T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/130KARAR NO: 2025/410
KARAR TR: 16/06/2025ÖZET: AVM önü otoparkta park hâlinde bulunan araçta, şiddetli yağış sebebiyle meydana gelen sel sonucu oluşan maddi hasar nedeniyle, uğranılan zararın rücuen tazmini istemiyle açılan ve davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yönünden olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: ... Sigorta A.Ş.Vekilleri: Av. K.A, Av. B.U, Av. L. Ç. O, Av. S. Ç Davalılar : 1- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili
: Av. H. T
2- Başakşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. E. M. A
3- İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Başkanlığı Vekili
: Av. E. B. A
4- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Vekili
: Av. D. K I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, İstanbul ili ve ilçelerinde 05/09/2023 tarihinde meydana gelen kuvvetli yağış ve sel neticesinde, ... Filo ve Oto Kiralama A.Ş.'ye ait müvekkili sigorta şirketine kaskolu 34 ... 639 plakalı araçta İkitelli/İSTANBUL adresinde (... ... önündeki otoparkta park halinde iken) meydana gelen hasar nedeniyle 560.067,67 TL yapılan ödemenin rücuen tahsili isteminin reddi üzerine, 560.067,67 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.2. Davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili, süresinde verdiği cevap dilekçesinde davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle görev itirazında bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda3. İzmir 12. İdare Mahkemesi 13/11/2024 tarih ve E.2024/1763 sayılı kararı ile, uğranıldığı ileri sürülen zarar, hizmetin kötü işlemesi, hiç işlememesi ya da eksik işlemesi bir başka anlatımla hizmet kusuru iddiasına dayandığından, uyuşmazlığın görümü ve çözümünün idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle, davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev itirazını reddederek görevlilik kararı vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dava dosyasının incelenmesinden;Başakşehir ilçesinde 05/09/2023 tarihinde meydana gelen kuvvetli yağış ve sel neticesinde ... Filo ve Oto Kiralama A.Ş.'ye ait 34 ... 639 plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle 560.067,67-TL yapılan ödemenin rücuen tahsili
Esas No : 2025/130 Karar No: 2025/410
isteminin reddi üzerine 560.067,67-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsili isteminin reddi üzerine bakılan dava açılmıştır. Bu durumda, uğranıldığı ileri sürülen zarar, hizmetin kötü işlemesi, hiç işlememesi ya da eksik işlemesi bir başka anlatımla hizmet kusuru iddiasına dayandığından uyuşmazlığın görümü ve çözümünün idari yargının görevine girdiği sonucuna ulaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün görev itirazının reddine, uyuşmazlığı çözümlemeye Mahkememizin görevli olduğuna, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 12. Maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmak istenildiği takdirde davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere düzenlenecek iki örnek dilekçe ile bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içinde Mahkememize başvurabileceği hususunun davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne tebliğine..."4. Davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik hasarı nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının çözümünde adli yargının görevli olduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği görüşüyle, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava, otoparkta park hâlinde bulunan 34 ... 639 plakalı aracın, meydana gelen yağış ve selden dolayı hasar görmesi nedeniyle oluşan ve araç sahibine ödenen zararın tazmini talebiyle açılmıştır.Somut olayda araçta meydana gelen maddi hasar, aşırı yağış nedeniyle otoparkı su basması sonucu meydana gelmiştir. Hasarın, 2918 sayılı Kanun'un 2. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde sayılan "parkyeri"nde taşıt trafiği için faydalanılan alanda gerçekleştiği, aracın park yerinde kısa veya uzun süreli park edilmesi eyleminin Kanun'un 3. maddesinde "Trafik" tanımında belirtilen; "... araçların karayolu üzerindeki hâl ve hareketleri," kapsamına girdiği, yani trafikten kaynaklandığı açık olduğundan, davalı idarenin sorumluluğunun 2918 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasının gerektiği, bu hususların saptanmasının ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceği kuşkusuzdur.Bununla birlikte, kanun koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevine verebileceği, dolayısıyla 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik hasarı nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının çözümünde adli yargının görevli olduğu, meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi
Esas No : 2025/130 Karar No: 2025/410
gerektiği sonucuna varılmıştır.Uyuşmazlık Mahkemesinin 23.01.2023 tarihli ve 2022/588 Esas, 2023/84 Karar sayılı kararında da bu tür davaların çözümünde adli yargının görevli olduğu vurgulanmıştır.Yukarıdaki açıklamalara göre, somut olaya ilişkin davanın da adli yargı yerinde görülmesi gerektiği düşünülmektedir.KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine karar verildi... "6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13/3. maddesine göre Danıştay Başsavcılığının da yazılı düşüncesi istenilmiştir.III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCESİ7. Danıştay Başsavcısı, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 2. maddesinin (1-b) işaretli bendi uyarınca idari yargı mercinin görevli olduğu ve 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca yapılmış başvurunun reddi gerektiği yönünde yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir:''...Bakanlıklara Bağlı İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri başlıklı 121. maddesinde; taşkın sular ve sellere karşı önlemler almak, akarsuları ıslah etmek, sulama tesislerini kurmak ve işletmek davalı idarenin görevleri arasında sayılmıştır. Bu bakımdan; anılan görevlerin gerektirdiği hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru nedeniyle hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi durumunda bireylerin öznel ve olağanüstü zararlarının idarece tazmini gerekmektedir.Dava konusu olayda, aşırı yağış nedeniyle oluşan sel sularına maruz kalması sonucunda davacı şirketin sigortaladığı aracın hasar gördüğünden bahisle
uğranıldığı ileri sürülen maddî zarara ilişkin tazmin sorumluluğu idarenin alt yapı hizmetini kusurlu yürütmesinden kaynaklandığı iddiasına dayandığından, idare hukuku kurallarına göre değerlendirilmesi gereken bir sorumluluktur.Bu itibarla, uğranıldığı ileri sürülen zarar, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında
sunmuş olduğu kamu hizmetinin kötü işlemesi, hiç işlememesi ya da eksik işlemesi biçiminde ortaya çıkan hizmet kusurunun mevcut olup olmadığının veya eylem ile uğranıldığı ileri sürülen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespitini gerektirdiğinden ve bu hususların belirlenmesi idare hukuku esaslarına göre yapılabileceğinden, idarî eylemden doğan zararın tazmini talebiyle açılan bu davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanununun 2. maddesinin (1-b) işaretli bendi uyarınca idarî yargı mercii görevli bulunmaktadır. SONUÇ : Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddi gerektiği düşünülmektedir...''IV. İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat
8. Anayasa'nın "B. Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."9. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı
Esas No : 2025/130 Karar No: 2025/410
yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası şöyledir : "1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.10. 18/12/1953 tarihli 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1-23. maddeleri 02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 69. maddesi uyarınca ilga edilmiştir. 11. 15 Temmuz 2018 tarihli ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4 sayılı "Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"nin "Onuncu Bölüm"ünde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Kararnamenin "Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri" başlıklı 121. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentleri şöyledir:" (1) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:a) Taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek.b) Sulama tesislerini kurmak, sulama sahalarında mevcut parsellerin tamamını veya aksamını gösterir harita ve planları yapmak veya yaptırmak ve icabı halinde kadastrosunu yaptırmak....g) Bu maddede belirtilen tesislerin çalıştırma, bakım ve onarım dâhil işletmelerini yürütmek.ğ) Bu maddede belirtilen işlerle ilgili olmak üzere rasat, tecrübe, istatistik, araştırma ve her türlü istikşaf işlerini yapmak; ezcümle toprağın cins ve karakterini, yetiştirilecek mahsul nevilerini ve elde edilecek zirai, iktisadi faydaları ve verimlilik derecelerini tespit etmek; bu mevzularda gerekirse ilgili bakanlık ve kurum ve kuruluşlardan faydalanmak, amenajman planları hazırlamak ve bunları temin edecekleri fayda ve ele alınmalarındaki zaruretlere göre seçmek, sıralamak ve Bakanlığa teklif etmek.h) Bu maddede belirtilen işlerin her türlü etüt ve projelerini yapmak veya yaptırmak.ı) Tesislerin yapılması hususunda her türlü mali imkânları araştırmak ve icabı halinde ortaklıklar kurulmasını Bakanlığa teklif etmek ve Cumhurbaşkanı kararı ile uzun vadeli iç ve dış istikrazlar yapmak..."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 16/06/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekilinin, anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine
Esas No : 2025/130 Karar No: 2025/410
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 10. maddede öngörülen biçimde anılan idare yönünden olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi 13. Raportör-Hakim Şerife ÖZDOĞAN IŞIK'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli
yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:14. Dava, 05/09/2023 tarihinde, İkitelli Deposite AVM önü otoparkta park hâlinde bulunan 34 ... 639 plakalı bulunan davacı şirkete kaskolu aracın, meydana gelen yağış ve selden dolayı hasar görmesi nedeniyle, poliçe kapsamında sigortalıya ödenen tutarın rücuan tazmini istemiyle açılmış ve davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü yönünden olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmıştır.15. Dava dosyasının incelenmesinden; 05/09/2023tarihinde İstanbul ve ilçelerinde meydana gelen kuvvetli yağış ve sel neticesinde davacı Hdı Sigorta A.ş tarafından; 20230115224 hasar dosya ve 220091172901 Nolu kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... Filo ve Oto Kiralama A.Ş.’ne ait 34 ... 639 plakalı araçta İkitelli Başakşehir / İstanbul (Deposito Avm Önü otoparkta park halinde) adresinde meydana gelen zarar neticesinde oluşan 494.726,45 TL zararın 05/12/2023 tarihinde sigortalıya ödendiği, ayrıca sigortalı lehine 65.341,22 TL KDV tevkifat ödemesi yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından bu suretle toplamda 560.067,67 TL ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen toplam tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte ödenmesi hususunda tüm davalı kurumlara idari başvuru yapılmışsa da kurumların tamamının davaya konu sel hasarı neticesinde kendi kurumlarının hiçbir kusuru olmadığını belirterek ödeme taleplerinin reddettiklerinden bahisle ödenen tazminatın davalılardan rücuan tazmini istemiyle açıldığı anlaşılmıştır . 16. Kamu hizmetini yürüten davalı DSİ' nin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir. Dava konusu olayda, aşırı yağış nedeniyle oluşan sel sularına maruz kalması sonucunda davacı şirketin sigortaladığı aracın hasar gördüğünden bahisle
uğranıldığı ileri sürülen maddî zarara ilişkin tazmin sorumluluğu, özel hukuktan kaynaklanan bir sorumluluk olmayıp davalı idarenin alt yapı hizmetini kusurlu yürütmesinden kaynaklandığı iddiasına dayandığından, idare hukuku kurallarına göre değerlendirilmesi gereken bir sorumluluktur.17. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi uyarınca idari yargı mahkemelerinde tam yargı davası açılması gerekmektedir. (Yargıtay HGK'nun 2015/17-731 E- 2015/2366 K sayılı 04/11/2015 tarihli kararı) (11/02/1959 tarih 17/15 sayılı İBK). Somut uyuşmazlıkta 2918 Sayılı Kanun madde 110 kapsamında bir sorumluluk davasının varlığından söz edilemez . 18. Kamu hizmetinin sunulması esnasında, hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi, kötü
Esas No : 2025/130 Karar No: 2025/410
işlemesi gibi durumlar, idarenin hizmet kusuru olarak adlandırılır. Bu kapsamda açılan tam yargı davasında, idarenin eylem veya işlemlerinin hukuka uygunluk denetimi yapılıp, idari faaliyet nedeniyle ilgililerin durumu belirlenip, idarenin tazmin sorumluluğunun bulunup bulunmadığına karar verilmelidir. İdarenin tazmin sorumluluğu olup olmadığı saptanırken, öncelikle olayda idarenin hizmet kusuru olup olmadığı hususunun, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusurunun bulunmaması halinde ise kusursuz sorumluluk ilkesinin olayda uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, dava konusu tazmin isteminin de 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.19. Buna göre yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz davalı DSİ aleyhine hizmet kusuruna dayalı oluştuğu iddia edilen zararın tazmini istemiyle açılan davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusunun reddi gerekmiştir. VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının BAŞVURUSUNUN REDDİNE ,16/06/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN