T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/459KARAR NO: 2025/634
KARAR TR: 13/10/2025 ÖZET: İdari yargı yerinde açılan davanın öncesinde adli yargı yerinde aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararının bulunmadığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.K A R A R
Davacı: Sağlık BakanlığıVekili: Av. Ö. Ç. M.Davalı: O. C.Vekili: Av. H. G. U. A.I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, Eyüpsultan Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Güzeltepe Aile Sağlığı Merkezi 34.19.079 No'lu Aile Hekimliği Biriminde aile hekimi olarak görev yapan davalının, 01/07/2022 tarihinde 1 (bir) gün göreve gelmemesi nedeniyle hakkında inceleme yapıldığını ve yersiz maaş ödemesinin iadesi amacıyla 1.533,31 TL kişi borcu çıkarıldığını, söz konusu borcun davalı tarafından rızaen ödenmemesi üzerine, aleyhine alacağın tahsili için İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün E.2023/34134 sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini ancak bu takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek, haksız itirazın iptali ile ana parası ve işlemiş faiz üzerinden takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. İstanbul 46. Asliye Hukuk Mahkemesi 19/11/2024 tarih ve E.2024/90, K.2024/273 sayılı kararı ile, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 114/1-b maddesi uyarınca, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, Mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilen cevabi yazıda kararın kesinleşmediği belirtilmiş olup, Mahkememizce UYAP üzerinden yapılan kontrolde de görevsizlik kararının kesinleşmediği teyit edilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:''...Mahkememizde yargılaması yapılan işbu dava ile benzer ve emsal nitelikteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 2023/1325 Esas-2023/1099 Karar sayılı ilamındaki "...Davalı H. A.'ın İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı
Aile Sağlık Merkezi 34.33.096 nolu Aile Hekimliği biriminde Aile Hekimi olarak görev yapmakta iken 03.04.2019 tarihinde 1(bir) gün izinsiz göreve gitmediği, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü
Esas
No : 2025/459Karar No : 2025/634
Disiplin Biriminin 31.08.2019 tarih ve 39847 E. Sayılı yazısı ile tespit edildiği gerekçesiyle 2019 yılı Nisan ayı maaş ve Aile Sağlığı Gider ödemelerinin yeniden hesaplandığı ve 1 günlük izinsiz göreve gelmeme nedeniyle Nisan ayı maaş ve gider ödemesi için toplam 528,03 TL fazla ve yersiz ödemenin iadesi talebine ilişkindir. 2577 s.İdari Yargılama Usulü Kanununun 1.m.si hükmüne göre;idari yargının Kapsam ve niteliği;"1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabidir. 2. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır.2 şeklinde düzenlenmiştir. İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı 2577 s.idari yargılama usulü kanununun 2.m.sinde; "1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.2 şeklindeki yasal düzenleme kapsamına ve dava konusu uyuşmazlığın konusuna göre ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygundur, davacı kurumun istinaf istemi yerinde değildir. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davacının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçelerle istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiş, mezkur istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi olan İstanbul 30. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/7 Esas- 2022/22 Karar sayılı kararıyla mevcut "...Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalının aile hekimi olarak görev yapmakta iken bir günlük izinsiz göreve gitmemesi nedeniyle bu gün için ödenen maaş ve gider ödemesinin tahsili için davacı kurum tarafından icra takibi başlatıldığı, ilamsız icra takibine davalının itirazı üzere itirazın iptali talepli adli yargıda dava açtığı, Danıştay İBGK. 22.12.1973, 8/14) mezkûr içtihadı kapsamında yersiz ödemenin sınırlarının belirlendiği, dava konusu ve sebebi değerlendirilmek ile iş bu davanın İdare Mahkemelerinde görülmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." aynı gerekçelerle icra takibine konu alacak yönünden yargılamanın idare mahkemesinde görülmesi gerektiğinden davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 114/1-b maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir..." 3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. İstanbul 2. İdare Mahkemesi 11/07/2025 tarih ve E.2025/1392 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
Esas
No : 2025/459Karar No : 2025/634
"...Dosyanın incelenmesinden, davacı Sağlık Bakanlığı tarafından, Güzeltepe Sağlık Merkezi 34.19.079 nolu Aile Hekimliği Biriminde Aile Hekimi olarak görev yapan davalı O. C.'un 01.07.2022 tarihinde 1 (bir) gün izinsiz göreve gitmemesinden dolayı adına fazladan ödenen 1.533,31-TL yersiz ödemenin davalıdan faizi ile birlikte tahsili amacıyla İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2023/34134 esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 16.10.2023 sayılı kararı ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu itirazın iptali istemli olarak İstanbul 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/90 esasına kayden açılan davada verilen 19.11.2024 tarihli, 2024/273 sayılı kararıyla uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddi kararı (kesinleşen) üzerine aynı istemle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Tüm bu açıklamalar ışığında, davalının özel şahıs olması ve davalıya yersiz ve fazladan ödendiği iddia edilen tutarın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine itirazın iptali istemiyle hukuk mahkemesine açılan dava konusu alacak kaleminin davacı idare tarafından davacı aile hekimine ödenmiş olduğu gözetildiğinde, söz konusu alacak kalemine ilişkin tahsil işlemlerinin özel hukuk alanına girdiği, öte yandan davalının özel hukuk kişisi olduğu da gözetildiğinde ortada idari yargıyı ilgilendiren bir davanın bulunmadığı kanaatine ulaşıldığından, uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği sonucunu varılmıştır..."5. İstanbul 2. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. Anayasa'nın "F. Uyuşmazlık Mahkemesi" başlıklı 158. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir..." 7. 2247 sayılı Kanun’un "Mahkemenin görevi" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir."8. 2247 sayılı Kanun’un "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesi şöyledir:“Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”
Esas
No : 2025/459Karar No : 2025/634
9. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir:"Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."IV. İNCELEME VE GEREKÇE10.Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 13/10/2025 tarihli toplantısında; Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın, 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:11.Dosyanın incelenmesinden; Güzeltepe Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davalıya, eksik çalışılan günlere ilişkin 1.533,31 TL ödenen ücretin iadesi amacıyla yürütülen takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle açılan davada, İstanbul 46. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin dosya kapsamından anlaşılamaması üzerine, mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulduğu, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilen 10/09/2025 tarih ve E.2024/90 sayılı cevabi yazıda kararın kesinleşmediğinin belirtildiği, Mahkememizce UYAP üzerinden yapılan kontrolde de görevsizlik kararının kesinleşmediğinin teyit edildiği, davacı vekilinin, adli yargıda verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden aynı istemle idari yargı yerinde dava açtığı ve ardından idari yargı yerince dava dosyalarının 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.12. İstanbul 2. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurabilmesi için, adli yargı yerince aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunması gerektiği açıktır. Oysa olayda, adli yargı yerince davacı hakkında aynı konuya ilişkin olarak verilmiş bir görevsizlik kararı bulunduğu halde bu kararın kesinleşmediği, böylece ortada Kanunda öngörülen biçimde, idari yargı yerinde açılan davanın öncesinde, adli yargı yerince aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararının bulunmadığı görülmektedir.13. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda, İstanbul 2. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun öncesinde adli yargı yerince aynı konuda verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmadığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulları taşımayan İstanbul 2.İdare Mahkemesinin 11/07/2025 tarih ve E.2025/1392 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulları taşımayan İstanbul 2. İdare
Esas
No : 2025/459Karar No : 2025/634
Mahkemesinin 11/07/2025 tarih ve E.2025/1392 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,13/10/2025 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN