T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİESAS NO : 2025/260KARAR NO: 2025/475
KARAR TR: 07/07/2025 ÖZET: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, iş yerinin kapatılmasına ilişkin kararın da idari yargıda dava konusu yapılması karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesi ve 27. maddesinin sekizinci fıkrası hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı : T.
Yayıncılık Eğitim Danışmanlık ve Sağlık Hizmetleri Ticaret Pazarlama Anonim ŞirketiVekili : Av. B. Ö.
Davalı : Kars Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Vekili : Av. M. A.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Kars Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün, 27/05/2024 tarihli Soruşturma Raporu ile, "T.
ve D.
" adlı kurum hakkında 5580 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen "izinsiz eğitim ve öğretim faaliyeti yapıldığının" tespit edildiğinden bahisle, Kars Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 25/06/2024 tarih ve ...104918423 sayılı kararı ile, 268.290 TL tutarında idari para cezası verilmiş ve 27/11/2024 tarihli ve 120255816 sayılı Valilik Makamından alınan Kurum Kapatma Olur'u ile söz konusu kurumun kapatılmasına karar verilmiştir. 2. Davacı vekili, 2009 yılında ticari hayata başlayan müvekkilinin mevzuata uygun şekilde tıp ve diş hekimliği öğrencileri ile mezunlarına Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ve Diş Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavına (DUS) yönelik yayıncılık ve eğitim hizmeti sunduğunu belirterek Kars Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 25/06/2024 tarih ve ...104918423 sayılı kararı uyarınca müvekkilinin izinsiz eğitim kurumu açtığından bahisle verilen 268.290 TL tutarında idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda3. Kars Sulh Ceza Hâkimliği 03/12/2024 tarih ve D.İş No.2024/2054 sayılı kararı ile, idari para cezası ile birlikte idari yargının görev alanına giren işletmenin kapatılmasına da karar verildiği, kurumun kapatılması kararının idari bir işlem olduğu ve idari yargının görev alanına girdiği, bu haliyle idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı zamanda işletmenin kapatılmasına da karar verildiğinden bahse konu idari yaptırıma karşı yapılacak başvuruyu inceleme görevinin idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, başvurunun görev
Esas No : 2025/260 Karar No: 2025/475
yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...İtiraz eden vekilinin Hakimliğimize vermiş olduğu 04/08/2024 tarihli dilekçesiyle hakkında uygulanan idari para cezasının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.Kars Valiliğinin 25/06/2024 tarihli idari yaptırım kararına itiraz eden vekilinin 04/08/2024 tarihinde itiraz başvurusunu yaptığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27/8 maddesi ''İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.'' şeklinde düzenlendiği, dosya kapsamında bahse konu kurum hakkında 5580 sayılı kanunun 3. maddesine istinaden idari para cezası uygulandığı ayrıca kurumun kapatılmasına da karar verildiği, kurumun kapatılması kararının idari bir işlem olduğu ve idari yargının görev alanına girdiği, bu haliyle idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı zamanda işletmenin kapatılmasına da karar verildiğinden bahse konu idari yaptırımına karşı yapılacak başvuruyu inceleme görevinin 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 3, 19 ve 27/8 maddeleri gereği İdare Mahkemelerinde olduğu ve Hakimliğimizin yapılan itirazı inceleme görevinin bulunmadığı anlaşılmakla, Hakimliğimizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.K A R A R :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-İtiraz edenin itirazının idari yargının görev alanına girdiği anlaşıldığından Hakimliğimizin GÖREVSİZLİĞİNE," 4. Davacı vekili, aynı istemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda5. Kars İdare Mahkemesi 28/04/2025 tarih ve E.2024/1073 sayılı kararı ile, davanın adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dosyasının incelenmesinden; Kars Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü Teftiş Şubesinin 31/05/2024 tarih ve 103541608 sayılı yazı ve eki soruşturma raporuyla davacı şirkete ait özel öğretim kurumunun 5580 sayılı Kanun'un ilgili maddelerini ihlal ettiğinin sübuta erdiğinden bahisle ilgili rapor, 5580 sayılı Kanun'un 3. maddesi, 5326 sayılı Kanun ve Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği madde 67/A gereğince brüt asgari ücretin 20 katı tutarına davacı şirket adına idari para cezası uygulanması yönünde Kars Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 25/06/2024 tarih ve E-51256523-410.03-104918423 sayılı işlemine karşı Kars Sulh Ceza Hakimliği'ne 05/08/2024 tarihinde itiraz edildiği, Sulh Ceza Hakimliğince 14/11/2024 tarih ve 2024/2054 sayılı yazı ile "(...) 25/06/2024 tarih ve 104918423 sayılı idari para cezasının yanı sıra 5580 sayılı kanun kapsamında işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmamasından bahisle kapatma kararı verilip verilmediği (...)" hususunda Kars Milli Eğitim Müdürlüğünden sorulması üzerine 27/11/2024 tarihli Valilik Oluru ile kurumun kapatmasına karar verildiğinin bildirildiği, "5580 sayılı kanunun 3. maddesine istinaden idari para cezası uygulandığı ayrıca kurumun kapatılmasına da karar verildiği, kurumun kapatılmasının idari işlem olduğu ve idari yargının görev alanına girdiği" gerekçesiyle görevsizliğine ilişkin 03/12/2024 tarih ve 2024/2054 D.İş sayılı karının 24/12/2024 tarihinde kesinleşmesi üzerine davacı tarafından Mahkememiz nezdinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Esas No : 2025/260 Karar No: 2025/475
Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.İncelenen uyuşmazlıkta, her ne kadar Kars Sulh Ceza Hakimliğince verilen 03/12/2024 tarih ve D.İş No:2024/2054 sayılı kararı ile "5580 sayılı kanunun 3. maddesine istinaden idari para cezası uygulandığı ayrıca kurumun kapatılmasına da karar verildiği, kurumun kapatılmasının idari işlem olduğu ve idari yargının görev alanına girdiği" gerekçesiyle usulden reddine karar verilmişse de Mahkememizde açılan işbu davaya ilişkin dava dilekçesinde "Kars Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 25.06.2024 tarih ve E-51256523-410.03-104918423 sayılı yazısı ile verilen 268.290,00.-TL idari para cezasının iptaline karar verilmesi" talep edildiği, davacı şirkete ait özel öğretim kurumunun kapatılmasına ilişkin kararının 27/11/2024 tarihinde alınan Valilik Oluru ile uygulandığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince yargı önüne taşınarak iptali istenen uyuşmazlığın idari para cezasına ilişkin olduğu, uygulanan idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5580 sayılı Kanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde, bu Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, dava konusu idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 03/03/2025 tarih ve E:2025/75 K:2025/166 sayılı kararı da bu yöndedir.Bu durumda, uyuşmazlığı çözmekte görevli yargı yerinin adli yargı mercileri olduğu sonucuna varıldığından ve Kars Sulh Ceza Hakimliğince verilen 03/12/2024 tarih ve D.İş No:2024/2054 sayılı kararın kesinleştiği de görüldüğünden, yukarıda aktarılan 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca, görevli yargı merciinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekmiştir..."6. Kars İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK7. 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesi şöyledir: “ Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel
Esas No : 2025/260 Karar No: 2025/475
öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar.”8. 5580 sayılı Kanun'un “Kurum açma izni” başlıklı 3. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “Bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınması zorunludur. İzin başvuruları ilgili millî eğitim müdürlüğüne yapılır. Valilikçe yapılan inceleme sonucunda açılması uygun görülen okullar dışındaki kurumlara kurum açma izni verilir. Valilikçe açılması uygun görülen okullara ilişkin başvurular ise kurum açma izni verilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Kurum açma izni talebinin valilikçe reddedilmesi hâlinde, kurucu veya kurucu temsilcisi tarafından taleplerinin reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren on beş iş günü içinde Bakanlığa itirazda bulunulabilir. İtiraz, Bakanlıkça on beş iş günü içinde karara bağlanır.Kurum açma izni alınmadıkça, kuruma öğrenci kaydı yapılamaz. Kurum açma izni verilmesi, binanın kullanılış amaçlarına ve Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun ve yeterli bulunmasıyla birlikte aşağıdaki şartların yerine getirilmesine bağlıdır: a) Ders araç-gerecinin kurumun amaç ve ihtiyaçları için yeterli olduğunun bir rapor ile tespit edilmesi. b) Kurumun; yönetici, öğretmen ve diğer personelinin sayı ve nitelikleri yönünden uygun bulunması ve bu kurumda çalışacaklarının belgelendirilmesi. c) Kurumun yönetmelikleriyle öğretim programının Bakanlıkça incelenip onanmış olması. (Değişik beşinci fıkra: 1.3.2014-6528/10 md.) Milletlerarası özel öğretim kurumları hariç bu Kanun kapsamındaki ilkokul, ortaokul, lise ve özel eğitim okulları için 1 Eylül tarihinden sonra verilen kurum açma izinleri, ertesi eğitim-öğretim yılından itibaren geçerlidir. Kurumlara ad verilmesine ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir. Gerçek ve tüzel kişiler tarafından; hizmet içi eğitim kapsamına giren faaliyetler dışında Kanun kapsamında belirtilen faaliyetler, bu Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadan yapılamaz. Askerî okullar, emniyet teşkilâtına bağlı okullar ve din eğitimi-öğretimi yapan kurumların aynı veya benzeri özel öğretim kurumları açılamaz. (Ek fıkra: 25.11.2010-6082/19 md.) 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3.7.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22.2.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlar, bu Kanun kapsamındaki özel öğretim kurumlarını kapsamaz. Özel öğretim kurumları mevzuatına uygun olmak kaydıyla işyeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça verilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. (Ek fıkra: 1/3/2014-6528/10 md.) Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür.
Esas No : 2025/260 Karar No: 2025/475
(Ek fıkra: 2/12/2016-6764/61 md.) Bu Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valiliklerce kapatılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir....” 9. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: “(Değişik: 6/12/2006-5560/31.md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”10. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”11. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.”IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 07/07/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
Esas No : 2025/260 Karar No: 2025/475
B. Esasın İncelenmesi13. Raportör-Savcı Dr. Berrak YILMAZ'ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:14. Dava, 5580 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılmıştır.15. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.16. Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.17. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.18. Uyuşmazlık Mahkemesince de, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. 19. Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait işyeri için idari para cezası ile birlikte aynı işlemle iş yerinin kapatılmasına karar verilmiş, davacı tarafından iş yeri kapatma kararının iptaline ilişkin olarak da Kars İdare Mahkemesinin E.2024/970 sayılı dosyasında dava açılmıştır. 20. İncelenen uyuşmazlıkta, uygulanan idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5580 sayılı Kanun’da da bu para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği, ancak; idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak (aynı maddi olay nedeniyle) işletmenin kapatılmasına da karar verildiği ve bunun idari yargı yerinde dava konusu edildiği
Esas No : 2025/260 Karar No: 2025/475
anlaşıldığından; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur.21. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. maddesine 5560 sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmü bir arada değerlendirildiğinde, 5580 sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı açılacak davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Kars İdare Mahkemesinin 28/04/2025 tarih ve E.2024/1073 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Kars İdare Mahkemesinin 28/04/2025 tarih ve E.2024/1073 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,07/07/2025 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN