T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2025/254KARAR NO: 2025/474
KARAR TR: 07/07/2025 ÖZET: Davacının, 5434 sayılı Kanun kapsamında askeri okula kaydının yapıldığı tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine ve emekli aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemiyle davalı kuruma yaptığı başvurunun reddine ilişkin işleme karşı açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı : A. A.
Vekili : Av. F. P.
Davalı
: Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıVekili : Av. Y. E. B.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin 30/08/1999 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Astsubay Okulunda sigorta başlangıcı ile işe giriş yaptığını, EYT düzenlemesi olarak bilinen 01/03/2023 tarih ve 7438 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme uyarınca, ilk sigortalılık başlangıcının 08/09/1999 ve öncesi tarih olanların yaş dışındaki diğer şartları taşıması şartıyla yaşlılık ve emeklilik aylığı almalarına imkan sağlandığını, müvekkil tarafından yapılan emeklilik başvurusuna davalı idarece, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının görüşü çerçevesinde, askeri öğrenci olarak her ne kadar 01/09/1999 tarihinde göreve başlasa da emeklilik keseneğinin 15/09/1999 tarihinde yatırıldığından, ilk işe giriş tarihinin 15/09/1999 olarak kabul edilerek emekli aylığı başvurusunun reddedildiğini, oysa Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından verilen Kesenek İcmal Bordrolarına göre müvekkilinin 30/08/1999 tarihinde tam kesenek ile primlerinin ödendiğini, müvekkili ile aynı dönemde askeri okula başlayan meslektaşlarının emeklilik başvurularının kabul edilerek emekli aylıklarının bağlandığını belirterek, müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 30/08/1999 olması ve emekli aylığı bağlanması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Uşak İdare Mahkemesi 04/03/2024 tarih ve E.2024/139, K.2024/211 sayılı kararı ile, dava konusu uyuşmazlığın, davacının ilk işe giriş tarihinin 15/09/1999 tarihi kabul edilmesi nedeniyle, emeklilik şartını yerine getirmediğinden reddine ilişkin işlemden kaynaklandığı, 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi uyarınca, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümünün iş mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf yoluna
Esas No : 2025/254 Karar No: 2025/474
başvurulması üzerine İzmir Bölge İdare mahkemesi Beşinci İdari Dava Dairesi 02/07/2024 tarih ve E.2024/1247, K.2024/1303 sayılı karar ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:''...Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacı tarafından, sigortalılık başlangıç tarihinin 30.08.1999 tarihi olması ve emekli aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurununreddine ilişkin işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bakılan davada, dava konusu uyuşmazlığın davacının ilk işe giriş tarihinin 15.09.1999 tarihi kabul edilmesi nedeniyle
emeklilik şartını yerine getirmediği gerekçesiyle reddine ilişkin işlemden kaynaklandığı, 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi uyarınca 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünün İş Mahkemelerine ait olduğu görüldüğünden, 5510 sayılı Kanundan kaynaklanan iş bu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.01.2021 tarih ve E:2020/729, K:2021/11 sayılı Kararı da bu yöndedir... ''3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B. Adli Yargıda4. Uşak 2. İş Mahkemesi 28/01/2025 tarih ve E.2024/296, K.2025/38 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, davanın yargı yolu caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar vermiş, bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:''... Davacının sosyal güvenlik statüsünün belirlenmesi açısından sigorta sicil dosyası getirtilmiş olup yapılan incelemede; sigortalılık başlangıcını talep ettiği dönemde 5434 sayılı yasaya tabi (astsubay okulunda) olarak görev yaptığı anlaşılmakta olup, bu durumda davacı hakkında 5434 Sayılı Yasanın 102’nci maddesi kapsamında kurumca yapılan işlem nedeniyle doğan uyuşmazlıkta uyuşmazlığın çözümünde ne 506 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulmamakta, davacı yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceğinden bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargının görevinde bulunduğu kanaatine varıldığından 6100 Sayılı HMK'nın 114/b maddesine göre dava şartı olan " Yargı yolunun caiz olmaması " nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. Maddesi "Adli ve idari (2) yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler. (Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." düzenlemesini içermektedir.Dosyadaki kayıt ve belgelerden davanın önce idari yargıda Uşak İdare Mahkemesi'nin 2024/139 E sayılı dosyası ile açıldığı, idare mahkemesince uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 5510 sayılı Kanunun 101. maddesi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 15/1-a maddesi hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verildiği, istinaf üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nin 2024/1247 E sayılı kararı ile davacı hakkında verilen kararın usul ve yasa hükümleri ile hukuka uygun olduğu gerekçesi ile kesin olarak karar verildiği, bunun üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşıldığından Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'nun Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları başlıklı 19.
Esas No : 2025/254 Karar No: 2025/474
Maddesinin "Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler." hükmünü içerdiği anlaşıldığından, idari yargının görevli olduğu kanaati ile görevli merciin belirtilmesi için kararın kesinleşmesine müteakip ve taraflardan birinin istemi üzerine dosyanın, görevli yargı mercinin belirlenmesi için 2247 Sayılı Yasanın 14.maddesi gereğince Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Tüm yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Gerekçe ve Nedenlerle;1-Uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 114/b maddesine göre dava şartı olan " Yargı yolunun caiz olmaması " nedeni ile davanın usulden reddine,2-İdari yargı yolu ile olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından kararın kesinleşmesine müteakip ve taraflardan birinin istemi üzerine dosyanın, görevli yargı mercinin belirlenmesi için 2247 Sayılı Yasanın 14.maddesi gereğince Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,...''5. Davacı vekili 2247 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Uşak 2. İş Mahkemesince dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. III. İLGİLİ HUKUKA. Mevzuat6. T.C. Anayasası’nın "F. Uyuşmazlık Mahkemesi" başlıklı 158. maddesinin son fıkrası şöyledir: “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” 7. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 83. maddesi şöyledir:"(Ek: 17/4/2008-5754/75 md.)Kendi isteği ile emekliye ayrılan, ancak daha sonra Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından hizmet süresinin eksik olduğu veya gerekli yaş şartını henüz haiz olmadığı tespit olunanlardan; emeklilik veya malûllük aylığı alınan süresi, eksik hizmet süresinden veya yaş şartının yerine getirilmesi için tamamlanması gereken süreden fazla olanların emeklilik işlemi iptal edilmez. Bunların en son aylık ödenen tarihten eksik hizmet süresi veya yaş şartının yerine getirilmesi için tamamlanması gereken süre kadar geriye gidilerek, bu dönemde kendilerine ödenen emeklilik veya yaşlılık aylıkları borç çıkarılır. Çıkarılan borç ve bu borca ilişkin faiz ile borç çıkarılan süreye ait kesenek ve kurum karşılıkları, ilgili kurum bütçesinin personel ödeneklerinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ödenir. Bu şekilde ilave olarak kesenek ve kurum karşılığı ödenen süreler için ilgililere ikramiye farkı ödenmez, ödenmiş olan ikramiyenin eksik hizmet süresine ilişkin kısmı geri alınmaz. Borç çıkarılan döneme ilişkin olarak ilgililer adına Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından karşılanmış olan tedavi ve ilaç bedelleri de kurumları bütçelerinden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ödenir."
Esas No : 2025/254 Karar No: 2025/474
8. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir."9. 5510 sayılı Kanun'un "Kapsam" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "Bu Kanun; sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanacak kişileri, işverenleri, sağlık hizmeti sunucularını, bu Kanunun uygulanması bakımından gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları kapsar." 10. 5510 sayılı Kanun'un "Sigortalı sayılanlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "(Değişik: 17/4/2008-5754/2 md.)Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından,a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,c) Kamu idarelerinde;1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,sigortalı sayılırlar."11. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür." 12. 5510 sayılı Kanun'un "5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 4. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: " (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında, bu Kanunla
Esas No : 2025/254 Karar No: 2025/474
yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır." 13. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun "Sandıktan Faydalanacaklar" başlıklı mülga 12/II-(j) bendinde, Milli Savunma Bakanlığı harp okulları öğrencilerinin bu Kanun'dan kaynaklı haklardan yararlanacakları düzenlemesine yer verilmiştir.B. Yargı Kararı14. 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin 22/12/2011 tarih ve E.2010/65, K.2011/169 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasına dayalı yeni sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceği açıktır…"IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 07/07/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.
Esas No : 2025/254 Karar No: 2025/474
B. Esasın İncelenmesi16. Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:17. Dava, davacının 5434 sayılı Kanun kapsamında askeri okula kaydının yapıldığı tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine ve emeklilik aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemiyle davalı Kuruma yaptığı başvurunun ''askeri öğrenci olarak her ne kadar 01/09/1999 tarihinde göreve başlamış olduğunuz görünse de, adınıza yatan emeklilik keseneği 15/09/1999 tarihinde yatırıldığından ilk işe giriş tarihiniz 15/09/1999 olarak kabul görmektedir. Bu nedenle güncel olarak halen emekli olabilmek için 60 yaş 7000 gün şartını yerine getirmeniz gerekmektedir." gerekçesiyle reddine ilişkin işleme karşı açılmıştır.18. 5510 sayılı Kanun'la 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında bulunanlar, geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme bağlı tutulmuş ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra göreve başlayanlar yönünden, prim esasına dayalı sigorta sistemine geçilmiştir. Bu sistemle, devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, hizmet akdine göre ücretle çalışanlar, tarım işlerinde ücretle çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ve tarımda kendi hesabına çalışanları kapsayan beş farklı emeklilik rejimi, aktüeryal olarak hak ve yükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altında toplanmıştır.19. Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği ancak bu Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanun’un değil 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır.20. Dosyanın incelenmesinden; davacının 01/09/1999 tarihinde astsubay sınıf okulu öğrencisi olarak işe başladığı, disiplinsizlik nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığı 24/06/2011 tarihine kadar 5434 sayılı Kanun 4/c maddesi kapsamında görev yaptığı, 5434 sayılı Kanun kapsamında askeri öğrenci sayılan davacının askeri okula kaydının gerçekleştirildiği tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü ve emeklilik aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin, Uşak Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 22/01/2024 tarih ve ...88623215 sayılı işleminin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.21. Bu durumda, yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı nazara alındığında, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a
Esas No : 2025/254 Karar No: 2025/474
göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla davacının işlemleri 5434 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirildiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamında bulunduğundan, 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce kamu görevlisi olan davacı tarafından açılan davanın görüm ve çözümünün de idari yargı yerine ait olduğu sonucuna varılmıştır. 22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Uşak İdare Mahkemesinin 04/03/2024 tarih ve E.2024/139, K.2024/211 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGI YERİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Uşak İdare Mahkemesinin 04/03/2024 tarih ve E.2024/139, K.2024/211 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,07/07/2025 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KARAR VERİLDİ.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN