T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/491KARAR NO: 2025/622
KARAR TR: 13/10/2025ÖZET: Davacının Vakıf Üniversitesi bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yaparken düşük ücret ödenmesi gerekçesiyle, iş akdini haklı sebeple feshetmesinden dolayı, hak kazandığı öne sürülen kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağının ödenmesi istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.K A R A R Davacı: E. K.Vekili: Av. S. Ö.Davalı: Nuh Naci Yazgan Üniversitesi RektörlüğüI. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkilinin davalı Üniversitede 06/03/2021 - 05/03/2024 tarihleri arasında Mühendislik Fakültesi, Elektrik- Elektronik Bölümünde araştırma görevlisi olarak çalıştığını, net maaşının kanunun emredici hükmüne aykırı olarak, hiçbir dönem devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarına ulaşmadığını, ücretin eksik ödendiğini, bu sebeple iş akdini haklı nedene dayalı olarak feshettiğini, özlük ve parasal haklarının ödenmesi için yapılan başvurunun davalının 05/06/2024 tarih ve ...24341 sayılı işlemiyle reddedildiğini ileri sürerek, işlemin iptali ve SGK pirim ödemelerinin 2547 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasına istinaden geçmişe dönük olarak düzeltilmesine, şimdilik 100 TL kıdem tazminatı ve 100 TL yıllık izin alacağının tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. İdari Yargıda2. Kayseri 2. İdare Mahkemesi 11/07/2024 tarih ve E.2024/1260, K.2024/1221 sayılı kararı ile, idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, iptali istenilen işlemin tarih ve sayısının açıkça yazılması gerektiği, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun şekilde düzenlenmediği, İş Kanunu kapsamındaki alacaklarına ilişkin ayrı dava açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar vermiştir.3. Davacı vekili yenileme dilekçesi ile aynı hukuki gerekçelerle şimdilik 100 TL kıdem tazminatı ve 100 TL yıllık izin alacağının tahsilini talep etmiştir.4. Kayseri 2. İdare Mahkemesi 06/09/2024 tarih ve E.2024/1617, K.2024/1386 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın adli yargının görevinde bulunduğundan bahisle davanın, 2577 sayılı Kanun'un 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca görev yönünden reddine kesin olarak karar vermiş, tarafların istinaf etmemesi üzerine karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dosyanın incelenmesinden, Nuh Naci Yazgan Üniversitesi ile imzaladığı tam zamanlı araştırma görevlisi olarak çalışmakta iken sözleşmesini fesheden davacı tarafından sözleşmesinin sona ermesiyle şimdilik 100,00 -TL kıdem tazminatının fesih tarihi olan 05.03.2024 tarihinden itibaren işletilecek banka mevduatına uygulanacak en yüksek faiz oranıyla ve 100,00 -TL yıllık izin ücretinin fesih tarihi olan 05.03.2024 tarihinden itibaren işletilecek banka mevduatına uygulanacak en yüksek faiz oranıyla birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Esas No : 2025/491 Karar No: 2025/622
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde, herhangi bir hizmet sözleşmesi çerçevesinde görev yapan çalışanların İş Kanunu kapsamında bulunan alacaklarından (kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ihbar ücreti gibi) kaynaklanan uyuşmazlıkların, 5521 sayılı Kanun hükümleri uyarınca iş mahkemeleri tarafından çözümlenebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olması, yargılamada usul ekonomisi ve yargılamanın hızlı ve etkin olarak yürütülmesi prensipleri düşüncesinden hareketle, 2547 sayılı Kanunun Ek 11.maddesi ile Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23. maddesi hükmünde, vakıf yükseköğretim kurumunda çalışmakta olan akademik ve diğer personelin hizmet sözleşmeleri hakkında 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanacağının açıkça düzenleme altına alındığı göz önünde bulundurulduğunda Vakıf Yükseköğretim Kurumunda görev yapan davacının İş Kanunu kapsamında kalan alacaklarından kaynaklanan işbu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı alanında görev yapan iş mahkemelerinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır..."5. Davacı vekili, aynı istemle bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır. B. Adli Yargıda 6. Ankara Batı 5. İş Mahkemesi 25/02/2025 tarih ve E.2024/306, K.2025/51 sayılı kararı ile, davacının çalıştığı adresin ve davalının adresinin Kayseri ilinde olduğu, mahkemelerinin yetkili olmadığı anlaşıldığından, HMK'nun 5, 19/1, 114/1-ç ve 115/1-2 maddeleri gereği davanın usulden reddine karar vermiştir. Bu karar istinaf edilmeden kesinleşmiş ve süresinde talep üzerine Kayseri Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmiştir.7. Kayseri 8. İş Mahkemesi 26/06/2025 tarih ve E.2025/135, K.2025/199 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın çözümünün mahkemelerinin görev alanına girmediği, idari yargıya ait olduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114. ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dosyanın mahkememizde 2025/135 esas numarasına tevdi edildiği ve mahkememizce yapılan yargılama sonucu davacının davalı bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yaparken düşük ücret ödenmesi gerekçesiyle iş akdini haklı sebeple feshetmesinden dolayı, hak kazandığı öne sürülen ücret, kıdem tazminatı, yıllık izin ve haftalık tatil ücreti alacaklarının faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan dava olduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2025/107 esas 2025/237 karar; 2024/576 esas 2025/2 karar; 2024/211 esas 2024/414 karar sayılı son üç kararında emsal kararlar olduğu ve İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği şeklindeki son içtihadı dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümü idari yargı görevi içerisinde kalması nedeniyle yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş ve İdari mahkemesinin de görevsizlik kararı vermesi nedeniyle karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli yargı yerinin belirlenmesi hususunda dosyanın UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE karar verilmiş ..."8. Davacı vekili, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre doğduğunu öne sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurması üzerine, Kayseri 8. İş Mahkemesince dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK9. Anayasa'nın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130. maddesinin birinci, ikinci ve onuncu fıkraları şöyledir:“Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim,
Esas No : 2025/491 Karar No: 2025/622
bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir. ... Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir."10. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Ek 2. maddesi şöyledir:“(Ek: 17/8/1983 - 2880/32 md.; Değişik : 18/6/2008-5772/7 md.)Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birden fazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesinde kalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzel kişiliğini haiz olup, Cumhurbaşkanı kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknik eğitim bölgesinde gereksinim duyulması esastır." 11. 2547 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi şöyledir: “(Ek :17/8/1983 -2880/32 md.)(Değişik: 28/12/1999 - 4498/1 md.) Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişiden oluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl için seçilir, süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devlet memuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından bir başkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükmü uygulanır.”12. 2547 sayılı Kanun'un Ek 8. maddesi şöyledir: "(Ek: 17/8/1983 - 2880/32 md.)Vakıfca kurulacak yüksekögretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretim elemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerinin aynıdır. Devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bu kurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar.(Ek fıkra: 15/4/2020-7243/11 md.) Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır.
Esas No : 2025/491 Karar No: 2025/622
13. 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun " Nuh Naci Yazgan Üniversitesi" başlıklı Ek 115. maddesi şöyledir:'' (Ek: 23/6/2009-5913/1 md.)Kayseri’de Kayseri Yükseköğrenim ve Yardım Vakfı tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip Nuh Naci Yazgan Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur.Bu Üniversite, Rektörlüğe bağlı olarak;a) Fen-Edebiyat Fakültesinden,b) Mühendislik Fakültesinden,c) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden,ç) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinden,d) Meslek Yüksekokulundan,e) Sosyal Bilimler Enstitüsünden,f) Fen Bilimleri Enstitüsünden,oluşur''14. Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Öğretim elemanları" başlıklı 23. maddesi şöyledir:"Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarla görevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıf yükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında, devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıf yükseköğretim kurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarında özellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyimine sahip olması gözetilir.Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır."15. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir: "1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarıc) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.3. (Mülga: 02/07/2018-KHK-703/185 md.)"
Esas No : 2025/491 Karar No: 2025/622
IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme16. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN, Eyüp SARICALAR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 13/10/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, anılan Kanun’un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine, son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi17. Raportör-Hâkim Gülay DOĞAN'ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:18. Dava, davacının Nuh Naci Yazgan Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken, 05/03/2024 tarihinde iş akdini haklı nedenle fesih etmesi nedeniyle ödenmediği ileri sürülen kıdem tazminatı ve yıılık izin alacağının davalıdan yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.19. Davalı Üniversite, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Kanun'un Ek 115. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur.20. İdari rejime dayalı olarak düzenlenen Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargının görev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyet konuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de personeli kamu hukukuna tabidir.21. Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi Vakıf Üniversitelerinin de Anayasal güvence altına alınmış olan "Bilimsel Özerkliğe sahip olmaları” bir diğer ayrıcalığıdır. Üniversitelerde bilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre ve baskı grupları ile düşünce kümelerinin etkisinin dışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler ve gereksinimlerine bağlı olmalarını sağlamaktır. Bu nedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının, görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri gibi özlük haklarının kanunla düzenleneceği konusu, Anayasal teminat altına alınmıştır.22. Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı davacının, statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu, aralarında düzenledikleri sözleşmenin de idari sözleşme niteliği taşıdığı açıktır.
Esas No : 2025/491 Karar No: 2025/622
23. Buna göre, davacının sözleşmesinin sona ermesinden dolayı talep ettiği tazminat ve alacağının asıl işleme bağlı bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla bu işlemden kaynaklanan tazmin isteminin de 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.24. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 06/09/2024 tarih ve E.2024/1617, K.2024/1386 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.V. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Kayseri 2. İdare Mahkemesinin 06/09/2024 tarih ve E.2024/1617, K.2024/1386 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,13/10/2025 tarihinde, Üyeler Nilgün TAŞ, Doğan AĞIRMAN ve Eyüp SARICALAR'ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Nilgün
Doğan
Eyüp
GÜLEÇ
TAŞ
AĞIRMAN
SARICALAR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN
Esas No : 2025/491 Karar No: 2025/622
KARŞI OYDava, vakıf yükseköğretim kurumu statüsündeki Üniversite bünyesinde öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki haklı fesih sebebine dayanarak sözleşmesini fesheden davacının, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılmıştır.Davalı Üniversite, yukarıda anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumlan Teşkilatı Kanunu'nun Ek 115. maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur.Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davacı ile davalı Vakıf Üniversitesi arasında imzalanan iş sözleşmesi, davacının bu iş sözleşmesine aykırılıktan bahisle 4857 sayılı Kanun hükümleri gereğince sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olması, uyuşmazlığın üniversitedeki çalışma esaslarına ilişkin olmayıp aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin olması hususları dikkate alınarak, davacının kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin uyuşmazlığın adli yargının görev alanında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.Yukarıda ve Yargıtay içtihadında da belirtildiği üzere, 2547 sayılı Kanun kapsamındaki kamu hizmetini yürüten davacı öğretim görevlisinin ders yükü, disiplin gibi çalışma esasları yönünden aynı Kanun'a tabi olduğu tartışmasız ise de, kendisinin iş sözleşmesi ile çalıştığı ve uyuşmazlık konusunun işçilik alacakları olduğu gözetildiğinde kamu hizmeti niteliğindeki görevin özel hukuk ilişkisini ortadan kaldırmayacağı, ilgili Yönetmelik'te düzenlendiği gibi aylık ve diğer özlük hakları bakımından 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 7036 sayılı kanun'un 5/a maddesi uyarınca da iş mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda belirtilen hususlar göz ününde bulundurularak, davada adli yargının görevli olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. Üye Üye Üye
Nilgün TAŞ
Doğan AĞIRMAN
Eyüp SARICALAR