T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2025/471KARAR NO: 2025/618
KARAR TR: 13/10/2025ÖZET: Hüküm uyuşmazlığının varlığı için 2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen “1. maddede gösterilen (adli ve idari) yargı mercilerince verilmiş kararlar" koşulunu taşımayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk. K A R A R
Hüküm Uyuşmazlığının Giderilmesi İsteminde Bulunanve İstanbul 2. İdare Mahkemesinde DavalıYanında Müdahil Olanlar: 1-P. S.2-H. S.3-B. A.4-A. M. O.5-K. A.6-S. U.7-S. A. A.8-S. Ç. S.9-E. Ö.Vekilleri
: Av. K. T., Av. C. T.Davacılar: 1-H. Ç. 2-H. Ç.Vekili: Av. D. Ç.Davalılar: 1-Kadıköy Belediye BaşkanlığıVekili: Av. E. A. 2-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği BakanlığıVekili : Av. G. B.I. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK İstanbul 2. İdare Mahkemesinde açılan davada davalılaryanında müdahil olan ve hüküm uyuşmazlığının giderilmesi isteminde bulunan P. S. vd. vekilinin, Uyuşmazlık Mahkemesine verdiği dilekçede; davacıların maliki oldukları binanın riskli yapı olduğu gerekçesiyle, 60 gün içerisinde nüfus ve eşyadan tahliye edilerek yıkılması gerektiğine ilişkin olarak, Kadıköy Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünce tesis edilen 19/04/2022 tarih ve 1289745 sayılı işlemin iptali için açtıkları davada, İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 31/05/2023 tarih ve E.2022/1436, K.2023/1395 sayılı kararı ile, dosya arasına alınan bilirkişi raporunda riskli yapı belirlenme sürecinin mevzuata uygun bir şekilde yapıldığının değerlendirildiğini, dava konusu yapı hakkında düzenlenen riskli yapı tespit raporunun usul ve esaslara uygun olarak hazırlandığı ve taşınmazın riskli yapı olduğunun tespit edilmesi üzerine davanın reddine karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini; diğer yandan davacılar tarafından, maliki oldukları taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine, riskli yapı olduğunun belirtilmesine dair 12/09/2023 tarih ve E-...1871385 sayılı işlem ile taşınmazın tahliyesine ve yıkımına ilişkin 25/09/2023 tarih ve E-...1885011 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada ise, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 29/03/2024 tarih ve
1.
Esas No : 2025/471 Karar No: 2025/618
E.2023/2352, K.2024/689 sayılı kararı ile, dava konusu işlemin iptaline karar verildiğini, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini; kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin imkansız hale geldiğini iddia ederek, söz konusu kararlar arasındaki hüküm uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur. 1. 2. Başvuranların, hüküm uyuşmazlığı oluştuğunu ileri sürdüğü İstanbul 2. İdare Mahkemesinin E.2022/1436 sayılı dosyası ile İstanbul 6. İdare Mahkemesinin E.2023/2352 sayılı dosyası, UYAP sistemi üzerinden incelenmiş olup, kararlar şöyledir: II. DAVA SÜRECİ 1.Karar:3. İstanbul 2. İdare Mahkemesi 31/05/2023 tarih ve E.2022/1436, K.2023/1395 sayılı kararı ile, dosya arasına alınan bilirkişi raporunda riskli yapı belirlenme sürecinin mevzuata uygun bir şekilde yapıldığının değerlendirildiği, dava konusu yapı hakkında düzenlenen riskli yapı tespit raporunun usul ve esaslara uygun olarak hazırlandığı ve taşınmazın riskli yapı olduğunun ortaya konulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi 07/11/2023 tarih ve E.2023/2519, K.2023/2710 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak kararı vermiş ve mahkeme kararı kesinleşmiştir. Mahkeme kararının ilgili kısmı şöyledir: "...Dosyanın incelenmesinden; davacıların parselde kayıtlı taşınmazda bulunan 1, 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerin maliki oldukları, aynı parselde bulunan binanın 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı statüsünde olduğu hususundaki tespit işlemine karşı yapılan itirazın İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü'nün 3421563 sayılı işlemi ile bildirilen İstanbul 3 Nolu İtiraz Değerlendirme Heyetinin 12.04.2022 tarih ve 349/44/242018/2 sayılı kararı ile reddedildiği ve söz konusu binanın riskli yapı olarak tespit edildiğinden bahisle 60 gün içerisinde nüfus ve eşyadan tahliye edilerek yıkılması gerektiğine ilişkin olarak Kadıköy Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünce 19.04.2022 tarihli, 1289745 sayılı işlemin tesis ve tebliği üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dava konusu uyuşmazlığın teknik bilgi gerektiren kısımlarının aydınlatılması amacıyla Mahkememizin 28/09/2022 tarihli ara kararı uyarınca mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bu kapsamda bilirkişi heyetince hazırlanan 10/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporundan özetle;"Dava konusu taşınmaz İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Bostancı Mahallesi, 678 ada, 7 parsel sayılı yerde, Abdi İpekçi Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Tapu kayıtlarında parselin 1191,03 m2 yüzölçümlü ve niteliğinin "Bahçeli Kargir Apartman” olduğu görülmektedir. Dava konusu taşınmazın betonarme taşıyıcı sistemli kısmi bodrum + zemin + 6 normal kattan oluşan, zemin katı hemen hemen tüm parsel sınırlarına oturan, üst katları ise daha içerde olan, zemin katı tamamen ticari işlevli normal katları ise konut işlevli olan bir yapı olduğu görülmüştür. Dava konusu binaya ilişkin riskli yapı tespiti ilgili 6306 sayılı Riskli Yapıların Tespiti Hakkında Kanun ve Uygulama Yönetmeliğinde tarif edildiği şekilde Bakanlıkça lisanslandırılmış şirket tarafından RYTEİE (2019)'a göre incelenmiş ve sonuçta yapının Riskli Yapı olduğu belirlenmiştir, bu belirlemeye malikler tarafından itiraz edilmiş ve itiraz ilgili İtiraz Değerlendirme Heyeti tarafından incelenerek oy birliği ile reddedilmiş ve riskli yapı tespiti kesinleşmiştir, keşif esnasındaki tespitler ve Dava dosyası kapsamında yapılan incelemeler sonucunda Riskli Yapı belirlenme sürecinin mevzuata uygun bir şekilde yapıldığı değerlendirilmektedir. Ayrıca yapıdan tahribatlı ve tahribatsız yöntemlerle bilgi toplanması ve bu bilgiler kullanılarak yapının modellenerek, modelleme veri ve sonuçlarının raporda verildiği de göz önünde bulundurulduğunda riskli yapı tespitinin teknik açıdan da uygun bir şekilde yapıldığı değerlendirilmektedir. Ancak parseldeki tek katlı yapıların riskli yapı raporundaki rölövede ve modelde görülmemesinin riskli yapı tespitini
Esas No : 2025/471 Karar No: 2025/618
1.
değiştirmeyecek nitelikte teknik bir eksiklik olduğu değerlendirilmekte ve bu konudaki hukuki değerlendirme ve takdir Mahkemeye aittir. Bunun yanında dava konusu yerdeki tek katlı yapıların hem projelerinde görülen durum (temellerinin ortak olması) hem de yerinde görülen fiili durumu birlikte değerlendirildiğinde söz konusu çok katlı apartmanın yıkılması sırasında (gerek inşai bir yıkım gerekse deprem nedeniyle yıkım) tek katlı yapıların hasar almamasının teknik açıdan mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak teknik açıdan Dava konusu taşınmaza ilişkin Riskli Yapı Tespitinin uygun olduğu değerlendirilmektedir." görüş ve kanaatlerine yer verilmiştir.Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna, davacı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde görülmemiş, bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuştur.Uyuşmazlıkta; davacıların "maliki bulundukları yapının bağımsız bir taşınmaz olduğu, aynı parselde bulunan ve riskli yapı raporu alınan apartman ile teknik olarak bir bağının mevcut olmadığı, her iki taşınmazın aynı parselde ancak farklı bir teknik ile bağımsız olarak inşa edildiklerini, aynı temeli kullanmadıklarını, ayrı zamanda inşa edildiklerini ve bu nedenle rapor düzenlenen taşınmazın kapı numarasının 40 bağımsız taşınmazlarının ise 2/A olarak numaralandırıldığı" şeklinde beyan ve iddialarda bulundukları görülmekle birlikte taşınmaz mahallinde yapılan keşif esnasında yapılan tespitler ve keşif sonrası hazırlanan ve hükme esas alınan raporda yer verilen değerlendirmeler dikkate alındığında parseldeki tek katlı yapıların riskli yapı raporundaki rölövede ve modelde görülmemesinin riskli yapı tespitini değiştirmeyecek nitelikte teknik bir eksiklik olduğu, dava konusu yerdeki tek katlı yapıların hem projelerinde görülen durum (temellerinin ortak olması) hem de yerinde görülen fiili durumu birlikte değerlendirildiğinde söz konusu çok katlı apartmanın yıkılması sırasında (gerek inşai bir yıkım gerekse deprem nedeniyle yıkım) tek katlı yapıların hasar almamasının teknik açıdan mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmış olup söz konusu iddialar dava konusu işlemleri sakatlar nitelikte görülmemiştir.Bu durumda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu yapı hakkında düzenlenen riskli yapı tespit raporunun usul ve esaslara uygun olarak hazırlandığı, davaya konu yapı ile ilgili statik hesapların ve performans incelemelerinin doğru olarak tespit edildiği, dolayısıyla taşınmazın riskli yapı olduğunun ortaya konulduğu anlaşılmakla birlikte yukarıda açıklandığı üzere davacıların iddialarının da işlemleri sakatlar nitelikte görülmediğinden 6306 sayılı yasa uyarınca tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine..."2.Karar:4. İstanbul 6. İdare Mahkemesi 29/03/2024 tarih ve E.2023/2352, K.2024/689 sayılı kararı ile, bağımsız bölüm hakkında usulüne uygun alınmış bir riskli yapı kararı bulunmadığı anlaşıldığından, 03/11/2021 tarih ve 242018 YKN sayılı riskli yapı kararının davacıların mülkiyetinde bulunan taşınmazı da kapsadığı yorumundan hareket etmek suretiyle tesis edilen dava konusu tahliye, yıkım ve 60 günlük süre verme işlemi ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine riskli yapı olarak belirtme yapılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından dava konusu işlemlerin iptaline karar vermiş, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi 17/09/2024 tarih ve E.2024/1558, K.2024/1842 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiş ve mahkeme kararı kesinleşmiştir. Mahkeme kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Uyuşmazlık konusu olayda; bakılmakta olan dava dosyası ile UYAP kayıtlarından İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 31/05/2023 tarih ve E:2022/1436, K:2023/1395 sayılı kararının bir bütün halinde incelenmesinden; dava dosyasında mevcut 03/11/2021 tarih ve 242018 YKN sayılı riskli yapı kararının irdelenmesinden,rikli yapı kararının parselde kayıtlı No:24 adresindeki bina ile riskli yapı kararının açıklamalar kısmında belirtilen 24A-24B-24C-24D-24E ve Prof. Ali Nihat Tarlan Caddesi, No:2B-2C-2D kapı numaralarını da kapsadığı ancak davacıların mülkiyetindeki
Esas No : 2025/471 Karar No: 2025/618
1.
2/A numarada bulunan bağımsız bölümleri kapsamadığı, kaldı ki bu durumun İstanbul 2. İdare Mahkemesinin E:2022/1436 esas sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ortaya konulduğu gibi yine aynı zamanda dosyada mevcut ve davacıların da maliki oldukları taşınmazın riskli yapı olarak belirlenmiş yapıdan dilatasyonla ayrılmış bir yapı olduğu, riskli yapı tespit çalışması yapılan kısma dahil olmadığı ve bu nedenle taşınmaz üzerindeki riskli yapı şerhinin kaldırılması yolunda Kadıköy Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü tarafından Kadıköy Tapu Müdürlüğüne yazılmış olan 27/05/2022 tarih ve 1319173 sayılı yazısında da ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacıların mülkiyetinde bulunan
parselde bulunan 2/A numaralı bağımsız bölüm hakkında usulüne uygun alınmış bir riskli yapı kararı bulunmadığı anlaşıldığından, 03/11/2021 tarih ve 242018 YKN sayılı riskli yapı kararının davacıların mülkiyetinde bulunan taşınmazı da kapsadığı yorumundan hareket etmek suretiyle tesis edilen dava konusu tahliye, yıkım ve 60 günlük süre verme işlemi ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine riskli yapı olarak belirtme yapılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır."5. Müdahiller vekili, mahkeme kararları arasında ortaya çıkan hüküm uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruda bulunmuş, Uyuşmazlık Mahkemesince dava dosyaları UYAP üzerinden temin edilmiştir.II. İLGİLİ HUKUK6. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un “Mahkemenin görevi” başlığını taşıyan 1. maddesinin ilk fıkrası şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir.”7. 2247 sayılı Kanun'un "Yargı merciince yapılacak işlemler" başlıklı 15. maddesi şöyledir:"(Değişik: 23/7/2008-5791/6 md.)Olumsuz görev uyuşmazlıklarında dava dosyaları, son görevsizlik kararını veren yargı merciince, bu kararın kesinleşmesinden sonra taraflardan birinin istemi üzerine, ilk görevsizlik kararını veren yargı merciine ait dava dosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir ve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir."8. 2247 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlık Mahkemesince yapılacak işlemler" başlıklı 16. maddesi şöyledir:"(Değişik: 21/1/1982 - 2592/5 md.)Uyuşmazlık Mahkemesi, olumsuz görev uyuşmazlığı ile ilgili dosyaların ilk incelemesi sırasında ve gerekli gördüğü hallerde ilgili Başsavcıların görüşünü de alarak, görevli yargı merciini belirten kararını verir."9. 2247 sayılı Kanun'un 3. Bölümünde, "Hüküm Uyuşmazlığı" üst başlığı altındaki 24. maddesi şöyledir:"(Değişik birinci fıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.) 1 nci maddede gösterilen yargı mercileri tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığı kabul edilir. (Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
İlgili kişi veya makam Uyuşmazlık Mahkemesine başvurarak hüküm uyuşmazlığının giderilmesini istiyebilir. Bu halde olumsuz görev uyuşmazlığının çıkarılması ile ilgili 15 ve 16 ncı
Esas No : 2025/471 Karar No: 2025/618
1.
maddelerdeki usul kuralları uygulanır."10. 2247 sayılı Kanun'un "Hüküm uyuşmazlıklarında uygulanacak inceleme kuralları" başlıklı 25. maddesi şöyledir:" Hüküm uyuşmazlıklarında Uyuşmazlık Mahkemesi, Danıştay Yargılama usulünün bu kanuna aykırı olmayan hükümlerini uygulamak suretiyle anlaşmazlığın esasını da karara bağlar. (Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018 – KHK-703/183 md.)
Uyuşmazlık Mahkemesi hüküm uyuşmazlıklarını dosya üzerinde inceleyerek karara bağlar. Gerekli gördüğü hallerde veya istek üzerine tarafları dinleyebilir."11. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir: "Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."III. İNCELEME VE GEREKÇE12. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 13/10/2025 tarihli toplantısında; Raportör-Hakim Arzu ÇETİNDERE ŞAŞI'nın, 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:13. 2247 sayılı Kanun'un 24. maddesinde anılan hükme göre, hüküm uyuşmazlığının ortaya çıkabilmesi için:a) Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli ve idari yargı mercileri tarafından verilmesi,b) Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,c) Her iki kararın da kesinleşmiş olması,d) Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,e) Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır. 14. Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların incelenmesinden; kararların aynı yargı kolu içerisindeki iki ayrı mahkemece verilmiş kararlar olduğu ve var olduğu ileri sürülen uyuşmazlığın Uyuşmazlık Mahkemesince giderilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Zira aralarında hüküm uyuşmazlığı olduğu belirtilen kararlar, Kanun'un 1. maddesinde belirtilen adli ve idari yargı mercileri tarafından verilmemiştir15. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, hüküm uyuşmazlığının varlığı için 2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen “1. maddede gösterilen (adli ve idari) yargı mercilerince verilmiş kararlar" koşulunu taşımayan başvurunun reddi gerekmiştir.IV. HÜKÜM
Esas No : 2025/471 Karar No: 2025/618
1.
Açıklanan gerekçelerle;2247 sayılı Kanun’un 24. maddesinde öngörülen “1. maddede gösterilen adli ve idari yargı mercilerince verilmiş kararlar" koşulunu taşımayan BAŞVURUNUN REDDİNE, 13/10/2025 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN