bir düzenlemenin yer almaması nedeniyle 5326 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bu tür uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün adli yargının görev alanında kaldığı; 6698 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinde 7499 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonrasında ise 6698 sayılı Kanun hükümleri kapsamında Kurul tarafından verilen idari para cezalarına karşı açılacak davalar bakımından görevli yargı yerinin idare mahkemeleri olarak belirlendiği görülmektedir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dava dosyasındaki belge ve bilgilerin incelenmesinden; davacı şirketin, uyuşmazlığa konu idari para cezasının tesisine ilişkin 15/02/2024 tarihli Kurul kararının 29/07/2024 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 23/08/2024 tarihinde anılan Kurul kararının iptali talebiyle Ankara 20. İdare Mahkemesinde -işbu istinaf incelemesine konu- davayı açtığı anlaşılmıştır.İdare Mahkemesinde davanın açıldığı 23/08/2024 tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görev alanında olduğu görülmektedir. Bu itibarla görev konusunun kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen tetkik edilmesi gereken bir husus olduğu gözetildiğinde Mahkemece uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görevinde olmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. ..." 4. Bu sürecin ardından Ankara 20. İdare Mahkemesinin 2024/1914 esas sayılı dosyasına kaydedilen dava, görev uyuşmazlığı başvurusu tarihi itibarıyla derdesttir.5. Davacı vekili, aynı zamanda adli yargı yerinde itiraz başvurusu yapmıştır.
Esas No : 2025/115 Karar No: 2025/257
B. Adli Yargıda6. Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği 21/11/2024 tarih ve D.İş.2024/11818 sayılı kararı ile başvurunun görev yönünden reddine karar vermiş; 31/12/2024 tarihli ek kararı ile de görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanun'un 18.maddenin 3.fıkrasına, 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35/5. Maddesi ile eklenen düzenleme ile "Kurulca verilen idari para cezalarına kar?ı idare mahkemelerinde dava açılabilir. " şeklinde belirtildiği,Yukarıdaki açıklamalar ışığında eklenen yeni maddeye göre Kurul tarafindan verilen idari para cezalarına karşı Kanun yolu olarak idari yargı yolu gösterilmiştir. Bu sebeple, 5326 sayıli Kabahatler Kanununun 28/1-b maddesi gereğince başvuru konusu idari yaptırım kararının sulh ceza hakimliğinde incelenebilecek kararlardan olmadığından, Hakimliğimiz görevsiz olduğundan başvurunun reddine ... karar vermek gerekmiştir. ..."7. Aynı Mahkeme, itiraz eden vekilinin itirazı üzerine, 31/12/2024 tarihli ek kararı ile, "Kabahatler Kanunu'nun 22/4 maddesi gereğince Sulh Ceza Hakimliğinin görevsizliğine; karar kesinleştiğinde görevli yargı yerinin belirlenmesi için itiraz dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine" karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. 8. Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğince, görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyası re'sen Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUK9. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un "Mahkemenin görevi" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir."10. 2247 sayılı Kanun’un "Olumsuz görev uyuşmazlığı" başlıklı 14. maddesi şöyledir:“Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir..”11. 2247 sayılı Kanun'un "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesi şöyledir:"Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."
Esas No : 2025/115 Karar No: 2025/257
12. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir: "Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."IV. İNCELEME VE GEREKÇE13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 08/04/2025 tarihli toplantısında; Raportör-Hâkim Murat UÇUR'un, 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:14. 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler." hükmüne göre, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma imkânına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesi gerekir. Kanunkoyucu, 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma imkânını tanımıştır.15. Olayda, adli yargı yerince, görevsizlik kararı yanında, idari yargı ile mahkemeleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı söz konusu olduğundan bahisle görevli yargı yolunun belirlenmesi amacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar verildiği; ancak, bunun tarafların başvurusu ile değil, Hakimlikçe re'sen yapıldığı görülmüştür. Bu haliyle, Sulh Ceza Hakimliğince verilen karar 2247 sayılı Kanun’da öngörülen yönteme uymamaktadır. 16. Diğer yandan, mevzuat kısmında belirtilen düzenlemelere göre, 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamında Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulabilmesi için her iki yargı kolunun da kendisini görevsiz görmesi ve görevsizlik kararlarının kesinleşmiş olması, 19. maddesi kapsamında başvurulabilmesi için de, adli ve idari yargı yerlerinden birisinin, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada yargı yolu bakımından verilmiş görevsizlik kararının kesin veya kesinleşmiş olması gerekmektedir.17. Dosyalarının incelenmesinden; davacı şirket hakkında 6698 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açıldığı, ilk derece mahkemesince verilen görevsizlik kararının istinaf merciince "uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu" gerekçesiyle kesin kararla kaldırılarak idare mahkemesine iade edildiği ve davanın halen derdest olduğu, bir başka ifadeyle, görev uyuşmazlığı başvurusu tarihi itibarıyla idari yargı yerince verilmiş bir görevsizlik kararının bulunmadığı, bununla birlikte, davacı tarafça aynı zamanda aynı istemle adli yargı yerine itiraz başvurusunda bulunulduğu ve mahkemenin görevsizlik kararı verdiği anlaşılmaktadır.
Esas No : 2025/115 Karar No: 2025/257
18. Bu durumda, idari yargı yerince nihayetinde verilmiş bir görevsizlik kararı bulunmadığı hususu dikkate alındığında; olayda, 2247 sayılı Kanun'un 14. veya 19. maddesinde öngörülen adli ve idari yargı yerlerinden birisinin "kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı" koşulu gerçekleşmemiştir.19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, 2247 sayılı Kanun’un 14. veya 19. maddesinde belirtilen biçimde, adli ve idari yargı yerlerince, konusu ve sebebi aynı olan dava sebebiyle verilmiş ve kesinleşmiş iki ayrı görevsizlik kararı bulunmadığından, olumsuz görev uyuşmazlığının oluşmadığı anlaşılmış olup, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 31/12/2024 tarih ve D.İş No: 2024/11818 sayılı ek kararı ile yapılan başvurunun reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;2247 sayılı Kanun’un 14. ve 19. maddelerinde belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 31/12/2024 tarih ve D.İş No: 2024/11818 sayılı ek kararı ile yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE,08/04/2025 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN