T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/119KARAR NO: 2025/293
KARAR TR: 08/04/2025 ÖZET: Davacının, Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak çalışırken iş akdinin feshi nedeniyle, İş Kanunu’ndan kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: Z.TVekili : Av. T. C. KDavalı
: Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. U. SI. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, Kadirli Halk Eğitim Merkezinde 01/10/2012 - 15/08/2023 tarihleri arasında usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin haksız olarak feshedildiğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL kıdem tazminatı, 250 TL ihbar tazminatı ve 250 TL yıllık izin alacağı olmak üzere toplam 1.000 TL alacağının, işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla) 31/10/2024 tarih ve E.2024/151, K.2024/685 sayılı kararı ile, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereği yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar istinaf edilmeden kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dosya içeriğine göre davacının, davalı nezdinde çalışması için 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde belirtilen statü içinde ve Kaymakamlık onayı ile görevlendirilmiş olduğu, şu hâlde davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunduğundan söz edilemeyeceği ( Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2024 Tarih ve 2023/2442 Esas 2024/1988 Karar sayılı kararı) bu durumda aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi işveren ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceğinden taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna tâbi olduğunun kabulü ile bu maddi ve hukuki olgulara göre uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup davanın 6100 sayılı H.M.K'nun 114/1-b ve 115/2. Maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar dava değeri olarak 20,00TL belirtilmiş ise de davacının talebinin yargılama sırasında belirli hale gelebileceği kabul edilerek bu alacaklar yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü gerekmiş ve bu nedenle olağan kanun yolu açık bırakılmıştır. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) HMK 114/1 ve 115.maddeleri gereği yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DAVANIN USULDEN REDDİNE,..."3. Davacı vekili aynı istemle bu kez, idari yargı yerinde dava açmıştır.
Esas No : 2025/119 Karar No: 2025/293
B. İdari Yargıda4. Osmaniye İdare Mahkemesi 05/02/2025 tarih ve E.2025/75 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 01/10/2012- 15/08/2023 tarihleri arasında Kadirli Halk Eğitim Merkezlerindeki çalışmaları kapsamında ödenmeyen parasal hakları (kıdem/iş sonu tazminatı, yıllık izin ücreti) için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL kıdem tazminatının fesih tarihinden itibaren hesaplanacak mevduat faizi, 250,00 TL ihbar tazminatının fesih tarihinden itibaren hesaplanacak mevduat faizi ile 250,00 TL yıllık izin ücretinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile tarafına ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen parasal hak ve tazminatların İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim; benzer bir uyuşmazlıkta verilen Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 07/10/2024 tarih ve E:2024/368, K:2024/454 sayılı kararı da bu yöndedir...."5. Osmaniye İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyası Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 7. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder...."
Esas No : 2025/119 Karar No: 2025/293
9. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir.10. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."11. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."12. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.13. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."14. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."15. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
Esas No : 2025/119 Karar No: 2025/293
b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." 16. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir:"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 08/04/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi18. Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:19. Dava, davacının Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, Kadirli Halk Eğitim Merkezinde 01/10/2012 - 15/08/2023 tarihleri arasında usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin feshedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.20. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Esas No : 2025/119 Karar No: 2025/293
21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Osmaniye İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 31/10/2024 tarih ve E.2024/151, K.2024/685 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Osmaniye İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 31/10/2024 tarih ve E.2024/151, K.2024/685 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,08/04/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN