T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/302KARAR NO: 2025/529
KARAR TR: 22/09/2025 ÖZET: 672 sayılı KHK ile görevinden ihraç sonrası Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilen BOTAŞ Daire Başkanı davacının, 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca OHAL komisyon kararının mali sonuçlarına ilişkin açmış olduğu davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b. maddesi kapsamında, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı
: M. S. Y. Vekilleri : Av.A. S., Av. E. E. S. Davalı
: Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi ( BOTAŞ )Vekili
: Av. K. E., H. K. I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumda 1996 yılında göreve başladığını, daire başkanı olarak çalışmakta iken 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında üzerine atılan iftira nedeniyle, 01/09/2016 tarihinde yayınlanan 672 sayılı KHK ile görevden çıkarıldığını, yapılan savcılık soruşturması ve OHAL Komisyonu tarafından yürütülen inceleme sonucu göreve iadesine karar verildiğini, iade sonrası 367.337,57 TL ücret alacağının toplu olarak ödendiğini, işe iade sonrası 15/02/2020 tarihli ilk ücret ödeme bordrosunda, geçmiş dönemde tahakkuk eden ücretlerinin ait olduğu dönemde vergiye tabi tutulması gerekirken, toplu ödemenin tamamına ödemenin yapıldığı tarihteki en yüksek vergi tarifesine göre vergi kesintisi yapılarak hesaplama yapıldığını, 2020 yılında ödenen ücretlere de aynı şekilde en yüksek vergi dilimi dikkate alınarak vergi kesintisi yapıldığını, bunun ise emsallerine göre aldığı net ücretin düşmesine neden olduğunu, müvekkiline haksız olarak görevden çıkarıldığı dönemlere ilişkin giyim yardımının ödenmediğini, bunun ve 675 sayılı KHK hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, ücret alacağı, ayni giyim yardımı, faiz alacağının davalıdan tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Ankara 6. İdare Mahkemesi 15/02/2021 tarih ve E.2020/1388, K.2021/270 sayılı kararı ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar taraflarca yasal süresi içerisinde istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. bünyesinde iş akdine bağlı kapsam dışı
Esas No : 2025/302Karar No: 2025/529
personel olarak çalışan ve 672 sayılı KHK uyarınca görevden çıkarılıp, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilen davacının, yoksun kaldığı sosyal yardımların iadesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ve maaşlarından yapılan yasal kesintilerin hesaplanarak faiziyle birlikte ödenmesi ile ihraç edildiği tarih ile işe iade edildiği tarih arasında birikmiş olan aylık ücretleri, prim, ikramiye, ayni giyim yardımı, hediye çeki, banka promosyonu ve sair diğer tüm haklarının faizinin hesaplanarak ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ve 2020 yılı sonuna kadar aylık ücretlerine uygulanacak yasal kesintilerin emsallerine uygulanan kesinti oranında uygulanmasına karar verilmesine yönelik taleplerinin İş Kanunu'ndan kaynaklandığı dikkate alındığında, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 3. maddesi uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 29.01.2018 tarih ve E.2018/18, K.2018/49 sayılı kararı da bu yöndedir..." 3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B.Adli Yargıda4. Ankara 18. İş Mahkemesi 24/01/2023 tarih ve E.2021/242, K.2023/5 sayılı kararı ile, "Davanın Kısmen Kabulüne" karar vermiş, bu karara karşı davacı ve davalı vekillerince yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 17/10/2024 tarih ve E.2023/2186, K.2024/3189 sayılı kararı ile; "Davacı 692 sayılı KHK ekli liste uyarınca ihraç edilmiş ve OHAL Komisyon kararı ile işe iade edilmiş olduğuna göre idari işlem olan OHAL Komisyon kararının mali sonuçlarına ilişkin uyuşmazlığın idari yargıda çözüme bağlanması gerekir. Hâl böyle olunca davanın, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddi yerine esastan reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararının kaldırılarak dosyanın bozma ilamı doğrultusunda karar verilmek üzere mahalline gönderilmesine hükmetmiştir.5. Ankara 18. İş Mahkemesi 06/02/2025 tarih ve E.2024/580, K.2025/19 sayılı kararı ile, HMK'nun 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın HMK'nun 115/2 md. uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiş; bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "...Dava 01/09/2016 tarihi ile 15/02/2020 tarihleri arasında ödenmeyen alacakların Ohal Komisyonu kararı üzerine müvekkilinin işe iadesi nedeniyle ödenmesi istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkilinin görevden alındığı ve göreve iade edildiği tarihler arasında ödenmesi gereken ücret alacağı, aile giyim yardımı ve faiz alacağınnı tahsili istemini talep etmiştir. Mahkememizce davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz üzerine BAM 5. Hukuk Dairesi mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı ve dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacı Ohal Komisyonu kararı ile işe iade edilmiş olup, bu karar idare bir işlemdir. Bu nedenle Ohal Komisyon kararının mali sonuçlarına ilişkin uyuşmazlığında idari yargıda çözülmesi gerekmektedir. Bu durumda yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın HMK 114/1-b ve 115 - 2. Maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ..."6. Davacı vekilinin, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Ankara 18. İş Mahkemesince, adli yargı dava dosyası ve idari yargı dava dosyasına esas belgelerin Uyap çıktıları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
Esas No : 2025/302Karar No: 2025/529
7. Uyuşmazlık Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Danıştay Başsavcılığının somut uyuşmazlığa ilişkin yazılı düşünceleri istenilmiştir.III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİA. Danıştay Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi8. Danıştay Başsavcısı, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu yönünde yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir:"... Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayılmıştır.İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin, 2577 sayılı Kanun'un 12 ve 13. maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri, anılan kanun hükümlerinin gereğidir.İdare tarafından, bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla kamu gücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen icrai işlemler veya eylemlerden doğan uyuşmazlıkların idari yargı merciinde çözümlenmesi gerekmektedir. İçtihat ve öğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari işlem"; herhangi bir idari işleme dayalı olmaksızın gerçekleştirdikleri maddî faaliyetleri ve görevleriyle ilgili hareketsizlikleri "idari eylem" olarak tanımlanmaktadır. Bir uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olabilmesi için, öncelikle ortada bir idari uyuşmazlığın bulunması gerekmektedir. Bir uyuşmazlığın idari sayılabilmesi için ise, tesis eden makamın idari makam olması ve uyuşmazlığın idari nitelikteki faaliyetten doğmuş bulunması gerekmektedir. İdarenin bir faaliyetinin idari faaliyet sayılabilmesi için de faaliyetin kamu hukuku kurallarına göre kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin olması gerekmektedir. İdarenin özel hukuk alanına giren faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların idarî nitelik taşıdığından söz etmeye imkan bulunmamaktadır. Dosyanın incelenmesinden; BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi'nde daire başkanı olarak çalışmakta iken 672 sayılı KHK ile görevine son verilen davacının OHAL Komisyon kararıyla görevine iade edildiği, 01/09/2016 ila 13/01/2020 tarihleri arasındaki süreye ilişkin ücretin toplu ödenmek suretiyle ödemenin tamamına ödemenin yapıldığı tarihteki en yüksek vergi tarifesinin uygulandığı, ödemeyi izleyen aylara ilişkin ödenen ücretlerden tevkif edilen vergilerin hesabında kümülatif matrahın esas alındığı, böylelikle ödenen ücretlere en yüksek vergi dilimi üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle ödenen net ücretin emsallerinden düşük olmasına sebep verildiği, ayrıca açıkta olduğu dönemlere ilişkin giyim yardımının ödenmediği, giyim yardımının ödenmemesinin 675 sayılı KHK hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülerek ücret alacağı, ayni giyim yardımı, faiz ve sair alacaklarının davalı kurumdan tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Olayda, davacı 672 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilmiş olup Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilmiştir. Dolayısıyla, 7075 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca idari işlem olan OHAL komisyon kararının mali sonuçlarına ilişkin somut uyuşmazlığın çözümünün idari yargı alanını ilgilendirdiği açıktır. İdari işlemlerin idari yargının yargısal denetimine tâbi olması bakımından, uyuşmazlığın görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir.SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu düşünülmektedir. ..."
Esas No : 2025/302Karar No: 2025/529
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi9. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu yönünde yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir:"...Bilindiği gibi, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari eylem ve işlemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayılmıştır.Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde “İdari dava türleri” arasında sayılan “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel kakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağı açıktır.Öte yandan, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde; "Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir." hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda dava, iş akdinden kaynaklanmayıp, 672 sayılı OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilen davacının, bu işlemden sonra hakkında yapılan adli soruşturma ve OHAL Komisyonu incelmesi sonucu görevine iadesine karar verilmesi üzerine, iade sürecinde yapılan işlemler sırasında kendisine yapılan mali ve sosyal haklarına ilişkin ödemelerde, 7075 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilen OHAL Komisyonu kararının uygulanmasında, yine bu Kanun'un 10. maddesine ve diğer mevzuata uygun işlem tesis edilip edilmediğinin belirlenmesinden kaynaklandığından, idarenin işleminden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olduğu ileri sürülen davacı tarafından açılan davanın çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevine girdiği anlaşıldığından, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 15.02.2021 tarihli ve 2020/1388 E., 2021/270 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir..."IV. İLGİLİ HUKUK10. Anayasa'nın "B. Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin son fıkrası şöyledir:"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."11. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları
Esas No : 2025/302Karar No: 2025/529
c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"12. Olağanüstü Hal kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir :"Bu Kanun Hükmünde Kararname ile 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, kamu personeline ilişkin bazı tedbirlerin alınması amaçlanmaktadır."13. Olağanüstü Hal kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinin birinci bendi şöyledir : " (1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan;a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden,b) Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatından,c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından,ç) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler Sahil Güvenlik Komutanlığı teşkilatından,başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.14. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasının son iki cümlesi şöyledir :
"Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz." V. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 22/09/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idari ve adli yargı yerleri arasında anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dava dosyası ve idari yargı dava dosyasına esas belgelerin Uyap çıktılarının 15. maddede belirtilen
Esas No : 2025/302Karar No: 2025/529
yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi16. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN IŞIK'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin ve Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:17. Dava, 672 sayılı OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilen davacının, hakkında yapılan adli soruşturma ve OHAL Komisyonu incelemesi sonucu görevine iadesine karar verilmesi üzerine, iade sürecinde kendisine yapılan mali ve sosyal haklarına ilişkin eksik ödemelerin tahsili istemiyle açılmıştır.18. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari eylem ve işlemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayılmıştır.19. Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde “İdari dava türleri” arasında sayılan “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel kakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağı açıktır.20. Dava dosyasının incelenmesinde; BOTAŞ Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketinde daire başkanı olarak çalışmakta iken 672 sayılı KHK ile görevine son verilen davacının OHAL Komisyon kararıyla görevine iade edildiği, 01/09/2016 ila 13/01/2020 tarihleri arasındaki süreye ilişkin ücretin toplu ödenmek suretiyle ödemenin tamamına ödemenin yapıldığı tarihteki en yüksek vergi tarifesinin uygulandığı, ödemeyi izleyen aylara ilişkin ödenen ücretlerden tevkif edilen vergilerin hesabında kümülatif matrahın esas alındığı, böylelikle ödenen ücretlere en yüksek vergi dilimi üzerinden tevkifat yapılmak suretiyle ödenen net ücretin emsallerinden düşük olmasına sebep verildiği, ayrıca açıkta olduğu dönemlere ilişkin giyim yardımının ödenmediği, giyim yardımının ödenmemesinin 675 sayılı KHK hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülerek ücret alacağı, ayni giyim yardımı, faiz ve sair alacaklarının davalı kurumdan tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.21. Somut uyuşmazlıkta dava, iş akdinden kaynaklanmayıp, 672 sayılı OHAL KHK'sı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verilen davacının, bu işlemden sonra hakkında yapılan adli soruşturma ve OHAL Komisyonu incelemesi sonucu görevine iadesine karar verilmesi üzerine, iade sürecinde yapılan işlemler sırasında kendisine yapılan mali ve sosyal haklarına ilişkin ödemelerde, 7075 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilen OHAL Komisyonu kararının uygulanmasında, yine bu Kanun'un 10. maddesine ve diğer mevzuata uygun işlem tesis edilip edilmediğinin belirlenmesinden kaynaklanmaktadır
Esas No : 2025/302Karar No: 2025/529
22. Bu duruma göre, idarenin işleminden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olduğu ileri sürülen davacı tarafından açılan davanın çözümünde, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince idari yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır..23. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 15/02/2021 tarih ve E.2020/1388, K.2021/270 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 6. İdare Mahkemesinin 15/02/2021 tarih ve E.2020/1388, K.2021/270 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22/09/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN