T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/131KARAR NO: 2025/276
KARAR TR: 08/04/2025 ÖZET: İki köy arasındaki idari sınırlara ilişkin olmayan, davalı tarafa verilen meranın aidiyetine ilişkin mülkiyet iddiasından kaynaklanan uyuşmazlığın, 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı: Muş ... Köyü Muhtarlığına izafeten Muhtar H. H Davalı
: K. Köyü Köy MuhtarlığıVekili: Av. M. ÖI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı, Oymataş mezrasının ... Köyüne bağlı iken, üç sene önce ... köyü olarak tescil edildiğini, Muş ili, ... köyü, ... ada, ... parsel ile davalı köy adına yaklaşık 400 dönümlük arazinin ... Köyü adına mera olarak tespit edildiğini, köy sınırları içinde bulunan ... ada, ..., 69, 70, 71, 66, 65, 64, 55, 54, 53, 52 parsel sayılı taşınmazların da davalı köyün sınırları dahilinde gözüktüğünü, bu taşınmazların sınırının köylerin kadim sınırı iken bu sınırın ihlal edilerek, mera ile birlikte köy halkının taşınmazlarının da davalı ... Köyüne alındığını belirterek, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın mera sıfatıyla iptal edilip köy sınırları dahiline alınmasını, köylerinin arazilerinin davalı köy sınırları içine alınmasına ilişkin kadastro işleminin iptaline, bu taşınmazların köylerinin sınırlarına dahil edilmesine ve tapunun iptali ile eski hale getirilmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açılmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 04/09/2024 tarih ve E.2023/682, K.2024/427 sayılı kararı ile, davada idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1 ve 115/2. maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dilekçesindeki anlatım, dava dilekçesi ekindeki evraklar, dosya arasında bulunan tüm belgeler, Uyuşmazlık Mahkemesi kararı, yargı yolunun caiz olmasının dava şartı olması ve her aşamada resen değerlendirilmesi gerektiği hususları bir bütün olarak birlikte nazara alındığında; davacın dava dilekçesinde Muş İli Merkez İlçesi ... Köyü ... ada ... parsel ile davalı köy adına tespit edilen yaklaşık 400 dönümlük mera arazinin ... Köyü adına yine mera olarak tespit edildiğini, köy sınırları içinde bulunan ... ada 152, 69,70,71,66,65,64,55,54,53,52 parsel sayılı taşınmazlarda davalı köyün sınırları dahilinde gözüktüğünü, bu taşınmazların sınırı köylerinin kadimi sınırı iken bu sınır ihlal edilmiş, mera ile birlikte köy halkının taşınmazları da karşı davalı köy ... Köyüne alındığını, bu sebeplerle ... ada ... parsel sayılı taşınmazın mera sıfatıyla iptal edilip köy sınırları dahiline alınmasını ve köylerinin arazilerinin karşı davalı köy sınırları içine alınmasına ilişkin kadastro işleminin iptalini, bu taşınmazların köylerinin sınırlarına dahil edilmesine bu suretle tapunun iptali ile eski hale getirilmesini talep ettiği, mahkememizce referans alınan
Esas No : 2025/131 Karar No: 2025/276
Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. HD 2021/915 esas 2022/549 karar sayılı ilamı da göz önüne alındığında; 442 sayılı Köy Yasası'nın 4 ve 5. maddeleri ile 11/05/1988 gün ve 19811 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren sınır anlaşmazlığı "Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkındaki Yönetmeliğin 4. ve 5. maddelerindeki düzenlemelerden, köyler arasında bulunan sınırların toprak üstü uygulanmasında anlaşmazlık doğması durumunda, bu anlaşmazlığın belirtilen idari usul ve esaslara göre idarece çözümleneceği ve gerekirse sınırların yeniden çizileceği anlaşılmaktadır. Eldeki dava, kadastro işleminin iptali ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazın mera sıfatının iptal edilip davacı köye kazandırılması istemi olduğu, yani köy sınırlarının değiştirilmesinin talep edildiği, iş bu davanın idari usuller çerçevesinde, idarece yapılan idari işleme karşı çıkılarak, aynı konuda yargı kararı verilmesi istendiğinden, iki köy arasındaki sınırın saptanmasına ilişkin istemin de idari yargı yerinde inceleneceği açıktır. Ayrıca İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 34/2. maddesinde “Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir.” biçiminde düzenleme yer almaktadır. Tüm bu hususlar göz önüne alındığında; işbu davanın, 2577 sayılı İYUK'nun 2/1-a maddesinde yer alan "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları," kapsamında idareye karşı idari yargı merciilerinde açılacak iptal davasında ileri sürülmesi gerektiği anlaşılmakla; HMK 114/1 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir..."3. Davacı, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda4. Van 4. İdare Mahkemesi 06/02/2025 tarih ve E.2024/1968 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı merciilerinin görev alanına girdiği gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dosyanın incelenmesinden; davacı Muş İli, Merkez İlçesi, Oymataş Muhtarlığı vekili tarafından "... köyüne ait mera vasıflı bir kısım taşınmazların ... Köyü adına tescil edildiği, bu taşınmazlar arasında bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın mera vasfının iptal edilerek köy sınırlarına alınması ve söz konusu taşınmaza ilişkin olarak kadastro işleminin ve tapu kaydının iptal edilerek eski hale getirilmesi" talebiyle açılan davada Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04.09.2024 tarih ve E:2023/682, K:2024/427 sayılı kararı ile uyuşmazlığın çözümünde görevli yargı yerinin idari yargı olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, bu kararın tebliği üzerine açılan iş bu davada ... Köyü adına mera vasfıyla tescil edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, mera vasfının iptal edilerek ... köyü adına tescil edilmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu olayın çözümü amacıyla Mahkememizce yapılan 27.12.2025 tarihli ara kararına Muş Valiliği İl Tarım Ve Orman Müdürlüğünce verilen cevabi yazı ve ekinde sunulan belgeler incelendiğinde; ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 1983 yılında ilk tesis kadastrosu ile 0/121 parsel numarasıyla mera olarak ... Köyü adına tescil edilmiş olduğu, Muş Kadasto Müdürlüğü tarafından yapılan yenileme çalışmalarıyla taşınmazın ... ada 72 sayılı parsel olduğu, Oymataş ve Keçidere köyleri birbirinden ayrıldıktan sonra, İl İdare Kurulu tarafından sınır belirleme çalışmaları yapıldığı ve idari sınır belirlendiğinde parselin ikiye bölünerek iki köy arasında paylaştırıldığı, ... ada 155 parsel sayılı taşımazın mera vasfıyla ... köyü adına, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın da mera vasfıyla ... Köyü adına tescil edildiği, anılan taşınmazın tapu ve kadastro kayıtlarında ... Köyü adına tescil edilmiş olduğundan bahisle Muş İl Mera Komisyonunun 10.11.2023 tarih ve 2023/34
Esas No : 2025/131 Karar No: 2025/276
sayılı kararı ile mera parseli olarak Keçidere Köy Tüzel kişiliğine tahsis edilmesine karar verildiği görülmüştür.Davacının dava dilekçesinde dava konusu yaptığı istemleri ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın, iki köy arasındaki sınır uyuşmazlığından ziyade, uyuşmazlık konusu yapılan taşınmazın 1983 yılında ilk tesis kadastrosu ile mera olarak ... Köyü adına tescil edilmiş olmasının hatalı olduğu iddiasından kaynaklandığı görülmektedir. Bu durumda; yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve davanın niteliği uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olduğu sonucuna varılmakla, işin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır..."5. Van 4. İdare Mahkemesi tarafından 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası ve adli yargı dava dosyasına ilişkin bir kısım bilgi belgeler ile kesinleşme şerhi Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun “Amaç” başlıklı 1. maddesi şöyledir:“Bu Kanunun amacı; daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktır.”7. 4342 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"Bu Kanunda geçen;...d) Mera: Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veyakadimden beri bu amaçla kullanılan yeri,e) Yaylak: Çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarınıotlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçlakullanılan yeri,f) Kışlak: Hayvanların kış mevsiminde barındırılması ve otundan yararlanılması içintahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yeri,g) Otlatma Hakkı: Bir veya birden fazla köy veya belediyeye tahsis edilmiş olan mera,yaylak ve kışlaklarda, çiftçilerin her birinin müşterek otlatabileceği büyükbaş hayvan birimi sayısını,...ı) Tahsis: Çayır, mera, yaylak ve kışlakların kullanımlarının verimlilik ve sosyal adaletilkelerine uygun şekilde düzenlenerek, münferiden ya da müştereken yararlanılmak üzere bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılmasını,...j) Tespit: Bir yerin mera, yaylak ve kışlak arazisi olup olmadığının resmi evrakla ve bilirkişi ifadeleri ile belgelendirilmesini,k) Komisyon: Mera komisyonunu,...ifade eder.8. 4342 sayılı Kanun’un “Mera, Yaylak ve Kışlakların Hukuki Durumu” başlıklı 4. maddesi şöyledir:
Esas No : 2025/131 Karar No: 2025/276
"Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Komisyonun henüz görevine başlamadığı yerlerde, evvelce çeşitli kanunlar uyarınca yapılmış olan tahsislere ve teessüs etmiş teamüllere göre; mera, yaylak ve kışlakların köy veya belediye halkı tarafından kullanılmasına devam olunur.Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz. Ancak, kullanım hakkı kiralanabilir. Kiralama ilkeleri yönetmelikle belirlenir. (Değişik dördüncü fıkra: 27/2/2013-6443/1 md.) Amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacı ile yapılan veya yapılacak olan masraflar sebebiyet verenlerden tahsil edilir. Yapılan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar genel bütçeye, yapılacak olan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar ise il müdürlüklerince hazırlanan ıslah projelerine uygun olarak o yerin ıslah çalışmalarında kullanılmak üzere köy sandığında veya belediye bütçesinde açılacak hesaba gelir kaydedilir.Umuma ait çayır ve otlak yerlerinin kullanılmasında ve bunlardan faydalanılmasında mera yaylak ve kışlaklara ilişkin hükümler uygulanır.”9. 4342 sayılı Kanun’un "Mera, Yaylak ve Kışlak Olarak Tahsis Edilecek Yerler" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"Komisyonca tespit edilecek ihtiyaca göre aşağıda belirtilen yerler mera, yaylak ve kışlak olarak, köylere veya belediyelere tahsis edilir.a) Kadimden beri mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan yerler ile aynı amaçla kullanılmak üzere köy veya belediyelere tahsis ya da terk edilen yerler,b) Devletin hüküm ve tasarrufunda veya Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği anlaşılan yerler,c) Mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılacak yerler,d) Tapu kayıtlarında mera, yaylak ve kışlak olarak görülen ve halen işgal edilen yerler.”10. 4342 sayılı Kanun'un “Tahsis Kararı” başlıklı 12. maddesi şöyledir: "Komisyon, 11 inci maddeye göre belirlenen ihtiyacı karşılayacak miktarda mera, yaylak ve kışlaklar ile bunlarla ilgili sulama ve geçit yeri olarak tespit edilen alanları halkın ortak olarak yararlanmaları amacıyla, o köy veya belediye tüzel kişiliğine tahsis eder ve tahsis kararı valiliğin onayına sunulur. Bu kararda, tahsis edilen yerin niteliği, miktarı, sınırları, hayvan sulama ve geçit yerleri, tahsis amacı, otlatma kapasitesi, aile işletmelerinin büyükbaş hayvan birimi üzerinden otlatma hakkı ve otlatabilecekleri hayvan sayısı da belirtilir. İhtiyaçtan fazla çıkan kısım ise, ihtiyaç içinde bulunan çevre köy veya belediyelerle hayvancılık yapan özel veya tüzel kişilere kiralanabilir. Ancak kiralama durumu tahsis edilen köy ve belediyelerin hayvan sayısına göre her 5 yılda yeniden değerlendirilir.Ayrıca bu Kanun kapsamına alınmakla birlikte, ancak ıslah edilmek suretiyle mera olarak kullanılabilecek alanlar, gerekli ıslah işlemlerini taahhüt eden özel ve tüzel kişilere kiralanabilir.Kiralama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.(Ek fıkra: 27/2/2013-6443/2 md.) Kiralanacak alanda hayvancılık için gerekli bakım, barınma ve su ihtiyaçlarını karşılayacak zorunlu hayvancılık tesisleri kurulabilir. Bu tesislerin taban alanı, kiralanacak alanın yüzölçümünün yüzde birini geçemez. Bu oranı bir katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. Bu tesislerin yapılması ve kullanılması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir"11. 4342 sayılı Kanun'un, “Tahsis Kararının Tebliği, İlanı, İtirazı ve Kütüğe Kayıt” başlıklı 13. maddesi şöyledir:
Esas No : 2025/131 Karar No: 2025/276
“Teknik ekiplerce yapılan çalışmaların sonuçları komisyonca ilgili köy ve belediyelerin ilan yerlerinde 30 gün süre ile askıda kalır.
Teknik ekiplerin tespit ve tahdit sonuçlarına karşı askı ilanı süresi içinde komisyona itiraz edilebilir.Komisyon yapılan itirazları 60 gün içinde karara bağlar.
Komisyonun itirazları inceleyerek aldığı kararlar ile tahsis kararları, o yerin köy muhtarlığı ile belediye başkanlığına, defterdarlık veya mal müdürlüğüne, ilgili orman müdürlüğüne ve Tarım Reformu Teşkilatına tebliğ edilir. Ayrıca köy ve belediyelerde ve bunların bağlı olduğu ilçelerde alışılmış araçlarla ilan edilir ve bu konuda tutanaklar ve haritalar eklenecek 30 gün süre ile askıya çıkartılır.Komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir.
Dava konusu mera, yaylak ve kışlakların kadastro çalışma alanı dışında kalması halinde kadastro mahkemelerinin yetkisi bu alanlarla ilgili davaları da kapsar.
30 günlük ilan süresi içinde haklarında dava açılmayan kararlar kesinleşir ve tapu sicil müdürlüğüne gönderilerek özel sicile kaydedilir.”12. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 08/04/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası temin edilmeden Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği görülmekte ise de; dava konusuna ilişkin bilgi ve belgeler ile adli yargı kararının kesinleşme durumunu gösteren bir örneğinin dosyada bulunduğu, bu nedenle adli yargı dosyasının istenilmediği ve sonuçta usule ilişkin başka bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
Esas No : 2025/131 Karar No: 2025/276
B. Esasın İncelenmesi 14. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL'ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, davacı Muş ili, Merkez ilçesi, ... Muhtarlığı tarafından ... köyüne ait mera vasıflı bir kısım taşınmazların ... Köyü adına tescil edildiği, bu taşınmazlar arasında bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın mera vasfının iptal edilerek köy sınırlarına alınması ve söz konusu taşınmaza ilişkin olarak kadastro işleminin ve tapu kaydının iptal edilerek eski hale getirilmesi talebiyle açılmıştır. 16. Dosyanın incelenmesinden; Oymataş mezrası ... Köyüne bağlı iken, ... köyü olarak tescil edildiği, Muş ili, ... köyü, ... ada, ... parsel ve yaklaşık 400 dönümlük arazinin davalı ... Köyü adına mera olarak tespit edildiği, köy sınırları içinde bulunan bir kısım taşınmazların da davalı köyün sınırları dahilinde gözüktüğü, bu taşınmazların sınırının köyün kadim sınırı iken bu sınırın ihlal edilerek, mera ile birlikte köy halkının taşınmazlarının da davalı ... Köyüne alındığı; davacı ... köyü muhtarlığı tarafından, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın mera sıfatının iptal edilip köy sınırları dahiline alınması, köyün arazilerinin davalı köy sınırları içine alınmasına ilişkin kadastro işleminin iptali, bu taşınmazların köylerinin sınırlarına dahil edilmesi ve tapunun iptali ile eski hale getirilmesine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. 17. İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kullanım şekline ilişkin olarak "Muş İl Mera Komisyonunca tesis edilen işlemler hakkında bilgi verilmesinin ve dava konusu taşınmazın davalı ... Köyü adına mera vasfıyla tescil edilmesi yönünde karar alınıp alınmadığı" hususunda Muş Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne ara karar yazılmış, Müdürlüğün 10/01/2025 tarih ve 17545365 sayılı cevabi yazısında "Uyuşmazlık konusu olan Muş İli Merkez İlçesi ... Köyü sınırları içerisinde bulunan ... ada ... parsel sayılı (davacı tarafından ... köyü sınırları içerisinde bulunduğu ileri sürülen) taşınmazın kullanım şekline ilişkin olarak Muş İl Mera Komisyonunca mera tahsis kararı verilmiştir. Ancak söz konusu ... ada ... nolu parsel, idari sınır olarak tapu ve kadastro kayıtlarında ... Köyüne ait olarak tescil edilmiş olduğundan Mera Tahsis Kararı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına verilmiştir. Tahsis kararı Muş Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden alınan parselin hangi Köye ait olduğuna dair bilgiler esas alınarak yapılmaktadır. Tahsis kararına ait belgeler yazımız ekinde sunulmuştur. Anılan taşınmazın ... Köyü adına mera vasfıyla tescil edilmesi yönünde İl Mera Komisyonu Başkanlığımızca alınmış bir karar bulunmamaktadır. Söz konusu parsel 1983 yılında ilk tesis kadastrosu ile 0/121 parsel numarasıyla mera olarak ... Köyü adına tescil edilmiştir. Muş Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan yenileme çalışmalarıyla taşınmaz ... ada ... nolu parsel olmuş, iki köy birbirinden ayrıldıktan sonra, İl İdare Kurulu tarafından sınır belirleme çalışmaları yapılmış ve idari sınır belirlendiğinde parsel ikiye bölünerek iki köy arasında paylaştırılmış ve ... ada ... nolu parsel mera vasfıyla ... Köyü adına, söz konusu davalı parsel olan ... ada ... nolu parsel de mera vasfıyla ... Köyü adına" tescil edildiği bildirilmiştir. 18. Olayda davacı ... köyü muhtarlığı, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın kadimden beri köylerine ait mera olduğunu, davalı adına yapılan tahsisten dolayı zarar gördüklerini ileri sürerek, davalı adına yapılan tahsisin iptal edilip kendi köy sınırlarına dahil edilmesini istemektedir. Muş Valiliğinin 10/01/2025 tarih ve 17545365 sayılı yazısında ise, dava
Esas No : 2025/131 Karar No: 2025/276
konusu parselin 1983 yılında ilk tesis kadastrosu ile 0/... parsel numarası aldığı ve mera olarak ... Köyü adına tescil edildiği, Muş Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan yenileme çalışmalarıyla taşınmazın ... ada, ... nolu parsel olduğu (ada-parsel değiştiği); iki köyün birbirinden ayrılmasından sonra, İl İdare Kurulu tarafından sınır belirleme çalışmaları yapıldığı ve idari sınır belirlendiğinde parselin ikiye bölünerek iki köy arasında paylaştırıldığı, ... ada, ... nolu parselin mera vasfıyla Oymataş köyü adına, dava konusu ... ada, ... nolu parselin ise yine mera vasfıyla ... Köyü adına tescil edildiği, mera tahsis kararının, Muş Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden alınan parselin hangi Köye ait olduğuna dair bilgiler esas alınmak suretiyle yapıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.19. Konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile somut olay birlikte irdelendiğinde, ortada idari sınırların iptaline ilişkin açık bir talep bulunmadığı gibi sınır belirlemeye yetkili makama karşı da açılmış bir davanın olmadığı; uyuşmazlığın esas olarak, kadastro çalışmaları sonucu alınan mera tahsis kararı ile belirlenen sınır nedeniyle, köy halkının mağduriyet yaşadığından bahisle, mera tahsis kararının iptaline ilişkin olduğu görülmektedir.20. Bu durumda, iki köy arasındaki idari sınırlara ilişkin olmayan, İl Mera Komisyonunca alınan karar uyarınca tahsis edilen meranın aidiyetine ilişkin mülkiyet iddiasından kaynaklanan uyuşmazlığın, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 12. ve 13. maddeleri kapsamında görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.21. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Van 4. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/09/2024 tarih ve E.2023/682, K.2024/427 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Van 4. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04/09/2024 tarih ve E.2023/682, K.2024/427 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,08/04/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanRıdvanGÜLEÇ ÜyeNilgünTAŞÜyeDoğanAĞIRMANÜyeEyüpSARICALAR ÜyeAhmetARSLANÜyeMahmutBALLIÜyeBilalÇALIŞKAN