T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/265KARAR NO : 2025/550KARAR TR : 22/09/2025 ÖZET: Davacının hususi pasaportunun davalı idarece fiziki tesliminin yapılması sırasında sisteme kayıp olarak girişinin yapılması nedeniyle, yurt dışına çıkış yapılamadığından dolayı, uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A RDavacı: Z. S.Vekilli: Av. M. C.Davalı: Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.Vekili
: Av. N. T.I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin kadın doğum uzmanı olarak görev yaptığını, ve yeşil pasaport sahibi olduğunu, seyahat için yurtdışına çıkmak istediğini, bilet dahil toplamda 148.500 TL harcama yaptığını, havaalanı pasaport kontrol noktasında polis memurlarınca yapılan kontrolde, sahibi olduğu "S35268288" seri numaralı TC hususi pasaportunun Ankara NVİ tarafından "Teslim edilmedi, Kayıp-İptal" olarak sisteme kaydedildiği bilgisinin verilerek yurt dışına çıkışına izin verilmediğini ve pasaportuna el konulduğunu, Diyarbakır Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne yaptığı müracaatla iptal gerekçesini öğrenmek istediğini, verilen cevap ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi ve Kargo Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından 2607071698167 barkod numaralı pasaport gönderisinin köy dağıtımlı gönderi olduğu, fiziki tesliminin sağlandığı ancak imza ve TC kimlik numarasının alınmadığı, teslim bilgisi girişi sistemden yapılmayan gönderinin bu nedenle kayıp olduğu düşünülerek 03/04/2023 tarihinde sisteme kayıp olarak girişinin yapıldığının bildirildiğini, uğradığı zararın giderilmesi için davalı idareye yapılan başvuruya verilen cevapta, sadece değerli kağıt bedelinin ödenebileceğinin bildirildiğini ve zararların tazmininin reddedildiğini belirterek, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zarara karşılık 148.500 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın, pasaporta el konulma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.2. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğunu ileri sürerek yargı yolu itirazında bulunmuştur.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda3. Ankara 14. İdare Mahkemesi 26/02/2025 tarih ve E.2024/1544 sayılı kararı ile, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari yargı yerince değerlendirilmesi gerektiğinden, iş bu davanın görüm ve çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu gerekçesiyle, davalının görev itirazının reddine ve mahkemelerinin görevliliğine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
''...2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde "idari dava türleri" arasında sayılan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının" idari yargı yerlerince açılacağı açıktır.Dosyanın incelenmesinden, 21.10.2023 tarihinde İstanbul Havalimanı'ndan yurt dışına gitmek isterken Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi ve Kargo Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından pasaportuyla ilgili "teslim edilmedi, kayıp-iptal" olarak sisteme giriş yapılması nedeniyle yurt dışına çıkış izni verilmediğinden dolayı oluşan 148.500,00-TL maddi tazminat ile 100.000,00-TL manevi tazminatın eylemin meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin davanın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varıldığından, davalı idarenin görev itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır...''4. Davalı vekilinin olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması talebiyle başvurusu üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.B. Olumlu Görev Uyuşmazlığı Çıkarılmasına İlişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Talebi5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davalı kuruluşun tebligat işlemini hatalı yapmasından dolayı davacının uğradığı zarardan dolayı kuruluşun tazmin yükümlülüğünün saptanmasına ilişkin uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, 2247 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına karar vererek dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin talebin ilgili kısmı şu şekildedir:''...Bilindiği gibi, 17.07.1953 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6145 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi Kuruluşu Hakkında Kanun ile “Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi” kurulmuş; 1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun 4000 sayılı Kanun'la değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler Posta İşletmesi Genel Müdürlüğünce, telekomünikasyon hizmetleri ise Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından yürütülecek şekilde yeniden yapılandırılmış; 27.01.2000 tarihli ve 4502 sayılı Kanun ile de “Türkiye Cumhuriyeti Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü” adını almış olup, 22.02.2000 tarihli ve 23972 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ana Statü'nün “Hukuki Bünye” başlıklı 3. maddesinin I numaralı bendinde, bu Ana Statü ile teşkil olunan PTT Genel Müdürlüğünün, tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu belirtilmiş ve aynı maddenin 2 numaralı bendinde de, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KHK ve bu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğuna işaret edilmiştir. Ayrıca, 15.07.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 4 sayılı, Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 385. maddesinde 6102 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulduğu hüküm altına alınmıştır.Buna göre, PTT, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluşu ise de, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 233 sayılı KHK ve Ana Statü ile özerk bir tarzda ve ekonomik gereklere uygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi amacıyla, iktisadi faaliyetleri bakımından özel hukuk hükümlerine tabi kılındığından, posta hizmetini yürüten Kuruluş ile bu hizmetten yararlananlar arasındaki hukuki ilişkinin, Kuruluşun günlük iktisadi faaliyetlerinden doğan bir özel hukuk ilişkisi niteliğini taşıdığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, 5584 sayılı Posta Kanunu'nun yerini alan 09.05.2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun "Kuruluş" başlıklı 21. maddesinde; "..../ (3) PTT, bu Kanun ve
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
6102 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü alınarak hazırlanan esas sözleşmesinin Genel Kurul tarafından onaylanmasını müteakip yapılacak tescil ve ilan ile faaliyete geçer. Esas sözleşmede yapılacak değişikliklerde Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü aranır. 6102 sayılı Kanunun ayni ve nakdi sermayesinin vaz'ına müteallik hükümleri ile 414 üncü madde hükmü PTT hakkında uygulanmaz. ..../ (7) Sermayesinin yarıdan fazlası PTT'ye ait olan şirketlerde kamu kurum ve kuruluşlarına personel istihdam edilmesine dair mevzuat hükümlerine tabi olunmaksızın 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa tabi personel istihdam edilir. Şirketlerde istihdam edilecek personelin işe alınması ve mali hakları hususlarında; görev yapılan unvan, eğitim, tecrübe, dil bilgisi ve alanında uzmanlığı esas alınmak kaydıyla ilgili şirketlerin yönetim kurulları yetkilidir." hükümleri, "Faaliyet Konuları ve Nitelikleri" başlıklı 22. maddesinde; "(7) PTT; yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, denetlemeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa tabi olmaksızın, anılan Kanun kapsamında belirtilen faaliyet konuları ile ilgili olarak bankalarla yapacağı sözleşmeler doğrultusunda bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler, 20/6/1984 tarihli ve 3028 sayılı Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesinin Tasdikinin Uygun Olduğu Hakkında Kanunla uygun bulunan Sözleşme uyarınca yetkili birimler tarafından onay şerhi (apostille) verilmiş belgelerin, kişisel verilerin korunması kaydıyla, elektronik ortamda ilgililere ulaştırılması için aracılık işlemleri ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürütür. /..." hükümleri, "Sorumluluk, Başvuru Hakkı ve Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde de; ".../ (2) PTT hizmetleri ile ilgili olarak herhangi bir talepte bulunmak ve PTT'nin sorumlu olduğu hâllerde dava etme hakkı o hizmetten yararlanana aittir. / (3) PTT hizmetleri ile ilgili olarak talepte bulunma ve dava açma hakkı faaliyet konusu işlemin tesisi tarihinden itibaren bir yılın sonunda zamanaşımına uğrar. Bu süre, PTT'ye başvuru ile kesilir ve yapılan inceleme ve araştırmaların sonucunun ilgililere bildirildiği tarihte kesildiği yerden yeniden başlar. Bu süre yeni bir başvuru ile tekrar kesilmez. / (4) PTT anlaşmazlık konusu olmayan posta hizmetine ait evrakı iki yıl saklamak zorundadır. Ancak mahkemeye, icra dairesine ve kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulduğunun tebliğ edilmesi hâlinde, anlaşmazlık konusu evrak ihtilaf sonuçlanıncaya kadar saklanır. / (5) Mahkemeye, icraya ve kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulması hâlinde zamanaşımı süresi hariç genel hükümler uygulanır." hükümleri yer almaktadır.Belirtilen yasal düzenlemeler karşısında, olayda bir idari işlem ya da eylemden doğmuş bir zarar söz konusu olmadığından, davalı kuruluşun tebligat işlemini hatalı yapmasından dolayı posta alıcısının uğradığı zarardan dolayı Kuruluşun tazmin yükümlülüğünün saptanmasına ilişkin olarak açılan davanın, özel hukuk hükümlerine adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli ve 2015/807 Esas, 2015/822 Karar, 27.11.2017 tarihli ve 2017/667 E.,2017/724 K. ve 22.10.2018 tarihli ve 2018/590 E., 2018/657 K. sayılı kararlarında da bu tür davaların çözümünde adli yargının görevli olduğu vurgulanmıştır.Yukarıdaki açıklamalara göre, somut olaya ilişkin davanın da özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde görülmesi gerektiği düşünülmektedir...''6. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınca, 2247 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısının da yazılı düşüncesi istenilmiştir.III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ7. Danıştay Başsavcısı, tam yargı davası niteliği taşıyan davanın görüm ve çözümünde, kamu hukuku kuralları uyarınca yargısal denetimin, idari yargı yerince yapılması
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
gerektiği yolunda yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir: ''...İdarî işlemler, kamu gücü ayrıcalıklarına dayanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemlerdir. Çoğunlukla kamu tüzel kişileri tarafından tesis edilse de, kimi durumlarda özel hukuk tüzel kişileri de kendilerine tanınan kamu gücü ayrıcalıkları ve yükümlülükleri uyarınca idarî işlem tesis edebilirler (GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, Cilt:1, 2019, s.761,763).Özel hukuk tüzel kişisi tarafından tesis edilmiş olsa da bir hukukî işlemin idarî işlem olup olmadığının belirlenebilmesi için tesis edilen işlemde kamu gücü ayrıcalığından yararlanılıp yararlanılmadığının belirlenmesi gerektiğinden, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT A.Ş.)'nin hukukî niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.Davalı PTT A.Ş.; 23/05/2013 günlü ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce Genel Müdürlük olarak kamu hizmeti yürütmüş olup, 233 sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listenin “B-Kamu İktisadî Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer almış, 6475 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte, özel hukuk hükümlerine tâbi Anonim Şirket (mülga 21/1. madde) olarak yeniden yapılandırılmıştır.6475 sayılı Kanun'un, PTT A.Ş.’nin kuruluşuna ilişkin hükümleri, 02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmış, 15/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle, PTT A.Ş.'nin kuruluşu yeniden düzenlenmiştir. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 385. maddesinde; bu kararnamede düzenlenen hususlar ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümler hariç olmak üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tâbi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin kurulduğu ve sermayesinin tamamının Hazineye ait olduğu belirtildikten sonra devamı maddelerde, PTT A.Ş.’nin, 6475 sayılı Kanun ve diğer mevzuat ile esas sözleşmesinde belirtilen faaliyetleri yürüteceği, yurt içinde veya dışında şirket kurma veya kurulu olanlara ortak olmasının usûl ve esaslarının Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceği, uluslararası kuruluşlarda posta sektörünü temsil etmeye yetkili olduğu belirtilmiş, PTT A.Ş.’nin yönetim ve teşkilat yapısı, aynı Kararnamenin 387 ilâ 390. maddelerinde düzenlenmiş, 391. maddesinde; PTT A.Ş. personelinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 26. ve Ek 27. maddelerine göre istihdam edileceği 796. maddesinde ise bağlı, ilgili, ilişkili ve diğer kurum ve kuruluşların, görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idarî düzenleme yapabileceği kurala bağlanmıştır.6475 sayılı Kanun hükümleriyle 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne benzer şekilde, PTT A.Ş.’ye özel hukuku aşan bazı kamu gücü ayrıcalıkları tanınmıştır. Nitekim, anılan Kanun'un 21. maddesinde; PTT A.Ş. işyerlerinin, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına Dair Kanun'un işyeri açma ruhsatı verme mercilerini düzenleyen 3. maddesi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 81. maddesinde belirtilen işyeri izin harcından muaf olduğu, yapım ihalelerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tâbi olduğu, 22. maddesinde; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na tâbi olmaksızın bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti verebileceği, her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetlerin PTT A.Ş. tarafından yapılacağı, 29. maddesinde ise işçiler hariç PTT çalışanları ve acentelerin para ve para hükmündeki evrak ve senetlere karşı işledikleri suçlar ile görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları belirtilmiştir.Kamu kurumlarının tesis ettikleri işlemlerin bir kısmı veya yürüttükleri faaliyetlerden bazıları özel hukuka tâbi kılınabilir. Bu itibarla, bir kamu kurumunun özel hukuka tâbi bir tüzel kişilik şeklinde teşkilatlanması onun kamusal niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Özel hukuka tâbi olduğu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilen PTT A.Ş.; kuruluş, teşkilat ve yönetim yapısı, bazı faaliyetlerde tekel yetkisine sahip olması, personelinin kamu hukukuna tâbi olması ve kamu personeli gibi cezalandırılması, yapım işlerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tâbi olması gibi özel hukuku aşan bir çok kamu gücü ayrıcalığı ile donatılmış ve kamusal yükümlülüklere tâbi kılınmıştır. Bu itibarla,
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan PTT A.Ş., klasik kamu tüzel kişilerinden farklılaşsa da ağırlıklı olarak bir kamu kurumu özelliği taşımaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu belirtilmiştir.6475 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 3. fıkrasında; PTT A.Ş. Esas Sözleşmesi'nin, Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu, Bakanın uygun görüşü alınarak hazırlanacağı ve Genel Kurul tarafından onaylanmasına müteakip yapılacak tescil ve ilan ile faaliyete geçeceği, esas sözleşmede yapılacak değişikliklerde Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşünün aranacağı kurala bağlanmıştır. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 386. maddesinde; PTT'nin, 6475 sayılı Kanun, diğer mevzuat ve esas sözleşmesinde belirtilen faaliyetleri yürüteceği, 390. maddesinde ise, Genel Müdürlüğün teşkilat yapısı ve hizmet birimlerinin esas sözleşmeyle düzenleneceği belirtilmiştir.22/02/2000 tarihinde 23972 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olan T.C. Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü Ana Statüsünün 3. maddesinde, "T.C. Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü Tüzel kişiliğe sahip faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir kamu iktisadi kuruluşu" olarak açıklanmış ve Aynı Statüde, Kamu İktisadi Kuruluşu; "Kuruluş" Sermayesinin tamamı Devlete ait olup, tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan kamu iktisadi teşebbüsü, Kamu İktisadi Teşebbüsü ise; İktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşunun ortak adı, olarak tanımlanmıştır. Kuruluşun amaç ve faaliyet konularının belirlendiği 4. maddesinin, 1/B alt bendinde, "Tekel dışı olarak verilen: Gazete, dergi ve kitaplar ile her türlü basılmış kağıtlar, tebliğ kağıtları, küçük paketler, değer konulmuş ve konulmamış posta kolilerinin kabulü, taşınması ve dağıtılması, posta bonoları ile posta ve telgraf havale işlemleri, yolcu ve bagaj taşımacılığı, posta çekleri ve seyahat çeki işlemleri gibi hizmetleri düzenlemek ve yürütmek." görevlerine yer verilmiştir. Özel hukuk hükümlerine tâbi olmakla birlikte, kamu kurumu niteliği ağır basan PTT A.Ş.'nin organlarının oluşumu ve karar alma sürecinin özelliği, Esas Sözleşmesi'nin oluşturulması ve değiştirilmesi konusunda merkezî idarenin etkisi, organlarının ve personelinin kamu görevlilerinden oluşması, tekel niteliğindeki birçok kamu hizmetinin Şirket tarafından yürütülmesi gibi hususlar gözönüne alındığında, PTT A.Ş. Esas Sözleşmesinin personel rejimine ilişkin hükümlerinin idarî nitelikte olduğu, dolayısıyla personeli tarafından yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığının kabulü ile sonradan sisteme düşülen kayıt nedeniyle pasaporta el konulması ve yurt dışına çıkılamaması sonucunun doğduğu görülmektedir.Bu itibarla, yapısı ve işlevleri yönünden kamusal alanda yer alan PTT A.Ş.'nin hizmet akdi ile görev yapan işçileri hariç diğer personelinin ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacaklarına yönelik kanun hükmü ve kuruluş sözleşmesi kuralları esas alındığında, kabul edilen gönderinin kuruluş personeli tarafından teslimi sonrasında eksik bilgi nedeniyle sisteme bilgi girişi yapılamadığından dolayı gönderinin kayıp olduğu kanaatine varılarak, kayıp bilgi girişi yapılması sonucunda fiziken teslim edilmiş olan pasaportun iptali sonucunun doğması ve yurt dışına çıkış yapılamamasından dolayı hizmet kusuru iddiasına dayanılarak tazmini istenilen ve uğranıldığı ileri sürülen zararın, kuruluşun personeli tarafından idari hizmetin gereği gibi sunulup, sunulamadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasına bağlı olarak çözümü mümkün olduğundan, sunulan hizmetin niteliği gereği, taşıma sözleşmesinden doğan bir uyuşmazlığın varlığının kabulüne hukuksal olanak bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde öngörülen tam yargı davası niteliği taşıyan bu davanın görüm ve çözümünde, kamu hukuku kuralları uyarınca, idarî yargı mercii görevli bulunmaktadır...''
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
IV. İLGİLİ HUKUK8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.[3]3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"9. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesi şöyledir:" (1) Bu Kanun; posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimine ilişkin işlem ve hizmetlerin sunulması, yetkilendirme, tarife ilkeleri ve hizmet şartlarının tespit edilmesi, sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi, bunlara ilişkin yaptırımların belirlenmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları kapsar."10. 6475 sayılı Kanun'un ''Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi" başlıklı İkinci Kısmının "Kuruluş, Faaliyet Konuları ve Nitelikleri" başlıklı Birinci Bölümünde yer alan "Kuruluş" başlıklı 21. maddesi şöyledir: "(Mülga: 2/7/2018-KHK-703/87 md.)(2) (Mülga: 2/7/2018-KHK-703/87 md.)(3) PTT, bu Kanun ve 6102 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü alınarak hazırlanan esas sözleşmesinin Genel Kurul tarafından onaylanmasını müteakip yapılacak tescil ve ilan ile faaliyete geçer. Esas sözleşmede yapılacak değişikliklerde Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü aranır. 6102 sayılı Kanunun ayni ve nakdî sermayesinin vaz’ına müteallik hükümleri ile 414 üncü madde hükmü PTT hakkında uygulanmaz.(4) 16/7/1965 tarihli ve 697 sayılı Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin Olağanüstü Hallerde ve Savaşta Ne Suretle Yürütüleceğine Dair Kanun ile millî güvenlik ve kamu düzeni gerekleri ve sıkıyönetim ve seferberlik hâllerinde posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümleri saklıdır.(5) (Ek: 10/9/2014-6552/139 md.) T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi işyerleri hakkında; 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 3 üncü maddesi ve 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 81 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.(6) (Ek: 20/11/2017-KHK-696/117 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/109 md.) Yapım
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
ihaleleri hariç 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu ile 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu hükümleri PTT ve iştirakleri hakkında uygulanmaz.(7) (Ek: 20/11/2017-KHK-696/117 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/109 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 27/12/2023 tarihli ve E: 2018/96, K: 2023/222 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenlenen fıkra: 4/7/2024-7519/22 md.) Sermayesinin yarıdan fazlası PTT’ye ait olan şirketlerde kamu kurum ve kuruluşlarına personel istihdam edilmesine dair mevzuat hükümlerine tabi olunmaksızın 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa tabi personel istihdam edilir. Şirketlerde istihdam edilecek personelin işe alınması ve mali hakları hususlarında; görev yapılan unvan, eğitim, tecrübe, dil bilgisi ve alanında uzmanlığı esas alınmak kaydıyla ilgili şirketlerin yönetim kurulları yetkilidir."11. 6475 sayılı Kanun'un "Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler ile atıflar'' başlıklı 31. maddesinin 3. fıkrası şöyledir:''(3) 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listenin “B–Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü (P.İ.)” ibaresi listeden çıkarılmıştır. Diğer mevzuatta mülga T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar PTT’ye yapılmış sayılır.''12. 15/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan (4) sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Kuruluş" başlıklı 385. maddesi şöyledir:"(1) Bu Bölüm ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur.(2)PTT’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir. (Mülga cümleler: RG-5/2/2019-30677-CK30/8)"13. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 386. maddesinin (1). fıkrasında, PTT'nin 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu, diğer mevzuat ve esas sözleşmesinde belirtilen faaliyetleri yürüteceği; 391. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, PTT personelinin 375 sayılı KHK’nın Ek 26. ve Ek 27. maddelerine göre istihdam edileceği hüküm altına alınmıştır.V. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme14. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 22/09/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin anılan Kanun'un 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi15. Raportör-Hâkim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI’nın, davanın çözümünde adli yargının
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:16. Dava, davacının hususi pasaportunun davalı kurumca fiziki tesliminin yapılması sırasında, sisteme kayıp olarak girişinin yapılması nedeniyle, yurt dışına çıkış yapılamadığından dolayı, uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.17. 17/07/1953 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6145 sayılı Kanun'la kurulan Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesine Dair 4000 sayılı Kanun ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü şeklinde yeniden yapılandırılmış olup, Posta ve Telgraf Tesis ve İşletmesine ilişkin hizmetlerin Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü (P.İ) tarafından yürütüleceği düzenlenmiştir. 4502 sayılı Kanun'la "T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü" (PTT) olarak değiştirilmiştir. 23/05/2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/05/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesi gereğince Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) kurulmuş ve 02/09/2013 tarihinde Ticaret Siciline kayıtla faaliyetine başlamıştır. Aynı tarih itibariyle T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü faaliyetlerine son vermiştir. Aynı Kanun'un 31. maddesinin 3. fıkrası gereğince, 08/06/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listenin "B - Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK) bölümünde yer alan "Türkiye Cumhuriyeti Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü (P.İ.)" ibaresi listeden çıkarılmış ve diğer mevzuatta mülga T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar PTT'ye yapılmış sayılmıştır. Ayrıca, 15/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan (4) sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 385. maddesinde, "6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur" hükmüne yer verilmiştir.18. PTT A.Ş. tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluşu ise de, 4 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 233 sayılı KHK ve Ana Statü ile özerk bir tarzda ve ekonomik gereklere uygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi amacıyla, iktisadi faaliyetleri bakımından özel hukuk hükümlerine tabi kılınmıştır. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin personelinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 26 ve 27. maddeleri uyarınca istihdam edileceği 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle belirtilmiştir. 19. Buna göre, dava konusu olayda idari işlem ya da eylemden doğmuş bir zarar söz konusu olmadığından, idari yargı yetkisi kapsamında açılmış bir davadan da söz etmenin olanaksız olduğu, özel hukuk hükümlerine tâbi olan davalı kurumun, tebligat işlemini hatalı yapmasından dolayı posta alıcısının uğradığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmin yükümlülüğünün saptanmasına ilişkin olarak açılan davanın, görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.20. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca yapılan başvurunun kabulü ile davalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Ankara 14. İdare Mahkemesinin 26/02/2025 tarih ve E.2024/1544 sayılı görevlilik kararının kaldırılması gerekmiştir.
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısınca yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Ankara 14. İdare Mahkemesinin 26/02/2025 tarih ve E.2024/1544 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22/09/2025 tarihinde Üyeler Ahmet ARSLAN ile Bilal ÇALIŞKAN'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUYLA KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
K A R Ş I O YDava, davacının hususi pasaportunun davalı idarece fiziki tesliminin yapılması sırasında sisteme kayıp olarak girişinin yapılması nedeniyle, yurt dışına çıkış yapılamaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.Davalı PTT A.Ş.; 23/05/2013 günlü ve 28655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce Genel Müdürlük olarak kamu hizmeti yürütmüş olup, 233 sayılı Kamu İktisadî Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listenin "B - Kamu İktisadî Kuruluşları (KİK)" bölümünde yer almış, 6475 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte, özel hukuk hükümlerine tâbi Anonim Şirket (mülga 21/1. madde) olarak yeniden yapılandırılmıştır.6475 sayılı Kanun'un, PTT A.Ş.'nin kuruluşuna ilişkin hükümleri, 02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmış, 15/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle, PTT A.Ş.'nin kuruluşu yeniden düzenlenmiştir. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 385. maddesinde, bu kararnamede düzenlenen hususlar ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümler hariç olmak üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tâbi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin kurulduğu ve sermayesinin tamamının Hâzineye ait olduğu belirtildikten sonra devamı maddelerde, PTT A.Ş.'nin, 6475 sayılı Kanun ve diğer mevzuat ile esas sözleşmesinde belirtilen faaliyetleri yürüteceği, yurt içinde veya dışında şirket kurma veya kurulu olanlara ortak olmasının usûl ve esaslarının Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceği, uluslararası kuruluşlarda posta sektörünü temsil etmeye yetkili olduğu belirtilmiş; PTT A.Ş.'nin yönetim ve teşkilat yapısı, aynı Kararnamenin 387 ilâ 390. maddelerinde düzenlenmiş, 391. maddesinde, PTT A.Ş. personelinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 26. ve Ek 27. maddelerine göre istihdam edileceği 796. maddesinde ise bağlı, ilgili, ilişkili ve diğer kurum ve kuruluşların, görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda İdarî düzenleme yapabileceği kurala bağlanmıştır. 6475 sayılı Kanun hükümleriyle 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne benzer şekilde, PTT A.Ş.'ye özel hukuku aşan bazı kamu gücü ayrıcalıkları tanınmıştır. Nitekim, anılan Kanun'un 21. maddesinde; PTT A.Ş. işyerlerinin, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatlarına Dair Kanun'un işyeri açma ruhsatı verme mercilerini düzenleyen 3. maddesi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 81. maddesinde belirtilen işyeri izin harcından muaf olduğu, yapım ihalelerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tâbi olduğu, 22. maddesinde; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na tâbi olmaksızın bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti verebileceği, her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetlerin PTT A.Ş. tarafından yapılacağı, 29. maddesinde ise işçiler hariç PTT çalışanları ve acentelerin para ve para hükmündeki evrak ve senetlere karşı işledikleri suçlar ile görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılacakları belirtilmiştir.Özel hukuka tâbi olduğu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilen PTT A.Ş.; kuruluş, teşkilat ve yönetim yapısı, bazı faaliyetlerde tekel yetkisine sahip olması, personelinin kamu hukukuna tâbi olması ve kamu personeli gibi cezalandırılması, yapım işlerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tâbi olması gibi özel hukuku aşan bir çok kamu gücü ayrıcalığı ile donatılmış ve kamusal yükümlülüklere tâbi kılınmıştır. Bu itibarla, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan PTT A.Ş., klasik kamu tüzel kişilerinden farklılaşsa da ağırlıklı olarak bir kamu kurumu özelliği taşıdığı görüldüğü gibi Anayasa Mahkemesinin E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında da Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu belirtilmiştir.
Esas No : 2025/265 Karar No: 2025/550
6475 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 3. fıkrasında, PTT A.Ş. Esas Sözleşmesi'nin, Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu, Bakanın uygun görüşü alınarak hazırlanacağı ve Genel Kurul tarafından onaylanmasına müteakip yapılacak tescil ve ilan ile faaliyete geçeceği, esas sözleşmede yapılacak değişikliklerde Kalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşünün aranacağı kurala bağlanmıştır.Özel hukuk hükümlerine tâbi olmakla birlikte, kamu kurumu niteliği ağır basan PTT A.Ş.'nin organlarının oluşumu ve karar alma sürecinin özelliği, Esas Sözleşmesi'nin oluşturulması ve değiştirilmesi konusunda merkezî idarenin etkisi, organlarının ve personelinin kamu görevlilerinden oluşması, tekel niteliğindeki birçok kamu hizmetinin Şirket tarafından yürütülmesi gibi hususlar gözönüne alındığında, yapısı ve işlevleri yönünden kamusal alanda yer alan PTT A.Ş.'ye karşı açılan tazminat davasının görüm ve çözümünde kamu hukuku kuralları uygulanacağından İdarî yargının görevli olduğu açıktır.Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerlerine ait olduğu oyu ile davanın çözümünde adli yargı yerlerinin görevli olduğu yolunda verilen karar katılmıyorum.
Üye
ÜyeAhmet ARSLAN
Bilal ÇALIŞKAN