T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/463KARAR NO: 2025/638
KARAR TR: 13/10/2025 ÖZET: 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı: S. B. G. M. K. S. M. İ. İ. S. V. T. L. Ş. Vekili: Av. İ. C. Ö.Davalı: Yenimahalle İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne izafeten Sağlık BakanlığıVekili: Av. K. K. B.I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin
adresinde S. B. Güzellik salonu unvanıyla faaliyet gösteren işletmede ruhsatsız ve yetkisiz olarak sağlık hizmeti sunduğunun tespit edildiğinden bahisle, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanun'unun ek 11.maddesinin 2.fıkrası uyarınca 359.825,TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Yenimahalle Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünün 10/02/2025 tarihli işleminin iptali istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği 19/03/2025 tarih ve D.İş.No:2025/2793 sayılı kararı ile, idari yaptırım tutanağına yönelik başvurunun, Hakimliklerince incelenebilecek kararlardan olmayıp idari yargının görev alanına giren mahiyette olduğu gerekçesiyle, görev nedeniyle reddine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. Kararının ilgili kısmı şöyledir:''...Bu açıklamalar bağlamında yapılan değerlendirmede: ''İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararlarında verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birilikte idari yargı merciinde görülür.'' şeklindeki düzenleme nazara alındığında somut olayda, yukarıda mezkur karar ile Yenimahalle Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünce başvuran hakkında faaliyetin durdurulması ve idari para cezası şeklinde idari yaptırım idari yaptırım uygulandığının ve birbirinden bağımsız şekilde değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, nitekim faaliyet durdurma kararı ile ilgili olarak Ankara 23. İdare Mahkemesinin 2025/224 Esaslı sayılı dosyasının derdest olduğunun anlaşılması karşısında 5326 sayılı Kanunun 28/1-b bendi gereği başvuru konusu idari yaptırım kararının Sulh Ceza Hakimliğinde incelenebilecek kararlardan olmadığı, idare mahkemesince hüküm tesis edilmiştir. 3. Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Esas
No : 2025/463Karar No : 2025/638
B. İdari Yargıda4. Ankara 16. İdare Mahkemesi 25/04/2025 tarih ve E.2025/588, K.2025/559 sayılı kararı ile, 3359 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezası kararına karşı sulh ceza hakimliğine başvurulması gerektiği, davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Mahkeme kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından
adresinde S. B. Güzellik Salonu unvanıyla faaliyet gösteren işletmede ruhsatsız ve yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğu tespit edildiğinden bahisle 1219 ve 3359 sayılı Kanun gereğince 359.825,00-TL idari para cezası verilmesine üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Bu durumda, 1219 ve 3359 sayılı Kanun'da açıkça idari para cezalarına karşı açılacak davalarda görevli Mahkeme olarak İdare Mahkemesi'nin gösterilmemesi karşısında bakılan uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin idari para cezalarında genel yetkili yargı yeri olan Sulh Ceza Mahkemelerinin olduğu sonucuna varılmıştır..." 5. Davacı vekilinin, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Ankara16. İdare Mahkemesince dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK6. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un “Tabipler” başlıklı 1. faslında yer alan 1. maddesi şöyledir:“(Değişik: 11/10/2011-KHK-663/58 md.)Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde tababet icra ve her hangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır.”7. 1219 sayılı Kanun'un 2. maddesi şöyledir: "Yukarki maddede yazılı diplomanın muteber olması için diploma sahibinin 8 Teşrinisani1339 tarih ve 369 numaralı kanun mucibince hizmeti mecburesini ikmal etmiş ve diplomasının Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tasdik ve tescil edilmiş olması lazımdır. Tababet sanatını icra etmek istiyen askeri tabipler de diplomalarını tasdik ve tescil ettirirler. Ancak hizmeti mecburelerini ifa eyledikleri müddetçe diplomaları alıkonulan tabipler bu müddet zarfında dahi icrayı sanata mezundurlar."8. 1219 sayılı Kanun'un 3. maddesi şöyledir:''Yukarıdaki maddelerde zikredilen tabip diplomasını ve fenni, cerrahi veya şuabatında ihtısas sahibi olduğuna dair işbu kanunun tarifleri dairesinde vesaikı lazimeyi haiz olmıyan hiç bir kimse hiç bir ameliyei cerrahiye icra edemez. Cerrahii sağireye ait ameliyat ile sünneti her tabip yapabilir. (Ek cümle: 2/1/2014–6514/20 md.) Ancak, olağanüstü ve istisnai hâllerde Sağlık Bakanlığınca düzenlenecek eğitimi alan kimseler tarafından hekim gözetiminde sünnet ameliyesi yapılmasına Bakanlıkça izin verilebilir. Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaleti tarafından açılan ve idare edilen mekteplerden mezun küçük sıhhiye memurları ve işbu mekteplere muadil tedrisat yapan mekteplerden mezun olup şahadetnameleri Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletince tasdik ve tescil edilenler talimatnamelerinde yazılı olanlara munhasır kalmak şartiyle küçük ameliyeleri yapabilirler. (Mülga son cümle: 2/1/2014–6514/20 md.)(Ek fıkra: 21/6/2005 – 5371/ 7 md.) Acil tıbbi yardım ve bakım ile sınırlı kalmak ve Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliğinde belirtilmek kaydıyla acil tıp teknikerleri ile verilecek
Esas
No : 2025/463Karar No : 2025/638
gerekli eğitimleri başarıyla tamamlamak kaydıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli sağlık astsubayları (...) hastaya müdahale edebilir, bu hususta lazım gelen iş ve işlemleri yapabilirler. Hastane öncesi acil tıbbi yardım veren personel özel tip kıyafet giyer.(Ek: 27/12/1993 - 3954/1 md.; Değişik fıkra: 2/1/2017-KHK-680/25 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/24 md.) Türk Silahlı Kuvvetlerince yetiştirilen ve Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığına tertiplenen sıhhiye sınıfına mensup erbaş ve erler de birliklerinde görev yaptıkları süre ve görevle sınırlı olmak üzere küçük sıhhi işlemleri yapmaya yetkilidirler.(Ek: 27/12/1993 - 3954/1 md.) Yukarıdaki fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelikte gösterilir.(Ek fıkra: 2/1/2014–6514/20 md.; Değişik fıkra: 2/1/2017-KHK-680/25 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/24 md.) Türk Silahlı Kuvvetleri muharip unsurlarından, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı operasyonel unsurlarından ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığının merkez ve taşra teşkilatı personelinden görevlendirilen ve ilgili eğitimi başarıyla tamamlayanlar, görev yaptıkları süre ve görevle sınırlı olmak üzere, sağlık personeli yokluğunda, sağlık hizmetine ulaşıncaya kadar acil tıbbi müdahaleleri yapmaya yetkilidir. Söz konusu personelin yetki ve sorumlulukları ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.''9. 1219 sayılı Kanun'un 26. maddesi şöyledir:''(Değişik: 23/1/2008-5728/23 md.)Bu Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanat salahiyeti olmayan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu bulunan bir tabip sanatını icra ederse, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.''10. 1219 sayılı Kanun'un 27. maddesi şöyledir:''(Değişik: 23/1/2008-5728/24 md.)5, 6, 10, 12, 15, 23 ve 24 üncü maddeler ahkamına riayet etmeyen tabiplere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.''11. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ''Amaç'' başlıklı 1. maddesi şöyledir;''Bu Kanunun amacı; sağlık hizmetleriyle ilgili temel esasları düzenlemektir.''12. 3359 sayılı Kanun'un ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesi şöyledir;''Bu Kanun, Milli Savunma Bakanlığı hariç, bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişilerini ve gerçek kişileri kapsar.''13. 3359 sayılı Kanun'un Ek 11. maddesi şöyledir: ''(Ek: 2/1/2014-6514/46 md.)(Değişik birinci fıkra:21/2/2024-7496/20 md.) Sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemler Sağlık Bakanlığınca denetlenir. Bu hüküm uluslararası sağlık turizmi kapsamındaki her türlü kuruluşun faaliyetlerini de kapsar.(Değişik ikinci fıkra:21/2/2024-7496/20 md.) Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız veya yetkisiz olarak sağlık hizmeti veren veya verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Özel izne tabi hizmet birimlerini ve sağlık kuruluşlarını Sağlık Bakanlığından izin almaksızın açan veya buralarda verilecek hizmetleri sunanlar iki yüz elli bin Türk lirasından az olmamak üzere bir
Esas
No : 2025/463Karar No : 2025/638
önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yarısına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.(Değişik üçüncü fıkra:21/2/2024-7496/20 md.) Sağlık Bakanlığınca belirlenen kayıtları uygun şekilde tutmayan veya bildirim zorunluluğunu yerine getirmeyen sağlık kurum ve kuruluşları elli bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisi kadar idari para cezası ile cezalandırılır.(Değişik dördüncü fıkra:21/2/2024-7496/20 md.) Sağlık Bakanlığınca belirlenen acil hastaya müdahale esaslarına; personel, tıbbi cihaz ve donanım, bina ve hizmet birimleri, malzeme ile ilaç standartlarına uyulmaması hâllerinde yüz bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır.(Ek fıkra:21/7/2025-7557/15 md.) Özel sağlık kuruluşları, sağlık hizmetlerine yönelik tanıtım ve bilgilendirme sınırını aşan reklam niteliğindeki faaliyetlerde bulunamaz. Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri; adres ve iletişim bilgileri, çalışma gün ve saatleri, hasta kabul edilen uzmanlık dalları, çalıştırılan sağlık meslek mensuplarının mesleki ve akademik ünvanları ve hizmet verilen sağlık alanıyla ilgili sağlığı koruyucu ve geliştirici nitelikteki bilgiler ile sınırlıdır. Bu sınırları aşanlar ile yanıltıcı, aldatıcı, insan sağlığını tehlikeye düşüren veya haksız rekabet ortamı yaratan fiillerde bulunanlar, yüz bin Türk lirasından az olmamak üzere bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde ikisine kadar idari para cezası ile cezalandırılır.Bu maddedeki idari para cezasını gerektiren fiillerin bir yıl içinde tekrarı hâlinde idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır; üçüncü defa işlenmesinde ise sağlık kurum ve kuruluşunun ilgili bölümünün veya tamamının faaliyeti on güne kadar durdurulur. Aynı isim ve sahiplikte birden fazla sağlık kurum ve kuruluşu bulunması hâlinde idari yaptırımlar sadece ihlalin yapıldığı sağlık kurum ve kuruluşu ile sınırlı olarak uygulanır.Bu maddede belirtilen idari para cezalarını vermeye valiler, faaliyet durdurma cezasını vermeye Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenlenir...''14. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Genel kanun niteliği" başlıklı 3. maddesi şöyledir: "(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)(1) Bu Kanun'un;a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,uygulanır.” 15. 5326 sayılı Kanun’un "Yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesi şöyledir:“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”16. 5326 sayılı Kanun'un “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. ve 8. fıkraları şöyledir:“(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir....(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî
Esas
No : 2025/463Karar No : 2025/638
yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür."IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme17. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 13/10/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı ve idari yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi18. Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:19. Dava, 1219 ve 3359 sayılı Kanun'lara muhalefet edilerek, güzellik salonu unvanıyla faaliyet gösteren işletmede ruhsatsız ve yetkisiz sağlık hizmet sunulduğu tespit edildiğinden bahisle, 3359 sayılı Kanun'un Ek. 11. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesilen 359.825 TL idari para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.20. Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından
adresinde S. B. Güzellik Salonu unvanıyla faaliyet gösteren işletmede ruhsatsız ve yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğu tespit edildiğinden ve 1219 ve 3359 sayılı Kanunlara muhalefet edildiğinden bahisle, 3359 sayılı Kanun'un Ek. 11. maddesinin ikinci fıkrası gereğince 359.825 TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.21. Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin sekizinci fıkrasında; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir.22. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.23. Uyuşmazlık Mahkemesince de, idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak
Esas
No : 2025/463Karar No : 2025/638
idari yargının görev alanına giren kararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. 24. Yukarıda belirtilen düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı, diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı; uyuşmazlık konusu idari para cezasının verildiği 1219 ve 3359 sayılı Kanun'larda idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmaktadır.25. Bu durumda, salt idari para cezasına karşı yapılan itirazda Kabahatler Kanunu'nun 27/8. maddesinin uygulama alanının bulunmadığı, bu Kanun’un 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde bu Kanun’un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı belirtildiğinden, 1219 ve 3359 sayılı Kanunlara muhalefet edildiğinden bahisle 3359 sayılı Kanun uyarınca verilen ve 5326 sayılı Kanun'un 3. ve 16. maddeleri kapsamındaki salt idari yaptırım niteliğindeki idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, bu Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. 26. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 19/03/2025 tarih ve D.İş. No:2025/2793 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA, B. Ankara 7.Sulh Ceza Hakimliğinin 19/03/2025 tarih ve D.İş.No: 2025/2793 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13/10/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN