T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/647KARAR NO: 2025/808KARAR TR : 22/12/2025 ÖZET: Davacının, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İstanbul Metin Sabancı Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışırken iş akdinin feshi nedeniyle, İş Kanunu’ndan kaynaklanan parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı: Ü. M. N.
Vekili: Av. D. C. U.
Davalı: Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler BakanlığıVekili: Av. M. G.
I. DAVA KONUSU OLAY
1. Davacı vekili, müvekkilinin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İstanbul Metin Sabancı Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü nezdinde 01/05/2013 - 05/12/2024 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yapmakta iken, 05/12/2024 tarihinde emekli olduğu belirtilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı alacağı için 5.000 TL, yıllık izin alacağı için 1000 ve UGBT alacağı için 1.000 TL olmak üzere toplam 7.000 TL maddi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.II. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BAŞVURU SÜRECİA. Adli Yargıda2. İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi 21/05/2025 tarih ve E.2025/58, K.2025/217 sayılı kararı ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b ile 115/2. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir : "...Davacı taraf, 01.05.2013 tarihinden 05.12.2024 tarihine kadar davalı Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Metin Sabancı Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü nezdinde "Usta Öğretici" olarak çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesini talep ve dava etmiştir.Somut olayda, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statü hukukuna tâbi olduğu, davacının sosyal güvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında olması iş sözleşmesi ile çalıştığını göstermeyeceği, aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemeyeceği, bu durumda idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle usulden reddine ..."3. Davacı vekili bu kez, yıllık izin alacağı ve kıdem tazminatı olmak üzere toplam 6.000 TL istemiyle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İstanbul Metin Sabancı Bakım Rehabilitasyon ve Aile Dayanışma Merkezi Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Esas No : 2025/647 Karar No: 2025/808
B. İdari Yargıda4. İstanbul 2. İdare Mahkemesi 02/10/2025 tarih ve E.2025/1687 sayılı kararı ile, davanın doğru hasım olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı husumetiyle incelenmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. Maddesinin (c) fıkrası gereğince gerçek hasım olarak tesbit edilen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na tebliğ edilmek suretiyle dava dosyasının tekemmül ettirilmesine karar vermiştir. 5. İstanbul 2. İdare Mahkemesi 02/10/2025 tarih ve E.2025/1685 sayılı kararı ile, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle mahkemelerinin görevsizliğine, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Dosyanın incelenmesinden, İstanbul İlinde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı İstanbul Metin Sabancı Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü bünyesinde usta öğretici olarak çalışmakta iken 05.12.2024 tarihinde emekli olan davacı, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretleri kendisine ödenmediğinden bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı alacağı için 5.000,00 TL ve yıllık izin ücreti alacağı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi'nin 2025/58 esas sayılı dosyasıyla açılan alacak (işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan) davasında, 21/05/2025 tarih ve 2025/217 sayılı karar ile idari yargının görevli olduğundan bahisle yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi üzerine, bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu alacak iddiasının davacı ile idare arasında kurulan hizmet ilişkisinden kaynaklandığı, talep edilen kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağından kaynaklandığı, ortada iptal talebine konu bir idari işlemin bulunmadığı, yine idari eylem veya işlemden kaynaklı bir menfaat ihlalinin ve kişisel hakkın doğrudan bozulmasının söz konusu olmadığı, dolayısıyla davanın idari yargı yerinde görülmesini gerektirir bir dava türünün olmadığı görülmektedir. Öte yandan, idari yargıda husumet kamu düzeninden olup, kendisine karşı dava açılan taraf, davalı mutlaka idare olmalıdır. Bir başka deyişle, idari davalarda davalı her zaman idaredir. Uyuşmazlık konusu davada husumet yöneltilen davalının gerçek kişi olduğu, idareye husumet yöneltilmesini gerektiren bir konu bulunmadığı ve bu bakımdan da asıl olarak kıdem ve yıllık izin ücretinden kaynaklı alacağa ilişkin davanın idari yargı yerinde görülmeyeceği açıktır. Bu duruma göre, idari işlemin iptali veya tam yargı davası niteliğinde olmayan, gerçek şahsa karşı açılan ve idareye husumet yöneltilmesini gerektirecek nitelikte olmayan, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim, benzer bir uyuşmazlıkta verilen Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 29/11/2021 tarih E:2021/712, K:2021/614 sayılı kararı da bu yöndedir..."6. İstanbul 2. İdare Mahkemesince 2247 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için idari yargı dava dosyası, ekinde adli yargı dava dosyası UYAP çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.III. İLGİLİ HUKUK7. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
Esas No : 2025/647 Karar No: 2025/808
"Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanun'a göre sigortalı sayılırlar." 8. 506 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri" başlıklı mülga 134. maddesi şöyledir: "Bu Kanun'un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür."9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...6) Sigortalı: Kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişiyi,...ifade eder...."10. 5510 sayılı Kanun'un 79. madde ile başlayan 4. kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir.11. 5510 sayılı Kanun'un "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı 101. maddesi şöyledir: "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."12. 4857 sayılı İş Kanunu’nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.Bu Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.İşyerleri, işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar."13. 4857 sayılı Kanun'un 8. maddeyle başlayan "İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi" başlıklı İkinci Bölümünde kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara yer verilmiştir.14. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun "İş mahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.(2) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve
Esas No : 2025/647 Karar No: 2025/808
Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."15. 7036 sayılı Kanun'un "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."16. 7036 sayılı Kanun'un "Görev" başlıklı 5. maddesi şöyledir:"(1) İş mahkemeleri;a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." 17. 7036 sayılı Kanun'un "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesi şöyledir:"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.(2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.(3) Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam olunur.(4) İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir." IV. İNCELEME VE GEREKÇEA. İlk İnceleme18. Uyuşmazlık Mahkemesinin Rıdvan GÜLEÇ'in Başkanlığında, Üyeler Eyüp SARICALAR, Bayram ŞEN, Döndü Deniz BİLİR, Ahmet ARSLAN, Mahmut BALLI ve Bilal ÇALIŞKAN'ın katılımlarıyla yapılan 22/12/2025 tarihli toplantısında; 2247 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, idare mahkemesince, anılan Kanun'un 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dava dosyasının, ekinde, adli yargı dava dosyası UYAP çıktıları ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
Esas No : 2025/647 Karar No: 2025/808
B. Esasın İncelenmesi19. Raportör-Hâkim Şerife ÖZDOĞAN IŞIK'ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan, ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:20. Dava, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İstanbul Metin Sabancı Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğünde 01/05/2013 - 05/12/2024 tarihleri arasında usta öğretici olarak görev yapan davacının, 05/12/2024 tarihinde emekli olduğundan bahisle kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve UGBT alacağının yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle açılmıştır.21. Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen tazminat ve alacaklarının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.22. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; İstanbul 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 21/05/2025 tarih ve E.2025/58, K.2025/217 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Davanın çözümünde ADLİ YARGININ GÖREVLİ OLDUĞUNA,B. İstanbul 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 21/05/2025 tarih ve E.2025/58, K.2025/217 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22/12/2025 tarihinde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Rıdvan
Eyüp
Bayram
Döndü Deniz
GÜLEÇ
SARICALAR
ŞEN
BİLİR
Üye
Üye
Üye
Ahmet
Mahmut
Bilal
ARSLAN
BALLI
ÇALIŞKAN