T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/243KARAR NO: 2025/419
KARAR TR: 16/06/2025ÖZET: Taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmasının ilgili hükmünün ihlal edildiğinden bahisle TEİAŞ tarafından düzenlenen "sistem kullanım ceza ücreti" konulu faturanın tahsili amacıyla özel hukuk tüzel kişisi aleyhine genel hükümlere göre açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı: Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel MüdürlüğüVekili: Av. S. ŞDavalı: ... ... Çelik Endüstrisi ve Ticaret A.Ş.Vekilleri: Av. D. DI. DAVA KONUSU OLAY 1. Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmasının ilgili hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle Haziran 2012, Temmuz 2012 ve Ekim 2013 dönemlerine ilişkin üç adet fatura karşılığı toplam 79.962,48 TL tutarlı sistem kullanım cezası bedelinin son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammının KDV'si ile birlikte uygulanması suretiyle tahsili için adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 25/04/2022 tarih ve E.2022/293, K.2022/358 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın idari yargı yerinde görüleceğinden bahisle HMK'nın 114/l-b ve 115. maddeleri uyarınca, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, davanın usulden reddine karar vermiş, karara karşı istinaf isteminde bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 05/10/2022 tarih ve E.2022/1617, K.2022/1448 sayılı kararı ile, istinaf isteminin reddine kesin olarak karar vermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir. Mahkeme kararının ilgili kısmı şöyledir: "Dava, taraflar arasında akdedilen sistem kullanım anlaşması nedeniyle davacı tarafından tanzim edilip davalı tarafça ödenmeyen ceza faturasından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen ceza-i şartları ve diğer yaptırımları uygulamak” TEİAŞ’ın görev ve
Esas No : 2025/243 Karar No: 2025/419
yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a Ek madde 3 ile “8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür.” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
Hukuk yargılamasında usul hükümlerinde yapılan değişiklikler (aksine geçiş ve yürürlük hükmü getirilmediği sürece) derdest davalarda derhal uygulanır. Bilindiği üzere; bir davaya hangi yargı kolunda bakılacağı konusu HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince dava şartıdır. HMK'nın 115/1. fıkrası gereğince anılan dava şartı yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Bu açıklamalar çerçevesinde değinilen yasal düzenlemenin yürürlüğünden sonra derdest olan dosyamızda Mahkememizin yargı yolu itibariyle davaya bakmaya görevli olmadığı kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle HMK'nın 114/1-b gereğince yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın 115/2. fıkrası gereğince davanın "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle usulden reddine dair karar vermek gerekmiştir." 3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda 4. Ankara 17. İdare Mahkemesi 27/10/2022 tarih ve E.2022/2125 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, "Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/253 sayılı esasında açılan dava dosyası bakımından" görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiş, Mahkememizin 25/09/2023 tarih ve E.2023/168, K.2023/603 sayılı kararı ile 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan başvurunun reddine karar verilmiştir.5. Ankara 17. İdare Mahkemesi 07/02/2024 tarih ve E.2022/2125, K.2024/174 sayılı kararı ile, davanın reddine karar vermiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi 18/12/2024 tarih ve E.2024/778, K.2024/2040 sayılı kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 17. İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen yargılama süreci tamamlandıktan sonra davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine kesin olarak karar vermiştir.6. Ankara 17. İdare Mahkemesi 12/02/2025 tarih ve E.2025/152 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden bahisle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Davacı TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ vekili AV. T.G.A, AV. N.A tarafından, .... ... Çelik Endüstrisi ve Tic. A.Ş.'nin sistem kullanım ihlali nedeniyle uğranılan zarar sebebiyle kesilen 29.04.2013 tarih ve I81456 sayılı 12.926,53-TL meblağlı, 29.04.2013 tarih ve I081581 sayılı 38.779,60-TL meblağlı, 29.04.2013 tarih ve 31.10.2013 tarih ve K360849 sayılı 28.256,35-TL toplam 79.962,48-TL alacağın, faturaların son ödeme tarihlerinden itibaren başlatılmak üzere gecikme zammı ve gecikme zammı oranında işleyecek faizin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle ... ... Çelik Endüstrisi VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ 'ne karşı açılan davada işin gereği görüşüldü.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 142. maddesi'nde; mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği öngörülmüştür.
Esas No : 2025/243 Karar No: 2025/419
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun '' İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı '' başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında; idari davalar, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, genel hizmetlerden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak tanımlanmış,İdare hukukunun uygulanmasında doğan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanını oluşturmaktadır. İdare hukuku kuralları içinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun “Olumsuz Görev Uyuşmazlığı” başlıklı 19. maddesinde "Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararları üzerine, kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciinin davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varması halinde, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvuracağı ve elindeki işin incelemesini de Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesine değin erteleyeceği, yargı merciince önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderileceği" kuralına yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; TEİAŞ ile davalı ... ... Çelik Endüstrisi ve Tic. A.Ş. arasında 28.01.2004 tarihinde imzalanan Sistem Kullanım Anlaşmasının 01.02.2004 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu anlaşmanın 29.12.2005, 12.04.2007, 30.07.2008, 15.04.2010 ve 30.06.2010 tarihlerinde revize edildiği, son olarak 07.06.2012 tarihli sistem kullanım anlaşmasının imzalandığı, Sistem Kullanım Anlaşması'nın "Cezai Şartlar" başlıklı 9. maddesinde ve İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildiriminde; "İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması" şeklinde tanımlanan kuralın ihlal edildiği nedeniyle .... ... Çelik Endüstrisi ve Tic. A.Ş.'ye tahakkuk ettirilen sistem kullanım ceza ücretine ilişkin 29.04.2013 tarih ve 181456 sayılı 12.926,53-TL, 29.04.2013 tarih ve 1081581 sayılı 38.779,60-TL, 31.10.2013 tarih ve K360849 sayılı 28.256,35-TL olmak üzere toplam 79.962,48-TL fatura bedellerinin fatura son ödeme tarihlerinden itibaren başlatılmak üzere 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre gecikme zammı ve gecikme zammı oranında işleyecek faizin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta; davacı TEİAŞ'ın, ... ... Çelik End. Ve Tic. A.Ş. adına düzenlemiş olduğu faturaların elektrik iletim sistemi yükümlülüklerinin ihlalinden kaynaklandığı, bu yönüyle bakılan davanın, özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirket tarafından özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirketten fatura alacağının tahsili amacı ile açıldığı, ihtilafın ticari ilişkiye ilişkin olduğu görülmektedir.Bu durumda; ... ... Çelik End. Ve Tic. A. Ş. ile davacı TEİAŞ arasında imzalanan borç nakil sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan iş bu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı merciilerinin görevine girdiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.Öte yandan; konusu ve sebebi aynı olan davanın ilk olarak Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesinde açıldığı ve adı geçen Mahkemenin 25/04/2022 tarih ve E:2022/293, K:2022/358 sayılı kararı ile uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 05.10.2022 tarih, E:2022/1617, K:2023/1448 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmesiyle kesinleştiği görüldüğünden, görevli yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna ulaşılan dava hakkında 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi için dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dava
Esas No : 2025/243 Karar No: 2025/419
konusu uyuşmazlığın esasının incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından karar verilinceye değin ertelenmesine, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."7. Ankara 17. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyasının aslı ve adli yargı dava dosyasının sureti Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"9. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "İletim faaliyeti" başlıklı 8. maddesine 25/11/2020 tarihli ve 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile eklenen 2. fıkranın (d) bendinde; "İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen cezai şartları ve diğer yaptırımları uygulamak," TEİAŞ'ın görev ve yükümlülükleri arasında sayılmıştır. 10. 6446 sayılı Kanun'un ek 3. maddesi şöyledir: "(Ek:25/11/2020-7257/39 md.)(1) 8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür. "11. Belirtilen maddeler 02/12/2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir.IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal
Esas No : 2025/243 Karar No: 2025/419
ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 16/06/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde, adli yargı dosyası sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi 13. Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:14. Dava, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmasının ilgili hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle, Haziran 2012, Temmuz 2012 ve Ekim 2013 dönemlerine ilişkin üç adet fatura karşılığı toplam 79.962,48 TL tutarlı ceza fatura bedelinin fatura alacaklarına son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammının KDV'si ile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.15. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir kanunla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.16. Bununla birlikte, davalı... ... Çelik Endüstrisi ve Ticaret A.Ş. yönünden ortada iptal talebine konu bir idari işlemin bulunmadığı, yine bu şirketin idari eylem veya işleminden kaynaklı bir menfaat ihlalinin ve kişisel hakkın doğrudan bozulmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla davalı yönünden idari yargı yerinde açılmasını gerektirir bir dava türünün mevcut olmadığı da açıktır.17. Ayrıca, idari yargıda husumet kamu düzenindendir ve kendisine karşı dava açılan taraf, davalı mutlaka idare olmalıdır. Yani idari davalarda, davalı her zaman idaredir. 18. Yukarıda yer verilen 6446 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi ile bu bendin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda görüleceği yönündeki Ek 3. maddesinin açık hükmü ile bu düzenlemeden önce genel hükümlere göre özel hukuk tüzel kişisi ... ... Çelik Endüstrisi ve Ticaret Anonim Şirketine karşı dava açılmış olması hususlarının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.19. Buna göre, davanın açıldığı tarihte davalı mevkiinde kamu tüzelkişiliği niteliğini haiz olmayan ... ... Çelik Endüstrisi ve Ticaret Anonim Şirketinin olması karşısında, davalı bakımından idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, genel hükümlere göre açılmış davadaki uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi ve çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Ankara 17. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/04/2022 tarih ve E.2022/293, K.2022/358 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM
Esas No : 2025/243 Karar No: 2025/419
Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Ankara 17. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/04/2022 tarih ve E.2022/293, K.2022/358 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,16/06/2025 tarihinde, UYUŞMAZLIĞIN ESASI YÖNÜNDEN Üyeler Doğan AĞIRMAN ve Eyüp SARICALAR'ın KARŞI OYLARI; GEREKÇEDE ise Üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
Esas No : 2025/243 Karar No: 2025/419
KARŞI OYDava, davacı TEİAŞ tarafından, iletim sisteminin hatalı kullanımı nedeniyle verilen zarar karşılığı olarak, "sistem kullanım ceza ücreti" açıklaması ile düzenlenen fatura alacaklarının tahsili istemiyle açılmıştır.Dosyanın incelenmesinden; taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşmasının ilgili hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle, Haziran 2012, Temmuz 2012 ve Ekim 2013 dönemlerine ilişkin üç adet fatura karşılığı toplam 79.962,48 TL tutarlı ceza fatura bedelinin fatura alacaklarına son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammının KDV'si ile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun "idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları; fıkranın (b) bendinde ise; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.Öte yandan, 02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre "iletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen ceza-i şartları ve diğer yaptırımları uygulamak" TEİAŞ'ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra, 6446 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 3 ile "8 inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür." hükmü eklenmiş, 46. maddesi ile de Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.Ek madde 3 hükmünde açık bir şekilde, 8. Maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda görüleceğinin kabul edildiği ve davaya konu uyuşmazlığın da sistem kullanım ceza ücretine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Burada kanun koyucunun yargı yolu konusunda iradesi açık olup artık, bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına bakarak yorum yapılması mümkün değildir. Yine açık bir şekilde "bu maddeden kaynaklanan uyuşmazlıklar" denildiğinden artık uyuşmazlığın konusu olan ceza bedelinin tahsilinin hangi aşamada olduğunun da bir önemi bulunmamaktadır.7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza bedellerine dair uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandıktan sonra yine kanunun yayım tarihinde yürürlüğe gireceği de hükme bağlanmıştır. Kanun değişikliği içeriğinin yargı yoluna ilişkin olduğu, usul hükmü niteliğinde olduğundan derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıklara uygulanacağı konusunda da tereddüt bulunmamaktadır.Yukarıda yer verilen 6446 sayılı Yasa'nın 8. maddesinin (d) bendi ile bu bendin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda görüleceği yönündeki Ek 3. maddesinin açık hükmü karşısında; TEİAŞ tarafından, iletim sistemine zarar verildiğinden bahisle ilgili mevzuat uyarınca belirlendiği ileri sürülen sistem kullanım ceza ücreti konulu düzenlenen faturanın tahsili amacıyla açılan işbu davada yargısal denetimin, İdarî yargı yolunda yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.Bu itibarla, davacı tarafından düzenlenen ceza faturalarına ilişkin işlemden doğan
Esas No : 2025/243 Karar No: 2025/419
uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanında bulunduğu düşüncemizle, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyoruz.
Üye
Üye
Doğan AĞIRMAN
Eyüp SARICALARKARŞI OY
Esas No : 2025/243 Karar No: 2025/419
Dava, iletim sistemi sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerini hesaplama yöntem bildiriminin ilgili hükmünün ihlal edildiğinden bahisle TEİAŞ tarafından düzenlenen sistem kullanım ceza ücreti konulu faturaların tahsili amacıyla açılmıştır.İdari yargı düzeninde bir uyuşmazlığın görülebilmesi için öncelikle idari bir işlem veya eylemin mevcut olması gerekmektedir. Tespit davası adlı bir dava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda yer almamaktadır.Dosyanın incelenmesinden, davacı idare tarafından, iletim sistemi sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerini hesaplama yöntem bildiriminin ilgili hükmünün ihlal edildiğinden bahisle TEİAŞ tarafından düzenlenen sistem kullanım ceza ücreti konulu faturaların tahsili amacıyla açıldığı görülmektedir.Bu durumda, ortada idari işlem veya bir eylem mevcut olmaması ve alacak davası olarak açılan davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unda yer almaması nedeniyle bu davanın çözümünde adli yargı yerleri görevli olduğundan karara gerekçe yönünden katılmıyorum.
Üye
Ahmet ARSLAN