T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/475KARAR NO : 2025/580KARAR TR : 22/09/2025 ÖZET: İdari yargı yerinde açılan davanın öncesinde adli yargı yerince aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararının bulunmadığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulların oluşmaması nedeniyle, aynı Kanun’un 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUN REDDİ gerektiği hk.K A R A R
Davacı
: M. K.Davalılar : 1-Erbaa Milli Emlak Şefliği
2-Tapu Kadastro MüdürlüğüI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı,
nde bulunan taşınmazı 07/06/2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan 2/B satışıyla satın aldığını, bu taşınmazın yanında tapuya dâhil olmayan ancak fiilen kullandığı arazi için 2016 yılından itibaren Milli Emlak Şefliğine düzenli olarak işgaliye bedeli ödediğini, buna ilişkin makbuzların elinde bulunduğunu, sonrasında yapılan tapu/kadastro güncellemesi sırasında bilgisi ve rızası dışında taşınmazına ait ada ve parsel bilgilerinin değiştirilerek tapu kaydının başka bir taşınmaz üzerine kaydırıldığını, yapılan bu değişiklik sonucu kendi taşınmazı iken,
olarak gözüken taşınmazın kaydırılmasıyla 12/11/2024 tarihinde kendisine ecrimisil ihbarnamesi tebliğ edildiğini ileri sürerek, tapu bilgilerinde yapılan değişikliklerin ve kaymanın düzeltilmesi, tapunun yerine getirilmesi, çıkan veya çıkacak olan ecrimisil ücretlerinin iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 15/04/2025 tarih ve E.2024/600, K.2025/206 sayılı kararı ile, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nın 114/1-b maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermiş, mahkemesine, kararın kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilen cevabi yazıda kararın kesinleşmediği belirtilmiş olup, Mahkememizce UYAP üzerinden yapılan kontrolde de görevsizlik kararının kesinleşmediği teyit edilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Somut olayda davacı 6292 Sayılı Kanun Gereği Satış (2B) ile satın aldığı tapulu taşınmazının yanında tapuya girmeyen ve kullandığı tarla için Milli Emlak Şefliğinden 2016 yılından bu zamana kadar gelen işgaliye paralarını ödediğini, taşınmazının
olarak değiştirildiğini tapunun başka bir tarlaya kaydırıldığını, tapunun başka bir yere kaydırılması sonucu;
olan tarladan, 12.11.2024 tarihinde Ecrimisil İhbarnamesi aldığını, 07.06.2016 tarihinden beri tapuda olan tarladan 15.11.2019-30.10.2024 tarihleri
Esas No : 2025/475 Karar No: 2025/580
arasında işgal ettiği gerekçesiyle Ecrimisil tutarı 19029,04 TL ve 3.894,08 TL tutarında iki ayrı işgaliye borç çıkarıldığını beyan tapu üzerinde yapılan değişikliklerin düzeltilmesini, tapunun yerine getirilmesini, çıkan veya çıkacak olan Ecrimisil ücretlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.Davacının dilekçesi ve talepleri incelendiğinde davacının davasının idari makamlarca yapılmış bir takım idari işlemlerin iptalindan ve düzeltilmesinden ibaret olduğu, bu haliyle de mahkememizin görevine girmediği, idari yargı mercilerinin bu hususta görevli olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddi gerekmiş..."3. Davacı, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.B. İdari Yargıda4. Tokat İdare Mahkemesi 16/04/2025 tarih ve E.2025/475, K.2025/473 sayılı kararı ile, her bir işleme karşı (tapu kaydına yönelik istemlerin ayrı, tesis edilen her bir ecrimisil ihbarnamesine karşı ise ecrimisil ihbarnamesi sayısı kadar ayrı) ayrı dava açılması gerekirken, tek bir dilekçe ile işbu dava açıldığından dava dilekçesinin reddine karar vermiştir.5. Davacı vekili, bu kez 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi kapsamında yapılan yenileme işlemi sonucu taşınmazın
olarak başka bir parsele kaydırılmasına ilişkin idari işlemin iptali ve tapunun kullanmakta olduğu
sayılı taşınmaza getirilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. 6. Tokat İdare Mahkemesi 25/06/2025 tarih ve E.2025/616 sayılı kararı ile, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, maliki olduğu
numaralı taşınmazın yerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yapılan kadastro yenilemesi kapsamında rızası dışında başka yere kaydırıldığından bahisle, kaymanın düzeltilerek tarafına ait tapunun kullanmakta olduğu taşınmaza (
) getirilmesi istemiyle Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemenin 15/04/2025 tarih ve E:2024/600, K:2025/206 sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiği, akabinde davacı tarafından aynı istemle Mahkememizde işbu davanın açıldığı, Mahkememizde açılan bu davada ecrimisil ücretlerinin dava konusu edilmeyip, yalnızca "tapu kayıt işlemlerinin düzeltilmesi"nin talep edildiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta, Mahkememizin 03/06/2025 tarihli ara kararı ile Erbaa Milli Emlak Müdürlüğünden; davacıya ait parselin (
) kadastro yenilemesi kapsamında
olarak başka bir parsele kaydırılması şeklindeki iddia konusu durumun sebebinin ne olduğu, bu durumun idari bir işlemden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacının iddia ettiği gibi bir durum var ise bunun "tapu kayıtlarında düzeltme işlemi yapılarak" ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağı sorularak,
parsel numaralı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında yapılan tüm işlemlerin ayrıntılı şekilde açıklanmasının istenildiği, ara karara cevaben gönderilen Erbaa Milli Emlak Şefliğinin 11/06/2025 kayıt tarihli E-12731332 sayılı yazısında "... Davacının iddia ettiği gibi
parsellerinin zeminde kaydırılması söz konusu değildir. Bu iki parselin geldi parseli olan
parsel sayılı 2/B parsellerinin zemini eskiden de aynı yerde idi. Zeminde kaydırma söz konusu olmamakla birlikte söz konusu 2/B parsellerinin 6292 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerine satışına esas olmak üzere Kadastro İdaresi tarafından yapılan kullanım (kullanıcı) kadastrosunda
Esas No : 2025/475 Karar No: 2025/580
kullanıcılarının tespitinde hata olma ihtimali bulunmaktadır. Ancak, merii Tapu ve Kadastro mevzuatı uyarınca; kullanıcı kadastrosu yapılan, askı ilan sürecinde ilan sürelerinde itiraz ve dava süreleri geçtikten sonra kesinleşerek tapuya işlenen kullanıcı tespit işleminin İDARİ YOLDAN düzeltilmesi mümkün bulunmamaktadır. Tapu ve Kadastro Mevzuatına göre, tapu kayıt işlemlerinin düzeltilmesi Kadastro veya Asliye Hukuk Mahkemeleri kararı ile mümkün bulunmaktadır. Dava konusu taşınmaz mallar 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan ve 6292 sayılı Kanun uyarınca özel satış işlemine tabii olabilecek taşınmaz mallar olup, 6292 sayılı Kanun uyarınca Mahkemelerce (Mahkeme Kararı ile) kullanıcı tespiti yapılan ve tapu kayıtlarına işlenen kişi ve kişiler de süresinde müracaat etmesi ve idarece belirlen satış bedelini süresi içeriside ödemesi halinde hak sahibi sayılmaktadır. Bu nedenle dava konusu işlemde (kullanım kadastrosundaki kullanıcı tespiti yapılarak tapuya kayıt işlemi) İdari Yoldan düzeltme mümkün olmamakla birlikte; Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde açılacak kullanıcı tespit davası sonucunda Mahkeme Kararı ile kullanıcıların tapu kütüğüne (kayıtlarına) işlenmesi halinde, Mahkemece belirlenen ve tapuya işlenen kullanıcıların 6292 sayılı Kanun uyarınca hak sahibi olmasının mümkün bulunduğu idaremizce değerlendirilmektedir. ..." şeklinde ifadelere yer verildiği görülmekle, davacı tarafından,
parsel numaralı taşınmazın yerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yapılan kadastro yenilemesi kapsamında rızası dışında başka yere kaydırıldığından bahisle, kaymanın düzeltilerek tarafına ait tapunun kullanmakta olduğu taşınmaza (
) getirilmesi istemiyle açılan işbu davanın görüm ve çözümünde "adli yargı" yerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bakılan davanın, önce Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, anılan Mahkemenin 15/04/2025 tarih ve E:2024/600, K:2025/206 sayılı görevsizlik kararı üzerine 29/05/2025 kayıt tarihli dilekçeyle Mahkememizde dava açıldığı görüldüğünden, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi zorunluluğu doğmuştur..."III. İLGİLİ HUKUK7. Uyuşmazlık Mahkemesinin görev ve yetkileri, Anayasa’nın 158. maddesi ile 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde açıkça gösterilmiş, Mahkeme adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili kılınmıştır.8. 2247 sayılı Kanun’un "Mahkemenin görevi" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir."9. 2247 sayılı Kanun’un "Yargı merciilerinin uyuşmazlık mahkemesine başvurmaları" başlıklı 19. maddesi şöyledir:“Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava
Esas No : 2025/475 Karar No: 2025/580
dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir.”10. 2247 sayılı Kanun'un "İncelemede izlenecek sıra" başlıklı 27. maddesi şöyledir:"Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceler; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder."IV. İNCELEME VE GEREKÇE11. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 22/09/2025 tarihli toplantısında; Raportör-Hâkim Süleyman ARIDURU'nun, 2247 sayılı Kanun’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:12. Dosyanın incelenmesinden, davacının, tapu bilgilerinde yapılan değişikliklerin ve kaymanın düzeltilmesi, tapunun yerine getirilmesi, çıkan veya çıkacak olan ecrimisil ücretlerinin iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerinde açılan davada, Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin dosya kapsamından anlaşılamaması üzerine, mahkemesine kararın kesinleşip kesinleşmediğinin sorulduğu, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilen 11/09/2025 tarih ve E.2024/600 sayılı cevabi yazıda kararın kesinleşmediğinin belirtildiği, Mahkememizce UYAP üzerinden yapılan kontrolde de görevsizlik kararının kesinleşmediğinin teyit edildiği, davacı vekilinin, adli yargıda verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden aynı istemle idari yargı yerinde dava açtığı ve ardından idari yargı yerince dava dosyalarının 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.13. Tokat İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesine başvurabilmesi için, adli yargı yerince aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunması gerektiği açıktır. Oysa olayda, adli yargı yerince davacı hakkında aynı konuya ilişkin olarak verilmiş bir görevsizlik kararı bulunduğu halde bu kararın kesinleşmediği, böylece ortada Kanunda öngörülen biçimde, idari yargı yerinde açılan davanın öncesinde, adli yargı yerince aynı konuda verilmiş kesin veya kesinleşmiş bir görevsizlik kararının bulunmadığı görülmektedir.14. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda, Tokat İdare Mahkemesince yapılan başvurunun öncesinde adli yargı yerince aynı konuda verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmadığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulları taşımayan Tokat İdare Mahkemesinin 25/06/2025 tarih ve E.2025/616 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle;
Esas No : 2025/475 Karar No: 2025/580
2247 sayılı Kanun’un 19. maddesinde belirtilen koşulları taşımayan Tokat İdare Mahkemesinin 25/06/2025 tarih ve E.2025/616 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE,22/09/2025 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN