T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/513KARAR NO: 2026/12
KARAR TR: 12/01/2026 ÖZET:Davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması sebebiyle
ne ret kaydı girilmesine ilişkin, Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle idari yargıda açılan davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, söz konusu işlem nedeniyle
süreyle güvenlik sektöründe haksız yere çalışamaması sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: T. K.
Vekili: Av. A. G.
Davalı
:
Emniyet Genel Müdürlüğü Vekili: Av. Ç. Y. D.
I. DAVA KONUSU OLAY1. Davacı vekili, müvekkili hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması sebebiyle,
ne
tarihinde ret kaydı girilmesine ilişkin, Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle idari yargıda açılan davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, söz konusu işlem nedeniyle müvekkilinin
süreyle güvenlik sektöründe haksız yere çalışamaması sebebiyle uğradığı ileri sürülen zarara karşılık şimdilik
maddi tazminatın ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİ 2. Ankara 17. İdare Mahkemesi 26/11/2024 tarih ve E.2024/1876, K.2024/1827 sayılı kararı ile, davacının tazmin talebinin işçilik alacaklarından kaynaklanması nedeniyle uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 7036 sayılı Kanun uyarınca iş mahkemelerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, karar vermiş, kararın istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi 19/02/2025 Tarih E.2025/90 K. 2025/250 sayılı kararı ile, 2577 sayılı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrası gereği, İdare Mahkemesince yukarıda anılan parasal sınırı geçmeyen dava konusu uyuşmazlıkla ilgili verilen karar kesin olup, istinaf yoluna başvurulamayacağından, istinaf isteminin incelenmeksizin reddine karar vermiş, karar kesinleşmiştir.
sizlik kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle
ne 11.03.2021 tarihinde ret kaydı girilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün bila tarihli ve 131666 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Ankara 14. İdare Mahkemesinin 19.01.2023 tarih ve E:2022/1655, K:2023/131 sayılı kararı ile "dava konusu işlemin iptaline" karar verilmesi üzerine, anılan işlem nedeniyle
süre ile güvenlik sektöründe haksız yere çalışamaması sebebi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin tazmini talebiyle açılmıştır.
Esas No : 2025/513 Karar No: 2026/12
Bu itibarla, yukarıda yer verilen Kanun hükümleri değerlendirildiğinde, davacının tazmin talebinin işçilik alacaklarından kaynaklanması nedeniyle uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 7036 sayılı Kanun uyarınca iş mahkemeleri görevli bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın adli yargının görev alanına girmesi sebebiyle 2577 sayılı Kanun'un 14. ve 15/1-a maddeleri uyarınca görev yönünden reddine..."3. Davacı vekili, bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.B.
da4. Ankara 28. İş Mahkemesi 18/06/2025 tarih ve E.2025/164 K.2025/270 sayılı kararı ile, taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunmadığından, somut uyuşmazlıkta idari yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir.
sizlik kararının ilgili kısmı şöyledir:“...Dava, idarenin haksız eylemi nedeniyle tazminat davasıdır.Davalının hukuka aykırı işleminin idare mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine davacı, davalının hukuka aykırı eylemi nedeniyle
lık sürede güvenlik sektöründe çalışamaması nedeniyle tazminat talep etmiştir.7036 Sayılı Kanun madde 5;"(1) İş mahkemeleri;a)
a tabi gazeteciler,
a tabi gemiadamları,
tarihli ve
na veya 11/1/2011 tarihli ve
nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,İlişkin dava ve işlere bakar."Hükmüne amirdir.Davacının SGK hizmet döküm cetveline göre davacı, davalı yanında işçi olarak çalışmamıştır.Dava dilekçesinde, davacının davalının işçisi olduğuna dair iddia da bulunmamaktadır.Başka bir deyişle, taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunmamaktadır.Mahkememiz ise sadece aralarında işçi- işveren ilişki olan uyuşmazlıklara bakmakla görevlidir.7036 Sayılı Kanun madde 5 gereğince mahkememiz görevli olmadığından uyuşmazlıkla bakmakla görevli yargı yeri idari yargı olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevsiz olması ve idari yargının görevli olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/ 1- c, 115/ 2 gereğince davanın usulden REDDİNE...''5. Davacı vekilinin talebi üzerine Ankara 28. İş Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için adli yargı dava dosyası ve idari yargı dosyasına esas UYAP çıktıları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.6. Uyuşmazlık Mahkemesince, 2247 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca, Danıştay Başsavcılığı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının somut uyuşmazlığa ilişkin yazılı düşünceleri istenilmiştir.III. BAŞSAVCILIK DÜŞÜNCELERİ
Esas No : 2025/513 Karar No: 2026/12
A. Danıştay Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi7. Danıştay Başsavcısı, davanın görüm ve çözümünün idari
yargı yerine ait olduğu yönünde yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir:"...HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle
ne
tarihinde ret kaydı girilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün bila tarihli ve 131666 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, Ankara 14. idare Mahkemesinin 19/01/2023 tarihli ve E.2022/1655, K2023/131 sayılı kararı ile "dava konusu işlemin iptaline" karar verilmesi üzerine, anılan işlem nedeniyle
süre ile güvenlik sektöründe haksız yere çalışamaması sebebi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda; bakılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesine göre idari yargıda açılacak davalardan olan idare mahkemesince verilen iptal kararı üzerine, karar gereğinin yerine getirilmesi için açılan tam yargı davası niteliğinde bir dava olması karşısında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu sonucuna varılmıştır...''B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Yazılı Düşüncesi8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, davanın görüm ve çözümünün idari
yargı yerine ait olduğu yönünde yazılı düşünce vermiştir. Yazılı düşüncenin ilgili kısmı şöyledir:"...
'nun “İdari Dava Türleri ve
Yetkisinin Sınırı” kenar başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.Kamu görevlilerinin hizmetin yürütülmesi sırasındaki kusurlu eylemleri, idare yönünden nesnel nitelik taşıyan "hizmet kusuru"nu oluşturmakta, bunun yargısal denetimi ise, kamu hizmetlerinin işleyişinin ve gereklerinin değerlendirilmesinde uzman olan idari yargı yerine ait bulunmaktadır.Bu düzenlemelere göre, uyuşmazlığa konu olayda davalı idarenin, davacı hakkında
ne ret kaydı girmesine ilişkin işleminin idari nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, bu işleme ilişkin denetimin ve işlemden kaynaklandığı ileri sürülen zararın tazmini hususunun idari yargılamanın konusunu teşkil etmesi karşısında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca
Esas No : 2025/513 Karar No: 2026/12
davanın tam yargı davası olarak idare mahkemesinde görülmesi gerektiği düşünülmektedir.Bu nedenle, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevine girdiği anlaşıldığından, Ankara 17. İdare Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli ve 2024/1876 E., 2024/1827 K. sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir..."IV. İLGİLİ HUKUK9.
'nın "1. Genel ilkeler" başlıklı 128. maddesi şöyledir: “Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.(Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.” 10.
’nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal:
Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler."3. (Mülga: 2/7/2018 - KHK-703/185 md.)"11. 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesi şöyledir:"İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır."12. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "
" başlıklı 5. maddesi şöyledir:
Esas No : 2025/513 Karar No: 2026/12
" (1)İş mahkemeleri;a)
a tabi gazeteciler,
a tabi gemiadamları,
tarihli ve
na veya 11/1/2011 tarihli ve
nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,ilişkin dava ve işlere bakar."V. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme 13. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN’ın katılımlarıyla yapılan 12/01/2026 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargı yerleri arasında anılan Kanun'un 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargı dosyası ile idari yargı dosya suretinin 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği görülmekte ise de, dava konusuna ilişkin bilgi ve belgeler ile kararın kesinleşme durumunu gösteren bir örneğinin dosyada bulunduğu, bu nedenle idari yargı dosyası aslının istenilmediği ve sonuçta usule ilişkin başka bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.B. Esasın İncelenmesi14. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN IŞIK'ın davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:15. Dava, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması sebebiyle
ne
tarihinde ret kaydı girilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle idari yargıda açılan davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, söz konusu işlem nedeniyle
süreyle güvenlik sektöründe haksız yere çalışamaması sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık şimdilik
maddi tazminatın ödenmesi istemiyle açılmıştır. 16. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Jandarma Genel Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapmakta iken
tarihinde sağlık sebepleri ile malulen emekli olduğu, davacıya
tarihinde başvurusu üzerine Aydın Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube tarafından silahsız özel güvenlik görevlisi kartı hakkı verildiği, değişik zamanlarda özel güvenlik şirketlerinde öğretmen olarak ders verdiği ve birçok güvenlik görevlisinin göreve hazırlanmasında, gelişiminde ve de eğitimine katkıda bulunduğu, davacının 10/12/2020 tarihinde
ili ilçesinde bulunan D. Ö. E. K.
nda yönetici olmak için kurum aracılığıyla Özel Güvenlik Daire Başkanlığına başvuru yaptığı, aradan bir aylık süre geçtikten sonra güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığını öğrendiği, yönetici olamayan davacının 2021 Ekim ayına kadar herhangi bir işte de çalışmadığı, 2021 Ekim ayında ise
ilinde bulunan S.
adlı şirkete güvenlik
Esas No : 2025/513 Karar No: 2026/12
görevlisi olarak işe başladığı, şirketin kapsamında işe başlangıcından itibaren 15 gün içerisinde valiliğe bildirimde bulunduğu, işe başladığı 14. günde ise S.
şirketinin valiliğe özel güvenlik kartının giriş yapılmadığını söyleyerek davacıyı işten çıkarttığı, davacının bunun üzerine Aydın Özel Güvenlik Şubeye giderek güvenlik kartı hakkında bilgi almak istediği, davacıya Ankara Özel Güvenlik Daire Başkanlığınca güvenlik kartına red kaydı girilerek engellendiği bilgisi verildiği, Aydın Valiliğine ve Ankara Özel Güvenlik Daire Başkanlığına birer dilekçe yazarak bilgi almak istediği,
Emniyet Genel Müdürlüğü
2021 yılı Kasım ayında tarihsiz bir posta ile kartın tarihinde iptal edildiğini bildirdikleri,
tarihinde davacının Ankara 14. İdare Mahkemesinde E.2022/1655 sayılı sözkonusu işlemin iptali istemiyle dava açtığı, Ankara 14. İdare Mahkemesinin 19/01/2023 tarih E.2022/1655, K.2023/131 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine Ankara Özel Güvenlik Daire Başkanlığınca davacının özel güvenlik kimlik kartına red kararı girmesi sebebiyle güvenlik kartını kullanamaması sebebiyle davacının toplamda
boyunca güvenlik sektöründe çalışamadığı için maddi anlamda mağdur olduğundan bahisle, şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla
maddi zararın davalıdan tahsil istemiyle bakılmakta olan davaların açıldığı anlaşılmıştır. 17. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.18. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.19. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.20. Kamu görevlilerinin hizmetin yürütülmesi sırasındaki kusurlu eylemleri, idare yönünden nesnel nitelik taşıyan "hizmet kusuru"nu oluşturmakta, bunun yargısal denetimi ise, kamu hizmetlerinin işleyişinin ve gereklerinin değerlendirilmesinde uzman olan idari yargı yerine ait bulunmaktadır.21. Bu düzenlemelere göre, uyuşmazlığa konu olayda davalı idarenin, davacı hakkında
ne ret kaydı girmesine ilişkin işleminin idari nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, bu işleme ilişkin denetimin ve işlemden kaynaklandığı ileri sürülen zararın tazmini hususunun idari yargılamanın konusunu teşkil etmesi; bakılan davanın 2577 Sayılı Kanun'un 12. maddesine göre idari yargıda açılacak olan davalardan olan idare mahkemesince verilen iptal kararı üzerine, karar gereğinin yerine getirilmesi için açılan tam yargı davası niteliğinde bir dava olması karşısında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu
sonucuna varılmıştır.22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak, Ankara 17. İdare Mahkemesinin 26/11/2024 tarih ve E.2024/1876, K.2024/1827 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. V. HÜKÜM
Esas No : 2025/513 Karar No: 2026/12
Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde İDARİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. Ankara 17. İdare Mahkemesinin 26/11/2024 tarih ve E.2024/1876, K.2024/1827 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,12/01/2026 tarihinde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLIÇALIŞKAN