T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/311KARAR NO: 2025/374
KARAR TR: 16/06/2025 ÖZET: 2918 sayılı Kanun’un 44/1-b, 48/9. maddeleri uyarınca verilen idari para cezasının ve 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemin iptal edilmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı : E.A Davalı
: Kınık İlçe Jandarma KomutanlığıI. DAVA KONUSU OLAY1.Davacı, Kınık İlçe Jandarma Komutanlığı görevlileri tarafından 07/11/2024 tarihinde Soma Bergama Devlet Karayolu üzerinde 35 ... 6536 plakalı otomobilin şüpheli hareketlerde bulunmasından dolayı takip edildiği, sürücünün şüpheli hareketleri ve alkol üfleme testinden kaçtığı iddiasıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/9. ve 44/1-b maddeleri uyarınca 18.452 TL idari para cezası verilmesine dair düzenlenen 07/11/2024 tarih ve IZ 931305 sayılı işlem ile sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin 07/11/2024 tarih ve J 0094579 sayılı işlem ve J Seri 0069674 sıra numaralı Araç Trafikten Men/ Muhafaza Altına Alma Tutanağının iptali istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Kınık Sulh Ceza Hakimliği 30/12/2024 tarih ve D.İş No. 2024/419 sayılı kararı ile, Kınık Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığının 07/11/2024 tarih J0094579 seri numaralı sürücü belgesi geri alma tutanağı ve IZ seri 931305 sıra numaralı trafik idari para cezasına ilişkin itirazın reddine karar vermiştir. Karara davacı tarafından itiraz edilmiştir.3. Bergama Sulh Ceza Hakimliği 07/02/2025 tarih ve D.İş No. 2025/265 sayılı kararı ile, yapılan başvurunun 5326 sayılı Kanun'un 28/1-b maddesi uyarınca, Hakimliklerinin görevli olmadığı, idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle başvurunun usulden reddine, Kınık Sulh Ceza Hakimliğinin 30/12/2024 tarih, 2024/419 D.İş numaralı kararının kaldırılmasına, İtiraz edenin itirazının Hakimliklerinin görevli olmadığından usulden reddine, itiraz edenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9/1-2 maddesi gereğince, süresi içinde görevli idari yargıda dava açmakta muhtariyetine, karardan bir suretin Kınık Sulh Ceza Hakimliğince taraflara tebliğ edilmesine, dosyanın usuli işlemlerin ifası amacıyla Kınık Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmesine, yargılama giderlerinin görevli Mahkemece nazara alınması gerektiği dikkate alınarak, bu aşamada yargılama giderleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmış şöyledir: "...İncelenen uyuşmazlıkta, uygulanan idari para cezasının 5326 sayılı Kanunun 16'ncı maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918 sayılı Kanunda da idari
Esas
No : 2025/311Karar No : 2025/374
para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği; ancak, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişinin sürücülüğünü yaptığı araç ile ilgili olarak TRAFİKTEN MEN KARÂRI kararı da verildiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiği anlaşıldığından; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kabahatli muteriz hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/9 ve44/l-b maddelerinden 07/11/2024 tarihli, IZ seri 931305 sıra no'lu Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı, J seri 931305 sıra no'lu Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağı ve J seri 0069674 sıra no'lu Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağı düzenlenerek 35 ... 6536 plakalı aracın trafikten men edildiği, trafikten men kararının idari işlem mahiyetinde olduğu. Kanunda trafikten men kararı vermeye ve iptale ilişkin düzenleme bulunmadığından bu kararlara karşı İdari Yargıya başvurulması gerektiği, incelenen uyuşmazlıkta da muterizin sevk ve idaresinde bulunan 35 ... 6536 plakalı araç hakkında trafik idari para cezaları ile birlikte trafikten men edilmesine ilişkin Araç Men Tutanağı düzenlendiği, öngörülen idari para cezasının 5326 sayılı Kanunun 16'ncı maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, trafikten men kararın idarenin tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olduğu, bu durumda 5326 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı, 2918 sayılı Kanunda da trafikten men kararına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği, idari yargı yerinde dava konusu edilmesi gerektiği, tanzim olunan tutanağın iptaline yönelik olarak yapılan başvuruyu inceleme görevinin Uyuşmazlık Mahkemesinin 2018/67 Esas - 2018/70 Karar sayılı ilamında belirtildiği şekli ile idari yargıya ait olması ..."4. Davacı bu kez, 07/11/2024 tarih ve IZ 931305 sayılı idari para cezası ile sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin 07/11/2024 tarih ve J 0094579 sayılı işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. B. İdari Yargıda5. İzmir 6. İdare Mahkemesi 14/04/2025 tarih ve E.2025/420 sayılı kararı ile, mahkemelerinin görevsizliğine dava konusu uyuşmazlıkta görevli yargı yerinin adli yargı mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli merciin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, başvuru sonuçlanıncaya kadar yargılamanın ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: ''...Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından ilk olarak 07.11.2024 tarih ve IZ 931305 sayılı tarfik para cezası tutanağı, 07.11.2024 tarih ve J 0094579 sayılı sürücü belgesi geri alma tutanağı ve 07.11.2024 tarih ve J 0069674 sayılı Araç Trafikten Men Tutanağına karşı 08.11.2024 tarihinde Kınık Sulh Ceza Hakimliğinin 2024/419 D. İş sayılı dosyasına kayden dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Hakimliğin 30.12.2024 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz üzerine de Bergama Sulh Ceza Hakimliğinin 07.02.2025 tarih ve 2025/265 D.İş sayılı kararıyla, Kınık Sulh Ceza Hakimliğinin kararının kaldırılarak, trafikten men tutanağı ile trafik para cezası verilmesine ilişkin itirazın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, devam eden süreçte davacı tarafından 03.03.2025 tarihli dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde; "(1)Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmüne
Esas
No : 2025/311Karar No : 2025/374
yer verilmiştir. "Taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı merciilerinde açılan davalarda da; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği hususu yerleşik içtihatlarla da kabul görmüştür.Kabahatler Kanunu'nun "Başvuru yolu" başlıklı 27'nci maddesinde, "(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir....(8) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür." kuralı amirdir.Davacı tarafından, her ne kadar 07.11.2024 tarih ve IZ 931305 sayılı tarfik para cezası tutanağı, 07.11.2024 tarih ve J 0094579 sayılı sürücü belgesi geri alma tutanağı ve 07.11.2024 tarih ve J 0069674 sayılı Araç Trafikten Men Tutanağına karşı 08.11.2024 tarihinde Kınık Sulh Ceza Hakimliğinin 2024/419 D. İş sayılı dosyasına kayden dava açılmış ve yukarıda değinilen süreç sonunda Hakimlikçe uyuşmazlığın çözümünün idari yargıya ait olduğunun tespiti ile dosyada görev ret kararı verilmiş ise de, görev ret kararı sonrasında Mahkememizde görülen işbu davaya ilişkin dava dilekçesi incelendiğinde, davacı tarafından trafikten men tutanağının uyuşmazlık konusu edilmediği, sadece 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/9. maddesi uyarınca davacıya 18.452,00-TL idari para cezası verilmesine dair 07.11.2024 tarih ve IZ 931305 sayılı işlem ile sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin 07.11.2024 tarih ve J 0094579 sayılı işlemin iptalinin istendiği, dilekçe içeriğinde trafikten men kararının iptali talebinde bulunulmadığı, yukarıda anılan taleple bağlılık ilkesi dikkate alındığında, davacının Mahkememizde açılan işbu davadaki iradesinin kendisine verilen idari para cezasının ve sürücü belgesine el konulmasına ilişkin işlemin hukuki denetiminin yapılmasından ibaret olduğu ve bu denetimi yapma görevinin Sulh Ceza Hakimliklerine ait bulunduğu, olayda yukarıda anılan Kanunun 27/8'inci maddesinin tatbikini gerektirir bir talep ve durumun mevcut olmadığı sonucuna varıldığından, işbu davanın görüm ve çözümünde Kınık Sulh Ceza Hakimliğinin görevli bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır...''6. İzmir 6. İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK7. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, “Trafik zabıtasının görev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi” başlıklı 6. maddesi şöyledir:“ Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev ve yetki sınırı;a) Trafik zabıtası:(Birinci fıkra mülga: 17/10/1996-4199/4 md.)Trafik zabıtası görevi sırasında karşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir.Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlu görülen haller dışında, trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleri dışında kullanılamaz.b) (Değişik: 21/5/1997-4262/1 md.) Genel Zabıta:Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafik teşkilatının görev alanı dışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay,
Esas
No : 2025/311Karar No : 2025/374
astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir.”8. 2918 sayılı Kanun'un ''Adres değişikliklerinin bildirilmesi ve sürücü belgelerinin taşınması zorunluluğu'' başlıklı 44. maddesi şöyledir:''Sürücü belgesi sahipleri:a) İkamet adresi değişikliklerini belgeyi veren kuruluşa otuz gün içinde bildirmek,b) Araç kullanırken sürücü belgelerini yanlarında bulundurmak ve yetkililerin her isteyişinde göstermek,Zorundadırlar.(Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükümlerine uymayan sürücüler, 3 600 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar.''9. 2918 sayılı Kanun'un "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı” başlıklı 48. maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:"(Değişik: 24/5/2013 - 6487/19 md.)Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin kara yolunda araç sürmeleri yasaktır.Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır....Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır....Sürücü belgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanun'un 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır.Bu madde hükümlerine göre geri alınan sürücü belgesinin iade edilebilmesi için; ilgili kişi hakkında trafik kurallarına aykırılık dolayısıyla bu Kanun hükümlerine göre verilmiş olan idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması; uyuşturucu veya uyarıcı madde alması nedeniyle sürücü belgesi geri alınanların ayrıca sürücü olmasında sakınca bulunmadığına dair resmi sağlık kurumlarından alınmış sağlık kurulu raporunun ibraz edilmesi şarttır...."10. 2918 sayılı Kanun’un “Sürücü belgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki” başlıklı 112. maddesi şöyledir: “(Değişik: 12/7/2013-6495/20 md.)Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiği hâller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir.Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı “100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri, sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerine gönderilir.Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlara göre görülen davalarla birleştirilemez.
Esas
No : 2025/311Karar No : 2025/374
Askeri araçları süren kişiler ile asker kişilerin bu Kanunda yazılı suçlarla ilgili davalarına da bu mahkemelerde bakılır.Askeri görev ve hizmetlerin yürütülmesi sırasında askeri araç sürücülerinin asker kişilere karşı işledikleri trafik kazalarıyla ilgili suçlarda 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümleri saklıdır.” 11. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: "(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.”12. 5326 sayılı Kanun'un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir: "(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir."13. 5326 sayılı Kanun’un “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesi şöyledir:“(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır.”14. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür .”IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme
Esas
No : 2025/311Karar No : 2025/374
15. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 16/06/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli yargı ve idari yargı yerleri arasında "2918 sayılı Kanun'un 44/1-b, 48/9. maddeleri uyarınca verilen idari para cezası ile sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin işlemin iptali" istemi yönünden olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu ve anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, mahkemece idari yargı dosyasının, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi16. Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:17. Dava, 2918 sayılı Kanun’un 44/1-b, 48/9. maddeleri uyarınca verilen idari para cezası ile sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.18. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının adına kayıtlı 35 ... 6536 plakalı hususi aracı ile seyir halindeyken, İlçe Trafik Denetleme Büro Amirliğince 07/11/2024 tarih ve J 0094579 sıra numaralı Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağı ile sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına, IZ 931305 sıra numaralı Trafik İdari Para Cezası Tutanağı ile de 18.452 TL idari para cezasına ve davacı adına kayıtlı aracın da trafikten men tutanağı ile trafikten men edilerek muhafaza altına alınmasına karar verildiği, bu tutanakların davacıya tebliği üzerine adli ve idari yargı yerlerinde dava açıldığı, aracın trafikten men işlemine karşı ayrı bir dava açılmadığı anlaşılmıştır.19. Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılı Kanun’un 116. maddesi kapsamında araç tescil plakasına göre düzenlenenler dışında trafik zabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşı açılan davaları; bu uygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Kanun'da idari cezalarla ilgili davalarda görevli yargı yerini açıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki hali ile, bu Kanun'da gösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıfta bulunulmamış olması karşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göre idari yargının görev alanında görmüş iken; 5326 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra; öngörülen trafik para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918 sayılı Kanun’da da bu para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşıldığından, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davaların görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varmıştır.
Esas
No : 2025/311Karar No : 2025/374
20. Uyuşmazlığın diğer kısmını oluşturan, sürücü belgesi geri alma tutanağına ilişkin karara gelince; sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326 sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılı Kanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca, sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için ehliyetin geri alınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalar içinde sayıldığı dikkate alındığında; sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmıştır.21. 5326 sayılı Kanun’un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.22. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.23. Uyuşmazlık Mahkemesince, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. 24. Olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak düzenlenen ve sürücü belgesi geri alma tutanağı ile ilgili olarak; 5326 sayılı Kanun’un “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, … ehliyetin geri alınması, … gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olan ehliyetin geri alınmasına ilişkin hükmün, 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle, 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. 25. İncelenen uyuşmazlıkta, uygulanan trafik para cezası ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması tutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari
Esas
No : 2025/311Karar No : 2025/374
yaptırım türlerinden biri olduğu, 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi idari para cezasına karşı Kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde, bu Kanun'un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, dava konusu idari para cezası ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınması tutanağına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.26. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, İzmir 6. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Bergama Sulh Ceza Hakimliğinin 07/02/2025 tarih ve D.İş No. 2025/265 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. İzmir 6. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Bergama Sulh Ceza Hakimliğinin 07/02/2025 tarih ve D.İş No. 2025/265 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,16/06/2025 tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ ile Ahmet ARSLAN’ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
Esas
No : 2025/311Karar No : 2025/374
K A R Ş I O Y2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'u ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun dava konusu uyuşmazlık ile ilgili hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, bir idari işlem olan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin idari yargı mercii olduğu tartışmasız olup, 5326 sayılı Kanun'un 27/8. maddesinde yer alan "idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptal talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği” düzenlemesi uyarınca da dava konusu işlemlerden doğan uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevli kabul eden çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Üye Üye
Nilgün TAŞAhmet ARSLAN