T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİESAS NO : 2025/304KARAR NO: 2025/447
KARAR TR: 07/07/2025 ÖZET: İzinsiz eğitim yapıldığından bahisle 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: R. K.
(Ç.)Vekili
: Av. B. B.
Davalı
: Sakarya Valiliği İl Milli Eğitim MüdürlüğüVekili
: Av. Ö. Ö.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkili hakkında Sakarya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 18/10/2023 tarih ve E-30346861-410.03-87449520 sayılı kararı ile, "M. K. C.
" adı altında kurum açma izni ve çalışma ruhsatı olmadan "izinsiz eğitim ve öğretim faaliyeti yapıldığının" tespit edildiğinden bahisle, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanun'u uyarınca 268.290 TL tutarında idari para cezası düzenlendiğini belirterek, idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Sakarya 2. Sulh Ceza Hâkimliği 06/11/2023 tarih ve D.İş No.2023/6282 sayılı kararı ile, İdari yaptırım kararına konu kabahat eyleminin işlendiği yerin Hendek ilçesi olduğu, dolayısıyla yetkili ve görevli hâkimliğin de Hendek Sulh Ceza Hâkimliği olduğu gerekçesiyle 5326 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca yetkisizlik kararı vermiş; karara itiraz edilmesi üzerine Sakarya 1. Sulh Ceza Hâkimliği 26/12/2024 tarih ve D.İş No. 2024/10031 sayılı kararı ile, itirazı kesin olarak reddetmiş, bu karar kesinleşmiştir. 3. Hendek Sulh Ceza Hakimliği 07/11/2024 tarih ve D.İş. No.2023/2129 sayılı kararı ile, 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 27/8. maddesinde "idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararma ilişkin hukuka aykırılık iddiaları hu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür." hükmünün yer aldığı, dolayısıyla işyerinin kapatılmasının idari dava olduğu, işyeri kapatılması kararının kaldırılmasının idari yargının görevi kapsamında kalması nedeniyle para cezasının da idari işlem ile birlikte idari yargı tarafından karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle itirazın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; muteriz hakkında 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumlan Kanunu'nun 3'üncü maddesi "Bu Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valiliklerce kapatılır..." hükmü kapsamında, mühürlenerek
Esas No : 2025/304 Karar No: 2025/447
kapatılmasına, Sakarya Valiliğinin 18.10.2023 tarih ve 87450081 sayılı oluruyla idari para cezası verildiği hem de idari yaptırım olarak muterizin iş yerinin de mühürlenerek kapatılmasına karar verildiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 27/8. maddesinde "idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararma ilişkin hukuka aykırılık iddiaları hu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür." hükmünün yer aldığı, dolayısıyla işyerinin kapatılmasının idari dava olduğu, işyeri kapatılması kararının kaldırılmasının idari yargının görevi kapsamında kalması nedeniyle para cezasının da idari işlem ile birlikte idari yargı tarafından karara bağlanması gerektiği anlaşılmakla itirazın görev yönünden reddine, itiraz edenin yasal sürede (30 gün içinde) yetkili ve görevli idare mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İtiraz eden R. Ç.
vekili Av. B. B.
tarafından yapılan itirazın GÖREV' YÖNÜNDEN REDDİNE,2-İtiraz edenin 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 9/1-2 maddesi gereğince süresi içinde Görevli İdari Yargı da dava açmakta MUHTARİYETİNE,..." 4. Davacı vekili, aynı istemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda5. Sakarya 2. İdare Mahkemesi 16/04/2025 tarih ve E.2025/111 sayılı kararı ile, davacı tarafından yargı önüne taşınarak iptali/kaldırılması talep edilen uyuşmazlığın idari para cezasına ilişkin olduğu, idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5580 sayılı Kanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği , bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde, bu Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, dava konusu idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, Mahkemelerinin görevsizliğine, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyiş Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için işbu dosya ile birlikte Hendek Sulh Ceza Hakimliğinin D.İş No: 2023/2129 sayılı esasına kayıtlı dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu işlem ile davacı hakkında 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca idari para cezası verilmiş ve farklı bir idari işlem ile de iş yeri kapatılmış ise de davacı tarafından gerek Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz aşamasında sunulan dilekçede gerekse de Mahkememize sunulan dava dilekçesinde açıkça ve sadece idari para cezasının kaldırılması isteminde bulunulduğu, iş yeri kapatma yaptırımı itiraz konusu edilmediği gibi Sulh Ceza Hâkimliğince verilen görev ret kararının kesinleşmesi üzerine Mahkememizde açılan davada da işyerinin mühürlenmesine yönelik işlemin dava konusu edilmediği hususunun davacı tarafından vurgulandığı anlaşılmıştır.Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir kanunla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Esas No : 2025/304 Karar No: 2025/447
Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir kanun ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni kanuna göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni kanundaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkemenin davaya bakmaya devam etmesi gerekir.Gelinen aşamada taleple bağlılık ilkesi gözetilmek suretiyle davacı tarafından yargı önüne taşınarak iptali/kaldırılması talep edilen uyuşmazlığın idari para cezasına ilişkin olduğu, idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5580 sayılı Kanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde, bu Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, dava konusu idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 01.04.2024 gün ve E.2024/110, K.2024/146 sayılı kararı sayılı kararı da bu doğrultudadır..."6. Sakarya 2. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK7. 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesi şöyledir: “ Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar.”8. 5580 sayılı Kanun'un “Kurum açma izni” başlıklı 3. maddesi şöyledir: “Bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınması zorunludur. İzin başvuruları ilgili millî eğitim müdürlüğüne yapılır. Valilikçe yapılan inceleme sonucunda açılması uygun görülen okullar dışındaki kurumlara kurum açma izni verilir. Valilikçe açılması uygun görülen okullara ilişkin başvurular ise kurum açma izni verilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Kurum açma izni talebinin valilikçe reddedilmesi hâlinde, kurucu veya kurucu temsilcisi tarafından taleplerinin reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren on beş iş günü içinde Bakanlığa itirazda bulunulabilir. İtiraz, Bakanlıkça on beş iş günü içinde karara bağlanır.Kurum açma izni alınmadıkça, kuruma öğrenci kaydı yapılamaz. Kurum açma izni verilmesi, binanın kullanılış amaçlarına ve Bakanlıkça belirlenen standartlara uygun ve yeterli bulunmasıyla birlikte aşağıdaki şartların yerine getirilmesine bağlıdır: a) Ders araç-gerecinin kurumun amaç ve ihtiyaçları için yeterli olduğunun bir rapor ile
Esas No : 2025/304 Karar No: 2025/447
tespit edilmesi. b) Kurumun; yönetici, öğretmen ve diğer personelinin sayı ve nitelikleri yönünden uygun bulunması ve bu kurumda çalışacaklarının belgelendirilmesi. c) Kurumun yönetmelikleriyle öğretim programının Bakanlıkça incelenip onanmış olması. (Değişik beşinci fıkra: 1.3.2014-6528/10 md.) Milletlerarası özel öğretim kurumları hariç bu Kanun kapsamındaki ilkokul, ortaokul, lise ve özel eğitim okulları için 1 Eylül tarihinden sonra verilen kurum açma izinleri, ertesi eğitim-öğretim yılından itibaren geçerlidir. Kurumlara ad verilmesine ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir. Gerçek ve tüzel kişiler tarafından; hizmet içi eğitim kapsamına giren faaliyetler dışında Kanun kapsamında belirtilen faaliyetler, bu Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadan yapılamaz. Askerî okullar, emniyet teşkilâtına bağlı okullar ve din eğitimi-öğretimi yapan kurumların aynı veya benzeri özel öğretim kurumları açılamaz. (Ek fıkra: 25.11.2010-6082/19 md.) 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3.7.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22.2.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlar, bu Kanun kapsamındaki özel öğretim kurumlarını kapsamaz. Özel öğretim kurumları mevzuatına uygun olmak kaydıyla işyeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça verilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. (Ek fıkra: 1/3/2014-6528/10 md.) Her ne ad altında olursa olsun, eğitim ve öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetler Bakanlığın izin ve denetimine tabidir. Bu faaliyetleri yürütenler, özel öğretim kurumları için bu Kanunda öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür. (Ek fıkra: 2/12/2016-6764/61 md.) Bu Kanun kapsamındaki eğitim-öğretim faaliyetlerini yapan ancak bu Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmeyen yerleri kuran veya işletenlere brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valiliklerce kapatılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. (Ek fıkra: 2/12/2016-6764/61 md.) Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen şartları taşıyıp özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılan özel öğretim kurumlarının kurucularında yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının tespit edilmesi hâlinde söz konusu kurumlara brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanır ve bu kurumlara yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının sona erdirilmesine ilişkin 30 iş günü süre verilir. Söz konusu süreye rağmen yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının sona erdirilmemesi veya aynı kurumda ikinci kez yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerin ortaklığının tespiti hâlinde söz konusu kurumun kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” 9. 5326 sayılı Kabahatler Kanun’un "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: “ (Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”10. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”
Esas No : 2025/304 Karar No: 2025/447
11. 5326 sayılı Kanun'un "Saklı tutulan hükümler" başlıklı 19. maddesi şöyledir: “(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” 12. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür."IV. İNCELEME VE GEREKÇE A. İlk İnceleme13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 07/07/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyası ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiyle karar verildi.B. Esasın İncelenmesi14. Raportör-Hakim Şerife ÖZDOĞAN IŞIK'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 3. maddesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılmıştır.16. Dosyaların incelenmesinden, davacı hakkında izinsiz eğitim faaliyetinde bulunulduğundan bahisle, Sakarya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 18/10/2023 tarih ve E-30346861-410.03-87449520 sayılı kararı ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanun'u ve 5326 sayılı Kabahatler Kanun'u uyarınca 268.290 TL idari para cezası verilmesine ve Sakarya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 18/10/2023 tarih ve E-30346861-410.03-87450081 sayılı kararı ile söz konusu iş yerinin mühürlenerek kapatılmasına karar verildiği, davacı vekili
Esas No : 2025/304 Karar No: 2025/447
tarafından idari para cezasının iptali istemiyle dava açıldığı, iş yerinin mühürlenerek kapatılmasına ilişkin işlemin dava konusu edilmediği anlaşılmıştır.17. Yukarıda izah edilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.18. İncelenen uyuşmazlıkta, uygulanan idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5580 sayılı Kanun’da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde, bu Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, dava konusu idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.19. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Sakarya 2. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Hendek Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/11/2024 tarih ve D.İş No.2023/2129 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Sakarya 2. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Hendek Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/11/2024 tarih ve D.İş No.2023/2129 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 07/07/2025 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN