T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/274 KARAR NO: 2025/401
KARAR TR: 16/06/2025 ÖZET: Davacının Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak çalışırken, iş akdinin feshi nedeniyle, İş Kanunu’ndan kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı: A. K.
Vekili: Av. Ö. F. Ö.
Davalı: Milli Eğitim BakanlığıI. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin 07/02/1994-29/05/2013 tarihleri arasında Varto Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin haksız feshedildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL kıdem tazminatı, 2.500 TL ihbar tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Ankara 23. İş Mahkemesi 26/01/2022 tarih ve E.2021/444, K.2022/18 sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 09/06/2023 tarih ve E.2022/1189, K.2023/2210 sayılı kararı ile, 6100 sayılı HMK'nun 353-(1)b)2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. 3. Ankara 23. İş Mahkemesi 22/10/2024 tarih ve E.2024/434, K.2024/439 sayılı kararı ile, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b, 115/2 maddeleri uyarınca, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu ve yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, bu karara karşı istinaf isteminde bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 06/03/2025 tarih ve E.2024/3365, K.2025/622 sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dosya içeriğine göre davacının, davalı nezdinde çalışması için 657 sayılı Kanun'un 89' uncu maddesinde belirtilen statü içinde ve Kaymakamlık onayı ile görevlendirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Şu hâlde davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi işveren ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceğinden taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna tâbi olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgulara göre, uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı yeri olup, eldeki davada, davanın yargı yolu caiz olmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz ardı edilerek, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olarak kabulü ile hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
Esas No : 2025/274 Karar No: 2025/401
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesinde, "Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" halinde, kararın kaldırılarak yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderileceği düzenlenmiştir. Maddede yer alan bağlaç "veya" olarak geçtiğine göre, davanın esasıyla ilgili delillerin toplanmaması ile gösterilen delillerin hiç değerlendirilmemesi ayrı ayrı iade nedenidir.Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun davanın esasıyla ilgili yukarıda belirtilen deliller toplanmadan ve delil değerlendirmesi yapılmadan karar verilmiş olması nedeniyle kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince Mahkemenin kararının kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilerek mahkeme dosyası geri gönderilmiştir. Ankara BAM 6. Hukuk Dairesinin 09/06/2023 tarih 2022/1189 esas, 2023/2210 karar sayılı ilamı doğrultusunda davacı vekili tarafından Yargıtay 9. Hukuk Dairesine ait kararlar, Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararları sunulmuş olup, bu emsal kararlar doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Ankara BAM 6. Hukuk Dairesinin 09/06/2023 tarih 2022/1187 esas, 2023/2208 karar sayılı ilamı doğrultusunda davacı vekili tarafından Yargıtay 9. Hukuk Dairesine ait kararlar, Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararları sunulmuş olup, bu emsal kararlar doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Mahkemece verilen karar, davalı tarafından süresinde istinaf edilerek Ankara BAM 6. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. BAM 6. Hukuk Dairesinin 16/07/2024 tarih 2024/96 esas, 2024/2438 karar sayılı ilamı ile " Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle ret kararının aynı dereceli mahkemelerce karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 353-(1) a)4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, belirtilen eksiliğin giderilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesi karar verilmiştir. " denilerek dosya mahkemeye geri gönderilmiştir. BAM 6. Hukuk Dairesinin 16/07/2024 tarih 2024/96 esas, 2024/2438 karar sayılı ilamı doğrultusunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-b ve 115. maddeleri uyarınca, yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: YUKARIDA AÇIKLANAN NEDENLERLE; 1)Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b ve 115. maddeleri uyarınca, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle USULDEN REDDİNE..." 4. Davacı vekili bu kez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 18.385,73 TL kıdem tazminatı, 4.231,43 TL ihbar tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda5. Ankara 25. İdare Mahkemesi 11/04/2025 tarih ve E.2025/440 sayılı kararı ile, davacı ile davalı arasında bir hizmet ilişkisi bulunduğu, talep edilen işçi alacaklarının 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlıkta iş mahkemesinin görevli olduğu, Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer uyuşmazlıklardaki yerleşmiş içtihatları kapsamında uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 07.02.1994 tarihinden 29.05.2013 tarihine kadar Varto Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak görev yaptığı ve sonrasında iş akdinin haksız yere sonlandırılmasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğinden bahisle,
Esas No : 2025/274 Karar No: 2025/401
18.385,73 TL kıdem tazminatı ve 4.231,43 TL ihbar tazminatı olmak üzere toplamda 22.617,16 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle Ankara 23. İş Mahkemesi nezdinde dava açıldığı, Ankara 23. İş Mahkemesi tarafından 22/10/2024 tarih ve E:2024/434, K: 2024/439 sayılı karar ile yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 06/03/2025 tarih ve E:2024/3365, K:2025/622 sayılı karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve akabinde 17.03.2025 tarihinde Mahkememizin 2025/440 esasına kaydedilen işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumlarında (Varto Halk Eğitim Merkezinde) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesi kapsamına alınmaksızın usta öğretici olarak istihdam edilmiş olan kişilerin çalışma sürelerine ilişkin kıdem (iş sonu) ve ihbar tazminatı alacağının ödenmesi isteminden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalarda çıkarılan yargı yolu (görev) uyuşmazlıkları üzerine Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından, davacı ile idare arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat ve alacakların İş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu yönünde verilmiş olan kesin nitelikte çok sayıda kararın bulunduğu, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1, 16, 21 ve 25. maddeleri gereği adli ve idari yargı mercileri arasında görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin süreklilik (yargısal içtihat) arz eden bu kararlarının bakılan davada da dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin yukarıda aktarılan mevzuat hükümleriyle birlikte değerlendirilmesinden; davacı ile davalı idare arasında geçici bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatı alacağının 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 05/02/2024 tarih ve E:2023/559, K:2024/45 sayılı, 01.04.2024 tarih ve E:2024/103, K:2024/139 sayılı kararları da bu yöndedir..."6. Ankara 25. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari dava dosyası, ekinde adli yargı dosya sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK7. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 8. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,
Esas No : 2025/274 Karar No: 2025/401
...ifade eder...."10. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir.11. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."12. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."13. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.14. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."15. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."16. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya
Esas No : 2025/274 Karar No: 2025/401
işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." 17. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir:"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme18. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 16/06/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının ekinde adli yargı dosya sureti ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi19. Raportör-Hakim Gülay DOĞAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:20. Dava, davacının 07/02/1994-29/05/2013 tarihleri arasında Varto Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak çalışmakta iken, iş akdinin haksız olarak feshedildiğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.21. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Esas No : 2025/274 Karar No: 2025/401
22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Ankara 25. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 23. İş Mahkemesinin 22/10/2024 tarih ve E.2024/434, K.2024/439 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 25. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 23. İş Mahkemesinin 22/10/2024 tarih ve E.2024/434, K.2024/439 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,16/06/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN